İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

nâmeyi

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
39
isabet
29 cümle/beyitte
14,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
19 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3915,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–39 / 39

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“nâmeyi” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 274a … âhîde nâmeleri Sultân Ahmed'in dest-i şerîfine verüp zemîn-bûs eder. Ol mahalde nâmeyi tercümân kırâ‘at etdükde yine Üsküdarî Mahmûd Efendi ve Evliyâ Efendi ve Sünbül …
EÇS II 297b … rup bûs-ı nâme edüp yeden-be-yed hânın destine verdim. Ol dahi ayağ üzre kalkup nâmeyi eline alup öpüp başına koyup eşik ağaları hakîre yine yer gösterüp hân dahi yer …
EÇS II 297b … rüp hân dahi yerinde karâr edüp hakîr dahi âdâb-ı Muhammedî üzre karâr edüp hân nâmeyi münşî destine verüp ol dahi ta‘zîm ile nâmeyi bûs edüp savt-ı a‘lâ ile kırâ‘at …
EÇS II 297b … b-ı Muhammedî üzre karâr edüp hân nâmeyi münşî destine verüp ol dahi ta‘zîm ile nâmeyi bûs edüp savt-ı a‘lâ ile kırâ‘at olunup nâme-i kilk-i cevâhir-nisârda Hazret-i …
EÇS III 17b–18a … mâ‘at / Zuhûr oldu niçe dürlü kerâmet / Sahâbe kim yazup vermişdi nâme / Okuyup nâme[y]i erdi temâme / Mübârek su dahi dinledi anı / Ki suyun gûyiyâ var cism [ü] cânı / …
EÇS III 18a Ki gûyâ nâme[y]i nehr etdi tefhîm / Kabûl etdi kelâmı oldu teslîm / Niçe etmeye ta‘zîm ol kelâmı …
EÇS III 61b–62a … kayseri olan Cimcime'ye ve Mar‘aş ahâlîsine bir nâme yazup Esved ibn Mıkdâd ile nâmeyi Cimcime kaysere gönderdikde kırâ’at edüp "Evvel bir Allah, sânîyen Muhammed lev …
EÇS III 61b–62a … i kabûl edesiz, sânîyen kal‘ayı teslîm edesiz, sâlisen harâc kabûl edesiz" deyü nâmeyi bu gûne istimâ‘ etdiklerinde derhâl Mar‘aş kavmi şehri hâlî bırağup Şîr dağına …
EÇS III 63a … kler eder, hakkından gelin yohsa hakkından gelirim" deyü nâme gönderdikde Gavrî nâmeyi kırâ’at edüp nâmesinde "Hakkından gelmeğe kâdir isen gel" deyüp Selîm Hân'a nâm …
EÇS III 77a–77b … m pederim pâdişâhım işte şâh-ı Aceme havfımdan firâr etdim" deyü Süleymân Hân'a nâmeyi gönderüp kendüsü Amasiyye'den dörd aded evlâdın alup yedi yüz müsellah askeri i …
EÇS IV 199a … izde olan Ekrâd-ı eşirrâlarınız zabt u rabt idesiz", deyü ricânâme tahrîr etdi. Nâmeyi hâkim-i Âmid kırâ’at edüp mefhûmu ma‘lûmu oldukda bir nâme ile âdem gönderüp, " …
EÇS IV 285a–285b … e Harîr ü Ardalân vilâyetlerinden ve Hakkarî içinden Van'a tiz gel, dedi. Ve bu nâmeyi ve bu cevâhir eğerli atı ve bu yelegendez atı ve bu cevâhir hançer-i zülficâmı …
EÇS IV 290b … kalkdıkda cümle nüdemâları ve cümle huzzâr-ı meclis erbâb-ı dîvân ayağa kalkup nâmeyi anlara gösterdi. Ve nâmeyi münşîye verüp kırâat etdirdi.
EÇS IV 290b … ve cümle huzzâr-ı meclis erbâb-ı dîvân ayağa kalkup nâmeyi anlara gösterdi. Ve nâmeyi münşîye verüp kırâat etdirdi.
EÇS IV 292b … nyaniş kavmiyle mâbeynlerin sulh etmişim’, deyü bir nâme yazarım. Senin çaparın nâmeyi Alî Ağa'ya tapşırır. Alî Ağa da nâmemiz Güzelce Şâh'a gösterüp her tarafdan iş …
EÇS IV 301b … mizin mektûbların verüp eline alup bûs edüp serine koyup "Aleykümüsselâm" deyüp nâmeyi bî-bâk ü bî-pervâ kırâat edüp eydür, "Evliyâ akam! Van vezîri karındaşımız buyu …
EÇS IV 302a … rdünüz. Elbette şer‘-i Muhammedî'yi ve kânûn-ı Şeyh Safî'yi icrâ etdirirsiz. Bu nâmeyi ve huccetleri güzelce şâha gönderüp bu fakîr nâ-murâd hânı âzâd eder. Mukaddemâ …
EÇS V 148b … nerale verüp öpüp başına koyup bizlere, "Safâ geldiniz" deyü vâfir ta‘zîm edüp, nâmeyi terceme edüp okundukda, "Estağfirullâh, biz kal‘a yapmazız. Hemân bizim elimizd …
EÇS V 149a … up bu hakîr bir iskemlede ve ceneral bir iskemlede karâr-dâde olup ibtidâ hakîr nâmeyi öpüp başıma koyup yeden-be-yedin cenerale verüp terceme ile tılmaşnâme kırâ’at …
EÇS V 161b … nu üzre kıyâm-ı kad tâm reftâr ile varup bî-bâk banın yed-i nâ-pâkine mektûb ve nâmeyi verüp, ban mektûbları eline aldıkda öpüp başına koyup ba‘dehû tilmaşlara, ya‘nî …
EÇS VI 19b … anço Hüseyin Ağa ve Façatlı Ali Ağa Seykel'den gelüp, "Kâfir(in) itâ‘at etmeyüp nâmeyi pâre pâre edüp biz gücile halâs oldu[k]. Ve Kuta nâm Seykel boğazında bir dağda …
EÇS VI 75b … le Mihaç sahrâsında yâhûd Budin altında Kile sahrâsında görüşüp karışalım" deyü nâmeyi bir kapucuya verüp Budin'e gönderdi.
EÇS VI 108b … kulağın kadar ederim, bî-selâm" deyü dahi niçe gûne tenbîh ü te’kîdler yazılup nâmeyi İpşirli Mehemmed Ağa'ya verüp ol dahi zîr-i hisâra varup bir kemendli nerdübân- …
EÇS VI 108b … i nerdübân-ı tavîl ile varan elçiyi derûn-ı hisâra alup bir dâne tabya küncinde nâmeyi okudup me’âl-i kelâm mefhûmu oldukda Fargaçi eydir:
EÇS VII 30a … ladlı Hasan Ağa'ya verüp ol dahi Pojon kal‘ası üzre çâsârın Beç kal‘asına varup nâmeyi krala verüp ol dahi "Sem‘an ve tâ‘a" deyü Sadrıa‘zama üç günde mektûbları gelüp …
EÇS VII 65a … aşa-yı âlî-vakâr koynundan nâme-i hümâyûnu çıkarup öpüp başına koyup sağ eliyle nâmeyi krala verince kral nâmeyi iki eliyle alup iki kerre öpüp nâmeyi başına koyup nâ …
EÇS VII 65a … nâme-i hümâyûnu çıkarup öpüp başına koyup sağ eliyle nâmeyi krala verince kral nâmeyi iki eliyle alup iki kerre öpüp nâmeyi başına koyup nâmeyi sağ tarafında cümle v …
EÇS VII 65a … oyup sağ eliyle nâmeyi krala verince kral nâmeyi iki eliyle alup iki kerre öpüp nâmeyi başına koyup nâmeyi sağ tarafında cümle vüzerâsına gösterüp cümlesi başlarından …
EÇS VII 65a … yi krala verince kral nâmeyi iki eliyle alup iki kerre öpüp nâmeyi başına koyup nâmeyi sağ tarafında cümle vüzerâsına gösterüp cümlesi başlarından şapkaların çıkarup …
EÇS VII 65a Andan kral nâmeyi sol tarafında olan cümle ümerâlarına ve papasları ve iş erlerine ve cümle erbâb …
EÇS VII 65a Andan nâmeyi dîvânhânenin sağ tarafı köşesinde bir âlî maksûrecik üzre nâmeyi anasına göster …
EÇS VII 65a Andan nâmeyi dîvânhânenin sağ tarafı köşesinde bir âlî maksûrecik üzre nâmeyi anasına gösterüp anası dahi ayak üzre kalkup ellerin ve kolların ve boynu ve be …
EÇS VII 65a Ba‘dehu çârsâr-ı inpirator nâmeyi yine öpüp başına koyup taht üzre ayağa kalkup nâmeyi başı ucunda tâc-ı gorona, …
EÇS VII 65a Ba‘dehu çârsâr-ı inpirator nâmeyi yine öpüp başına koyup taht üzre ayağa kalkup nâmeyi başı ucunda tâc-ı gorona, ya‘nî tâc-ı revâc-ı İskender olan manlifke altına koy …
EÇS VII 111b … tâbi‘ elli bin kadar küffâr-ı Kazak'dır. Hân bunlara nâme ile bir elçi gönderüp nâmeyi kırâ’at etmeden kabûl etmeyüp "Hân bildiğinden kalmasın" deyü elçimizi kovdular …
EÇS VII 167b … hatları kapudana gösterüp Nemse lisânın tercümânları kırâ’at edüp rûy-ı zerdine nâmeyi sürüp,
EÇS IX Y313b … nâme-i pâdişâhîyi ve mektûb-ı vezîr-i a‘zamı verüp kırâ’at olundukda şerîf Sa‘d nâmeyi bûs edüp Hüseyin Paşa kendü eliyle bir semmûr kürk ve üzerine zer-ender-zer hil …
EÇS X Y15a … lindedir" deyü şehâdet edince Hazret-i Ömer'e nâmeler tahrîr edüp heccânlar ile nâmeyi Hazret-i Ömer tarafına gönderüp beri tarafda Amr ibnü'l-Âs "Mütevekkilen alallâ …
EÇS X Y147b–Y148a Ma‘nâsı: Bu nâmeyi Ömer ibnü'l-Hattâb Nîl-i Mısır'a göndermişdir. Ey Nîl! Eğer senin taşduğın kend …