İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

nûş edi*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
19
isabet
17 cümle/beyitte
7,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
4
farklı biçim
48 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi197,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–19 / 19

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“nûş edi*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 38b … ilhâh ile teklîf-i mâlâ-yutâk edüp hâh-nâ-hâh ol mu‘tekid ihtiyâr bir câm bâde nûş edince "Yâ Allâh" deyü ol ân uryân olup hânesine gelüp artık hânesinden taşra çıkmayup …
EÇS II 298a … mehmûm âdem sâ’ir diyârdan gelüp Tebrîz'e dâhil olunca bi-emrillah Ûcân âbından nûş edince tâze cân bulup ısıtmadan halâs olduğiyçün "Tebrîz" derler. Şehr-i Mısr'ın iç ka …
EÇS III 43b … ni‘meteyn-i kebîrde bir râyiha vardır kim Hudâ âlimdir, hemân âdem bir katresin nûş edince gûyâ hayât-ı câvidân bulup dimâğ-ı benî Âdem mu‘attar olur.
EÇS III 85a–85b … n nûş edüp nef‘in bulamaz. Bitlis kal‘asının sağ tarafında cereyân eden uyûndan nûş edince hemân kal‘a kayası dibinde hâb-ı râhata varup safâ eder. Hâbdan bidâr olup ol n …
EÇS IV 222a … ır." deyü "Azm-i kûh-ı Bingöl!" diyerek Basra önünde Şattu'l-Arab'a gelüp andan nûş edince karneyninin veca‘ı teskîn olur. Andan sâhil-i Şatt ile gelerek ve âb-ı nâbdan n …
EÇS IV 222a–222b … e avdet edüp nehr-i Batmân Şatt'a mahlût olduğu mahalle gelüp nehr-i Batmân'dan nûş edince hayli râhat olur. Sâhil-i Batmân ile gidüp Kefindir kal‘ası altına vardıkda Bit …
EÇS IV 222a–222b … âhede idemez, ammâ kal‘a-i Bitlîs kayasının sağ tarafından cereyân eden uyûndan nûş edince hemân kal‘a kayası dibinde hâb-ı 222b râhata varup safâ eder.
EÇS VI 104a Piyâdelerimizden yine hayli âdem şehâdet şerbetin nûş edince hemân cümle bâkî kalan piyâdelerimiz etek der-miyân edüp ceyrân gibi sekerek ve …
EÇS VI 112a–112b … olunmazdı. 112b Hattâ bu savaş-ı perhâşda yüz beş aded yiğit câm-ı şehâdetden nûş {edince mest} [ü] medhûş-ı ebed olup meşhed-i gâziyân mahallesinde cümlesin hânelerine …
EÇS VII 90b … revânları kenârında kâh-ı Havarnaklarda kesb-i tarâvet edüp bilâ teşvîş ayş [u] nûş edilir . Ol murğzâr bâğlar içre bülbüllerin nağamât-ı hoş-elhân asvât-ı hazînleri âdeme …
EÇS VIII 221b … olduğundan bir âdem bir gûsfend-i semîn yeyüp bu mâ-i cân-perverlerden bir kâse nûş edicek derhâl aç olur. Tâ bu mertebe serî‘u'l-hazm şarâbları vardır.
EÇS VIII 285a Sâ‘î-i hayr ser-i sansoniyân, / Hazret-i Osmân Ağa-yı zî-hayâ, / Nûş edince dediler târîhini, / Çeşme-i aynı'l-hayât-ı cân-fezâ. / Sene 1072.
EÇS IX Y35b Hâdimî dedi anın târîhini / Nûş edin Allâh içün mâ-i hayât / Sene 979
EÇS IX Y256a Hâtûn dahi şeyhin ağzı yarın nûş edince , şeyh hâtûnun karnın sığayup "inşâallâh müştakkuküm evlâdü'l-ma‘nâ" deyüp gider …
EÇS X Y10b … r-i kâr Âb-ı hayâtı bulmayup gerü Irâk vilâyetine gelüp şattü'l-arab zülâlinden nûş edince boynuzlarının veca‘ı sâkin olup istirâhat etdikde menâmında görür kim;
EÇS X Y10b–Y11a … binde nâfi‘ olan nehir iki şakk olur. Mûdikî dağlarından Y 11a gelen nehirden nûş edince İskender'in feryâd [u] enîni evce peyveste olur.
EÇS X Y11a Bitlîs şehri içinden gelen nehirden nûş edince hazz edüp atf-ı ınânı ol cânibe çevirüp Bitlîs şehrine geldikde kal‘a altında n …
EÇS X Y11a … sû içinden gelenden nûş edüp safâ etmez, ammâ kal‘a altından gelen nehr-i (---) nûş edince hayât-ı câvidân bulup ol sâ‘at boynuzun biri düşüp biri kalır. Hamd-i Hudâ, dey …
EÇS X Y442b … et-i hâr üzredir, ammâ gâyet latîfdir. Beş altı kerre ta‘âm yesen âb-ı nâbından nûş edince gâyetü'l-gâye hâzımü'l-ifrâtdır, derhâl âdem yine tahsîl-i cû‘ eder. Tâ bu mert …