… ş etse be-emr-i Hayy-ı Kadîr rahm-ı mâderden müştakk olmuş gibi olur. Böyle bir
nazargâhdır
. Bu havzın ayağı cereyân ederek Alî Paşa câmi‘ine gider. Andan Balıklı gölü suy …
Bizzât Murâd Hân gelüp bu Balıklı'da kanı görüp şeyhi katl etdiğine nâdim olup havuz içinden dörd aded iri mâhîleri dutdurup her mâhînin gûşlarına altun ve gümüş mengûşlar geçirüp âzâd eder. Karîbü'l-ahd durur idi. Bu ayn-ı Balıklı dahi âb-ı hayât sudur. Niçe bin âdemler girüp gusl edüp renc-i hummâya mübtelâ olan cüzzâm zahmetine bulaşan girse ve âbından kırk gün nûş etse be-emr-i Hayy-ı Kadîr rahm-ı mâderden müştakk olmuş gibi olur. Böyle bir nazargâhdır. Bu havzın ayağı cereyân ederek Alî Paşa câmi‘ine gider. Andan Balıklı gölü suyu Mardinkapusundaki hammâma gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 202a ·
metinde göster ·
… ları ve yaz u kış meydânları ve mescidi, âhûrları cümle Gâzî Mihal'in olup azîm
nazargâhdır
kim evc-i âsımâne ser çekmiş bir kûh-ı ser-bülendin tâ zirve-i a‘lâsında cihân- …
Andan azîz-i merhûm çoban iken kaval-ı Mûsâ çalmağa mâ’il olduğundan başı ucunda iki dâne kamış kavalı ve iki çift pâbuçları durur. Gâzî Hudâvendigâr asrında Gâzî Mihal Beğ azîzi defn edüp kubbe ve imâret ve hücreleri ve kilârları ve yaz u kış meydânları ve mescidi, âhûrları cümle Gâzî Mihal'in olup azîm nazargâhdır kim evc-i âsımâne ser çekmiş bir kûh-ı ser-bülendin tâ zirve-i a‘lâsında cihân-nümâ bir teferrücgâh-ı âlîdir kim yüz iki yüz atlı konup göçüp cümle seksen aded fukarâları müsâfirîne ri‘âyetler edüp matbah-ı Keykâvus'undan cemî‘i âyende vü revendegânlara ni‘met-i nefîseleri ve sofra-i bî-imtinânları mebzûldür. Andan yine 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 204b ·
metinde göster ·
… et buzhâne gibi olup ilâ yevminâ hâzâ âteş-i germâ-germ ile meshûn bir germâ-yı
nazargâhdır
. Lâkin yine hasta girse bi-emri Hudâ şifâ bulur. Hattâ bu hakîrin Kâzım nâm bir …
Bir köşesinde dahi bir demir kandîl içinde şîr-i revgan memlû olup bir gûne mülebbes ve mülemma‘ ve musanna‘ fitil ile bir kandîl-i çerâğân iken benî âdemlerin nazarları bu kandîldâna ta‘alluk edince yâhûd rîh-ı akîm isâbet edince kandîl sönüp ve yedi aded taşların âteşleri de teskîn olup hammâm-ı kudret buzhâne gibi olup ilâ yevminâ hâzâ âteş-i germâ-germ ile meshûn bir germâ-yı nazargâhdır. Lâkin yine hasta girse bi-emri Hudâ şifâ bulur. Hattâ bu hakîrin Kâzım nâm bir gulâmı gâyet müşevveşü'l-hâl iken bu humma-i nazargâha girüp tendürüst oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230b ·
metinde göster ·
Bir câmi‘-i azîm ve ma‘bedgâh-ı kadîm-i vâcibü't-ta‘zîm bir
nazargâhdır
kim rub‘-ı meskûnda misli meğer Şâm-ı şerîfde câmi‘-i Ümeyye ola. Hemân tarzı h …
Bir câmi‘-i azîm ve ma‘bedgâh-ı kadîm-i vâcibü't-ta‘zîm bir nazargâhdır kim rub‘-ı meskûnda misli meğer Şâm-ı şerîfde câmi‘-i Ümeyye ola. Hemân tarzı hendesesiyledir. Kârgîr kubbe değildir, bu dahi servi levhalar üzre kurşum örtülü harpüşte sütûhdur. Ve cemî‘i Y 68b kirişleri dahi cümle serâmed servi ağaçlarıdır. Ammâ cirmi Ayasofya kadar büyükdür ve lâkin ensizdir. Ve bu câmi‘in haremi dahi câmi‘dendir. Ol hisâb üzre Ayasofya kadar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y68a–Y68b ·
metinde göster ·
… yı evkât-ı hamse ve zikr-i tevhîd iştigâliyle hoş-hâl olurlar. Dâ’imâ böyle bir
nazargâhdır
.
Ve mâl-ı sadakâtlar ile matbah-ı Keykâvus'unda ni‘met-i firâvân tabh olunup bay [u] gedâya belki kâ’inen menkâne bu tekyegâhı her gâh bi-hasbi'l-merâm ârâmgâh edinen dervîş-i dilrîş-i hırka-pûşâna ve Baba'yı Y 88b her subh [u] şâm ziyâret eden mihmânlara ve gayrilere Râzık-ı bî-te‘ab Hudâ-yı kerîm tarafından hâs u âmma ve merd [ü] zenâna ve pîr [ü] cüvâna nân-ı bî-imtinânı ve çorba-yı firâvânı ve summât-ı bî-kusûru dervîşân-ı abdalâna bast edüp şeb [u] rûz ni‘met-i Baba bu makâmda bî-minnet tenâvül olunur. Ba‘de't-ta‘âm fukarâ-yı ibâdullâh ol makâmda edâ-yı evkât-ı hamse ve zikr-i tevhîd iştigâliyle hoş-hâl olurlar. Dâ’imâ böyle bir nazargâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y88a–Y88b ·
metinde göster ·
… ht-ı azîmdir. Ve Seyyid Cemâleddîn Sultân bu keşifden sonra merhûm olur. Acâyib
nazargâhdır
.
Ve bu bâdem ağacının kökleri ardıç ağacının vücûdundadır, yerde değildir. Aslâ bâdem kökünden alâmet yokdur. Ve mezkûr bâdemin ardıç içinde âdem cüssesi-misâl kalın haşebeleri vardır. Ve bâdem ağacı ardıç ağacından bâlâ bir dıraht-ı müzeyyen ve mevzûndur kim çeşm hîrelenir. El-hâsıl vâcibü's-seyr ibret-nümâ bir dıraht-ı azîmdir. Ve Seyyid Cemâleddîn Sultân bu keşifden sonra merhûm olur. Acâyib nazargâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y99a ·
metinde göster ·
… nda vâki‘ olmağile mecma‘ü'l-irfân ve mesîregâh u ârâmgâh ibâdetgâh bir câmi‘-i
nazargâhdır
.
Ve Antakiye kapusundan taşra cisir başında Haddâdîn câmi‘i. Haleb'in içinde cereyân eden nehrin kenârında vâki‘ olmağile mecma‘ü'l-irfân ve mesîregâh u ârâmgâh ibâdetgâh bir câmi‘-i nazargâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y172a ·
metinde göster ·
Evvelâ Bâb-ı Hayme'den taşra leb-i deryâda tekye-i hazret-i Eba'r-rûh alemdâr-ı Resûlullâh'dır. Bir bâğ-ı İrem mesîregâh tekke-i teferrücgâh-ı Bektaşiyân'da âşiyân edinüp âsûdedirler. Pâ-bürehne ve ser-bürehne âşık-ı şeydâ fukarâ-yı Bektaşiyânları vardır. şehrin vüzerâ ve ulemâsı bunda ayş [u] işret ederler bir nazargâhdır. şeyhi Kandiye kal‘ası gâzîlerinden Yeniçeri Dede derler bir cândır, âyende vü revendenin yoluna cânlar fedâ edüp hüsn-i ülfet ile ârâste bir halûk dervîşdir kim bu tekyeyi ihyâ edüp iremezâtü'l-imâd-misâl bir ravza etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y194b ·
metinde göster ·
… ler ve "Hazret-i Ya‘kûb ve İshâk bu mağâralarda sâkin idi" derler. Hakkâ ki ulu
nazargâhdır
. Ammâ hakîr ziyâret etdiğimizde mevsimi olmamak ile havuzlarda bir katre su yoğ …
Ve üç günden sonra yine su gâyib olup sonra gelenler havuz içindeki sulardan nûş edüp alırlar. Ve ahâlî-i vilâyetin zu‘mu anın üstünedir kim "Bu ayn Hazret-i Ya‘kûb'un gözü yaşından bir katre alâmetdir" derler ve "Hazret-i Ya‘kûb ve İshâk bu mağâralarda sâkin idi" derler. Hakkâ ki ulu nazargâhdır. Ammâ hakîr ziyâret etdiğimizde mevsimi olmamak ile havuzlarda bir katre su yoğidi. Ancak iki rek‘at namâz kılup du‘â etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y198b ·
metinde göster ·
… mâ kurb-i Hudâ'da âlîden âlî ve evsâfdan ârî bir cebelullâhdır, cemî‘i enbiyâya
nazargâhdır
. Tâ zirve-i a‘lâsında bir kal‘ası vardır, ammâ içinde benî âdemden bir ferd yok …
Evsâf-ı Cebel-i Tûr-ı Hirâven ve Tûr-ı Tînâ derler bir vâsi‘ sahrâda yalnız bir cebel-i pür-nûrdur. Ammâ ol kadar âlî değildir. Ammâ kurb-i Hudâ'da âlîden âlî ve evsâfdan ârî bir cebelullâhdır, cemî‘i enbiyâya nazargâhdır. Tâ zirve-i a‘lâsında bir kal‘ası vardır, ammâ içinde benî âdemden bir ferd yokdur ve câ-be-câ gârlar vardır. Arz-ı Taberistân'dır. Ve arz-ı Filistîn'den ve arz-ı Hâsân'dan ba‘zı sulehâ-i ümmetden kimesneler gelüp bu gârlarda çille-i erba‘în çıkarup tekmîl-i tarîk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y203b ·
metinde göster ·
Başka bir mahalledir. Mısır'ın cenûbî cânibinde şehir hâricinde bir ulu
nazargâhdır
. Bunlar dahi Selîm Hân Y 109a asrında hayâtda olup "Yâ Selîm ta‘al ile'l-Mısı …
Başka bir mahalledir. Mısır'ın cenûbî cânibinde şehir hâricinde bir ulu nazargâhdır. Bunlar dahi Selîm Hân Y 109a asrında hayâtda olup "Yâ Selîm ta‘al ile'l-Mısır" diyen bunlardır. Niçe bin keşf [ü] kerâmâtları zâhir ü bâhirdir. Fukarâsına Su‘ûdî derler, bir halîm selîm âdemlerdir ve ulu âsitânedir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y108b–Y109a ·
metinde göster ·
… er, ammâ Tekye-i Hâcegân demekdir, lisân-ı Arab'da tarîk-ı Sıddîkî'dir. Bir ulu
nazargâhdır
. Bunlardan gayrı tekyeler kal‘a içindedir, ammâ bu zikr olunanlar varoşdadır. B …
Ve bir tekye dahi mahkeme kurbunda Tekye-i Sıddîkî derler, ammâ Tekye-i Hâcegân demekdir, lisân-ı Arab'da tarîk-ı Sıddîkî'dir. Bir ulu nazargâhdır. Bunlardan gayrı tekyeler kal‘a içindedir, ammâ bu zikr olunanlar varoşdadır. Birkaç tekyeler dahi ziyâretgâh mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y324b ·
metinde göster ·