… ağa bir, neferâtları üç yüzdür, anlara kul oğlanı derler, gûyâ cellâdlardır. Bu
muhtesibin
pîri Behlül Dânâ'dır, mukaddemâ olmamışdır. Hilâfeti terk edüp muhtesiblik kabû …
Esnâf-ı muhtesib ağa: Hâkim-i kadîmdir, ağa bir, neferâtları üç yüzdür, anlara kul oğlanı derler, gûyâ cellâdlardır. Bu muhtesibin pîri Behlül Dânâ'dır, mukaddemâ olmamışdır. Hilâfeti terk edüp muhtesiblik kabûl edüp bir gün kol dolaşup görse kim her kim bey‘ [ü] şirâsında hîlekârdır, dükkânında iki ellerin böğrüne koyup ağzın poyraza açup müflis [ü] mendebûr oturur. Ayn-ı bâtınla gördü kim her kim hakkına râzı olup bey‘ [ü] şirâsında dürüstdür, dükkânında mâlının hisâbın bilmeyüp müşterîden akçe almağa dermânı olmaz. Hemân bu ahvâle vâkıf olup atından enüp yine vîrânistâna yüz dutup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177b ·
metinde göster ·
hâzır etdüği iki yüz koyun ve elli deveyi kurbân edüp Urbân yağmâ vü efgân eder …
Ve mukaddemâ Nîl kenârında muhtesibin hâzır etdüği iki yüz koyun ve elli deveyi kurbân edüp Urbân yağmâ vü efgân ederler. Ve muhtesib ve paşa vekîlharcı bâlâda tahrîr olunan iki bin kelle şekeri ve iki bin katr-ı nebât-ı hamevî ve niçe bin batman [(---)] ve seksen deve yükü ekmek ve elli kantâr beksumâtı cümle Nîl'e atarlar. El-azametullâh bu dahi mahşerden bir nişândır, niçe bin Urbân-ı uryân bu me’kûlâtların ardı sıra Nîl'e atılup Nîl bunları birbirlerine katup toplayarak Nîl'e atılan eşyâlardan bir şey zâyi‘ olmayup cümlesin Nîl'den çıkarup Nîl ile bir tarafa çıkarlar. Hamd-i Hudâ bu kadar Urbân-ı benî insânın birine P 212b bir zarar isâbet etmez. Hakîr ol gün ol mahalle bâzâr-ı uryân-gîrân dedim. Hakkâ ki bu Urbân insân ol gün gûyâ sûr-ı İsrâfîl urulup kabirden kalkmışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y153b ·
metinde göster ·
semmûr kürkü üzre bir sîm ve zerdûz kuşaklık hil‘at-ı fâhire geydirüp paşa kend …
Hemân paşa fermân edüp muhtesibin semmûr kürkü üzre bir sîm ve zerdûz kuşaklık hil‘at-ı fâhire geydirüp paşa kendü eliyle selîmîsin muhtesibin başına koyup ve kendü otağalarından iki mücevher sorguc-ı sultânî muhtesibin başına geçirüp ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y165b ·
metinde göster ·
… bir sîm ve zerdûz kuşaklık hil‘at-ı fâhire geydirüp paşa kendü eliyle selîmîsin
muhtesibin
başına koyup ve kendü otağalarından iki mücevher sorguc-ı sultânî muhtesibin ba …
Hemân paşa fermân edüp muhtesibin semmûr kürkü üzre bir sîm ve zerdûz kuşaklık hil‘at-ı fâhire geydirüp paşa kendü eliyle selîmîsin muhtesibin başına koyup ve kendü otağalarından iki mücevher sorguc-ı sultânî muhtesibin başına geçirüp ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y165b ·
metinde göster ·
… in muhtesibin başına koyup ve kendü otağalarından iki mücevher sorguc-ı sultânî
muhtesibin
başına geçirüp ve,
Hemân paşa fermân edüp muhtesibin semmûr kürkü üzre bir sîm ve zerdûz kuşaklık hil‘at-ı fâhire geydirüp paşa kendü eliyle selîmîsin muhtesibin başına koyup ve kendü otağalarından iki mücevher sorguc-ı sultânî muhtesibin başına geçirüp ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y165b ·
metinde göster ·
… tâ’ifesidir, alaydan sonra ihsân alırlar, çok asker gelse anlara bahşîş vermeğe
muhtesibin
iktidârı yokdur. Ancak yedi bölükden bin dörd yüz âdem pür-silâh mükellef ü müz …
Bu tertîb üzre Bâb-ı Vezîr'den aşağı enüp yedi bölükden ikişer yüz asker gelir, ziyâde gelmez. Zîrâ bunlar askerî tâ’ifesidir, alaydan sonra ihsân alırlar, çok asker gelse anlara bahşîş vermeğe muhtesibin iktidârı yokdur. Ancak yedi bölükden bin dörd yüz âdem pür-silâh mükellef ü müzeyyen asker gelüp paşalı askerinden ileri ibtidâ subaşı ardı sıra iki yüz başı telli ve eli topuzlu asker-i çavuşân, ardı sıra iki yüz gönüllüyân, andan alay-ı tüfengciyân, andan alay-ı Çerkezân, andan alay-ı müteferrikagân, andan alay-ı azebistân, andan alay-ı yeniçeriyândan başı telli zerdûz üsküflü mülâzımânlar, paşa şâtırlarının taşrasından muhtesib beğin yanısıra piyâde ve atlı sipâhiyân ve cündiyân at başı berâber ale't-tertîb ahşam namâzında Rûmeli meydânında Mahmûd Paşa câmi‘i önüne cümle alay gelüp tevakkuf edüp mehterhâne dahi âsude-hâl durup muhtesib beğ ve gayrı a‘yân Mahmûdiyye câmi‘inde salât-ı mağribi edâ edüp sehel te’hîr ederler kim leyle-i muzlim mahalli olup muhtesib beğin dest-i hükûmetinde olan cümle ehl-i hıref alayları tamâm ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y166a ·
metinde göster ·
… be ağaya imdâd verirler. Zîrâ serbest hâkimdir, korkarlar. Ve cümle ehl-i hıref
muhtesibin
alayı masrûfuna imdâd ederler, kânûn-ı Mısır böyledir.
Ammâ paşanın hîn-i azlinde şâtırbaşı ve aşçıbaşıdan dermân olmaz, deyü havflerinden pes ü perdeden yine muhtesibe ağaya imdâd verirler. Zîrâ serbest hâkimdir, korkarlar. Ve cümle ehl-i hıref muhtesibin alayı masrûfuna imdâd ederler, kânûn-ı Mısır böyledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y176b ·
metinde göster ·