İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

nehir

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
216
isabet
194 cümle/beyitte
80,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi21688,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 216

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“nehir” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 67b–68a … ya amân vermeyüp metrislere yedi koldan girilüp bism-i İlâh ile ibtidâ kendüler nehir aşırı Muhânet bayırı nâm mahalden kal‘aya bir balyemez topu urup münhedim etdik …
EÇS I 140a–140b Ve bu nehir üzre bir haşeb cisri var, cümle uşşâkân kayıklar ile bu nehirden 140b teferrü …
EÇS I 145a Ve bu nehir içre eğir otu hâsıl olur kim Azak'da ve Kanije gölünde olmaz gâyet nâfi‘ eğir k …
EÇS I 145b … ır. Ve gûnâ-gûn çarhları vardır kim görmeğe muhtâcdır, takrîr ile fehm olunmaz. Nehir üzre çarhları ve dollâbları vardır. Nehrin bendlerin açup dollâblar deverân etd …
EÇS I 146a … -ı rakîkdir. {Ammâ lodos hevâda Mîrâhûr Köşkü dibinde deryâ karışup sehel şorca nehir olur, Alî Beğ nehri kezâlik böylecedir}.
EÇS II 221b … ri Nilüfer Sultân binâ etmeğin nehrin ve cisrin nâmına Nilüfer Cisri derler. Ol nehir bu sırât altından güzer edüp garb cânibinde (---) (---) mahalde Akdeniz'e munsa …
EÇS II 247a … e halkı keştîbânlardır ve maran-ı kozlardır, a‘lâ gemiler yaparlar. (---) (---) nehir deryâya mahlût olduğu mahaldir. Andan (---) mil gidüp,
EÇS II 253b–254a … k bu Tarabefzûn'un cânib-i (---) Deryâ-yı Siyâh'a munsab olur âb-ı hayâtdır. Bu nehir tulû‘ etdüğü dağda Âl-i Çobaniyân'dan Hoşoğlan nâm bir kimesne bir kal‘a binâ e …
EÇS II 253b–254a … kimesne bir kal‘a binâ etmişdir. Tarabuzan'ın cenûbunda iki menzil yerdedir. Bu nehir dahi ol kal‘a sahibi ismine muzâf olup Nehr-i Hoşoğlan derler. Amma Tarabuzan { …
EÇS II 279a–279b … sâhil-i Karadeniz'e Bafra kasabası cenbinde Karadeniz'e mahlût olduğu yerde bu nehir kendüyü evce beraber kayalardan deryâya atup gürüldüsü ve sâ‘ikasından âdeme de …
EÇS II 280b … sda yâvedir ammâ mezeden hâli değildir. "Tokat sıçar, Amasiyye içer" derler. Bu nehir Amasiyye'den aşağı geçdikden sonra Çihârşenbe suyu derler, niçe büleyde ve kurâ …
EÇS II 280b … sâr altından cereyân ederek Boğazkesen'de dahi nehr-i Kerkük'e mahlût olup yedi nehir mahlût oldukdan sonra Samsun dibinde deryâ-misâl deryâya mahlût olur. Bu nehr-i …
EÇS II 280b–281a Ve bu nehir üzre Sultân Bâyezîd-i Velî'nin (---) göz bir cisr-i azîmi vardır. Bu dahi ağreb …
EÇS II 291a–291b … binde üstâd bir demir kafes inşâ etmiş, mezkûr nehr anda dâhil olup andan taşra nehir niçe besâtînlere taksîm olup reyy eder. Mezkûr demir kafesden, nehirden 291b …
EÇS II 348a … münhedim olup sonra haşebden binâ etmişlerdir. Ba‘dehû bu cisrden ubûr eden iki nehir Köprü şehrinden aşağı cereyân ederek Çeltiklik nâm mahalde nehr-i azîm Bafra'ya …
EÇS II 348b … debbâğhânesinden mükellef ve müzeyyen çârsû yokdur. Tabbağ bekârları meşhûrdur. Nehir kenarında olmağıla her gice kanâdiller ile dükkânların zeyn edüp çerâğân edüp e …
EÇS II 352a–352b … dâ bu hakîr ol Kızılırmak geçidinde bir rahne görmeyüp selâmetle ubûr etdim. Bu nehir kenarında perîşân-hâl olup yine nehr kenarında,
EÇS II 359b–360a … em‘ olup kayalar benî Âdem ile pür-nakl olmuş ve aşağı şehr içinde cereyân eden nehir kenarında bir hafta mukaddem soffa ve serîr ve mastabalar yapmışlar ve küşâde y …
EÇS III 23b–24a … nehr-i azîm cânib-i garba cârî olunca Hazret-i Alî eydür: "Yâ nehr-i Âsî, cümle nehir huzûr-ı Hakka teveccüh edüp cânib-i kıbleye cereyân eder. Sen niçün cânib-i gar …
EÇS III 23b–24a … n cânib-i garba akarsın. Dön girü ak, âsî oldun" deyince bi-emri Hayy [u] Kadîr nehir lisân-ı hâle gelüp eydür: "Yâ Alî emr-i Hüdâ ile bu mahalle gelmişken Hımıs ve …
EÇS III 23b–24a … de Hazret-i Ali "Dön, yohsa seni Zülfekâr-ı muhzimimde iki pâre ederim" dedükde nehir eydür "Eğer vurursan yâ Alî, bir pâremi kan, bir fırkamı irin akıdup devr-i kıy …
EÇS III 23b–24a … r}. Bu nehr-i azîmi sihrile getirdilerse de başka bir sırr-ı Hûdâ'dır. Andan bu nehir dâmen-i Gülbin'de bir buhayrecikdir. Andan Hımıs ve Hamâ ve Antakıyye'ye gelinc …
EÇS III 54a … ı Bağdâd'da birbirine mahlût olur, ammâ nâdir vâki‘ olur. Eğer eyle olsa bu iki nehir Bağdâd'ı gark ederdi, ammâ ba‘zı sene Şattü'l-Arab taşup Bağdâd'ın cisr kapusun …
EÇS III 61b–62a … yâb-ı dakîk devrân etdirir. Ve şehir kıble cânibinde Elmalı köyü tarafından bir nehir dahi şehrin bâğçeleri içre cereyân ederek on altı göz değirman dahi döndürür. B …
EÇS III 65b Bir nehir dahi Ayn-i Kenis derler. Germüri nâm mahalden çıkup şehri ve bâğ u bâğçeleri ra …
EÇS III 84b … aba[-yı] azîzin dağından tulû‘ eder bir ayn-ı sağîre nehr-i Murâd'a karışır. Bu nehir her sene ağustosda kırk gün acı ve kırk gün tatlı akar. Bu nehrin lezîz alabalı …
EÇS III 85a–85b … den nûş edüp andan hazz eder. Anın kenarınca nûş ederek şehr-i Bitlis'e gelince nehir iki çatal olur. Âvih deresinden gelen nehirden nûş edüp nef‘in bulamaz. Bitlis …
EÇS III 109a … p yine çengelistân içre nehr-i Kamçı'yı ahşâb cisr-i azîmden ubûr etdik. Mezkûr nehir Kızan dağlarından ve Şıpka balkanlarından ve Kızanlık ensesindeki Kabrova dağla …
EÇS III 116a … emse çesarının tahtı olan Gülvar kal‘ası dibinde nehr-i Tuna'ya munsab olur. Bu nehir sebebiyle kal‘a-i Beç derler. Ammâ ismi Gülvar'dır. Geçit verir âb-ı hayâtdır.
EÇS III 116a … i pertâb etdüğü mahalde altından âdemler ve arabalar geçer. Andan aşağı üç aded nehir mahlût olup Süleymân Hân asrında Kâsım Paşa bu mahalde on iki {bin} âdemiyle ga …
EÇS III 116b … , nehr-i Lavaho ve dahi nehr-i Selorin ve dahi Rojvovay ve nehr-i Arciş. Bu beş nehir bir günde ubûr olunur, birbirlerine karîbdir. Cümle Erdel yaylalarından gelüp E …
EÇS III 116b … 'den gelüp bu Fohşan şehrini ortasından geçüp karşu tarafı Boğdan'dır, bu küçük nehir hudûddur, andan Tuna'ya girer.
EÇS III 116b … İnşâallah her biri mahalliyle râst geldikleri kal‘aları ve şehirleriyle ve her nehir tulû‘ [u] gurûbu ve lezzetiyle tahrîr olunur.
EÇS III 150a–150b … n-ı gülistânların harâb u yebâb ve niçe bin hânelerin türâb edüp günden güne üç nehir sâkin olmayup ziyâde olmağa başladı. Âhir-i kâr Monka kral-ı dâll-ı hâkisâr şeh …
EÇS III 150a–150b … ra handaklar kazup halâs olduk zanneyleyüp ol gice bir ra‘d u berk olup üç aded nehir Ceyhûn u Seyhûn u Furât-vâr temevvüc edüp şehrin imâr kalan yerlerin dahi seyl- …
EÇS III 170b Der-vasf-ı kasaba-i sağîr Kösdemir: Kösdem nâmında bir nehir kenarında vâki‘ olup ol nehirde demir ma‘deni olmağıla Kösdemir derler. Bir der …
EÇS IV 195b … dan Harrin'e ve andan şehr-i Malatıyye hâricinde nehr-i Tohma'ya mahlût olup bu nehir Rukbe dağlarından gelüp Aspuzan dağlarından üç aded uyûn-ı sağîreler munsabb ol …
EÇS IV 200a … burc [u] bârûları üzre aşağıda cereyân eden Şatt-ı azîme nazar olundukda mezkûr nehir gûyâ bir tur‘acik gibi nümâyândır. Bu kal‘anın ol tarafı tâ bu mertebe kulle-i …
EÇS IV 204a Ve nehr-i Furât'a niçe yüz nehir dâhil olur ve niçe yüz nühûrlar hâric olur, ammâ cümleden azîm dâhil olan nehir …
EÇS IV 204a … nehir dâhil olur ve niçe yüz nühûrlar hâric olur, ammâ cümleden azîm dâhil olan nehir bu Şatt-ı âb-ı zülâldir.
EÇS IV 204a–204b … d ve Kurna ve Basra'da Şattu'l-Arab'ı nûş etdikçe buyururlardı kim "Hakkâ ki yâ nehir senin kân-ı mekânın cennetdir ve seni nûş eden mü’min cennete gider." buyururla …
EÇS IV 204b … cüz’îdir. İçe uyûn-ı sağîreler munsabb olarak deryâ olup ummân olur. Ammâ kankı nehir mesâfe-i ba‘îdeden gelirse ana mahlût olanlar tufeyl olup ba‘îdden gelen serçeş …
EÇS IV 205a … cereyân ederek Karaköprü altında nehr-i (---) dahi bunlara mahlût olur. Ammâ bu nehir (---) (---) dağdan gelüp Şatt'a rîzân olmağile Şat add olunmaz. Zîrâ hilâf semt …
EÇS IV 205b … r-i Sarsar dahi İmâdiyye dağlarından hurûc edüp o dahi nehr-i Hatib'e uğrar. Bu nehir dahi Kürdistân dağlarından enüp cebel-i Sincâr çölünden cereyân edüp kal‘a-i ka …
EÇS IV 205b Bir nehir dahi nehr-i İsâ'dır, ammâ Kûfe diyârı içinde Vehmâ nâm bir mahalde bu nehr-i İs …
EÇS IV 205b Biri dahi nehr-i Sarsar'dır. Bu nehir dahi ayn-ı Furât'dan nehr-i İsâ kurbünde ayrılır. Allahu â‘lem. Bu dahi Furât n …
EÇS IV 206a Ancak nehir demeğe lâyık olan nehr-i Güvaşî, andan nehr-i Ermişit, Armişit nâm-ı tâm bir bâ …
EÇS IV 206a Ve ayn-ı Güvaşî nehir değildir ammâ lezîz-nâb olduğundan terkîm olundu ve Güvaşî kal‘ası dağlarından …
EÇS IV 206a … ye rîzân olup çölde gâ’ib olur. Ammâ cânibi-i şarkîsinde nehr-i Ahvân'dan gayrı nehir Düceyle'ye mahlût olmaz.
EÇS IV 206b Nehr-i sâlis Sebak-ı Şîrîn'dir: Bu nehir nehr-i Dîr'den altı fersah aşağı vâki‘ olmuşdur. Bu dahi Şatt'dan müteferrik ol …