… gibi asup gider, at dahi fânûs şu‘lesinden ürküp at çorbacıyı yere vurup cümle
neferleri
firâr edüp, 212a
Mukallid Şengül (---) Çelebi: Tarîk-i Mevlevî'de ve kâhî Gülşenîde bir şakrak ve sebük-rûh mukallid idi. Hacivad Çorbacının acemî oğlanlarıyla gece İslâmbol içre kol dolaşdığın taklîd edüp her neferi lehce-i mahsûsalarıyla çorbacıya hitâb edüp çorbacı da anlara itâb edüp ellerindeki feneri bir yoldaşı götürmeden âciz olup ol yoldaş feneri çorbacının atı reşmesine hotas gibi asup gider, at dahi fânûs şu‘lesinden ürküp at çorbacıyı yere vurup cümle neferleri firâr edüp, 212a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211b–212a ·
metinde göster ·
… dizdârı ve kal‘a neferâtı yokdur. Ancak hünkâr bâğçesi üstâdı vardır. Bostâncı
neferleriyle
kal‘a dağların ve sâ’ir koru ormanların korudup hıfz [u] hırâset edüp hükûmet e …
Bir hâkimi dahi hâkim-i şer‘-i mübîn üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Ve cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Bu nevâhîlerden kadıya senevî ber-vech-i adâlet altı kîse-i Rûmî hâsıl olur. Cümle ahâlîsi şer‘-i şerîfe mutî‘ [u] münkâd âdemlerdir. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve ulemâ ve sulehâ ve a‘yân [u] eşrâfı dahi vardır. Sipâh [u] kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve kapan emîni ve buhayre emîni var. Ammâ kal‘ası şehrin cânib-i 345a cenûbunda evc-i semâya ser çekmiş şekl-i murabba‘ bir seng-binâ bir küçük kal‘a-i bâlâ ve köhne-binâ-yı ulyâ olmağıla içinde âsâr-ı binâdan bir imâret olmamağıla dizdârı ve kal‘a neferâtı yokdur. Ancak hünkâr bâğçesi üstâdı vardır. Bostâncı neferleriyle kal‘a dağların ve sâ’ir koru ormanların korudup hıfz [u] hırâset edüp hükûmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344b–345a ·
metinde göster ·
Ba‘dehû yine Mâverâu'n-nehr'de Mâhân şehrinde Âl-i Selçuk akrabâlarından Ertuğrul nâm bir şecî‘ diyâr-ı Rûm'da Alâ’eddîn Hân'ın müstakil pâdişâh olduğun istimâ‘ edüp mezkûr Ertuğrul yedi yüz neferle doğrulup Alâ’eddîn Hân'a gelüp Ertuğrul Alâ’eddîn'in boybeyi olup Ertuğrul i‘ânetiyle diyâr-ı küffârı nehb ü gâret ederek Malâtiyye ve Kayseriyye ve Niğde ve Alâ‘iyye ve Antakıyye ve niçe yüz şehirleri feth edüp Ertuğrul tâ Üsküdar'a varınca nehb ü gâret edüp Üsküdar'dan baş dîl alup mâl-ı ganâyimle Sultân Alâ’eddîn'e gelirdi. Küffâr-ı dûzeh-karâr Bursa kralı Aleksandra nâm dâll-ı bed-fi‘âl deryâ-misâl asker cem‘ edüp Konya üzre gelüp ceng-i azîm edüp kral-ı dâll 11a münhezimen hâ’ib ü hâsir gitdikde Sultân Alâ’eddîn kal‘a-i Konya'yı tekrâr istihkâm üzre binâ edüp bânî-i sâlis olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10b–11a ·
metinde göster ·
… yd [u] şikârda imiş. Bin mikdârı nökeriyle ve tula ve taraş ve çapar ve halasçı
neferleriyle
avdan gelüp hakîrle görüşdükde "Bre emmim oğlu cânım, bre hoş geldin!" deyü hak …
Menzil-i Harîr Sultânı: Kethudâsı karşu çıkup sarây-ı sultânda meks edüp meğer sultân sayd [u] şikârda imiş. Bin mikdârı nökeriyle ve tula ve taraş ve çapar ve halasçı neferleriyle avdan gelüp hakîrle görüşdükde "Bre emmim oğlu cânım, bre hoş geldin!" deyü hakîr ile âşinâyî kelimâtlar etdi kim meğer Türkman âdemlerinden Kızıklı kabîlesinden imiş. Yedi bin kadar âdemiyle Şehrezûl'dan Acem'e gelüp şâhdan tâc giyüp hoş-nişîn sultân olmuş. Mektûbumuzu verince yüzüne gözüne sürüp yine hakîre verüp okuyun dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 290a ·
metinde göster ·
… mileri ve nehr-i Tuna üzre cisir tombaz gemilerini kalafat ederler, üç yüz aded
neferlerdir
.
Ve bir hâkimi kalafatçıbaşıdır kim kapudan beğe müte‘allık niçe yüz pâre gemileri ve nehr-i Tuna üzre cisir tombaz gemilerini kalafat ederler, üç yüz aded neferlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79b ·
metinde göster ·
… haremi var imiş. Sademât-ı topdan bir taşra haremi berbâd olup müte’ehhil kal‘a
neferleri
sâkin olup iç katındaki küçük harem kalup etrâfında olan kubâblarının tâk-ı Kis …
Bu câmi‘in evvelâ taşra haremi 94b kefere zamânınd[a] deyr-i acîbü's-seyr iken iki kat haremi var imiş. Sademât-ı topdan bir taşra haremi berbâd olup müte’ehhil kal‘a neferleri sâkin olup iç katındaki küçük harem kalup etrâfında olan kubâblarının tâk-ı Kisrâları ve tâk [u] revâk-ı tumturâkları hâlâ durur, ammâ zemîninde ferşe sademât-ı top isâbet etmemeğile eyle bir musanna‘ nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn Hind fusûskârîsi gibi döşenmiş ferşi var kim her taşı yeşim ve harekânî ve yerekânî ve mermer ve somâkî ve fağfûrî ve seng-i ferah ve demevânî ve gayri ahcâr-ı gûnâ-gûn ile mefrûş bir mücellâ haremdir kim gûyâ Kudüs-i Şerîf'de câmi‘-i Aksâ haremidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94a–94b ·
metinde göster ·
… kullelerinde şâhî topları ve muşkat tüfengleri vardır. Dizdârı ve iki yüz aded
neferleri
ve cebeci ve topçu ve bârûdcubaşı nâmân ağaları ve neferâtları vardır. Derûn-ı …
Sene 1014 târîhinde bu kal‘ayı dahi Koca Lala Mehemmed Paşa binâ etmişdir. Nehr-i Tuna kenârında bir alçak düz çemenzâr yerde şekl-i murabba‘ dolma ve rıhtım bir palanka-i kavîdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adımdır, ammâ alçak yerde vâkı‘ olmağile aslâ handakı yokdur. Ancak cânib-i şimâle kapusu önünde handakı asma köprüsü vardır. Ve çâr-rüknünde çâr kullelerinde şâhî topları ve muşkat tüfengleri vardır. Dizdârı ve iki yüz aded neferleri ve cebeci ve topçu ve bârûdcubaşı nâmân ağaları ve neferâtları vardır. Derûn-ı hisârda başka bir bölme içre neferât hâneleri vardır. Bârûdhâne kârhânesi başkadır. Bu dahi Budin bârûdhânesi gibi ibret-nümâ çarhları ve dollâbları ve tuç havânları var. Bunun dahi cümle âlet-i çarhların ılıca suyu deverân etdirir. Bunun dahi âb-ı germâbı sehel nermâbdır. Aceb hikmetdir kim bu mahmiyye-i Üstürgon'da mezkûr olduğu gibi üç aded ılıcalar vardır, üçü dahi issi değil, mu‘tedilce nermâdır. Bunda dahi latîf bârûd-ı siyâh işlenir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98a ·
metinde göster ·
Ve bu Abaza Paşa kullesinin üst yanında Aşağı Yassı kulle, bu dahi metîn ve kavî burc-ı kadîmdir. Ve bu mezkûr kullelerde ve cümle ebrâclarda ve cümle dendân-ı bedenler üzre cümle sağîr ü kebîr yüz otuz pâre toplar vardır, ammâ cemî‘i cebehhane ve mühimmât [u] levâzımâtlarıyla şeb [ü] rûz âmâde toplardır, zîrâ bu kal‘a-i Nova'nın her cânibi âsî küffâr-ı dûzah-karârdır. Her gece dîdebân ve pâsbânları ve kapukulu yeniçeri neferleri "Allâh yeğdir yeğ" deyüp tâ sabâha dek nevbet bekleyüp bîdâr olurlar, zîrâ cümle kal‘a ağalarıyla yeniçeri ağası kal‘a dîvârları üzre kol dolaşup nigehbânlardan hâb-ı râhatda âdem bulurlarsa seksen deyenek ile uykuların açup bîdâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155a ·
metinde göster ·
… kat-ender-kat kullelerde sâkinlerdir. Her bir bölük ağaları birer kulle içinde
neferleri
ile olurlar. Ancak kal‘a ortasındaki meydânda bir kârgîr minâreli ve kârgîr kub …
El-hâsıl bu kal‘aya bir tarafdan zafer mümkin değildir, ammâ havâle olan kayalar kal‘a içinde âdem gezdirmez. Anıniçün kal‘a içinde bir er ve bir oğlan ve bir avret ve bir hâne yokdur. Cümle 276a kal‘a neferâtları ehl [ü] ıyâlleriyle kal‘a kulleleri içinde olan kat-ender-kat kullelerde sâkinlerdir. Her bir bölük ağaları birer kulle içinde neferleri ile olurlar. Ancak kal‘a ortasındaki meydânda bir kârgîr minâreli ve kârgîr kubbeli ve kiremit örtülü (---) câmi‘i var, altı sâfî su sarnıcıdır. Bu câmi‘ içre dahi mücerred gönüllü gâzîleri olurlar. Ammâ bu kal‘ada garâ’ib ü acâ’ib balyemez topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b–276a ·
metinde göster ·
… sı harâba yüz dutup dizdârı ve neferâtları yokdur. Lâkin Bulgar martolos kefere
neferleri
vardır.
Ve nâhiyesi cümle (---) aded kurâlardır. Şeyhülislâmı [ve] nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir voyvadası ve muhtesibi ve bâcdârı vardır, ammâ iç el olmak ile kal‘ası harâba yüz dutup dizdârı ve neferâtları yokdur. Lâkin Bulgar martolos kefere neferleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 374b ·
metinde göster ·