… ir. Ve nehr-i Tuna gibi bir deryâyı bend edüp çit ile örüp balık sayd etmek hiç
mutasavver
değildir ve makdûr-ı beşer dahi değildir. Bu dalyanı gören benî Âdem neye mâlik …
Ammâ baht-ı yâver olunca yetmiş seksen bin guruş fâ’ide etmiş âdem biliriz. İbret-nümâ bir temâşâgâh-ı azîmdir kim bir diyâra mahsûs değildir. Ve nehr-i Tuna gibi bir deryâyı bend edüp çit ile örüp balık sayd etmek hiç mutasavver değildir ve makdûr-ı beşer dahi değildir. Bu dalyanı gören benî Âdem neye mâlik olduğu ve ne kadar şeytanâta mâlik olduğun fehm eder. Hakkâ ki sihr-âsârdır, ammâ zâlim Silistre'nin eyyâm-ı bahârda eyle çamuru olur kim pîl-i Mahmûdî ve fîl-i Menkûsî tîn-i siyâhında gark olur. Hattâ Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa'nın bir delisi bal suyu keyfiyetiyle bâzâr meydânında atına mahmûz edüp at kolanına dek yire ha bre ha deyince at altına deli kalup at ve deli çamurda {Kârûn gibi} gark olup beş on uslu âdem {deliyi} kurtarmağa kâdir olmadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 121a ·
metinde göster ·
… l bunun mâ-fevkinde bir serdâr böyle kal‘a-kûpluk etmemişdir. Ve istimâ‘ olunup
mutasavver
değildir. Ve fî-nefsi'l-emr guzât-ı müslimîn nice ikdâm-ı tâm etmesünler kim he …
El-hâsıl bunun mâ-fevkinde bir serdâr böyle kal‘a-kûpluk etmemişdir. Ve istimâ‘ olunup mutasavver değildir. Ve fî-nefsi'l-emr guzât-ı müslimîn nice ikdâm-ı tâm etmesünler kim her meteris yollarını ve her gedüğü erbâbına verüp ta‘yîn buyurmuşlardı. Ancak Seydî Ahmed Paşa Budin eyâletiyle bir kola ta‘yîn olunmadı. Belki ta‘yîn olunsa Köpürlü Mehemmed Paşa-yı Sadrıa‘zama rağmen bir gediğe girmeyeydi. Hemân kal‘anın şimâl cânibinde deryâ-misâl asâkir-i cengâver ile asâkir-i nusret-me'seri muhâfaza ederdi ve etrâf [u] eknâfe çete ve poturalara giderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 124a ·
metinde göster ·
değildir", deyü bizim gâzîler nakl etdiler, ammâ hakîr bile değil idim, lâkin h …
"Bunda olan savaşın mâ-fevki mutasavver değildir", deyü bizim gâzîler nakl etdiler, ammâ hakîr bile değil idim, lâkin henüz gördüm, ammâ küffâr yine gelip amâr etmeğe başlayup kal‘aya küffârları kapanmış, bundan bir şikâr alamayup bize vâfir şâhî toplar atup kal‘adan alarka olup bu kal‘anın cenûbunda yedi sâ‘at ba‘îd ormanlıklar içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
İklîm-i evvel cânib-i şarkdan mutasavver olduğu takdîrce kadı bilâd-ı Sîn'den(?) sevâhil-i Sind'e mürûr eder, ba‘de zâlik lücce-i Habeşe'ye dâhil olup cezîre-i Lük'e vâsıl olur, ba‘dehu cezîre-i Arab ve Yemen'e ve beriyye-i Mağrib ve sâhil-i Bahr-i Mağrib'de nihâyet bulur; pes bilâd-ı ma‘rûfeden ve emâkin-i mevsûfeden Tağâr ve Ummân ve Aden ve Hadramevt ve San‘âi'l-Yemen Q 253bP 250b iklîm-i evvelde ola. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y254a ·
metinde göster ·