… iyelerinin âb-ı hayvânları ve hoşâb-ı gûnâ-gûnları ve elvân elvân eşribeleri ve
mutantan
ve mücevher kahve-i Yemenleri ve ilik-misâl süzme bozaları ve Handân Beğ şerbet …
Meşrûbâtından Bınarbaşı'nın âb-ı hayâtı ve on yedi aded uyûn-ı câriyelerinin âb-ı hayvânları ve hoşâb-ı gûnâ-gûnları ve elvân elvân eşribeleri ve mutantan ve mücevher kahve-i Yemenleri ve ilik-misâl süzme bozaları ve Handân Beğ şerbeti ve Tirelioğlu şerbeti ve Karanfilli şerbeti ve Sücâhoğlu şerbeti.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 231b ·
metinde göster ·
kahveler ve çay ve bâdyân misilli eşribe ve gûnâ-gûn nukllar tenâvül olunup cüm …
Mutantan kahveler ve çay ve bâdyân misilli eşribe ve gûnâ-gûn nukllar tenâvül olunup cümle bölükbaşılara ve ağavâtlara nukllar gönderüp dil-nüvâz [u] dildârlıklar ederek tâ nısfu'l-leyl geçüp kendüleri kalkup eline Dımışkî topuzun alup askeri içinde gezüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b ·
metinde göster ·
… erirler ve kendüler dahi ta‘âmlar tenâvül edüp kâmil bir sâ‘at ârâm ederler. Ve
mutantan
kahveler nûş edüp niçe bin huccâc istirâhat ederler. Ammâ her gece ahşam namâzı …
Ammâ bu hakîr şâm'dan acele ile gidüp Mısır'a acele ile geldik. Ammâ hamd-i Hudâ zevk [u] safâ ile gidüp geldik. Ammâ Mısır huccâcının bir ey hâli vardır. Evkât-ı hamsede delîllerin P 154b ellerinde sâ‘atleri vardır. Hemân ki vakt-i salât oldukda eğer dere ve eğer depe her nere ise enüp cümle develeri çökerirler, ana rada ta‘bîr ederler. Cümle huccâc edâ-yı salât edüp develerine ve atlarına yemlerin ve aleflerin verirler ve kendüler dahi ta‘âmlar tenâvül edüp kâmil bir sâ‘at ârâm ederler. Ve mutantan kahveler nûş edüp niçe bin huccâc istirâhat ederler. Ammâ her gece ahşam namâzı radası ışâya dek yükler ile develeri çökerirler. Ve eyle uyurlar kim gûyâ "Mûtû bi-emrillâh" kabîlesinden olup Ashâb-ı Kehf gibi vâdî-i hâmûşâna varırlar. Ve efrâd-ı âferîdeden ve devâbb [u] cemâlden bir zî-rûh kalmayup rimâlistan içre zîr-i zeber olup hâb-ı nâz ile yatırlar. Zîrâ bu Mısır yolu gâyet emîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y376a ·
metinde göster ·
… . Aslâ güneş te’sîr etmez, gûyâ bir hıyâbân-ı Acem'dir. Âyende vü revendeye bir
mutantan
fincân kahve-i Yemenîsi mebzûldür. Ammâ bu kahve gûyâ cüllâb-ı züllâbdır, bir a …
Bu dahi sâhil-i Nîl'de bir küçük tekyedir, ammâ şeyhi mazınne-i kerâme ve e‘izze-i izâme büyük kimesnedir. Etrâf-ı erba‘adan hayli nezerât gelüp kırk elli fukarâsıyla eyle geçinirler. Tarîkleri Yemenîdir ve tekyeleri bir küçük binâdır. Cümle âsârları dıraht-ı cümmeyz ve dıraht-ı nâbıka sâyesindedir. Aslâ güneş te’sîr etmez, gûyâ bir hıyâbân-ı Acem'dir. Âyende vü revendeye bir mutantan fincân kahve-i Yemenîsi mebzûldür. Ammâ bu kahve gûyâ cüllâb-ı züllâbdır, bir a‘yân-ı devlet hânedânında pişmek ihtimâli yokdur. Ve bu kadar kahve bir devlet-mend hânesinde bezl olunmak ihtimâli yokdur, bir aceb berekât-ı Şâzilî'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y115a ·
metinde göster ·
… yân-ı piyâde: Bunların dükkânları yokdur. Nâzük ibrîkler ile sûk-ı sultânîlerde
mutantan
ve mümessek Y 168a kahve fürûht ederler. Bakarsın bunların ba‘zısı hayli kâr …
Esnâf-ı kahveciyân-ı piyâde: Bunların dükkânları yokdur. Nâzük ibrîkler ile sûk-ı sultânîlerde mutantan ve mümessek Y 168a kahve fürûht ederler. Bakarsın bunların ba‘zısı hayli kâr eder. Ammâ cümleden Harâbe kahvesi her gün birer ferde kahve sürer. Ve her gün Habeşli kahvesi yevmiyye birer kantâr kahve sürüp azîm kâr ederler. Paşanın şâtırbaşısına avâyid verirle, zîrâ anın himâyesindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y167b–Y168a ·
metinde göster ·
… der kim her fasıl gûyâ fasl-ı Hüseyin Baykara olup otağ içinde cümle ağavâtlara
mutantan
ve mücevher kahve ve şerbet [ü] buhûr bezl olunur.
Evvelâ bu Ramazân ıydı alayı ve dîvânı içün arefe günü paşanın sarây meydânına mehterbaşı serâperde-i Süleymânîleri kurup ve mehterân çalıcıyân içün sâyebân kurup tınâb tınâba sarây meydânı ârâste olur. O gece mehterbaşı kırk nefer tevâbi‘âtıyla Y 180b tokuzar kat mehterhâne kûs-ı hâkâniyân tabl-ı âl-i Osmâniyânı getürüp on iki makâmda sabâha dek on iki fasıl eder kim her fasıl gûyâ fasl-ı Hüseyin Baykara olup otağ içinde cümle ağavâtlara mutantan ve mücevher kahve ve şerbet [ü] buhûr bezl olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y180a–Y180b ·
metinde göster ·
u mümessek kahveler içilüp ba‘dehu hecînlere sînlere (?)(---)(---)(---) (... …
Andan tahte'l-kahve tenâvül olunur, mutantan u mümessek kahveler içilüp ba‘dehu hecînlere sînlere (?)(---)(---)(---)(...) ve beynlere süvâr olup cümle istikbâle çıkan müştakânlar ile görüşerek alay-ı azîm ile Bürke'ye gelindi ikde [[(---) (---) (---)]] bir azîm ziyâfet tenâvül olunup paşa kethudâsı bir mükellef ü mükemmel donanmış at pîşkeş emîrü'l-hacca Q 236aP 233a çeküp emîr-i hac süvâr olup otağına gider. Ammâ Abdurrahmân Paşa kethudâsı Alî Ağa donanmış atı Ağa mastabasında çeküp emîr-i hac ol ata süvâr olup Bürke'ye geldikde kendi otağına enüp paşa kethudâsı ziyâfet etmedi, ammâ Nişli Alî Kethudâ azîm ziyâfet edüp paşalı alayı ile Mısır'a giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y209a ·
metinde göster ·
… fağfûr ile bezl ederler. Ardı sıra bir remmâ fukarâlar dahi cemî‘i hâzırûnlara
mutantan
ve mücevher kahveler ve çay [u] bâdyân ve sa‘leb ü mahleb ve bâlûde ve leben-i …
Ve ba‘zı fukarâlar fûtalar içre şeker ile mülebbes bâdâm ve leblebi ve Şâm fısdıkı ve mukaşşer Rûm fındıkı ve envâ‘ından nuküller ve mu‘amberîn ü mümessek eşribeleri rengâreng kâse-i fağfûr ile bezl ederler. Ardı sıra bir remmâ fukarâlar dahi cemî‘i hâzırûnlara mutantan ve mücevher kahveler ve çay [u] bâdyân ve sa‘leb ü mahleb ve bâlûde ve leben-i hâlis ve bahârlı eşribeleri taraf taraf gül-i Gülşenî fukarâları bezl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y221b ·
metinde göster ·
Câmi‘u'l-Mahmûdiyye: Nîl kenârında bir dürr-i beyz-âsâ câmi‘u'n-nûrdur. Tûlen ve arzan yüz onar ayakdır. İki yan ve bir kıble kapusu ve bir tabaka Rûm tarzı minâresi ve derûn-ı câmi‘de on beş amûdlu bir câmi‘-i rûşen-âbâddır. Asâleten haremi yokdur, ammâ leb-i Nîl'de harem şeklinde cânib-i erba‘ası soffalı bir mesîregâh teferrücgâh yerdir kim cümmeyz ve bîd-i sernigûn ve üzüm şecerleri sâyesinde cümle yârân-ı bâ-safâ anda haşr olup cemî‘-i erbâb-ı ma‘ârifin ârâmgâhı bir behişt-âsâ haremdir. Ba‘zı cân durduğu yerden balık sayd eder. Ba‘zı kimesne soffalardan âbdest alup ibâdet eder. Bu mahalde biriken bir kân-ı zurafâ ve dâr-ı şifâ bir kahvehânesi vardır. Ba‘zı ahibbâ mücevher ü mutantan kahve-i Yemenî nûş edüp râhatü'l-ebdân hâsıl edüp ezânlar kırâ’at-i evvelinde ibâdet edüp câmi‘-i Mahmûdî'de hamd u senâ edüp Mahmûd'da mahmûdâne hayr du‘â ederler. Y 353b Böyle bir câmi‘-i pür-envârdır. Dâyimâ cemâ‘at-ı kesîreden hâlî değildir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y353a–Y353b ·
metinde göster ·