İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

nâb

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
48
isabet
46 cümle/beyitte
17,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4819,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–48 / 48

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“nâb” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 18b … İlimni'de tîn-i mahtûm gibi bir râyiha-i tayyibesi vardır. Andan bir kerre âb-ı nâb nûş eden gûyâ âb-ı hayât nûş etmiş olur. Ve,
EÇS I 26b … zû’ içün bir ayazma kazdı. Anıniçün Ayazmakapusu derler, leb-i deryâda bir âb-ı nâb uyûndur.
EÇS I 46a "Ey Mi‘mâr Sinân, hele şu âb-ı nâb İslâmbol'a hendese üzre gitmek mümkün müdür?"
EÇS I 69b … ana nedîm derler ve şarâb meclisine dâhil olup musâhabet edenlere dahi nedîm-i nâb derler, bu lügatın iştikâkı münâdimdendir ki lafzen müdâminden maklûbdur ve müd …
EÇS I 124a … ve Uyvar ve cezîre-i Girid'de fâtih-i Kandiye'dir, bunda bir bâğ içre bir âb-ı nâb bulup bir günde bir çeşme-i aynü'l-hayât binâ edüp Selsebîl-âsâ cereyân etdüğin …
EÇS I 133b … b / Dil-küşâ ayn-ı hayât-ı cân-fezâ. Sene (---). / Menba‘-ı Kevser sebîl-i âb-ı nâb . Sene (---).
EÇS I 160b Ba‘zısı Arapça deyüp âb-ı nâb bezl edüp gazâlarda guzâtlar def‘-i atşân ederler.
EÇS I 213a … kışır ve ne sa‘leb ve ne mahleb ve ne pivo ve ne med ve ne şarâb ve ne şarâb-ı nâb ve ne vişnâb ne nâr şarâbı ve ne hurmâ şarâbı ve ne dud şarâbı ve ne karpuz şar …
EÇS I 215a … oran ve mücevher fağfûrî kadehler ile halka ellerinde olan destiler ile şarâb-ı nâb yerine şeker şerbeti bezl ederek ubûr ederler.
EÇS I 217b "Vallâhi âlem-i fetâlığımızda âlem-i nâb tavakanıyla sermest ile leyle-i ıyd-i adhâda ehlimle lu‘bedebâzlık ederken bism …
EÇS II 226b … bel-i Ruhbân'ın dâmeninde niçe yerde kayalardan pâk sâfî ve beyâz ve rakîk âb-ı nâb çıkup şehr-i Bursa'ya müstevlî olur. Ve Sünderlibaşı ve Çatalkaynakbaşı ve Kepi …
EÇS II 301b … 'l-bedâyi‘i'l-münâzarât: Bir gün hân ile cân sohbeti ederken Hân hakîre şarâb-ı nâb teklîf etdi. Bu hakîr eyitdim "Vallahi ve billahi ve tallahi Hazret-i Alî'nin p …
EÇS II 301b … dem ve sürûr-ı sînem çığı çığı mirza şâhım sana ber-ayak durup bir ayak çakır-ı nâb verir. Anın hatıriyçün ben câm-ı bâde-i lâ‘l-ı fâmı nûş etmeyüp kimin destinden …
EÇS II 301b … n güzelce şâhın kadağasın sıyup nihâyetince meclis-i ıyş [u] tarab kurup bâde-i nâb , çakır şarâb nûş ederim. Pes sen kimden korharsın, elbette çakır içersin" dedi. …
EÇS II 302a … emân hakîr bildim ki meclis emânındır, ol dem hakîr eyitdim: "Hânım! Siz bâde-i nâb nûş edersiz kim bir keyfiyyet ü germiyyet hâsıl idesiz. Ammâ keyf-i Hudâyî gere …
EÇS II 302a … larından cârûblar ile süpürüp bir zerre gird-i gubârdan bir şemme koymayup âb-ı nâb nisâr edüp cemî‘î esvâkları eyle pâk serdâbdır kim rûz-ı nevrûz-ı mâh-ı temmûzd …
EÇS II 304a … ne niçe bin kûsfend kurbân nezerâtlar gelir ve hareminde on zirâ‘ amîk bir âb-ı nâb câh-ı mâsı var. Mâh-ı temmûzda gûyâ yah-pâredir. Hakkâ kim âb-ı hayâtdan nişân …
EÇS II 320a Evsâf-ı Germâb-ı Tiflis: Bu germâb, hummâ-i âb-ı nâb , büyük kal‘anın cânib-i şarkîsinde hîme ve hîzemsiz yed-i kudret ile kaynar bir …
EÇS II 373b–374b … ale's-sabâh Üsküdar'dan bir cerrâh-ı kâmil gelüp yarasın seksen yıllık şarâb-ı nâb ile yıkayup cümle çürük etlerin çıkarup meğer uyluğu kemiği de hûrd olmuş. Cerr …
EÇS III 142a … an nişân verir buz pârelerin vişne hoş-âbına koyup şeb [u] rûz ve şinâb halâl-i nâb nûş ederdik. Ahâlî-i vilâyet takrîri üzre bu kûh-ı bülende üç bin eğrek, ya‘nî …
EÇS III 142b … ük, evc-i semâya ser çekmiş bir yalçın yalama ve mücellâ kayada bir berrâk âb-ı nâb cereyân etmede. Yârân birbirine teklîf edüp köşe be-köşe müşâvereye başladılar. …
EÇS III 162a Hüsnün esbâbını hıfz etmeğe ey gevher-i nâb / Oldular didelerim iki kapaklı dollâb
EÇS IV 194a … Ammâ sevâd-ı mu‘azzam selsebîlleri gibi tekellüfleri yedi aded sebîlhâne-i âb-ı nâb vardır. Biri Silahdâr Mustafâ Paşa sebîlidir.
EÇS IV 202a … erîde merd kâdir değildir. Anınçün erba‘a taş derler bir âb-ı nazîfdir. Bu âb-ı nâb Nasûh Paşa meydânı semtinde içkal‘a dîvârına muttasıldır. Andan,
EÇS IV 279a Hüsnün esbâbını hıfz etmeğe ey gevher-i nâb / Oldular dîdelerim iki kapaklı dollâb
EÇS IV 288b … dizçöken tülüngîleri vardır. Ve şâh elinden câm ile çakır çekmişler ve şarâb-ı nâb içmişler nöker-i Mâzenderânîler var kim tüfeng-i pür-reng ile pire[y]i ururlar. …
EÇS IV 323b … ağile imâr olup niçe bin Ashâb ve niçe bin evlâd-ı Sahâbe-i kirâm Karâke-i Arab nâb bir mahalde medfûnlardır kim cümle kıbâblarıyla ve seng-i mezârlarıyla merkad-i …
EÇS IV 336b Ve tüfeng-endâzı Mâzenderân'dan hemân şâh destinden ayak üzre ayak ile çakır nâb nûş etmiş avucunun ortası kınalı, başı belâlı, şâh defteriyle kırk bin ma‘dûd t …
EÇS V 135a Ve bu âb-ı nâb yokuş aşağı cereyân etdikce sâhibü'l-hayrâtlar bu aynü'l-hayâtı ark ark ark edü …
EÇS VI 37b … asında bir havz-ı müdevveri var kim şazrevânlarından ve ejder ağızlarından âb-ı nâb havza cereyân edüp cemî‘i insân ve hayvân andan def‘-i atşân ederler kim şâfi‘î …
EÇS VI 46a … kesel vermişdi kim kıtımda bir kâse semm-i helâhil zehrâb içmek bir katre âb-ı nâb içmek kadar değil idi. Ol mahalde bu abd-i za‘îf eyle müşâhede etdim ki bir âşı …
EÇS VI 81b–82a … ıkları günler İsvet Nikola rûhiyçün bu havz [u] şazrevânlarından la‘lgûn bâde-i nâb pertâb edüp nûş edenler mest-i medhûş [u] bî-tâb olurlarmış. Ammâ bu havzdan hâ …
EÇS VI 95a–95b Hüsnin esbâbını hıfz etmeğe 95b ey gevher-i nâb
EÇS VII 121b … Ve bunda çeşmeler dahi yokdur âb-ı hayât kuyu suları nûş ederler. Ve latîf âb-ı nâb kaynak uyûnları vardır.
EÇS VII 134a … ında Şeyheli karyesinde nehr-i azîm olup Azak kal‘ası denizine mahlût olur âb-ı nâb sudur.
EÇS VIII 265b Der-sun‘-ı Hudâ-yı ibret-eser: Bu karye içre bir âb-ı hayât-ı berrâk ve âb-ı nâb su kaynak havz-ı azîmi var kim bu karye-i ma‘mûrenin etrâfında olan niçe kurâla …
EÇS VIII 286b–287a … her gûne timsâllerin ağızlarından ve burunlarından ve zekerlerinden birer âb-ı nâb cereyân edüp her gören bu sûretleri vâlih [ü] hayrân olup engüşt ber-dehen eder …
EÇS VIII 306b … tâbın fetihnâmesi dahi pür-melâl olup mahalle münâsib âyet-i şerîfeler ile âb-ı nâb vermiş ammâ "Bizimle inşâallâhu te‘âlâ pâdişâhımızın murâd [u] merâm-ı şerîfler …
EÇS VIII 335b Ve âb-ı hayât suları ve âb-ı nâb kuyuları ve âb u hevâsı gâyet latîf olup bir manastır-ı azîmi var. İçinde yüz e …
EÇS VIII 382b … ümle imâretlerine taksîm etmişler, ammâ Rüstem Paşa merhûmun suyu cümleden âb-ı nâb mâ-i hayât ve serî‘u'l-hazmdır.
EÇS IX Y22a … r. Bu câmi‘in dîvârında Paşa Bınarı derler, bir âb-ı hayât berrâk ve rakîk âb-ı nâb cereyân eder kim Hudâ alîmdir âb-ı hayvândan nişân verir yah-pâre zülâl mâdır, …
EÇS IX Y60b … erinde dîdebânlar bile giderler. Anda varup zülbiyyât ve katr-ı nebât-ı şarâb-ı nâb ile mest [ü] medhûş olup anda bir iki gece dîbâ ve zerbâf câmehâblarında müsâfi …
EÇS IX Y82a–Y82b … cümle ikişer ve üçer lüleli bâzû kalınlığı cereyân eder berrâk ve zülâl-i âb-ı nâb serdâb mâ’ü'l-hayâtlardır kim nûş eden atşânlar hayâtü'l-hayevân nûş etmiş gibi …
EÇS X Y129a … ükü su bir Mısrî paraya ve bir keçi tulumu su iki mankıra olup Mısır halkı âb-ı nâb içüp tâze cân bulmağa başlar.
EÇS X Y130a deyüp câmlardan şârâb-ı nâb nûş ederek ubûr ederler.
EÇS X Y167a … ek tulumlu pâk sakalar vardır. Bu dükkânlardan su doldurup erbâb-ı devlete âb-ı nâb su bezl eder. Pâk tâsları var, zeheb-i hâlis gibi musaykaldır. Ve gûnâ-gûn kâse …
EÇS X Y342b … ar. İkinci ve üçüncü gün kökeninden kesüp karpuzun içindeki cüllâb eyle şarâb-ı nâb olmuş kim bir kadeh nûş eden "Âh Burlos" deyü feryâd eder. Bir acâyib bâde olur …
EÇS X Y429a Bu cebel dibinden bir âb-ı nâb cereyân eder.