… tlı olan gâzîlerimiz kova kıra Uyvar'a karîb tâ Patka gölü batağı ve hanâzîr ve
Mujik
yatağı nâm mahalle dek yüz dutup firâr etdiler.
Azametullâh bu ânda cümle cünûd-ı müslimîn ü mü’minîn elleri ve kolları ve cümle esvâbları la‘l-gûn kan revân olup her bir gâziyân-ı dilâverân serbâzânlar Kassâb-ı Cömerd köçeklerine döndüler, ammâ küffâr kırmadan dahi bî-tâb u bî-mecâl kaldılar. Ammâ henüz bizim yayan gâzîlerimiz yayan küffârları kırmadan intikâm aldılar. Ve ol kadar mâl-ı ganâ’imle muğtenem oldular ve cümlesi hamd ü senâ edüp tâze cân buldular. Ammâ münhezim olan küffârı dinç atlı olan gâzîlerimiz kova kıra Uyvar'a karîb tâ Patka gölü batağı ve hanâzîr ve Mujik yatağı nâm mahalle dek yüz dutup firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105a ·
metinde göster ·
kapudan ve bu kadar bî-hisâb avret ve oğlan ki her biri birer meh-veş ve şehzâd …
Ve cümle iki yüz aded hatman ve cümle iki yüz Mujik kapudan ve bu kadar bî-hisâb avret ve oğlan ki her biri birer meh-veş ve şehzâde-veş gılmânlar ve cümle yigirmi altı bin bikr-i nâ-şüküfte duhter-i pâkîze-ahterler esîr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115b ·
metinde göster ·
… kavm-i Tatar akvâm-ı Nasârâ'dan Kazak-ı âk ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Maskov ve
Mujik
ve Krakov ve Erdel ve Orta Macar ve Kurs ve Nemse ve Finamenk kâfirlerinin meml …
Ve hılye-i dîn-i Muhammedî ile muhallâdırlar. Ve zulâm-ı küfr ü dalâlde kaladırlar. Hattâ bu kavm-i Tatar akvâm-ı Nasârâ'dan Kazak-ı âk ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Maskov ve Mujik ve Krakov ve Erdel ve Orta Macar ve Kurs ve Nemse ve Finamenk kâfirlerinin memleketlerine şebhûn edüp mâh u sâl her dâr-ı diyâr kâfiristânları nehb ü gâret edüp şemşîr-i sitîz-i tiğ-i ser-tîz sehâm-ı kazâ-yı nâgehânî urup bakıyyetü's-seyf olan sığâr u kibâr küffârları keşân ber-keşân İslâm diyârına getirüp şeref-i İslâm ile müşerref ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169a ·
metinde göster ·
… lup halkı gâyet müsin olurlar. Ammâ kefere askerîsi tâ’ifeleri ekseriyyâ kavm-i
Mujikdir
, bahâdır değillerdir. Eğer aralarında Heşdek Tatarları olmasa bu şehri Kalmık T …
Der-ihsân-ı âb [u] hevâ-yı câvidân: Suyu nehr-i Edil'dir ve gâyet serî‘u'l-hazmdır, ammâ hevâsı katı şedîd olduğundan halkının ekseri eğri belli büğrülerdir. Ve mahbûb u mahbûbelerinin reng-i rûyları humret üzre olup halkı gâyet müsin olurlar. Ammâ kefere askerîsi tâ’ifeleri ekseriyyâ kavm-i Mujikdir, bahâdır değillerdir. Eğer aralarında Heşdek Tatarları olmasa bu şehri Kalmık Tatarları çokdan almışdı. Anıniçün her sene bu vilâyete Maskov kralı onar bin kadar yeniden Mujik kavmi asker imdâd gönderir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
… kdan almışdı. Anıniçün her sene bu vilâyete Maskov kralı onar bin kadar yeniden
Mujik
kavmi asker imdâd gönderir.
Der-ihsân-ı âb [u] hevâ-yı câvidân: Suyu nehr-i Edil'dir ve gâyet serî‘u'l-hazmdır, ammâ hevâsı katı şedîd olduğundan halkının ekseri eğri belli büğrülerdir. Ve mahbûb u mahbûbelerinin reng-i rûyları humret üzre olup halkı gâyet müsin olurlar. Ammâ kefere askerîsi tâ’ifeleri ekseriyyâ kavm-i Mujikdir, bahâdır değillerdir. Eğer aralarında Heşdek Tatarları olmasa bu şehri Kalmık Tatarları çokdan almışdı. Anıniçün her sene bu vilâyete Maskov kralı onar bin kadar yeniden Mujik kavmi asker imdâd gönderir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
… ar yedirdik. Bunun dahi hâkimi Maskov kralı tarafından Zakırya nâm vezîr on bin
Mujik
keferesi ve Heşdek kavmi askere mâlikdir. Şehrinin zemîni (---)(---)(---) (-- …
Ammâ Kalmık havfinden ol gece cümle atlara geçen seneden kalma ölen nâm otlar yedirdik. Bunun dahi hâkimi Maskov kralı tarafından Zakırya nâm vezîr on bin Mujik keferesi ve Heşdek kavmi askere mâlikdir. Şehrinin zemîni (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 171a ·
metinde göster ·
… i şehirdir kim başka vezîri var, on bin askerle hükm eder, ammâ askerinin nısfı
Mujik
Kazağıdır ve nısfı Heşdek ve Yaman Sadak askeridir. Bunlar Kalmık ile sulh edüp …
Be-kavl-i müverrihîn-ı Tatar bu şehri ba‘de't-Tûfân ibtidâ binâ eden Îrec Şâh ibn Ferîdûn binâ edüp ba‘dehu Cingiz Hân pây-ı taht edinüp amâr etdi. Ba‘dehu Hulâgû Hân harâb etdi. Ba‘dehu Alatır Hân ibn Aykulp Hân amâr edüp ba‘dehu Tohtamış Hân tahtgâh edinmişken Timur-ı pür-zor Hân Tohtamış Hân'ı münhezim etdikde bu şehr-i Alatır'ı dirîğ ender hayf u dirîğ harâb edüp ba‘dehu Maskov kralı fursat bulup bu şehr-i Alatır'ı amâr eder. Hâlâ dest-i Maskov'da sehel ma‘mûrsi şehirdir kim başka vezîri var, on bin askerle hükm eder, ammâ askerinin nısfı Mujik Kazağıdır ve nısfı Heşdek ve Yaman Sadak askeridir. Bunlar Kalmık ile sulh edüp kardaş olmuşlar, ya‘nî barışmışlar. Şehir içre Kalmık Tatarları girüp bâzâ[r]lık ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 171b ·
metinde göster ·
… ba‘îd bir vâsi‘ çemenzâr ve lâlezâr mahsûllü fezâda âb [u] hevâsı latîf mahbûbe
Mujik
kavmi kızları var kim gûyâ bânû-yı cihândırlar. Ammâ bu diyârın şiddet-i şitâsı …
Bu şehr-i Alatır'ın eşkâl-i zemîni: Yine Heyhât sahrâsıdır, ammâ nehr-i Etil'den bir merhale yer ba‘îd bir vâsi‘ çemenzâr ve lâlezâr mahsûllü fezâda âb [u] hevâsı latîf mahbûbe Mujik kavmi kızları var kim gûyâ bânû-yı cihândırlar. Ammâ bu diyârın şiddet-i şitâsı şedîd olmak ile halkı çok libâs ve kürkler geymek ile mahbûb u mahbûbeleri cümle kısa(?) ve büğrü şekil görünür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 171b ·
metinde göster ·
Bu dahi nehr-i Edil kenârında hükm-i Maskov'da başka banlık kal‘adır kim on bin
Mujik
Kazağı ve on bin Heşdek Tatarı ve bin kadar Kalmık Tatarı askere mâlik kal‘adır …
Bu dahi nehr-i Edil kenârında hükm-i Maskov'da başka banlık kal‘adır kim on bin Mujik Kazağı ve on bin Heşdek Tatarı ve bin kadar Kalmık Tatarı askere mâlik kal‘adır. Cümle yigirmi dörd sâ‘atde yigirmi dörd kapusu vardır. Çârsû-yı bâzârı ol kadar müzeyyen değildir, ammâ kenîse ve manastırlarının imâretleri aşk olsun zîrâ Balu Hân Gâzî asrında bu kenîseler cümle cevâmi‘ ve mesâcidler imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172a ·
metinde göster ·
… ne nehr-i Edil kenârıyla taraf-ı şimâle bir gün gidüp yine şiddet-i anâ çekerek
Mujik
kâfiri içinde gidüp,
Bu şehr-i Balu Hân'ı dahi seyr [ü] temâşâ edüp yine nehr-i Edil kenârıyla taraf-ı şimâle bir gün gidüp yine şiddet-i anâ çekerek Mujik kâfiri içinde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172b ·
metinde göster ·
… e hemân Timur Hân nehr-i Edil'i buzlap âsân vech ile ubûr edüp gerüye döndü. Bu
Mujik
şehrinden içeri Maskov'a girmedi, döndü ve gitdi. Ammâ bu şehr-i Mujik dahi niç …
"Bu diyârda ne kârım vardır" deyü Monla Nasreddîn-i Akşehrî ve (---)(---) ulemâlar ile Arapça nass-ı şerîfi hükmü üzre a‘yân-ı kibârıyla müşâvere ederken bir Tatar gelüp "Hânım Edil suyu bu gece kıstadı", ya‘nî dondu deyü haber getirdikde hemân Timur Hân nehr-i Edil'i buzlap âsân vech ile ubûr edüp gerüye döndü. Bu Mujik şehrinden içeri Maskov'a girmedi, döndü ve gitdi. Ammâ bu şehr-i Mujik dahi niçe zamân mu‘attal yatup ba‘dehu Maskov krallarından Serbaniska nâm kral-ı dâll amâr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172b ·
metinde göster ·
"Bu diyârda ne kârım vardır" deyü Monla Nasreddîn-i Akşehrî ve (---)(---) ulemâlar ile Arapça nass-ı şerîfi hükmü üzre a‘yân-ı kibârıyla müşâvere ederken bir Tatar gelüp "Hânım Edil suyu bu gece kıstadı", ya‘nî dondu deyü haber getirdikde hemân Timur Hân nehr-i Edil'i buzlap âsân vech ile ubûr edüp gerüye döndü. Bu Mujik şehrinden içeri Maskov'a girmedi, döndü ve gitdi. Ammâ bu şehr-i Mujik dahi niçe zamân mu‘attal yatup ba‘dehu Maskov krallarından Serbaniska nâm kral-ı dâll amâr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172b ·
metinde göster ·
şehri iskelesinde azîm gemiler var kim her birine ikişer bin âdem sığar. Bunlar …
Bu Mujik şehri iskelesinde azîm gemiler var kim her birine ikişer bin âdem sığar. Bunlar Çîn ü Fağfûr ve Kozak ve Terek ve Kozak vilâyet-i zenâna gidüp gelir keştîlerdir. Azîm topları var. Düşmanları kavm-i Fağfûr ve kavm-i Mujik ve müslimler imiş. Anların da gemileri var imiş, ammâ bunların kadar büyük gemiler değil imiş, ammâ kavm-i şecî‘ ve bahâdırân olmak ile Bahr-i [Har]ez'den nehr-i Cayık'a girüp Maskov kralı vilâyetinde iki üç ay kayıklarıyla gezüp bu kadar mâl-ı ganâ’imler alup yine sâlimîn ü gânimîn Kozak vilâyetlerine giderlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173a ·
metinde göster ·
… a gidüp gelir keştîlerdir. Azîm topları var. Düşmanları kavm-i Fağfûr ve kavm-i
Mujik
ve müslimler imiş. Anların da gemileri var imiş, ammâ bunların kadar büyük gemi …
Bu Mujik şehri iskelesinde azîm gemiler var kim her birine ikişer bin âdem sığar. Bunlar Çîn ü Fağfûr ve Kozak ve Terek ve Kozak vilâyet-i zenâna gidüp gelir keştîlerdir. Azîm topları var. Düşmanları kavm-i Fağfûr ve kavm-i Mujik ve müslimler imiş. Anların da gemileri var imiş, ammâ bunların kadar büyük gemiler değil imiş, ammâ kavm-i şecî‘ ve bahâdırân olmak ile Bahr-i [Har]ez'den nehr-i Cayık'a girüp Maskov kralı vilâyetinde iki üç ay kayıklarıyla gezüp bu kadar mâl-ı ganâ’imler alup yine sâlimîn ü gânimîn Kozak vilâyetlerine giderlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173a ·
metinde göster ·
Hakkâ ki ömr-i nâzenînimizde bir dahi bu diyârı görmüş olduk. Ammâ bu şehr-i
Mujik'de
dör[d] beş kerre yüz bin mü’min ve muvahhid pâk ve müsellah Heşdek kavmi vardır …
Hakkâ ki ömr-i nâzenînimizde bir dahi bu diyârı görmüş olduk. Ammâ bu şehr-i Mujik'de dör[d] beş kerre yüz bin mü’min ve muvahhid pâk ve müsellah Heşdek kavmi vardır. Anlar dahi aslâ yatsı namâzını kılmazlar. Bu diyârı kavm-i Heşdek ve kavm-i Noğay'ın niçe gûne eli dutmuşdur. Hattâ biz bunda iken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173a ·
metinde göster ·
iki üç kerre yüz bin kavm-i Heşdek gâ’ib oldu. Çûn vakt-i sabâh olup biz dahi h …
Hemân bir gece bu şehr-i Mujik'den iki üç kerre yüz bin kavm-i Heşdek gâ’ib oldu. Çûn vakt-i sabâh olup biz dahi hareket etmek sadedinde iken vilâyet vezîri bizim refîkimiz olan elçiye gelüp kendüye bir telâş olurmuş, cümle sözlerin perîşân söylemeğe başlayup biz de hareket etmeden ferâğat edüp kaldık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173a ·
metinde göster ·
Ol ân taşra şehre çıkdım. Bir Heşdek müselmân kalmayup şehr-i
Mujik'de
hemân kefereler kalmış. Her kefere semmûr ve zincâb kürkleri ve balık dişleri v …
Ol ân taşra şehre çıkdım. Bir Heşdek müselmân kalmayup şehr-i Mujik'de hemân kefereler kalmış. Her kefere semmûr ve zincâb kürkleri ve balık dişleri ve gayri metâ‘ların hıfz etmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173a ·
metinde göster ·
… kavmiyle niçe kerre yüz bin Maskov küffârı ceng ede ede bizim mihmân olduğumuz
Mujik
şehri önüne gelüp yine bir ceng-i azîm ederek tâ vakt-i seherde küffârdan bir c …
Anı gördük, ertesi gün vakt-i seherde iki kerre yüz bin Heşdek kavmiyle niçe kerre yüz bin Maskov küffârı ceng ede ede bizim mihmân olduğumuz Mujik şehri önüne gelüp yine bir ceng-i azîm ederek tâ vakt-i seherde küffârdan bir cân halâs olmayup cümle Heşdek kavmi gemilere süvâr olup Alatır vilâyetine geçüp "Âl-i Osmân'a kul gideriz" deyü bir gün bir gece cümle ehl 173b[ü] ıyâlleriyle sahrâ-yı Heyhât'da hoş-nişîn olup kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173a–173b ·
metinde göster ·
… deyi esîr ve üç aded vezîrlerin bend-i zencîr edüp ceng ede ede bizim olduğumuz
Mujikkirmân'a
gelüp ol gün nehr-i Edil'i karşu tarafa ötmelerinin aslı ol imiş.
Bunlar dahi Yamanca Noğay'dan ve İçeli Heşdeğinden haber alup ol gece atlanup gâ’ib olmalarının aslı ol imiş. Bir sahrâda kralzâdeyi konmuş bulup ale'l-gafle basup bu kâfir silâhlarına davranmadan küffâra bir kılıç-ı Heşdekî ururlar kim bir kralzâdeyi katl ve bir kralzâdeyi esîr ve üç aded vezîrlerin bend-i zencîr edüp ceng ede ede bizim olduğumuz Mujikkirmân'a gelüp ol gün nehr-i Edil'i karşu tarafa ötmelerinin aslı ol imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173b ·
metinde göster ·
… bini kemândârânlardır. Ve altı aded şâhî topları vardır. Hattâ bir şehzâdeleri
Mujik
şehrinde hakîre gelüp eydir:
Ve şeb [ü] rûz Kalmık ile ceng ederler, zîrâ gâyet şecî‘ ve tüvânâ zor batır yiğitleri vardır. Yüz bini tüfeng-endâzdır ve yüz bini kemândârânlardır. Ve altı aded şâhî topları vardır. Hattâ bir şehzâdeleri Mujik şehrinde hakîre gelüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173b ·
metinde göster ·
… lmânlarının hisâbın Hudâ bilir. Bunların fetret isyân tuğyânı sebebiyle elçiyle
Mujik
şehrinde kâmil bir hafta oturup zevk etdik.
Ammâ dahi içeri Maskov vilâyetinde olan Heşdek müselmânlarının hisâbın Hudâ bilir. Bunların fetret isyân tuğyânı sebebiyle elçiyle Mujik şehrinde kâmil bir hafta oturup zevk etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173b ·
metinde göster ·
: Gerçi bunlar dahi Maskov gibi millet-i nasârâdan İncîlî olup Maskovca da kelim …
Der-beyân-ı lisân-ı kavm-i Mujik: Gerçi bunlar dahi Maskov gibi millet-i nasârâdan İncîlî olup Maskovca da kelimât ederler, ammâ bunların başka lehçe-i mahsûsaları vardır. Evvelâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173b ·
metinde göster ·
lisânınca pije köğe derler. Gâyet ma‘mûr köydür. Bunda Heşdek kavmi cümle göçmü …
Pije Buzlıça: Bu Mujik lisânınca pije köğe derler. Gâyet ma‘mûr köydür. Bunda Heşdek kavmi cümle göçmüşler. Andan kalkup yine semt-i şimâle bir gün gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173b ·
metinde göster ·
… r, zîrâ buzlap olmuş idi, ya‘nî donmuş idi. 174a Ammâ nehr-i Edil'i gemilerle
Mujikistân'a
yedi sâ‘atde geçmiş idik. Kırk aded fırka olup Bahr-i Harez'e munsab olduğu mer …
Nehr-i azîm Cayık: Bu dahi Maskov diyârının cânib-i garbîsinde (---) vilâyeti dağlarından gelüp üç aylık yollarda niçe yüz pâr[e] şehirlere ve niçe bin pâre kılâ‘lara uğrayup bu dahi Bahr-i Harez'e (---) şehri dibinde mahlût olur âb-ı hayât nehr-i azîmdir, ammâ nehr-i Edil'den küçükdür. Hattâ şiddet-i şitânın katılığından donmuş idi. Üzerinden niçe kerre yüz bin arabalar geçerken hakîr atlar ile karşu büyük Maskov hâkine kâmil bir sâ‘atde geçdik. Tâ bu mertebe arîz sudur, ammâ ne mertebe amîk olduğu ma‘lûmum değildir, zîrâ buzlap olmuş idi, ya‘nî donmuş idi. 174a Ammâ nehr-i Edil'i gemilerle Mujikistân'a yedi sâ‘atde geçmiş idik. Kırk aded fırka olup Bahr-i Harez'e munsab olduğu merkûmdur. Ba‘dehu nehr-i Cayık kenârıyla ol gün cânib-i şimâle meyyâl gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173b–174a ·
metinde göster ·
… a‘zı müfessirîn ve muhaddisîn "Benî asferdir" demişler, zîrâ bu hakîrin vardığı
Mujik
vilâyeti Mesköv keferelerinin gözleri dahi Kalmık gözleri gibi küçük gözlü Muji …
Bu Mesköv kâfiri hakkına da ba‘zı müfessirîn ve muhaddisîn "Benî asferdir" demişler, zîrâ bu hakîrin vardığı Mujik vilâyeti Mesköv keferelerinin gözleri dahi Kalmık gözleri gibi küçük gözlü Mujik kefereleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180a ·
metinde göster ·
… ujik vilâyeti Mesköv keferelerinin gözleri dahi Kalmık gözleri gibi küçük gözlü
Mujik
kefereleridir.
Bu Mesköv kâfiri hakkına da ba‘zı müfessirîn ve muhaddisîn "Benî asferdir" demişler, zîrâ bu hakîrin vardığı Mujik vilâyeti Mesköv keferelerinin gözleri dahi Kalmık gözleri gibi küçük gözlü Mujik kefereleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180a ·
metinde göster ·
… ç hisârı tula binâ-yı Şeddâdîdir. Başka hatman ve başka kapudanı ve on bin aded
Mujik
askeri vardır, ammâ bu mahallerde kavm-i Heşdek re‘âyâların komazlar, zîrâ "Aza …
Kal‘ası yine ağaçdır, ammâ iç hisârı tula binâ-yı Şeddâdîdir. Başka hatman ve başka kapudanı ve on bin aded Mujik askeri vardır, ammâ bu mahallerde kavm-i Heşdek re‘âyâların komazlar, zîrâ "Azak kal‘ası yakın olmak ile firâr edüp Osmânlıya gider" deyü bu mahallere Heşdek müselmânı re‘âyâların komazlar. Mâ-tekaddem bu şehr-i mu‘azzam müslimîn imiş. İlâ hâze'l-ân niçe bin cevâmi‘ ve mesâcid ve hammâmât medârisât imârâtları harâb u yebâb olup yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182b ·
metinde göster ·
… ederek vilâyet-i Maskov'un Kazan ve Balu Hân ve Heşdek ve Alatır ve Ejderhân ve
Mujikkirmân
vilâyetlerinden berü geşt [ü] güzâr edüp gelirken sultânıma müjde olsun, size b …
"Sultânım efendim, sergüzeşt [ü] serencâmım diller ile ta‘bîr ü tavsîf ve kalemlerle tahrîr ü terkîm olunmaz. Hemân netîce-i kelâm bu hakîr hâlâ üç aydan berü kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek vilâyet-i Maskov'un Kazan ve Balu Hân ve Heşdek ve Alatır ve Ejderhân ve Mujikkirmân vilâyetlerinden berü geşt [ü] güzâr edüp gelirken sultânıma müjde olsun, size bir azîmü'ş-şân elçi getirdim ki anda olan tuhaf u tefârûk makûlesi eşyâlar ile bir elçi Âl-i Osmân pâdişâhına gelmemişdir. Hemân Der-i devlete arz edüp i‘lâm edin ve elçiye birkaç bin asker istikbâle gönderin" deyü elçinin mektûbların paşaya verüp tercüme olup kırâ’at olundukda fakîr Mehemmed Paşa başın açup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183b ·
metinde göster ·
ve nehr-i Edil kenârında ve nehr-i Cayık sâhilinde ve Türk Or'u kenârında ve'l- …
Hulâsa-i kelâm bu seyâhatimizde Bahr-i Harez sâhilinde Maskov'un Terek kal‘asından tâ bu Balu Hân'a, Ejderhân'a, Alatır'a, Kazan'a, Sarây'a, Mujikkirmân'a ve nehr-i Edil kenârında ve nehr-i Cayık sâhilinde ve Türk Or'u kenârında ve'l-hâsıl gayri yerlerde Maskov'un yüz otuz altı pâre kal‘a-i azîmlerin seyr [ü] temâşâ edüp nehr-i Ten kenârına gelüp tâ kal‘a-i Azağ'a gelince nehr-i Ten'in yemîn [ü] yesârında olan cümle (---) aded nâmdâr kal‘aları hasırdan yelkenli kızak gemileriyle buz deryâsı üzre tâ Azağ'a gelüp andan Heyhât sahrâsı içre erba‘în ve zemherîr geçirüp şeb [ü] rûz niçe bin âlâm-ı şedâ’idi ve niçe yüz bin meşakkat-i râh-ı hemrâhı ol şiddet-i şitâda çeküp vilâyet-i Çerkezistân'a düşüp niçe bin derd-i serencâm çeküp hamd-i Hudâ bir gün Cenâb-ı Allâh bu abd-i ez‘afı'l-ibâda bir âh-ı ciğer-sûz çekdirmeyüp ve bir ân müşevveşü'l-hâl etmeyüp ten-dürüstî diyâr-ı İslâm'a bu kal‘a-i Taman'a sihhat ü selâmetle dâhil olup meşakkat-i râh mihnetleri cümle ferâmûş edüp subh u mesâ hâne be-hâne sohbet-i hâslar edüp Hakk'a ibâdet ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 194a ·
metinde göster ·
Meğer Maskov vilâyetinin Balu Hân ve Kazan ve Alatır ve
Mujikkirmân
vilâyetlerinde erba‘în ve zemherîrde çekdiğimiz şiddet-i şitâ ve dipi ve boranl …
Meğer Maskov vilâyetinin Balu Hân ve Kazan ve Alatır ve Mujikkirmân vilâyetlerinde erba‘în ve zemherîrde çekdiğimiz şiddet-i şitâ ve dipi ve boranlar cümle gözlerime te’sîr edüp hânemizde sehel istirâhat edince evvelden isti‘dâd-ı emrâz hâsıl etmiş gözlerim karığup ağrımağa başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 204a ·
metinde göster ·
… en hatmanı ve Horoskirmen hatmanı ve Mincekirmen ve Sıvakirmen ve İsorkirmen ve
Mujikkirmen
ve Tokaykirmen ve Praskirmen, netîce tâ kal‘a-i Azağ'a gelince üç aylık yollard …
Ammâ Azak kal‘amız kurbunda Maskov kralına tâbi‘ hatmanları bildirir. Evvelâ Ten suyu hatmanı ve Çerkezkirmen hatmanı ve Horoskirmen hatmanı ve Mincekirmen ve Sıvakirmen ve İsorkirmen ve Mujikkirmen ve Tokaykirmen ve Praskirmen, netîce tâ kal‘a-i Azağ'a gelince üç aylık yollarda yetmiş aded hatman vardır. Ammâ devlet-i kayâsıra-i Rûm ve devlet-i Kıbtî Mısır'a melikler idi. Ammâ (---) 14 varakından beri bu mahalle gelince toksan bir aded krallar ve aşîretler ve hatmanlar bu mahalde tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y452b ·
metinde göster ·
… dır. Çerkezkirmen, andan Mincekirmen, andan Sıvakirmen, andan İsorkirmen, andan
Mujikkirmen
, andan Tokaykirmen, andan Praskirmen. Netîce tâ Azak'dan üç aylık yol Ten kenâr …
Ammâ Maskov'a tâbi‘ olanlar yetmiş hatmandır, cümle Azak kal‘ası dibinden cereyân eden nehr-i Ten kenârındadır. Evvelâ Ten Hatmanı yetmiş hatmana serdârdır. Gayrılar kal‘aları ismiyle yâd olunur. Cümle kal‘aları nehr-i Ten kenârında ağacdandır. Çerkezkirmen, andan Mincekirmen, andan Sıvakirmen, andan İsorkirmen, andan Mujikkirmen, andan Tokaykirmen, andan Praskirmen. Netîce tâ Azak'dan üç aylık yol Ten kenârınca yetmiş hatmanlık yerdir. Kirmenleri nâmıyla anılır Kazak-ı âklardır. Bu mahalde bu mel‘ûnlar dahi tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y38a ·
metinde göster ·