ya‘nî tâ‘ûnlu yoldan gelmiş âdem şehre girmeyüp bu mahalde yedi gün sâkin olup …
Evvelâ kasaba-i hâric-i Yedikulle, kefere zamânında nazarete ya‘nî tâ‘ûnlu yoldan gelmiş âdem şehre girmeyüp bu mahalde yedi gün sâkin olup Kostantıniyye'ye dâhil olduğuyçün bu câ-yı ma‘hûda nazarete derlermiş. Ba‘de'l-feth Ebü'l-feth Gâzî cümle tabbâğları ve sallakhâneleri bunda koyup âbâdân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117a ·
metinde göster ·
… mahalde yedi gün sâkin olup Kostantıniyye'ye dâhil olduğuyçün bu câ-yı ma‘hûda
nazarete
derlermiş. Ba‘de'l-feth Ebü'l-feth Gâzî cümle tabbâğları ve sallakhâneleri bund …
Evvelâ kasaba-i hâric-i Yedikulle, kefere zamânında nazarete ya‘nî tâ‘ûnlu yoldan gelmiş âdem şehre girmeyüp bu mahalde yedi gün sâkin olup Kostantıniyye'ye dâhil olduğuyçün bu câ-yı ma‘hûda nazarete derlermiş. Ba‘de'l-feth Ebü'l-feth Gâzî cümle tabbâğları ve sallakhâneleri bunda koyup âbâdân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117a ·
metinde göster ·
… atlı kefere-i nâsâz istikbâlimize çıkup bizi alay ile kal‘anın aşağı varoşunda
nazarete
nâm bir mihmânhâne-i mükellef ü mükemmel döşeyüp anda mihmân olduğumuz sâ‘at ka …
Kal‘a nümâyân oldukda ileriye Baba Ahmedzâde Baba İsmâ‘îl Ağa'yı gönderüp anı gördük. Bin mikdârı piyâde tüfeng-endâz ve dörd yüz kadar atlı kefere-i nâsâz istikbâlimize çıkup bizi alay ile kal‘anın aşağı varoşunda nazarete nâm bir mihmânhâne-i mükellef ü mükemmel döşeyüp anda mihmân olduğumuz sâ‘at kal‘adan mehâbet göstermek içün bin pâre top atup şâdumânlar etdi ve akîbince iki yüz aded soltat u murtat tüfengli kefereler ile bir beğzâde-i şehzâde-misâl âzâde-i cüvân yiğit hidmetimize me’mûr olup kırk elli aded fağfurî tabaklar ile gûnâ tahta'l-kahve mâ-hazar ta‘âm getirüp tenâvül etdik, ammâ ekseriyyâ ta‘âmları sükker işine müte‘allık idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149a ·
metinde göster ·
ana derler kim Hind ü Yemen ve Semerkand ve Arab u Acem'den gelen ve Âsitâne-i …
Bu kâfiristânda Nazarete ana derler kim Hind ü Yemen ve Semerkand ve Arab u Acem'den gelen ve Âsitâne-i sa‘âdet tarafından ve Bosna vezîri ve Hersek paşası tarafından ve'l-hâsıl cemî‘i diyârlardan gelen tüccârları ve ehl-i hidmetleri bu Nazarete hânına kondururlar kim belki tâ‘ûnlu olup şehre girmeye ve niçe ahvâllerine vakıf-ı esrâr olmak içün bu müsâfirhâneye ko[ndu]rup ba‘zı âdemler kırk gün oturup durur ve ekalli on gün ve yedi gün ve üç gün elbette ve elbette oturtmaları mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150b ·
metinde göster ·
… arafından ve'l-hâsıl cemî‘i diyârlardan gelen tüccârları ve ehl-i hidmetleri bu
Nazarete
hânına kondururlar kim belki tâ‘ûnlu olup şehre girmeye ve niçe ahvâllerine vak …
Bu kâfiristânda Nazarete ana derler kim Hind ü Yemen ve Semerkand ve Arab u Acem'den gelen ve Âsitâne-i sa‘âdet tarafından ve Bosna vezîri ve Hersek paşası tarafından ve'l-hâsıl cemî‘i diyârlardan gelen tüccârları ve ehl-i hidmetleri bu Nazarete hânına kondururlar kim belki tâ‘ûnlu olup şehre girmeye ve niçe ahvâllerine vakıf-ı esrâr olmak içün bu müsâfirhâneye ko[ndu]rup ba‘zı âdemler kırk gün oturup durur ve ekalli on gün ve yedi gün ve üç gün elbette ve elbette oturtmaları mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150b ·
metinde göster ·
Eşkâl-i mihmân-sarây-ı hân-ı Nazarete: Dobra-Venedik kal‘asının cânib-i garbîsi tarafında şehirden hayli mesâfe-i ba‘îde çâr-kûşe hân-misâl müte’addid kat-ender-kat ma‘mûr odaları ve matbah ve âhûrları ve soltat keferesi odaları var. Her gece müsâfirîn üzre dîdebân kefereler kapuları sedd ederler, ale's-seher yine feth ederler. Ve bu Nazarete'den taşra birkaç çingane ve fukarâ Lasman kefere evleri var. Ve cümle kâfirlerin gûrhâneleri ve bilâ-teşbîh Hazret-i Îsâ sûreti ve Hazret-i Îsâ halîfesi havâriyyûndan Şem‘ûn-ı Safâ bunda medfûndur derler. Leb-i deryâda bir taşlık yerde şekl-i murabba‘ bir hân-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151a ·
metinde göster ·
… i Abaza Paşa'ya yüz bin altun verüp kal‘aya girmeden fâriğ ederler, ammâ mezkûr
Nazarete
yanında medfûn 153a olan Şem‘ûn-ı Safâ hazretlerin ziyâret edüp görse kim siy …
Bir papas-ı hannâs eydir: "Gelüp kal‘aya girirse yâ kal‘adan kim çık diyebilir. Bir kerre Erzurûm'a girüp kapandı. Sekiz yılda sekiz vezîr Erzurûm'dan çıkaramadılar. Âhir-i kâr kendi ayağıyla Sultân Murâd'a gelüp cürmü afv olup şimdi bunda girirse bu kal‘adan anı kim çıkarabilir. Hemân az verelim ve çok yalvaralım" deyüp. Venedikli Abaza Paşa'ya yüz bin altun verüp kal‘aya girmeden fâriğ ederler, ammâ mezkûr Nazarete yanında medfûn 153a olan Şem‘ûn-ı Safâ hazretlerin ziyâret edüp görse kim siyâh manlifke şapka ile türbede yatır. Hemân Abaza Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 152b–153a ·
metinde göster ·
nâm mel‘ûn yerde yatup ale's-sabâh kal‘ada yine konağımıza duhûl edüp ol gün ko …
Menzil-i kal‘a-i Dobra-Venedik: Ol gece yine Nazarete nâm mel‘ûn yerde yatup ale's-sabâh kal‘ada yine konağımıza duhûl edüp ol gün koyun çobanların ve Novalının arz [u] mahzarların Venedik banına verüp çobanı gördüklerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156a ·
metinde göster ·
bekleyüp dördüncü gün kal‘a cenerali olan Cinivize buluşup mezkûr esîr Kara Has …
Bu cezîrede üç gün nazarete bekleyüp dördüncü gün kal‘a cenerali olan Cinivize buluşup mezkûr esîr Kara Hasan Hoca'yı zindândan çıkardup bi'l-müvâcehe Hasan Hoca'yı ceneralden beş yüz uskota riyal guruşa esîrlikden halâs edüp ceneralin ziyâfetin yeyüp ve niçe cüz’î ve küllî hedâyâların alup yine firkatelerimize süvâr olup top u tüfeng şâdımânları edüp giderken Berak adası ardından bir firkate memlû buğday ile bize karşu gelüp kâfire getirirlerken amân vermeyüp içinde yigirmi iki keferesin dahi esîr edüp firkateyi yedeğe alup yıldız tarafına beş mîl gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264a ·
metinde göster ·
Mora'nın Kapo[spata] burnundan bu cezîre-i Çuka kâmil (---) mîldir. Ve bu cezîre dâ’iren-mâdâr altmış mîldir. 283b Bir a‘lâ limanı ve bir metîn kal‘ası var. Hâlâ Venedik Frengi hükmündedir. Hattâ sene 1055 târîhinde Serdâr-ı Mu‘azzam Yûsuf Paşa ile cezîre-i Girid'de kal‘a-i Hanya'yı feth etdikden sonra inebahtılı Gâzî Durak Beğ firkateleri ile bu cezîreyi urup ihrâk edüp bu kadar mâl-ı ganâ’imler ile muğtenim olup bu cezîreyi görmüşdük. Hamd-i Hudâ bu sâl-i gazâda yine girüp alarkadan önünden geçüp yine orsa orsa gidüp seksen mîlde kıbleye gidüp hamd-i Hudâ cezîre-i Girid'e varup kıyı sıra sıyırdup Kapospata burnu nâm yere vardıkda meğer küffârın sekiz pâre mefret paturuna nâm kalyonları anda yatırlarmış. Hamd-i Hudâ eyyâmları muhâlif olduğundan kaskatı kalup yatırlardı, ammâ bir muvâfık eyyâm-ı müsâ‘id ile bir sakarcıklı rûzgâr komu birkaç pâre kadırgalarımız Nazarete limanına düşdü, ammâ gayri cümle kadırgalarımız hamd-i Hudâ selâmetle Hanya limanına girüp ıskarça yatdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283a–283b ·
metinde göster ·
… ler dahi küreklerin ve donağa[ç]ları ve zavrakların kırarak limana girdiler. Ve
Nazarete
limanına giren kadırgalar dahi anlar da yüz bin anâ çekerek Hanya limanına fî R …
Taşradaki gemiler dahi küreklerin ve donağa[ç]ları ve zavrakların kırarak limana girdiler. Ve Nazarete limanına giren kadırgalar dahi anlar da yüz bin anâ çekerek Hanya limanına fî Rebî‘u'l-âhirin 25 gün liman-ı Hanya'ya dâhil olunca,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283b ·
metinde göster ·
… Ağa bu kola gelmeyince meterisler ve sıçan yolları vâsi‘ olmadı. Sağ tarafında
nazarete
dubasın(?) doldurup sol tarafında küfeke taşlı kayaları kesüp meterisler içre k …
Ve bu Göllük tarafında olan cümle-cümle asâkir-i İslâm otuz bir bin yedi yüz aded asâkir-i İslâm olup cümle üç yüz aded meterislerde ve elli aded sıçan yollarında mâl-â-mâl ıskarça asâkir-i müslimîn idi. Ammâ bu Göllük mahalli gâyet teng-i dar olup tâ Zağarcıbaşı Zülfikâr Ağa bu kola gelmeyince meterisler ve sıçan yolları vâsi‘ olmadı. Sağ tarafında nazarete dubasın(?) doldurup sol tarafında küfeke taşlı kayaları kesüp meterisler içre ka‘r-ı zemînde hücreler ve kahvehâneler ve sebîlhâneler ve gasilhâneler inşâ edüp her siperlerin üzerlerine birer âdem kaddi kalın topraklar yığup cümle guzâtı taşdan ve kumbaradan sehel emîn edüp her siperlere ve tabyalar üzerlerine kalın vordinar direkler ve servi dırahtları örtüp üzerlerine çim ü rıhtım toprak döşeyüp bu hâl ile bu Göllük tarafı emîn olup guzât-ı müslimîn huzûr ile ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl eder oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291a ·
metinde göster ·
… engler atılup şâdımânîler ederek saf saf ubûr edüp Kanlı Mağârâlar kurbundan tâ
Nazarete
nâm liman kenârına varınca kal‘a mukâbelesinde Kaplan Paşa askeriyle meks edüp …
Ammâ Kaplan Paşa tarafından niçe bin aded tüfengler atılup şâdımânîler ederek saf saf ubûr edüp Kanlı Mağârâlar kurbundan tâ Nazarete nâm liman kenârına varınca kal‘a mukâbelesinde Kaplan Paşa askeriyle meks edüp tarfetü'l-ayn içre cemî‘i askerine ve cümle pâyzenlerine Hanya kal‘ası cirminde bir tabur-ı azîm handakları kazdırup içinde üç yüz aded hayme ve hargâhlar ve elli aded kadırga tenteleri kurulduğun küffâr kal‘adan görüp "Âyâ bu ne gûne asker imdâdıdır" deyü Kaplan Paşa ordusuna liman kullesinden ve Göllük taraflarından ol kadar balyemez top gülleleri urdu kim ta‘bîr olunmaz, ammâ hamd-i Hudâ asâkir-i nusret-me’sere aslâ bir zarar isâbet etmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296b ·
metinde göster ·
limanı: Kandiye kal‘asından beş bin adım ba‘îd leb-i deryâda bir taşlık yerde k …
Nazarete limanı: Kandiye kal‘asından beş bin adım ba‘îd leb-i deryâda bir taşlık yerde kal‘a-misâl bir hân-ı azîmdir kim Deli Hüseyin Paşa Kandiye'yi muhâsara etdikde sehel berbâd etmiş, ammâ şimdi sadrıa‘zam fermânıyla bir dervîş bu hânı bir tekye-i dervîşân etmeğe me’zûn olmuşdur. Ammâ bu Nazarete küffâr zamânı cümle bâzergânlar Rûm u Arab u Acem'den ve Dib Frengistân'dan metâ‘larıyla gelüp bu hânda mihmân olup kâmil kırk gün oturup eğer tâ‘ûnları var ise pâk olmayınca kal‘aya komayup kırk günden sonra korlar. De’b-i küffâristân cümle böyledir. Anıniçün her şehirlerinin taşralarında böyle bâzergân müsâfirîn-i nazareteleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324b ·
metinde göster ·
… mânıyla bir dervîş bu hânı bir tekye-i dervîşân etmeğe me’zûn olmuşdur. Ammâ bu
Nazarete
küffâr zamânı cümle bâzergânlar Rûm u Arab u Acem'den ve Dib Frengistân'dan met …
Nazarete limanı: Kandiye kal‘asından beş bin adım ba‘îd leb-i deryâda bir taşlık yerde kal‘a-misâl bir hân-ı azîmdir kim Deli Hüseyin Paşa Kandiye'yi muhâsara etdikde sehel berbâd etmiş, ammâ şimdi sadrıa‘zam fermânıyla bir dervîş bu hânı bir tekye-i dervîşân etmeğe me’zûn olmuşdur. Ammâ bu Nazarete küffâr zamânı cümle bâzergânlar Rûm u Arab u Acem'den ve Dib Frengistân'dan metâ‘larıyla gelüp bu hânda mihmân olup kâmil kırk gün oturup eğer tâ‘ûnları var ise pâk olmayınca kal‘aya komayup kırk günden sonra korlar. De’b-i küffâristân cümle böyledir. Anıniçün her şehirlerinin taşralarında böyle bâzergân müsâfirîn-i nazareteleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324b ·
metinde göster ·