… lan ârifü-billaha her lisândan birer şemme lâzımdır kim ol âdem kendüye zarar u
nef
‘ geleceğin fehm edüp kendüye nân-pâre ve vesîle peydâ edecek kadar bilüp seyâha …
Bu lisânlardan mâ‘adâ niçe lisânlar dahi vardır, ammâ bey‘ [u] şirâ edüp ihtilâf ederken hâtırda kalan bu kelimâtlardır. Ammâ bu lisânlar kaleme gelmede bu gûne tahrîr olunur, ammâ telaffuzda gâyet müşkil lehçe-i mahsûsalardır. Gûyâ tuyûr saksığân lisânıdır. Gâyet zeküyyü't-tab‘ ve necîb ve reşîd ve mukallid âdem gerekdir kim Abaza kavmiyle musâhabet ide, ammâ seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem olan ârifü-billaha her lisândan birer şemme lâzımdır kim ol âdem kendüye zarar u nef‘ geleceğin fehm edüp kendüye nân-pâre ve vesîle peydâ edecek kadar bilüp seyâhatde râhat ola. Zîrâ "kellimu'n-nâs(e) alâ-kadari ukûlihim" buyurmuşlar. Eyle olsa her lisândan ma‘ûnet-i dünya içün ba‘zı lisânlardan öğrenmek ma‘kûldür. Diyâr-ı gurbetde ol kişi hayât [ve] necât bulup selâmete vâsıl ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 259a ·
metinde göster ·
… â Nef‘î Efendi, bu hâk-i anber-i pâkde tevellüd edüp Nef‘î'den halk-ı âlem niçe
nef
‘ görüp tekmîl-i fünûn etmişlerdir. Ve bu kal‘ada ve etrâfında aslâ bâğ u bâğçe …
Ve cümle tokuz mahalle ve tokuz mihrâbdır. Cümleden mükellef Süleymân Hân Câmi‘i; bir minâreli ve toprak örtülü tarz-ı kadîm alçak câmi‘dir. Esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ bezzâzistânı ve imâret ve medresesi yokdur. Altı mekteb-i sıbyânı ve bir hânı ve bir hammâmı vardır, ammâ ekseriyya hammâmı mesdûd durur. Cümle halkı şecî‘ ve nâmdâr ve yarar ve server-i hünerver, fukarâ şekilli, garîb-dost âdemleri var. Âb [u] hevâsının letâfetinden zekiyyü't-tab‘ kimesneleri vardır. Husûsen sultânu'ş-şu‘arâ Nef‘î Efendi, bu hâk-i anber-i pâkde tevellüd edüp Nef‘î'den halk-ı âlem niçe nef‘ görüp tekmîl-i fünûn etmişlerdir. Ve bu kal‘ada ve etrâfında aslâ bâğ u bâğçe olmaz. Gâyetü'l-gâye şiddet-i şitâ yeridir, ammâ hubûbât [u] mahsûlâtı firâvan 291a ve ganîmet yerdir. Lâkin balı ve nânı delicelidir. Hattâ hakîr dizdâr hânesinde tahte'l-fütûr tenâvül edüp cüz‘î asel yemiş olduk. Meğer bok yemişiz. Nîm sâ‘atden sonra cihân başıma dâr olup serâsîme oldum. Az kaldı kim kal‘adan aşağı pertâ edeyazdım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 290b–291a ·
metinde göster ·
… ur çıkar" derler. Ammâ gayri yerden çıkmayup ve bu ziyâretgâhdan çıkup bu kadar
nef
‘ müşâhede olunduğu kerâmet değil mi? Ve cemî‘i kütüblerde kerâmât-ı evliyâ hak …
"Belî, ol toprak üzre çok âdem vardıkça sakîl olup yerden çamur çıkar" derler. Ammâ gayri yerden çıkmayup ve bu ziyâretgâhdan çıkup bu kadar nef‘ müşâhede olunduğu kerâmet değil mi? Ve cemî‘i kütüblerde kerâmât-ı evliyâ hak değil mi? Kuddise sırruh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142a ·
metinde göster ·
… kâlesi derler. Bu gümrük paşanın üstüne (---) 2000 kîseye iltizâmdır, zarar [u]
nef
‘ kendünündür.
Ve Bahâr vekâlesi, paşanın şehir havâlesi Hind ve Yemen'den, Habeş ve Aden'den gelen metâ‘-ı bahârın gümrüğü bunda aldığıyçün Bahâr vekâlesi derler. Bu gümrük paşanın üstüne (---) 2000 kîseye iltizâmdır, zarar [u] nef‘ kendünündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y119a ·
metinde göster ·
… a üzre bu gümrük mîrîden seksen kîseye hisâb olunup kula mevâcib verir. Zarar u
nef
‘ cümle paşanındır.
Ammâ ba‘zı vüzerâ iltizâm ile bu gümrüğü vermeyüp âdemlerinden mu‘temedün-aleyh âdemine emâneten verir. Hikmet-i Hudâ gümrük ziyâde işler ve ağaya hizmeti tahtında yevmiyye onar guruş vazîfe ihsân olunur. Ve paşa üzre bu gümrük mîrîden seksen kîseye hisâb olunup kula mevâcib verir. Zarar u nef‘ cümle paşanındır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y319a ·
metinde göster ·