… l edüp ecinne kavmine bu arz-ı Irâk'da bu Nasîbîn-zemînin mesken [ü] me’vâ edüp
mutasarrıflar
idi. Tâ ki Enûşirvân-ı Ekâsire hâkim-i Irâk iken târîh-i İskender-i Yunan'dan s …
Evvelâ cümle muhaddisîn ü müverrihîn ve bâ-husûs müfessirîn Keşşâf hazretleri eyle tahrîr eylemişler kim bu Nasîbîn şehrine hukemâ-yı kudemâ kehhânları şehr-i Sakalân derlerdi. Niçe bin yıl bu şehr üzre ecinne kavmi ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederlerdi. Zîrâ Cenâb-ı Allah bu rûy-ı arzı sûre-i (---)(---) âyet-i şerîfe fehvâsında (---)Arapça nass-ı şerîfi üzre 393a bu edîm-i arzı altı günde lafz-ı "Kün" ile halk etdükde bu yer yüzün niçe bin ecnâs-ı mahlûkât-ı gûnâ-gûn ile mâl-â-mâl edüp ecinne kavmine bu arz-ı Irâk'da bu Nasîbîn-zemînin mesken [ü] me’vâ edüp mutasarrıflar idi. Tâ ki Enûşirvân-ı Ekâsire hâkim-i Irâk iken târîh-i İskender-i Yunan'dan sene 882 geçüp ve zamân-ı Hazret-i İsâ'dan sene altı yüz geçüp Hazret-i Muhammedü'l-Mustafâ mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci gice isneyn gicesi Emîne Hâtûn'un rahminden müştakk olup sa‘âdetle bu rûy-ı arza kadem basdukda ol leyle-i mübâreke içre cemî‘i dünyâda düyûrların kubbeleri yıkılup ve cümle âteşgede-i Nemrûdlar sönüp ve bu şehr-i Nasîbîn-i Dârü's-sakalân dahi cümle tılsımâtlarıyla heme âsâr-ı binâları münhedim {olup} kavm-i ecinne dahi güzel mesken-i latîf oldu. Zîrâ kavm-i ecinne harâb-âbâddan hazz ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b–393a ·
metinde göster ·
… ir oğlu ve Basanya bir veled-i pelîdi ellerinde bu şehir iştirâk-i sevîler üzre
mutasarrıflar
iken iki nefer karındaş-ı pelîd-i anîdler hüsn-i zindegâne edemeyüp birbirleriy …
Netîce-i merâm niçe yüz gûne mülûkdan mülûka ve melikeden melikelerin destlerine ba‘dehu Rûmeli diyârları tavâ’if-i mülûk şeklinde olup bu şehr-i azîm Sırf kralı Destpot nâm kral-ı dâllın Banya nâm bir oğlu ve Basanya bir veled-i pelîdi ellerinde bu şehir iştirâk-i sevîler üzre mutasarrıflar iken iki nefer karındaş-ı pelîd-i anîdler hüsn-i zindegâne edemeyüp birbirleriyle ceng-i azîm edüp âhır-ı kâr Basanya nâm şehzâde-i âzâde ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâlden halâs olup doğru Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî'ye gelüp şehâdet parmağın kaldıru[p] Hudâ-yı Bî-zevâl'i birleyüp kelime-i tevhîd getirüp huzûr-ı pâdişâhîde Akşemseddîn hazretlerinin ta‘lîm [ü] telkîniyle şeref-i İslâm ile müşerref olup bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed şehr-i Üsküb'den Arnavu[d] İskenderiyyesi fethine azîmet etmişken atf-ı ınânın bu Elbasan üzre çevirüp kırk bin asker ile Koca Mahmûd Paşa talî‘a-i asâkir-i kerrâr olup Basanya nâm müslim olan Mehemmed Beğ'in delâletiyle bir gece şehri bu kadar el basılup Basanya Mehemmed Beğ karındaşı Banya nâm kralı câme-hâbında basup dipdiri dutup katl edüp Âl-i Osmân i‘ânetiyle İslâma geldiğinden babası şehrin Mahmûd Paşa ile ma‘an feth ederler. Ve içinde olan Rûm ve Freng kâfirlerin cümle kırarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 364b ·
metinde göster ·
Ve bu şehzâdelerin her biri birer boybeğleri mesâbesinde
mutasarrıflar
idi. Ammâ ulu birâderleri Mısrâyim cümleden melik, azîmü'ş-şân pâdişâh-ı cihân …
Ve bu şehzâdelerin her biri birer boybeğleri mesâbesinde mutasarrıflar idi. Ammâ ulu birâderleri Mısrâyim cümleden melik, azîmü'ş-şân pâdişâh-ı cihân olup ibtidâ Arîş nâm mahalde rahm-i mâderden müştak olduğu dıraht sâyesine varup ol dırahtı dîbâceler ile pûşîde kılup zî-kıymet ahcâr ile eşcârı tezyîn eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y6b ·
metinde göster ·
Memâlik-i Horâsân ve Cürcân ve Taberistân ve Irâk'a
mutasarrıflar
idi. Hattâ Enûşirvân Bağdâd'dan Yemen memleketlerine azîmet etmeğe himmet etmiş …
Memâlik-i Horâsân ve Cürcân ve Taberistân ve Irâk'a mutasarrıflar idi. Hattâ Enûşirvân Bağdâd'dan Yemen memleketlerine azîmet etmeğe himmet etmişdi, ammâ Yemen tübba‘ları kendüye mutî‘ olup ferâgat etdi. Bunlar altı neferdir. Bunlara müverrihîn Âdil derler. Evvelâ Âdil Merdâvunc ve Âdil şemkîn ve Âdil Behsân (---) Behset Bûden ve Âdil Kâpûs ve Âdil Menûçehr ve Âdil Enûşirvân. Müddet-i saltanatları {(---) sene}. Hattâ efvâh-ı nâsda Hazret-i Risâlet-penâh buyurmuşlar ki; (---) buyururlar (---) kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y19b ·
metinde göster ·
… [ve] Isfahân-ı nısf-ı cihân [ve] Van ve Gîlân [ve] Âzerbaycân mezkûr diyârlara
mutasarrıflar
idi, ammâ evlâd-ı evlâdı âl-i Timur kırk bir pâdişâh oldu. Ve her biri birer vi …
dır. Memâlik-i Îrân u Tûrân [ve] Hemedân [u] Nahşıvân [ve] Isfahân-ı nısf-ı cihân [ve] Van ve Gîlân [ve] Âzerbaycân mezkûr diyârlara mutasarrıflar idi, ammâ evlâd-ı evlâdı âl-i Timur kırk bir pâdişâh oldu. Ve her biri birer vilâyete pâdişâh olup altı saf oldu. Mâbeynlerine tefrîka düşüp birbirlerin kırdılar. Akkoyunlu Uzun Hasan dahi Timur'un rikâbında piyâde yürüdüğünün intikâmın almak için Timur'un birkaç evlâdların ol katl eyleyüp Diyârbekir ve Musul ve Hille ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Âzerbaycân'a müstakil pâdişâh oldu. Ammâ bu mezkûr Timur evlâdları çok mu‘ammer olmayup büyük oğlu (---) kalup Hindistân'a pâdişâh oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y23b ·
metinde göster ·
… kendülere ber-vech-i arpalık sadaka olunmuşdur. Ve iki medrese ve yedi nezârete
mutasarrıflar
idi. Ve ma‘mûr mahsûldâr kurâları var idi.
Ve dahi zîr-i hükümlerinde eyâlet-i Mısır'da yetmiş yerde kâ’immakâmları vardır. Cümlesinin kâr [u] mahsûlâtları mâh-be-mâh kendülere vâsıl oldukdan mâ‘adâ kazâ-i Hânkâh kendülere ber-vech-i arpalık sadaka olunmuşdur. Ve iki medrese ve yedi nezârete mutasarrıflar idi. Ve ma‘mûr mahsûldâr kurâları var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y74a ·
metinde göster ·