: Hâkim-i kadîmdir, ağa bir, neferâtları üç yüzdür, anlara kul oğlanı derler, gû …
Esnâf-ı muhtesib ağa: Hâkim-i kadîmdir, ağa bir, neferâtları üç yüzdür, anlara kul oğlanı derler, gûyâ cellâdlardır. Bu muhtesibin pîri Behlül Dânâ'dır, mukaddemâ olmamışdır. Hilâfeti terk edüp muhtesiblik kabûl edüp bir gün kol dolaşup görse kim her kim bey‘ [ü] şirâsında hîlekârdır, dükkânında iki ellerin böğrüne koyup ağzın poyraza açup müflis [ü] mendebûr oturur. Ayn-ı bâtınla gördü kim her kim hakkına râzı olup bey‘ [ü] şirâsında dürüstdür, dükkânında mâlının hisâbın bilmeyüp müşterîden akçe almağa dermânı olmaz. Hemân bu ahvâle vâkıf olup atından enüp yine vîrânistâna yüz dutup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177b ·
metinde göster ·
kethudâsı (---)(---)(---) at başları berâber ubûr ederken muhtesib ağa 181a …
Ba‘dehu bâzârbaşı ve muhtesib ağa kethudâsı (---)(---)(---) at başları berâber ubûr ederken muhtesib ağa 181a kethudâsı bir kaç âdemi huzûruna kul oğlanları getirüp "Eksik meyve satmışsın" deyü alayköşkü dibinde falaka deyenek deyüp kimine deyenek kimine tahta gülle kiminin yüzüne bal sürüp bir köşe başına kulağından mıhlayup kiminin yüzüne işkembe necâseti sürüp başına boklu işkembeyi külâh yerine geçirüp ters eşeğe bindirüp "Eksik satanın hâli budur de(yi)" diyerek ubûr edüp bâzârbaşı ardı sıra cebe ve cevşene müstağrak olmuş çâkerleriyle güzer edüp ardı sıra sekizer kat mehterhâne-i mükemmel ile gûnâ-gûn tablın döğüp alemin ref‘ ederek ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b–181a ·
metinde göster ·
… aşı ve muhtesib ağa kethudâsı (---)(---)(---) at başları berâber ubûr ederken
muhtesib ağa
181a kethudâsı bir kaç âdemi huzûruna kul oğlanları getirüp "Eksik meyve satm …
Ba‘dehu bâzârbaşı ve muhtesib ağa kethudâsı (---)(---)(---) at başları berâber ubûr ederken muhtesib ağa 181a kethudâsı bir kaç âdemi huzûruna kul oğlanları getirüp "Eksik meyve satmışsın" deyü alayköşkü dibinde falaka deyenek deyüp kimine deyenek kimine tahta gülle kiminin yüzüne bal sürüp bir köşe başına kulağından mıhlayup kiminin yüzüne işkembe necâseti sürüp başına boklu işkembeyi külâh yerine geçirüp ters eşeğe bindirüp "Eksik satanın hâli budur de(yi)" diyerek ubûr edüp bâzârbaşı ardı sıra cebe ve cevşene müstağrak olmuş çâkerleriyle güzer edüp ardı sıra sekizer kat mehterhâne-i mükemmel ile gûnâ-gûn tablın döğüp alemin ref‘ ederek ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b–181a ·
metinde göster ·
… Ve ana mukâbil Kapan hânı ve Hasan Paşa hânı niceler Muhtesib hânı derler, zirâ
muhtesib ağa
anda hükümât eder ve Kaşıkçızâde hânı ve Şeyh Efendi hânı ve Na‘lbandlar hânı v …
Evsâf-ı imârethâ-yı mihmânsarây-ı tüccârân: Cümle sagîr ü kebîr on sekiz hândır. Evvelâ serrâchâne içinde Behrâm Ağa hânı nev-binâ bir vekâle-i ra‘nâdır kim cümle elli ocakdır. Ve ana mukâbil Kapan hânı ve Hasan Paşa hânı niceler Muhtesib hânı derler, zirâ muhtesib ağa anda hükümât eder ve Kaşıkçızâde hânı ve Şeyh Efendi hânı ve Na‘lbandlar hânı ve İbrâhîm Efendi Hânı ve Taşhân (---)(---)(---)(---)(---). Meşhûr hânlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75b ·
metinde göster ·
… i deryâda bender iskeledir. Kıble cânibi bayırlı dağlar üstü sâfi bâğlardır kim
muhtesib ağa
defteriyle yigirmi yedi bin dölüm bâğ öşr-i sultânî verir. Anıniçün memdûhâtınd …
Serdârı ve kethüdâyeri ve emîni ve muhtesibi vardır, ammâ müftî ve nakîbi yokdur. şehri leb-i deryâda bender iskeledir. Kıble cânibi bayırlı dağlar üstü sâfi bâğlardır kim muhtesib ağa defteriyle yigirmi yedi bin dölüm bâğ öşr-i sultânî verir. Anıniçün memdûhâtından turna kanına benzer ol kan olası şeytân ile Cemşîd te’lîfi şarâb-ı bî-hicâbı gâyet memdûhdur kim nûş edenler Saragoza şarâbı gibi humârı olmaz derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 87a ·
metinde göster ·
… -i Sava kenârına dek cümle otuz sekiz bin aded dölüm hakkı verir bâğlardır deyü
muhtesib ağa
söyledi, ammâ Yahyâlı Mehemmed Paşa bâğları mu‘âflardır kim hisâba yâd olunmamı …
Der-aded-i bâğavât-ı İremezât: Bu şehrin cânib-i kıblesi taşrasında tâ karye-i Vişeniçse'ye andan şehir çeşmelerine gelen su başına, andan tekye bâğlarına, andan tâ Abaza Paşa Köşkü'ne, andan tâ Havâle kal‘ası deresine, andan Topçu köyüne, andan tâ nehr-i Sava kenârına dek cümle otuz sekiz bin aded dölüm hakkı verir bâğlardır deyü muhtesib ağa söyledi, ammâ Yahyâlı Mehemmed Paşa bâğları mu‘âflardır kim hisâba yâd olunmamışdır. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115b ·
metinde göster ·
defteriyle altışar kerre yüz bin ekmek yenir. Evlerde pişen nânpârelerin hisâbı …
Ve beher yevm muhtesib ağa defteriyle altışar kerre yüz bin ekmek yenir. Evlerde pişen nânpârelerin hisâbın Rezzâk-ı âlem bilür. Tâ bu mertebe ni‘met tenâvül olur âdem deryâsı bir şehr-i mu‘azzamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132a ·
metinde göster ·
… Evvelâ çârsû niyâbeti ve andan Kelemerye niyâbeti ve Mısır çârsûsu niyâbeti ve
muhtesib ağa
niyâbeti vardır. Bunlar cümle hâkim-i şer‘îlerdir.
Ve şehr-i Selânik içre dörd yerde dahi niyâbeti vardır. Evvelâ çârsû niyâbeti ve andan Kelemerye niyâbeti ve Mısır çârsûsu niyâbeti ve muhtesib ağa niyâbeti vardır. Bunlar cümle hâkim-i şer‘îlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 223b ·
metinde göster ·
kubbesi var. Bu dahi bir ârâmgâh mesîregâh yerdir. Bu şehirde şeb [u] rûz her b …
Ve bu kahve[hâne] mukâbelesinde yol aşırı Muhtesib Ağa kubbesi var. Bu dahi bir ârâmgâh mesîregâh yerdir. Bu şehirde şeb [u] rûz her bâzâr günleri âdem deryâsı olup bâzâr-ı azîm durup herkes metâ‘ların für[û]ht edüp gûnâ-gûn metâ‘lar alup giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 348b ·
metinde göster ·
defteriyle iki bin kırk beş dükkândır. Lâkin râhları dardır. Ekseriyyâ çârsûsu …
Ve bu şehrin cümle sûk-ı sultânîsi muhtesib ağa defteriyle iki bin kırk beş dükkândır. Lâkin râhları dardır. Ekseriyyâ çârsûsu Haleb binâsı mîsal kârgîr kemer binâlardır. Hân-ı Sûk'un cânib-i erba‘ası sipâh bâzârıdır. Cümle zî-kıymet eşyâ anda mevcûddur. Ve Sûk-ı tavîl ve zergerler ve hallâclar ve gazzâzlar çârsûsı cümle kâ[r]gîr kemer toloz binâlardır. Aslâ çamur olmaz. Ve Sahra Y 221b kurbunda Bâb-ı (---) dâhilinde kavvâflar çârsûsu cümle kâ[r]gîr binâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y221a–Y221b ·
metinde göster ·
defteriyle cümle yetmiş esnâf altı bin üç yüz dükkândır. Eğer her esnâfı firâde …
Ve bu şâm kal‘ası Y 247b ve taşra varoşda muhtesib ağa defteriyle cümle yetmiş esnâf altı bin üç yüz dükkândır. Eğer her esnâfı firâden firâden tahrîr eylesek bir mücelled kitâb olup seyâhatimize mâni‘ olur. Ammâ cümleden ma‘mûr [u] âbâdân Sinâniyye çârsûsu ki fâtih-i Yemen Sinân Paşa'nındır. Bir şâhrâh üzre tarafeynde zülcenâh-vâr dekâkînlerin hapenkleri küşâde olup perr-i tâvûs-vâr nümâyândır. Ve cümle kârgîr dükkânçelerdir kim şâhrâhı üzre ahşâbât ile pûşîdedir. Câmi‘i ve hammâmı ve kahvesi bu esvâk içre vâki‘ bir ârâmgâh memerr-i nâs bî-gubâr pâk çârsûdur. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y247a–Y247b ·
metinde göster ·
… mek dağlar gibi yığılır. Ve me’kûlât [u] meşrûbâtın envâ‘ın Hudâ bilür. Bunları
muhtesib ağa
cümle paşa kîsesinden âmâde eder. Ve subaşı altı yedi yüz tevâbi‘iyle bu me’kûl …
Bu halîci tathîr Q 214a eden ağaya külfe ve on bin para ücret-i kademin verüp itmâm olunca Bâb-ı Nâsır mahkemesinde sicille kayd olup mezkûr ağa yedine hüccet-i şer‘iyye alup paşaya verüp artık Nîl kesimi alayları tedârikleri görülür. Ve bu mahallerde Nîl-i mübârek dahi on altı ve on yedi zirâ‘ olduğu mahaldir kim Nîl kesimi olacak yerde Ebü'l-mencâ cisri vardır, halîci tathîr eden ağa mezkûr cisir dibinde Nîl cereyân etmesin deyü bir toprak bend alıkor, ol bend üzre şehir subaşısının bir büyük müzeyyen ü münakkaş kayığı toprak üzre âmâde durur. Ve muhtesib ağası bu mahalde iki bin kelle sükker-i mî‘âd ve iki bin katr-ı nebât ve niçe bin batman meyve ve yetmiş seksen deve yükü beyâz hâs ekmek dağlar gibi yığılır. Ve me’kûlât [u] meşrûbâtın envâ‘ın Hudâ bilür. Bunları muhtesib ağa cümle paşa kîsesinden âmâde eder. Ve subaşı altı yedi yüz tevâbi‘iyle bu me’kûlât [u] meşrûbâtları muhâfaza eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150b ·
metinde göster ·
Bu alayın ibtidâ sebebi oldur kim (---)(---) asrında ramazân-ı şerîfin gurresi ne güne düşeceğinde şekk [ü] şübheye düşüp cemî‘i ulemâ ve a‘yân ve ümerâ-yı erbâb-ı dîvân âcizmânde kalırlar. Âhirü'l-emr muhtesib ağa hisâbıdır, deyü şa‘bânü'l-mu‘azzamın Q 219b yigirmi tokuzuncu gecesi muhtesib beği kerr ü ferrile Mısır mollâsına gönderüp yevm-i şekden haber alasın, deyü tenbîh etdiler. Muhtesib dahi alayile kadıaskerden şâfi‘ haber alup pâdişâha müjde edüp hâlâ ol zamândan berü Ramazânü'l-mubârekin gelmesine ta‘zîmen ve tevkîren şe‘âyir-i İslâm içün cemî‘i ibâdullâh şerî‘at kapusuna alay ile varup haber almak (---)(---) berü kânûn olmuşdur. Ve hâlâ eyle bir âyîn kalmışdır kim bu alay-ı şâdumân dahi diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y165a ·
metinde göster ·
… i Y 165b olacağı gece ya‘nî ay görünür mü görünmez mi yevm-i şek olacağı gece
muhtesib ağa
ve subaşı ağa muhteşemâne beşer yüz kendü âdemleri ile at başı berâber subaşıyl …
Evvelâ rü’yâ gecesi Y 165b olacağı gece ya‘nî ay görünür mü görünmez mi yevm-i şek olacağı gece muhtesib ağa ve subaşı ağa muhteşemâne beşer yüz kendü âdemleri ile at başı berâber subaşıyla köslerin çalarak alay ile Azebler kapusundan içeri girüp ba‘de'l-asr paşaya çıkup dîvân-ı Gavrî'de paşaya varup buluşdukda yer öpüp sâbit-kadem olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y165a–Y165b ·
metinde göster ·
vaz‘-ı yed edemez. Ammâ bu alaya aşçıbaşının baş halîfesi ve şehir aşçıbaşısı a …
Esnâf-ı Aşcıyân: Dükkân altı yüz, neferât bin yüz. Pîrleri Hazret-i İbrâhîm'dir. Bunlar paşa aşçıbaşısı himâyesindedir. Hâkimleri öldür[ür], döğer, kovar, söğer, cümlesinin zabtı rabtı elindedir, muhtesib ağa vaz‘-ı yed edemez. Ammâ bu alaya aşçıbaşının baş halîfesi ve şehir aşçıbaşısı alayda atbaşı berâber olurlar. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y170b ·
metinde göster ·
… aşra çıkup ta‘zîm edüp sadr-ı âlîde karâr etdikde kahve ve gülâb buhûrdan sonra
muhtesib ağa
mollâya hitâb edüp eydirler kim:
Mısırlı alayından sonra bâlâda ta‘rîf olunduğu üzre mükellef ü müzeyyen ü mükemmel paşa ağaları alayı mürettebleri ve çerâğânları ile atbaşı berâber ubûr edüp paşanın yedekleri ve iki cânibinde Mısır'ın tuğlu mülâzım yeniçerileri ve altun tâslı şâtır ve mataracılar ile muhtesib ağası zer-ender-zere müstağrak olup pâdişâhâne serinde iki otağa ile esb-i sabâ-sür‘ati dahi mücevher zînli ve altun zencîrli at üzre iki cânibine selâm vererek paşanın kapucular kethudâsı ile atbaşı berâber ensesinde zer-ender-zere müstağrak yüz çift zırh [u] zireh-külâhlı mahbûb iç gulâmları ile tokuzar kat mehterhânesin çalarak ubûr ederek kâmil altıncı sâ‘atde bu alay-ı azîm ile Mısır mollâsının sarâyına dâhil olup bir yaylım tüfeng şâdumânîleri olup Mısır'ın dîvân çavuşları alkışlayup kadıasker efendiye varırken efendi istikbâle taşra çıkup ta‘zîm edüp sadr-ı âlîde karâr etdikde kahve ve gülâb buhûrdan sonra muhtesib ağa mollâya hitâb edüp eydirler kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y175b ·
metinde göster ·
… Mısır'ın için dolaşarak şeyhlerin hânelerine koyup herkes vatanına gider. Ammâ
muhtesib ağa
hânesine alay ile vâsıl oldukda Y 176b kerr ü ferr [ü] şevketile sandal-nişîn …
Bu üslûb üzre yine muhtesib alaya girüp âheste âheste sabâha yakın cümle alay ile hânesine varup nüzûl etdikde herkes esnâf şeyhlerin dahi alayları tarîk tarîk şakalar edüp bir hây hûy ile Mısır'ın için dolaşarak şeyhlerin hânelerine koyup herkes vatanına gider. Ammâ muhtesib ağa hânesine alay ile vâsıl oldukda Y 176b kerr ü ferr [ü] şevketile sandal-nişîn olup cümle yedi bölük ağalarına kahve ve şerbet ve buhûrdan sonra cümle askerî tâ’ifesine teşrîfâtda tahrîr olunduğu minvâl üzre iki Mısrî kîse hâliye bahşîşini verüp cümle asker Mısır'a giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y176a–Y176b ·
metinde göster ·