İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

nüh*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
145
isabet
142 cümle/beyitte
53,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
25 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi14559,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 145

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“nüh*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 12b … velâ binâ olunan kubâb-ı âlînin biri hâlâ Arslanhâne ve Nakkâşhâne olan kubbe-i nühtâkdır .
EÇS I 41b … kemer bir cisr binâ etdi. Ve Sarhan diyârında nehr-i Gedüz üzre on tokuz tâk-ı nüh-tâk bir cisr inşâ etmişdir kim meşhûr-ı âfâk kavs-ı kuzahdan nişân verir bir köprüd …
EÇS I 43b … ma zıh zıh amelî amûdlar var kim sihr-i i‘câzdır. Ve yine anda birer âdem kaddi nühâs-ı hâlis [ve] zeheb-i hâlis ile mutallâ şam‘dânlar üzre yigirmişer kantâr şem‘-i a …
EÇS I 97b Ve kubbe-i nüh-tâklarında gûnâ-gûn murassa‘ kanâdîller ve taşra büyük câmekânında olan şuğl-i mermer-kâr …
EÇS I 198b–199a … i Hudâ Abdülmü’min Câmi‘-i Ümeyye'yi amâr 199a edüp eflâke ser-çekmiş kubbe-i nüh-tâkı pîr-i nakkâş nakş-ı bûkalemûn ederken kubbeden gözüne kireç gubârı düşüp ol mah …
EÇS II 295b nüh
EÇS II 296a–296b … Şağad b. Hüseyn Baykara" hattı tahrîr olunmuşdur. Eflâke ser çekmiş bir kubbe-i nüh-tâkdır . Türbedârları dahi Hüseyn-i Baykarâ'nın evlâd-ı evlâdıdır. Ve bu kend bu âsitân …
EÇS II 304b … k Şâh binâ edüp Azerbaycân'ın ibtidâ taht-ı kadîmi bu idi. Meşhûr-ı âfâk şehr-i nüh-tâk ve kasr-ı revâk-ı Havernâk ve kâhlar ile ârâste ve bâğ u besâtîn ve selsebîller …
EÇS II 326b Hadîs-i Sahîh'den ihrâc olunmuşdur. Bu nehr-i Furât'a niçe nühûrlar mahlût olup kankı diyârlara uğraduğu bâlâda Erzurûm evsâfında tahrîr olunmuşdur …
EÇS II 334b–335b … eyüp huzûrunda musâhiblerin katl etdüğünü afv edüp bir kîse altun ve bir otâk-ı nüh-tâk ve on katar-ı katır ve on katar şütür bariyle ihsân edüp tuğ ve tabl [u] alemle …
EÇS II 343a … udret ile binâ olunan on iki kal‘anın biri dahi budur kim meşhûr-ı âfâk kal‘a-i nüh-tâkdır . Heft tarafında dîvârlarının kaddi yetmişer zirâ‘-ı âlîdir. Ve cümle yetmiş bur …
EÇS II 349b … ümüşden nerm-râmdır. Kuyumcular bu sîm-i hâlisin yüz dirhemine on dirhem mizbâr nühâss-ı hâs ilkâ edüp yine gümüşü âteşden beyâz süd gibi çıkup tamga-yı sultânîye gelir …
EÇS II 353b–355b … kelb-i mu‘allemler! Benim kelb nefsimin birâderleri! Çend çendine, heft heştine nüh dedüğe kurbân olayım", deyü "Müjde yârânlar! İmâristân vardır. Cenâb-ı Bârî yâr …
EÇS II 361b–362a … ûn üzre ibtidâ kethüdâsına varup mülâkât olup bize vesîle olarak paşanın otâğ-ı nüh-tâkına götürdü. Ne otâk, gûyâ bir serâperde-i Süleymânî'dir kim cânib-i erba‘asın niçe …
EÇS III 2b 114. Evsâf-ı nehr-i azîm ümmü'l-uyûn-ı Rûm Tuna ve rûy-ı arzdaki nühûrları bildirir.
EÇS III 30a … du‘â edüp semâdan bârân-ı rahmet nâzil olup Üsküdar ve İslâmbol üzre zulümât-ı nühûset ref‘ olup âlem münevver oldu" deyü bu vâkı‘ayı Şeyh Halîl Efendi bu uslûb üzre …
EÇS III 44a … eyü Bayrâm Ağa'yı katl edeyazdı. Fakir Bayrâm Ağa, bayrâma iremeye yazup otak-ı nüh-tâkdan taşra bayrâm [u] seyrâna gitdi. Ertesi dîvân-ı pâdişâhî olup cemî‘i Dürüzî ve T …
EÇS III 85a … Musul ve Şehrezûl ve Bağdâd ve Basra seyâhatleri tahrîr olunduğu mahalde cemî‘i nühûrları birer birer alâ tafsîl terkîm olunur. Allahümme yessir bi'l-hayri'l-âfiyet! Amm …
EÇS III 95b–96a … elli zırh ve tüfenk ve elli katar deve ve elli katar katır ve bir cedîd otağ-ı nüh-tâk-i kâr-ı Irâk serâperde-i sultânî ile 96a serdârlık hatt-ı şerîfiyle bir hil‘at- …
EÇS III 104b–105a … uşdur kim tâk-i Kisrâdan ve Kavs-ı kuzahdan nişân verir (---) göz bir kantara-i nüh-tâk-i revâkdır. İslâmbol'un cemî‘i Rûmeli diyârlarına giden hâs [u] âmmun memerridir …
EÇS III 107b … nna‘ ve şîrîn-kâr câmi‘-i pür-envârdır. Kubbe-i âlîsi eflâke ser çekmiş kubbe-i nüh-tâkdır . Kıble tarafında bir nîm kubbe-i eflâkdir. Kubbe-i kebîrinin etrâfında kanâdill …
EÇS III 111b–112a … -ı Rûmeli'nde böyle câmi‘-i selâtîn-misâl ma‘bedhâne-i musanna‘ yokdur. Kubbe-i nüh-tâkı tâk-i eflâke ser çekmiş gûyâ bir kubbe-i felekdir. Derûn-ı câmi‘ gâyet musanna‘ …
EÇS III 121b–122a … râ’at olunca Melek Ahmed Paşa efendimiz sem‘an ve tâ‘a deyüp tuğların ve otak-ı nüh-takların Çayır mahallesinde namâzgâha çıkardı.
EÇS III 151b … Lâkin kâr-ı kadîm üzere mebnîdir. Derûn-ı câmi‘de doğramalı kârgîr sütûn üzere nüh tâk-i Kisrâ üzre yine tokuz kubbe-i ibret-nümûndur. Derûn-ı câmi‘de eyle zîb u …
EÇS III 154a … ile zelzeleden ve âfât-ı semâvî ve âfât-ı dehrden münhedim olup câmi‘in kubbe-i nüh-tâkına rahne vere mülâhazasıyla merkûm minâreteynleri câmi‘den ba‘îd tarafeynde olan t …
EÇS III 154b … ûnlar üzre eflâke ser çekmiş bir kubbe-i ser-bülenddir kim gûyâ kubbe-i eflâk-i nüh-tâkdır . Cümle hendese sâhibleri üstâd-ı kâmillerin ve bünyâd eden Mi‘mâr Sinân'ın kavl …
EÇS III 160b … bu bâğ-ı İrem içre nehr-i Tunca kenarınca niçe tâk-i Havernâklar ve niçe tâk-i nüh-tâk-i tumturaklı kulleli kasr-ı âlîler ihdâs eder. Her mülûk birer âsâr edüp gûyâ bâğ …
EÇS III 165b … ibe meyl eder, temâşâgâhdır. Ammâ aşağı kubbe-i kebîr sekiz köşedir. Bu kubbe-i nüh-tâkın içerisinde dahi sekiz kenar vardır. Her kemer altında birer kış odaları vardır. …
EÇS III 165b … errâk çağlayup seylâb-vâr havza dâhil oldukda fıskiyyelerden mâ-i zülâl kubbe-i nüh-tâkın tâklarında nihâyet bulur.
EÇS III 165b … adırvanlara nazar edüp haltiyyât-ı kalenderî kelimât ederler. Niçesi ol kubbe-i nüh tâkın etrâfında olan gül [ü] gülistân ve bâğ [u] bostân u reyhânistân içre hezâ …
EÇS IV 196b … birer gûne ürd-i behişt mahallesinden nişân verir. Her birinden niçe âb-ı zülâl nühûrlar cereyân edüp bu uyûn-ı câriyelerin yemîn ü yesârında gûnâ-gûn müşebbek bostânla …
EÇS IV 204a Ve nehr-i Furât'a niçe yüz nehir dâhil olur ve niçe yüz nühûrlar hâric olur, ammâ cümleden azîm dâhil olan nehir bu Şatt-ı âb-ı zülâldir.
EÇS IV 205a … dra'da ve gayrı mellahân-ı keştîbânların harîtalarında mezkûr Şatt'a rîzân olan nühûr-ı cüz’î ve küllîleri tahrîr ve terkîm etmişlerdir. Ammâ bu inşâallah bu kemter-i …
EÇS IV 205b … ldândan ve besâtîn ü mezâri‘âtdan bir hatve zemîn-i hâliye yok idi ve bu mezkûr nühûrlar içre azîm gemiler ta Birecik'e ve Diyârbekir'e ve Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve …
EÇS IV 205b … ve kal‘a-i Şahoy'da ve niçe kılâ‘-ı azîmelerden gelüp nehr-i Şatt'a mahlût olan nühûrları beyân eder
EÇS IV 206a … a-i kelâm bu İmâdiyye ve Akra ve Cizre dağlarından doksan üç aded sağîr ü kebîr nühûrlar tulû‘ edüp cümlesi Şattu'l-Arab'a mahlût olur, ammâ Van diyârı seyâhatin etdiği …
EÇS IV 206a Evvelâ nehr-i Şatt'dan müteferri‘ olan nühûrları beyân eder
EÇS IV 206a … nehr-i Düceyle'nin cânib-i şarkîsinde ve garbîsinde cümle gerüde tahrîr olunan nühûrların çoğu bu Düceyle'ye rîzân olup çölde gâ’ib olur. Ammâ cânibi-i şarkîsinde nehr-i …
EÇS IV 206a–206b … sinde bî-hadd ü bî-kıyâs nehirler vardır. Hatta 206b nehr-i Dicle'ye bin aded nühûrdan ziyâde mahlût olur, deyü kelek keştîbânı Hacı Bağdo ve Zenge Mehemmed hikâyet e …
EÇS IV 207a Bu mezkûrûn nühûrların cümlesin arz-ı Irâk'da ve Medâyin ve Kûfe ve Basra ve Kurna ve Deşt-i Kerbelâ v …
EÇS IV 209a … mekkâre avret babası Ma‘ânoğlu'ndan gördüğü gibi âteş-i Nemrûd yakup bir kantâr nühâs-ı hâssa bir dank iksîr-i a‘zâm verüp ol ân sûret-i zerd bulup bir zer-i hâlis olu …
EÇS IV 219a nüh / 9
EÇS IV 226a–226b … birinde birer hâssa vardır, ammâ ma‘lûmumuz olan bunlardır kim cümle bu merkûm nühûrlar şehr-i Bitlîs'in cânib-i erba‘asındaki kûh-ı bülendlerden tulû‘ edüp şehrin bâğ …
EÇS IV 226b … lerin sebzevâtları ter ü tâze olup gâyet latîf nebâtât [u] giyâhâtı olur. Ve bu nühûrlar cümle şehrin cânib-i garbında bir olup cereyân ederek ra‘d-vâr kayalar içre gür …
EÇS IV 236b–237a … âsı etrâfın seyâhat edüp ayne'l-yakîn etdiğimiz mertebe Van bahrine mahlût olan nühûrları bildirir :Ammâ bu mahall-i Taht-ı Van'da yol iki fırkadır. Van bahrinin cânib-i …
EÇS IV 245b … yılda bir kerre balığı çıkdığı bâlâda Van deryâsı evsâfında deryâya mahlût olan nühûrlar evsâfında tahrîr olunmuşdur kim Van bahrine mahlût olur. Ba‘dehû bu nehr-i Bend …
EÇS IV 261b–262a … ğe karâr verilüp altı bin güzîde asker-i Mahmûdî ile Van altından paşanın tâk-ı nüh-tâkı Karaçay başında meks edüp paşa Van altında sefer tedâriklerine mukayyed olup şe …
EÇS IV 269b … . Bunlar münhezim oldukları ma‘lûmları oldukdan sonra benî Âdem demi dem-be-dem nühûr gibi cereyân ederken hân askerinin "Benem diğer nîst!" diyen aşîret beğlerinden …
EÇS IV 270a … hân ardı sıra arayup gitmede, beri cânibde ol hânende Hân-ı bî-şânın şe‘âmet-i nühûseti sebebiyle meterislerinde bu kadar bin mahlûk-ı Hudâ nâ-hak yire "Lâ ilâhe illal …
EÇS IV 273a … Van'a gitmek fermân olunup Van'a revâne oldular. İktizâ hasebiyle ancak otak-ı nüh-tâk önünde on pâre darbzen toplar kaldı.