İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

necî*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
158
isabet
150 cümle/beyitte
58,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
16
farklı biçim
37 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi15864,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 158

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“necî*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 23a … nımız idi. Zîrâ anlar ile âlem-i sabâvetden beri ülfetimiz sebebiyle ve reşîd ü necîb olmamız cihetiyle fesâhat [ü] belâğat üzre lisân-ı Yûnânı ve lisân-ı Latini anl …
EÇS I 35b … e keştî-i Nûh ber-kenâr oldu. Âye[t]: Arapça mazmûn-ı şerîfi üzre keştî-i Nûh Necî ol Cûdî cebeli üzre karâr bulup ümmet-i Nûh tûfândan halâs bulduklarıyçün Nûh N …
EÇS I 35b … î ol Cûdî cebeli üzre karâr bulup ümmet-i Nûh tûfândan halâs bulduklarıyçün Nûh Necî dediler. Arapça
EÇS I 38b–39a … ol kapu dibinde rek‘ateyn salât-ı hâcet kılup ellerin kapu tahtasına sürüp Nûh Necî rûhuna 39a bir Fâtiha-i şerîf tilâvet edüp sefere teveccüh eder. Gâyet mücerr …
EÇS I 39a … t" deyüp her vakitde yedişer siyâh üzüm tenâvül etse bi-emrillâh zekiyyü't-tab‘ necîb ü reşîd ola kim bir istimâ‘ etdiği elfâz derûnunda en-nakşı ke'l-hacer ola. Zîr …
EÇS I 62a–62b … vunalar ve bir başdarda-i azîm binâ olunmuşdur. Mellâhân-ı bihâr {Hazret-i} Nûh Necî'den berü görmemişler idi. Vezîr-i a‘zam Kara Mustafâ Paşa dahi İslâmbol'a sene-i me …
EÇS I 63b … u] nâlişler eyledi. Gerçi sinn-i sâlde dahi (---) bâliğ idi, ammâ gâyet reşîd ü necîb ve müdebbir ve âkil ü dânâ idi.
EÇS I 69a … ahîf tıfl-ı mürekkeb-eşkâl idim, ammâ sinn-i sâlimiz yigirmi seneye bâliğ gâyet necîb ü reşîd idim ve âdâb-ı meclisi bilüp niçe vüzerâ ve vükelâ ve şeyhülislâmlar hu …
EÇS I 70b … olmak üzre etmiş idim. Hele görsen idi ey Mîrgûne Hân böyle zarîf, nüktedân ve necîb ü reşîd tîz-fehm sâhib-i iz‘ân bir hidmetkâr-ı mahbûb-ı cihâna ilâ-hâze'l-ân mâ …
EÇS I 75a … ndi'nin sa‘yiyle iki kıt‘a mavuna ve bir kıt‘a başdarda binâ olunmuşdur kim Nûh Necî asrından berü yedi ka[t] deryâda bu gûne zevrak u merâkibler inşâ olunmamışdır. …
EÇS I 79a … çi hîn-i cülûsda (---) yaşında gâyet za‘îf ü nahîf sabî idi. Ammâ gâyet reşîd ü necîb ve akl-ı Arasto ve halîm [u] selîm idi. Ba‘dehu yigirmiye bâliğ oldukda sayd [ü …
EÇS I 107a Yerlerine veled-i necîbi Abdülhalîm Efendi seccâde-nişîn oldu.
EÇS I 122a–122b … âsûd[e] olan kutb-ı 122b izz u temkîn eş-şeyh Hazret-i Burhâneddîn'in necl-i necîbidir . Ve Mısır'da Nakîbü'l-eşrâf Burhâneddîn hazretleri efendimiz mezkûr sultânın ev …
EÇS I 147b Üçüncü şed Hazret-i Nûh Necî , gemi binâ ederken kuşandı.
EÇS I 162b … ar ile ubûr edüp kızaklar üzre yeni gemiler yaparak "Pîrimiz yâ Nûh yâ Nûh Nebî Necî " diyerek gûnâ-gûn şakalar ederek ubûr ederler. Andan
EÇS I 164b … amân-ı devletinde bed-nâmlık olur. Bizim akrânlarımız Karadeniz kapudanları Nûh Necî köçekleridir, deyü fermânınızla ileri gideler de biz dahi anlardanız. Ve Mekke, …
EÇS I 178a … n çârsûda bey‘ [ü] şirâ edenler mâbeyninde miyâncılık edüp kâr ederler. Pîrleri Necîbüddîn ibn Kamber-i Alî'dir, yine Alî kemer-bestesidir. {Kabri, şehîdân-ı deşt-i Kerbe …
EÇS I 186a … teferrüclerine da‘vet edüp her diyârın kuyumcuları gelmek muhâl olup içlerinden necîb ü reşîd halîfeleri sâhib-i post olmağa beşer onar bin guruşlar ile çavuşları ve …
EÇS II 256a–256b … r. Bu bâlâda tahrîr olunan akvâmın netice-i ecdâdları Âdem-i Sânî, Hazret-i Nûh Necî evlâdlarından Sâm ve Hâm ve Yâfes'e müntehî olur. Dahi netice-i silsîle âhiri  …
EÇS II 259a … l lehçe-i mahsûsalardır. Gûyâ tuyûr saksığân lisânıdır. Gâyet zeküyyü't-tab‘ ve necîb ve reşîd ve mukallid âdem gerekdir kim Abaza kavmiyle musâhabet ide, ammâ seyyâ …
EÇS II 265b–266a … ovuş tahtasıyla bir gün bir gice deryâda gezüp ikinci günün vakt-i zuhrunda Nûh Necî-vâr Keliğra Sultân kayasına düşüp necât bulup âsitâne-i Keliğra Sultân dervîşleriyl …
EÇS II 283a … ân [u] tıflân-ı ebced-hânı vardır. Cümle halkı zekâvet üzre halk olunup reşîd ü necîb , mahbûb u mahbûbe ciğer-kûşeleri vardır.
EÇS II 327b … miş aded mekteb-i sıbyân [u] tıflân-ı ebced-hânı vardır. Gâyet zeki ve reşîd ve necîb [u] mahbûb gılmânları vardır. Ricâl-i müsinn makûlesi yüz elli seneye bâliğ olu …
EÇS II 337a … kıymet [ü] pâk eşyâ-yı âvânîleri vardır. Ve sofrabaşı hizmetine me’mûr reşîd ve necîb , mümtâz [u] müstesnâ, cüst ü çâpük-i çâlâk pençe-i âfitâb, şîb ü zerbâfa müstağ …
EÇS II 341b … ders âmilleri vardır. Gûnâ-gûn fünûnlar tilâvet olunur. Hayli zekî ve reşîd ve necîb , zî-akl ü zî-fehm sulahâ-yı ümmetden ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘et, musallî, ehl-ı …
EÇS II 357b … if ve müfessir ve muhaddis ve mücevvid hâfız-ı Kur’ân-ı kibârı vardır. Ve gâyet necîb ü reşîd ü tîz-fehm iki binden mütecâviz hamele-i Kur’ân bintân u gılmân-ı ma‘sû …
EÇS II 367a–367b … ü't-tedrîsleri yokdur. Ve yetmiş aded mekteb-i sıbyânı vardır. Gılmânları gâyet necîb ve reşîd olup yedi yüzden mütecâviz hâfız-ı Kur’ân ve huffâz-ı Kitâb-ı Muhammed …
EÇS II 368a–368b … tıbda Lokmân-ı Sânî idi. Ve kendilerden sonra Yûsuf [u] Züleyhâ sâhibi veled-i necîbi musannif ve mü’ellif Hamdî Çelebi İslâmbol'da Ayasofya içinde kitâb-ı Yûsuf [u] …
EÇS III 13a … iş ve musâhabet [u] mülâ‘abetden kalmış olurlar, ammâ ulemâsı ve zî-akl reşîd ü necîb akl-ı kâmil ricâlleri vardır.
EÇS III 31a … ebi ve zarîf ve pür ma‘rifet ve musannif ve mü’ellif ve sâhib-i tab‘ u reşîd ve necîb u halûk ve halîm ü selîm kimesneler olur ammâ tiryâkî ve berşnâkleri gâyet lecû …
EÇS III 34b–35a âyet-i delîl [ü] bürhândır kim cCebel-i Cûdî'de ba‘de't-tûfân sefîne-i Nûh Necî karâr edüp şehr-i Cûde'yi seksen nefer kimesne imâr edüp tavattun edüp evlâd-ı …
EÇS III 46a–46b … mamışdır. Ammâ kasaba-i Lût'da câmi‘-i (---) İmâmı Zeynüddîn hazretleri ve Şeyh Necîbüddîn ve Şeyh Alliyü'l-vâhî ve Hatîb Muhammed Şinâvî hazretleri yemîn etdiler kim, "N …
EÇS III 64b … mle (---) aded mekteb-i nûr-ı dîde-i püserândır. Bu şehrin ciger köşeleri gâyet necîb ü reşîd ü tîz-fehm olduklarından hâfız-ı Kur’ân'ı ve huffâz-ı kitâb-ı Muhammedi …
EÇS III 70b … n-ı mekteb-i tıflân-ı hîce-hân: Cümle (---) aded dârü't-ta‘lîm-i nâ-resîdegân-ı necîbândır . Evvelâ (---),
EÇS III 91b–92a … vardır. Zîrâ hevây [u] heves kânı değildir, ilm [u] hilm kânıdır, zîrâ reşîd u necîb sıbyânı ve üç yüz aded hâfız-ı Kur’ânı vardır. 92a Ve cümle kırk aded mekteb- …
EÇS III 119b … ümlesi sıbyân-ı tıflân-ı ebcedhân ile mâl-â-mâl dârü't-ta‘lîmlerdir. Zîrâ gâyet necîb ve reşîd nâ-resîde püserânları vardır.
EÇS III 136b–137a … p sıhhati üzre eyle tahrîr etmişlerdir kim 137a Âdem-i Eb-i sânî Hazret-i Nûh Necî Tûfân'dan necât buldukdan sonra Musıl kurbunda cebel-i Cûde'de keştî-i Nûh karâ …
EÇS III 137a–137b … an Sırfâyil'in kırk evlâdı ve Roma'nın on bir aded evlâdları cümle Hazret-i Nûh Necî îmânı üzre idiler. Aslâ şerîk koşmadıklarından ilâ hâze'l-ân evlâd-ı evlâdları …
EÇS III 137a–137b … zdür ve gâyet sahîhdir. Anların ibtidâ sened-i târîhleri Eb-i Sânî Hazret-i Nûh Necî'den Sırfyây'ın kalemiyle zabt etmişler. Ammâ Yunaniyân-ı Rûm Nasârâ mevlûd-i İskend …
EÇS III 148b … Ammâ vilâdet-i Mefhâr-i Mevcûdât'dan sene 5590 mukaddem Hazret-i eb-i sânî Nûh Necî aleyhi's-selâm gelüp anın gemisiyle Tûfân'dan halâs olanları rûy-ı arz imâr ols …
EÇS III 148b … yim fevt olup yetmiş aded evlâdları kalup Musul'da Hazret-i Nûh'a geldiler. Nûh Necî dahi bunların yetmişine birer ülke gösterüp her biri birer iklîm-i âhara gitdil …
EÇS III 159b … Şer‘in iktizâsı sihriyle bu asıl keşf [u] kerâmet misilli şey’i gösterenleri it necîsiyle âteşe göyündürmek gereklidir" deyü dibelik inadına musırr olur. Süleymân Hân gö …
EÇS III 166b … nâ-resîde ciğer-köşe sıbyân-ı ebcedhân-ı tıflânları gâyetü'l-gâye tîz-fehm olup necîb ve reşîd ü zekiyyü't-tab‘ püserleri vardır kim niçe kitâb-ı müstetâbları hıfzan …
EÇS IV 198b … â’imâ mesrûr [u] şâdân olup cümle evlâd u ıyâlleriniz mu‘ammer ü mu‘ammere olup necîb ü reşîd olalar!" deyü du‘â-ı hayr edüp Fızkayası nâm mahalde bir gâr-ı yetîmân …
EÇS IV 208b … add olunur. Âb [u] hevâsınun letâfetinden halkı gâyet zekî ve sıbyânları gâyet necîb ü reşîd olup cümle halkı lisân-ı Kürdî ve Türkî ve Arabî ve Acemî ve lisân-ı Ya …
EÇS IV 212a–212b … r kim Mıkdısî târîhinde mufassal tahrîr olunmuşdur. Netîce-i merâm Hazret-i Nûh Necî bu cebel-i Sincâr'da gemisinin rahnedâr olduğundan şâh-ı mârânın i‘ânetiyle hal …
EÇS IV 212a–212b … mâbeyninde cebel-i Cûdî nâm bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsı üzre keştî-i Nûh Necî karâr edüp necât bulduklarıyçün Nûh Necî derler. Ammâ lafz-ı "Nûh" "nevha"dandı …
EÇS IV 212a–212b … lendin zirve-i a‘lâsı üzre keştî-i Nûh Necî karâr edüp necât bulduklarıyçün Nûh Necî derler. Ammâ lafz-ı "Nûh" "nevha"dandır. Bilâ-hisâb ümmetleri imân ile müşerref …
EÇS IV 212b Ezîn-cânib kaçan ki Hazret-i Nûh Necî Tûfân'da Cebel-i Cûde üzre keştîsiyle karâr edüp necât oldukda cümle ümmet-i Nû …
EÇS IV 212b … ana koyup aş pişirüp tenâvül etdiler. Hâlâ ol ta‘âma "Âşûra aşı" derler kim Nûh Necî mâh-ı Muharremü'l-harâmın onuncu gününde necât bulduğunda yevm-i âşûradır kim M …