binâ bir küçük kal‘a-i harâbedir. Yüz elli akçe kazâ-yı şîrîndir. Cümle yetmiş …
Kavm-i Etrâk Levke derler. Bursa hâkinde yine Bursa kralları binâsıdır. Sene 707 târîhinde Âl-i Osmâniyân'ın ibtidâsı Osmân Gâzî Rûm keferesi destinden feth etmişdir. Kal‘ası şekl-i murabba‘ seng binâ bir küçük kal‘a-i harâbedir. Yüz elli akçe kazâ-yı şîrîndir. Cümle yetmiş pâre nâhiye kurâları var. Kadıya senevî üç kîse hâsıl olur. (---) Hâkimi vardır. Şehri nehr-i Sakarya kenarında bâğlı ve bâğçeli altı yüz hâneli ve beş câmi‘li ve dört hânlı ve hammâmlı ve mektebli ve esvâk-ı muhtasarlı şîrîn kasabadır. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı var, ammâ nakîbü'l-eşrâfı ve şeyhülislâmı yokdur. Lâkin ulemâ ü sulehâ ve a‘yân [u] eşrâfı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 6b ·
metinde göster ·
bînâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Cümle sekiz aded topları vardır ammâ bir burc-ı azîm …
Eşkâl-i kal‘a-i Payas: Leb-i deryâda şekl-i murabba‘ seng bînâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Cümle sekiz aded topları vardır ammâ bir burc-ı azîminde balyemez topları ile limanı korudur. Zîrâ Hâleb iskelesi olmağıla gâyet serhaddir ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz germe hatve adımdır. Dâhil-i kal‘ada toprak ve kireç ile mestûr üç yüz aded hâne-i ma‘mûrları var ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr iki kat dîvârları burc [u] bârûsu gâyet metîn ü müstahkem binâ-yı kavîdir ve cânib-i şarka nâzır ikişer kat demir kanatlı kapuları ve handakı üzre ağaç cisri var ve iskele kullesi bir metîn ve müdevver kulledir. Şeb u rûz kal‘a neferâtları bu kulle üzre nigehbânlık ederler. Zirâ gümrük bu mahaldedir ve liman zamân-ı kadîmde gâyet latîf liman imiş. Mürûr-ı eyyâm ile hâlâ ol kadar me‘mûr değildir, bir âb-ı hayât göldür. Yine ba‘zı gemiler girer ammâ iri bârçe ve karavana ve burtun ve galyon gemiler girüp demir bırağıp yatmazlar. Cümle gemiler alarka lenger-endaht olup yatarlar. Sekiz rûzgârdan emîn a‘lâ demir dutar yataklı limandır ve kal‘a handakının sol tarafı kenarında bir müferrah mahkeme-i şer‘-i Resûl müntehâ dud ağacı vardır. Ve bu mahalde iki kanatlı demir kapulu kal‘a-misâl bir hân-ı azîmi var. Kapusu üzre târîhi sene 1007 târîhidir. Bu hân kapusu kal‘a kapusuna nâzırdır. Hânı gâyet mükellef ve müzeyyen ve ma‘mûr [u] âbâdân ve müte‘addid harem odaları ve ıstabl-ı anterli ve develikli ve imâret ve dârü'z-ziyâfeli ve bir harem-i vâsi‘li cemî‘i âyende vü revendegâna ârâmgâh hâne-i bî-minnetdir ve bu hâna karîb bir câmi‘-i musanna‘-i acîb var kim misli meğer İslâmbol'da Silivrikapusu dâhilinde İbrâhîm Paşa 20a câmi‘i ola. Mihrâbı ve minberi gâyet musanna‘dır. Tûlen ve arzen seksen ayakdır ve gâyet şîrîn ü müzeyyen bir câmi‘-i mahbûbdur. Hemân haremi bâğ-ı cinândan nişân verir bir mesîregâh [u] teferrücgâh yerdir. Bu şehr içre böyle bir selâtîn-misâl câmi‘-i pür-envâr olduğundan cemâ‘at-i kesîreli ibâdetgâhdır. Evvelâ harem-i ferâh-fezâsının ortasında bir havz-ı müşebbeki var, dâ’iren-mâdâr etrâfında âbdest muslukları var kim selsebîl-âsâ şeb [u] rûz cereyân edüp tecdîd-i vudû‘ olunur ve bu havzın etrâfında gûnâ-gûn turunc dırahtlarıyla ârâste olmuşdur. Her birisinin sâye-i hoş-hevâsında limon ve turunc şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden cemâ‘at-i kesîrenin dimâğı mu‘attar olup hoş bû kesb etdikde ibâdet-i Yezdân ederler. Ve câmi‘in iki kapusu var, biri kıbleye mekşûfdur kim harem kapusudur. Üzerinde âhir mısra‘ı târîhi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19b–20a ·
metinde göster ·
… inde (---) kazâsında bir göl kenarında bir küçük kayalı alçak püşte üzre sehl-i
murabba‘ seng
binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâ[dır].
Sene (---) târîhinde Sultân Nûreddîn Şehîd'in Mıdık nâmında bir vezîri binâ etmeğile ol ismile müsemmâ bir kal‘a-i zîbâ-yı gûyâ nev-binâ-yı sûrcağızdır. Sene 922 târîhinde Çerâkis-i nâkes elinden Selîm Hân-ı Evvel emân ile feth etmişdir. Haleb eyâletinde (---) kazâsında bir göl kenarında bir küçük kayalı alçak püşte üzre sehl-i murabba‘ seng binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâ[dır].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 24b ·
metinde göster ·
binâ bir küçük kal‘adır. Cânib-i (---) bir kapusu var. Derûn-ı kal‘ada (---) (- …
Eşkâl-i kal‘a-i Kankırı: Bir (---) yerde şekl-i murabba seng binâ bir küçük kal‘adır. Cânib-i (---) bir kapusu var. Derûn-ı kal‘ada (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 94a ·
metinde göster ·
… ) senede Yahyâ Paşazâde Mehemmed Beğ'dir. Kal‘ası bir sarp dağlık içinde şekl-i
murabba‘ seng
binâ bir kârgîr binâ-yı ra‘nâdır, ammâ küçükdür. Derûn-ı hisârda kapudanı ve ik …
Lisân-ı Hırvad-ı Latin'de (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi ma‘lûmum değildir, ammâ fâtihi (---) senede Yahyâ Paşazâde Mehemmed Beğ'dir. Kal‘ası bir sarp dağlık içinde şekl-i murabba‘ seng binâ bir kârgîr binâ-yı ra‘nâdır, ammâ küçükdür. Derûn-ı hisârda kapudanı ve iki yüz neferâtları hâneleri ve cebehâne hazîneleri ve birkaç şâhî topları ve bir kapusu önünde cisri ve hisâr içre bir câmi‘i var. Gayrı çârsû-yı bâzâr hayrât [u] hasenâtdan bir eser-i binâ yokdur, lâkin bağları çokdur. Bu dahi Çernik sancağına tâbi‘dir. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158b ·
metinde göster ·
… ı Sânî fermânıyla Arnavud eşkıyâları def‘içün bir boğaz ağzında bu kal‘a şekl-i
murabba‘ seng
binâ bir alçak kaya üzre bir kal‘a-i ra‘nâ inşâ etdi, ammâ sehel havâlesi vardı …
Sene 1028 târîhinde Kurşumcuzâde Mustafâ Paşa Sultân Osmân-ı Sânî fermânıyla Arnavud eşkıyâları def‘içün bir boğaz ağzında bu kal‘a şekl-i murabba‘ seng binâ bir alçak kaya üzre bir kal‘a-i ra‘nâ inşâ etdi, ammâ sehel havâlesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167a ·
metinde göster ·
… a nehr-i Lipense kenârında sene (---) târîhinde Fâtih-i Yemen Sinân Paşa şekl-i
murabba‘ seng
binâ bir sûr-ı ra‘nâ binâ edüp dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz adımdır, ammâ bir …
Ba‘dehû bu boğaz ağzına nehr-i Lipense kenârında sene (---) târîhinde Fâtih-i Yemen Sinân Paşa şekl-i murabba‘ seng binâ bir sûr-ı ra‘nâ binâ edüp dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz adımdır, ammâ bir dere içinde vâki‘ olmağile etrâfında havâlesi çokdur. Dizdârı ve elli aded neferâtları ve iki topu ve bir kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 169a ·
metinde göster ·
binâ bir köhne sûr-ı ra‘nâdır. Dâ’iren mâdâr cirmi bin adım kal‘adır. Der-i dîv …
Kal‘ası Akdeniz kenârında şekl-i murabba‘ seng binâ bir köhne sûr-ı ra‘nâdır. Dâ’iren mâdâr cirmi bin adım kal‘adır. Der-i dîvârlarının câ-be-câ yerleri rahnedâr olup ol kadar ma‘mûr değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207b ·
metinde göster ·
Ve kal‘ası: Bir bayırlı yerde ve bir hıyâbân ormanistân içre şekl-i
murabba‘ seng
binâ bir kal‘a-i köhnedir kim şekl-i murabba‘ vâki‘ olup dâ’iren-mâdâr cirmi ik …
Ve kal‘ası: Bir bayırlı yerde ve bir hıyâbân ormanistân içre şekl-i murabba‘ seng binâ bir kal‘a-i köhnedir kim şekl-i murabba‘ vâki‘ olup dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin adım olup dizdârı ve neferâtları ve cebehâneleri yokdur. Ammâ iki kapusu var, biri şarka ve biri garba nâzır kapulardır kim derûn-ı hisârda cümle iki yüz aded kiremitli kârgîr binâ bâğçesiz küçük hânelerdir. Ve bir tarafında handakı yokdur. Beğ câmi‘i nâmıyla gâyet musanna‘ bir câmi‘i var, cemâ‘ati gâyet azdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217b ·
metinde göster ·
Ve dizdârı ve 185 neferâtları cümle bunda sâkin olurlar. Ve kal‘ası şekl-i
murabba‘ seng
bünyâd kal‘a-i Hoşâbâd'dır. Bu kal‘a şarkdan garb tarafına tûlânîce vâki‘ olmuş …
Ve dizdârı ve 185 neferâtları cümle bunda sâkin olurlar. Ve kal‘ası şekl-i murabba‘ seng bünyâd kal‘a-i Hoşâbâd'dır. Bu kal‘a şarkdan garb tarafına tûlânîce vâki‘ olmuş. Tûlu yokuş aşağı handak kenârınca iki yüz adımdır ve arzı yüz elli adımdır. Bu hisâb üzre bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi yedi yüz adımdır. Ve üç tarafı handak-ı azîmdir. Lâkin garb tarafı kayaların deryâ döğmeğile handakı yokdur. Ve kıbleye nâzır varoşa açılır bir demir metîn kapusu vardır. Ve handakı üzre zemberekli asma cisir ile ubûr olunur cisri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y52b ·
metinde göster ·