… bizim Melek Ahmed Paşa efendimize alâ tarîkı't-taklîd sergüzeşt [ü] serencâmın
nakl etdikde
âdem gülmeden vâlih olur. Ammâ ol asırdan berü sağ kıçı lengce idi.
Bu sergüzeşti hakîre ve bizim Melek Ahmed Paşa efendimize alâ tarîkı't-taklîd sergüzeşt [ü] serencâmın nakl etdikde âdem gülmeden vâlih olur. Ammâ ol asırdan berü sağ kıçı lengce idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229a ·
metinde göster ·
… bu dilleri ılgar ile Köpürlü'ye beş günde gönderüp ahvâl-i pür-melâli kefereler
nakl etdikde
Eflâk ve Boğdan Kapu Kethüdâsı Uzun Alî Ağa Köpürlü vezîre der kim,
"Vallâhi Erdel kralı Rakofçi oğlu yüz bin asker ile Erdel vilâyetinin Seykel sahrâlarına gelmiş, ammâ dahi Leh vilâyetine girmemiş ve Leh kralı iki kerre yüz bin askerle sizin gelmeniz imdâdına bakar, ammâ size tâbi‘ Eflâk ve Boğdan beğleri yigirmişer bin asker Rakofçi'ya {imdâd} gönderüp sizi urmak üzredir" deyü haber verdikde, hemân Paşa bu dilleri ılgar ile Köpürlü'ye beş günde gönderüp ahvâl-i pür-melâli kefereler nakl etdikde Eflâk ve Boğdan Kapu Kethüdâsı Uzun Alî Ağa Köpürlü vezîre der kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 38a ·
metinde göster ·
… erirlerdi" deyü Ömer Ağa bir kâfirden istimâ‘ etdiği üzre Hüseyin Paşa'ya böyle
nakl etdikde
hemân Hüseyin Paşa yine Kaşa kal‘asına tekrâr bizi gönderüp gayri kralzâde tale …
Ömer Ağa eydir: "Bana kal‘ada bir kapdan dedi kim Helil Gabor bunda yokdur, İsfaç pâdişâhına gitdi. Size Helil Gabor'dur deyü gayri kralzâde gösterdiler, ammâ Helil Gabor bunda olsa çâsârdan korkmadan size Helil Gabor'u krallığa verirlerdi" deyü Ömer Ağa bir kâfirden istimâ‘ etdiği üzre Hüseyin Paşa'ya böyle nakl etdikde hemân Hüseyin Paşa yine Kaşa kal‘asına tekrâr bizi gönderüp gayri kralzâde taleb etdikde hemân mezkûr Korlad Kaşa Ban kenîsesinin baş papası eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 15b ·
metinde göster ·
… r ve kelleler ile Selvi kadısı mahkemesine varup ahvâl [ü] serencâmımız bir bir
nakl etdikde
,
Üç yüz hâneli ve bir câmi‘li müselmân köyüdür. Cümle halkı bize karşu çıkup davulları ve haçlı bayrakları görüp bize "Gazânız kutlu olsun" deyüp cümlemiz hânelerine kondurup sıyladılar, ya‘nî Tatarca i‘zâz u ikrâm etdiler. Hemân cümlemiz davul ve bayraklar ve kelleler ile Selvi kadısı mahkemesine varup ahvâl [ü] serencâmımız bir bir nakl etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
… ykerler ile şehre girüp doğru mahkeme-i Resûl'e varup ahvâl-i mâcerâmız bir bir
nakl etdikde
cümle huzzâr-ı meclis,
Netîce-i kelâm cümlemiz bu Lofça şehrine alay ile kelleler ve davullar ve haçlı peykerler ile şehre girüp doğru mahkeme-i Resûl'e varup ahvâl-i mâcerâmız bir bir nakl etdikde cümle huzzâr-ı meclis,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55a ·
metinde göster ·
… u hakîr ahşam karîb olup konağımıza varup cümle temâşâ etdiğimiz paşaya bir bir
nakl etdikde
paşa ve sâmi‘înden olanlar cümle âlem-i hayretde kaldılar.
Ve herîfin ellerinden ve ayaklarından ve mezkûr dübür ardından henüz cerâhatlar ve sarı dutkallar akup vakt-i gurûba yakın herîfe sirkeli kebâb ve bir kâse şarâb verüp ba‘dehu hakîr ahşam karîb olup konağımıza varup cümle temâşâ etdiğimiz paşaya bir bir nakl etdikde paşa ve sâmi‘înden olanlar cümle âlem-i hayretde kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63a ·
metinde göster ·
"Bu oğlan benim karındaşım Abdullâh'ın oğludur kim babası Medîne kurbunda Dâru'n-Nâbığa nâm mahalde ticârete gidüp Şam'dan gelirken Nâbığa'da merhûm olup na‘şın Medîne'de Bakî‘'e getirdüp anda defn etdirdim. Ve bu Muhammed'in vilâdetinden altıncı sene vâlidesi Emîne Hâtûn ehli Abdullâh karındaşımın mîrâsın ahz u kabz etmeğe Medîne'ye gidüp bu Muhammed'i altı yaşında iken bile götürüp bir ay Yesrib şehrinde oturup muhallefât-ı Abdullâh'dan cüz’î ve küllî şeyler bulup Yesrib'den yine Mekke'ye bu Muhammed anasıyla gelirken Mekke kurbunda Ebû Enâm nâm mahalde vâlidesi dahi merhûme olup na‘şını Mekke'ye getirdüp anda defn edüp bu Muhammed babadan ve anadan öksüz kaldığından cümle kabâ’il-i Kureyş buna Muhammed-i yetîm derler. Karındaşım evlâdı olmak ile benimle bile ticâret ile kâh Şam'a ve kâh bu Busrâ şehrine getiririm" deyü Ebû Tâlib bu hikâyeleri nakîr kıtmîr cümle Bahîrâ papasa nakl etdikde Bahîrâ papas-ı ehl-i vukûf-ı zû-fünû[nı]'d-dehr eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100b ·
metinde göster ·
… em-i hayretde kalup bizimle bile olan Maskovlar sergüzeşt [ü] serencâmı bir bir
nakl etdikde
dünyâ kadar hazz edüp,
Menzil-i İşcetkirmân'a gelüp elçiye buluşup başları önüne yuvarlayup elçi başları gördükde âlem-i hayretde kalup bizimle bile olan Maskovlar sergüzeşt [ü] serencâmı bir bir nakl etdikde dünyâ kadar hazz edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182a ·
metinde göster ·
… dahi Anatolu'da ahvâl-i 208a pür-melâli Çelebi Sultân Mehemmed Hân'a bir bir
nakl etdikde
Mehemmed Hân asker cem‘ edüp devlet-i dünyâ içün iki bürâder-i cân-berâberler d …
"Ol Anatolu pâdişâhıdır. Ben Rûmeli pâdişâhıyım. Karındaşım tâ Mekke ve Medîne ve Mısır ve Şâm ve Kudüs ve Irâk pâdişâhı olmayınca ben andan bî‘at etmek ihtimâlim yokdur" deyüp gelen mektûb-ı mahabbet-üslûbu pâre pâre edüp varan elçiyi kovup ol dahi Anatolu'da ahvâl-i 208a pür-melâli Çelebi Sultân Mehemmed Hân'a bir bir nakl etdikde Mehemmed Hân asker cem‘ edüp devlet-i dünyâ içün iki bürâder-i cân-berâberler deryâ-misâl askerler ile (---) nâm mahalde bir savaş-ı perhâş ederler kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207b–208a ·
metinde göster ·