ammâ biriniz varup ricâ etmezsiz. Görmez misiz kim bana bir hatm bahânesiyle al …
Hemân hakîr eyitdim: "Bre ümmet-i Muhammed! Paşanın gözünde, bir âdem arayıcısı görem, deyü nazar eder ammâ biriniz varup ricâ etmezsiz. Görmez misiz kim bana bir hatm bahânesiyle altmış aded eli bâğlı âdem bâğışladı. Görmez misiz, şu meydân hûn-ı insân ile üç günden beri halîce döndü. Bre varın âdemler ricâ edin. Paşanın gözünde ricâcılar uçar!" deyince,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 272b ·
metinde göster ·
Hakîr eyitdim: "Hânım Âl-i Osmân Oğuz tâ’ife vü minkaladır ve deryâ-misâl askere mâlik olduğundan hîle ve hud‘a nedir bilmez. Bir cânibe hâb-ı hargûş gösterüp bir tarafı urmağa tenezzül etmez ve hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeynliğe ol hîle-i bednâmı düşürmez. Ve cemî‘i zamânda Osmânlı ahid-şikenlik edüp bir düşmanının üstüne ale'l-gafle varmamışdır. İbtidâ sulha muğâyir bir pîşekârlık edeni evvel elçiler ile nâmeler gönderüp mudârâlar gösterir ve ‘Vaktine hâzır-bâş ol!’ deyü haber gönderir. Sonra deryâ-misâl asker ile kankı düşman ise üzerine çeküp intikâm alır. Yohsa hânım eğer Âl-i Osmân ve eğer vüzerâları evvel kendileri ahid-şikenlik etmemişlerdir. Husûsan bizim Melek Ahmed Paşa vezîrimiz hânımla dost ve kardaş olup hiçbir cânibe hakâret nazarıyla nazar eder mi?" deyü Tebrîz hânına inşirâh-ı sadr-ı derûn haberleri verdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 303a ·
metinde göster ·
… r-i kebîr eyle bir kantara-i bî-hemtâdır kim tâk-ı revâkına dîde-i insân gücile
nazar eder
. Her kim ilm-i mi‘mârîden haberdâr ise dikkat-i tâm ile nazar etse ta‘accüb edü …
Evvelâ bu cisr-i kebîr eyle bir kantara-i bî-hemtâdır kim tâk-ı revâkına dîde-i insân gücile nazar eder. Her kim ilm-i mi‘mârîden haberdâr ise dikkat-i tâm ile nazar etse ta‘accüb edüp vâlih [ü] hayrân olur. Devlet-i Âl-i Osmân'da meşhûr olan püllerin ve kantara ve cüsûrların en müntehâ memdûhu diyâr-ı Rûm'un Hersek sancağında Mostar şehri içre nehr-i Neranta ya‘nî nehr-i Neretva üzre bir göz Süleymân Hân'ın cisri meşhûr-ı âfâkdır kim târîhi "Kudret kemeri" lafzıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 389b ·
metinde göster ·
… se nazar etdikde eğer vâlidesi Meryem timsâli ve eğer Îsâ Nebî timsâli bir gûne
nazar eder
kim her gören onları hay zann ederler.
Bu kürsî-i çelipa üzre bu kadar kütüb-i mu‘tebereler ve bu kadar cevâhir zarflı İncîller yığılup bu kitâbların arasında zer-ender-zere müstağrak olmuş Hazret-i Meryem'in timsâli ve der-âğûşunda palasanta Hazret-i Îsâ'nın ma‘sûmluğu timsâli vücûden binâ olunup gûyâ vâlidesi kucağında vâlidesi südüyle gıdâlanup hande-künân cümle âdemlere nigerân eder bir sûretdir kim gûyâ zî-rûh rû[h]ullâhdır. Ve herkese nazar etdikde eğer vâlidesi Meryem timsâli ve eğer Îsâ Nebî timsâli bir gûne nazar eder kim her gören onları hay zann ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14a ·
metinde göster ·
… ına alup başımda destâr-ı Muhammedîye ve esbâb [u] eskâl [ve] bıçağ u hançerime
nazar eder
bakardı. Elçiye sorup,
Elçiyle yahşi mu‘âmele edüp hedâyâları alup kabûl 175b edüp ol ân hedâyâları tevâbi‘ ve mirzâlarına yağmâ etdirdi, gûyâ yanında lâ-şey idi. Bir yanına hakîri bir yanına elçiyi oturdup aslâ bizim elçiye rağbet ve iltifât etmeyüp hemân beni yanına alup başımda destâr-ı Muhammedîye ve esbâb [u] eskâl [ve] bıçağ u hançerime nazar eder bakardı. Elçiye sorup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175a–175b ·
metinde göster ·
… var. Âdem gördükde zî-rûh zann edüp hayrân kalır. Ve ne cânibe gitsen ol cânibe
nazar eder
görünür. Tebessüm etsen eyle nümâyândır. Bükâ eder şekilli olsan ol dahi bükâ â …
Ammâ hâlâ bu mezkûr yukaru kal‘anın garba nâzır bir demir kanatlı kavî bâbı vardır. Ol kapuya taşradan içeri girecek mahalde sağ tarafdaki kullenin iki âdem kaddi bâlâ yerinde bir küçük kemer altında beyâz mermer-i hâmdan Kaydefâ'nın ceseden oyma bir sûreti var. Âdem gördükde zî-rûh zann edüp hayrân kalır. Ve ne cânibe gitsen ol cânibe nazar eder görünür. Tebessüm etsen eyle nümâyândır. Bükâ eder şekilli olsan ol dahi bükâ âlûd müşâhede olunur, garîb temâşâdır. Lâkin gerdânından aşağı vücûdu yokdur. Hemân gerdânında halhâlı ve çehre-i la‘lgûnu ve gûşlarında menkûşu ve serinde mergûle geysûsu ve mükahhal marâlî ve gazâlî gözleri ile tasvîr olunmuş bir perî-peyker çehre-i münevverdir. Ammâ rûh yokdur. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y44a ·
metinde göster ·
… r kulle-i metîn vardır. Anda bir kenz-i azîm vardır. Dâ’imâ bu Kaydefâ ol kenze
nazar eder
. Anın tılsımıdır, derler. Hakkâ ki ol kulle cümle burc [u] bârûlardan ziyâde di …
Ve bu Kaydefâ tasvîrinin yüzü şimâle nâzırdır. Ol tarafda bir kulle-i metîn vardır. Anda bir kenz-i azîm vardır. Dâ’imâ bu Kaydefâ ol kenze nazar eder. Anın tılsımıdır, derler. Hakkâ ki ol kulle cümle burc [u] bârûlardan ziyâde dikkat Y 44b ile istihkâm üzre binâ olunmuş bir metîn kulledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y44a–Y44b ·
metinde göster ·
… verüp alırlar. Kimesne bilmez kim neylerler. Ve dâ’imâ Kaydefâ tasvîri bu ağaca
nazar eder
şeklindedir. Ve niçe bin Freng-i pür-reng bisyâr ceng-i bedreng ve mağrıbî akûr …
Nasârâlar bir berk-i hazânına bin tâze cân verüp alırlar. Kimesne bilmez kim neylerler. Ve dâ’imâ Kaydefâ tasvîri bu ağaca nazar eder şeklindedir. Ve niçe bin Freng-i pür-reng bisyâr ceng-i bedreng ve mağrıbî akûr garbî ve gayri defîne ve kenz-küşâcılar fırsat bulup bu dırahtın her bâr dibin ve cânib-i erba‘asın kazup mal çıkarmağa çalışırlar. Sabâh kal‘a neferâtları yine hafr olunan yerleri setr ederler. Bu gûne bir vâcibü's-seyr şecere-i gayrdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y44b ·
metinde göster ·
… cevâb etdiler. Ammâ gûyâ zî-rûhdur. Her ne cânibe nazar etsen ol dahi ol cânibe
nazar eder
, yemîn ü şimâline varsan sana muntazırdır. Ve hande etsen ol dahi tebessüm eder …
Ve bu deyre hayrât u hasenât edüp nezerât gönderen kralların sûretleri var kim gûyâ amel-i Âzer'dir, gören vâlih olur. Ve mihrâbları tarafında bir mahfil üzre bilâ-teşbîh Hazret-i Îsâ timsâli var. Gûyâ münâcât eder gibi iki ellerin kaldırup du‘â eder. Su’âl etdim, Rûhullâh'dır, deyü cevâb etdiler. Ammâ gûyâ zî-rûhdur. Her ne cânibe nazar etsen ol dahi ol cânibe nazar eder, yemîn ü şimâline varsan sana muntazırdır. Ve hande etsen ol dahi tebessüm eder. Bükâ etsen ol dahi girye-künân olur. Hudâ hakkı kalemin çekmede Mânî ve Bihzâd Erjenk Velîcân âcizlerdir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y222b ·
metinde göster ·
Timsâh eşi ile karada cimâ‘ edüp dişisi yumurtlar, devekuşu yumurtası kadar olur, lâkin müdevver değildir, sürâhîce ve münakkaşdır. Dişisi yumurtasın kum içine gömüp yine Nîl'e gider, her gün gelüp nazar eder. Ba‘zısı taşrada kalup şiddet-i hârdan yumurtanın içinde beyâzı pişer, sarısından kırkıncı günde sakankûr hâsıl olur. Ammâ timsâhın kum içinde kalan beyzalarından bi-emrillâh timsâh hâsıl olur. Timsâhın demâğında bir zar perdesi hâsıl olup Nîl içinde gezmeğe müsta‘id olur, ammâ sakankûrda ol zar bitmeyüp karada kalırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y163a ·
metinde göster ·
… fışkı döşer. Ve her hâneye ellişer yumurta kor. Ammâ her yumurtayı güneşe tutup
nazar eder
. Eğer tâze yumurta ise, kor, eğer cılk ise komaz. Zîrâ fışkı harâretinden pârel …
U‘cûbe-i dehrden biri dahi budur kim on bin yumurtayı at fışkısı içine gömüp yigirmi günde on bin tavuk yavrusu çıkup civ civ diyerek ol ân gezmeğe başlar. Akl-ı insân perîşân olur, aceb ibret temâşâdır. Ammâ bu kârı herkes edemez, Âbyâr kazâsında Mısır ümerâlarından Serdâr Süleymân beldelerinden Berme nâm bir köydür, anda bir asıl nesil nesle vardır, fışkıda tavuk çıkarmak anlara mahsûsdur. Piliç çıkarmak murâd edinen kimesne anlardan bir âdem alup kankı kazâya götürmek murâd edersen gidüp anda ibtidâ bir furun inşâ eder kim piliç çıkmak içün mahsûs furundur. Gûyâ etmek furunu gibi üstü kubbe ve altı boş bir büyük furundur. İçi tula ile bölük bölük bölüp her hâne ikişer parmak kalın yanmamış penbe-misâl atılmış yumuşak fışkı döşer. Ve her hâneye ellişer yumurta kor. Ammâ her yumurtayı güneşe tutup nazar eder. Eğer tâze yumurta ise, kor, eğer cılk ise komaz. Zîrâ fışkı harâretinden pârelenüp sâ’ir yumurtalara dahi zararı isâbet edüp yavrular çıkmaz. Ol ecilden cümle tâze yumurta korlar. Ve kankı yumurtadan horos ve kankı beyzden dişi piliç çıkacağın yumurtasından bilürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y229a ·
metinde göster ·