üzre bir göz Süleymân Hân'ın cisri meşhûr-ı âfâkdır kim târîhi "Kudret kemeri" …
Evvelâ bu cisr-i kebîr eyle bir kantara-i bî-hemtâdır kim tâk-ı revâkına dîde-i insân gücile nazar eder. Her kim ilm-i mi‘mârîden haberdâr ise dikkat-i tâm ile nazar etse ta‘accüb edüp vâlih [ü] hayrân olur. Devlet-i Âl-i Osmân'da meşhûr olan püllerin ve kantara ve cüsûrların en müntehâ memdûhu diyâr-ı Rûm'un Hersek sancağında Mostar şehri içre nehr-i Neranta ya‘nî nehr-i Neretva üzre bir göz Süleymân Hân'ın cisri meşhûr-ı âfâkdır kim târîhi "Kudret kemeri" lafzıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 389b ·
metinde göster ·
… zre Vişegrad cisri ve Hersek serhaddinde şehr-i Mostar içre cereyân eden nehr-i
Neretva
üzre bir göz Süleymân Hân cisri ve İslâmbol kurbunda sâhil-i bahrde Süleymân Hâ …
Ve Bosna serhaddinde nehr-i Drin üzre Vişegrad cisri ve Hersek serhaddinde şehr-i Mostar içre cereyân eden nehr-i Neretva üzre bir göz Süleymân Hân cisri ve İslâmbol kurbunda sâhil-i bahrde Süleymân Hân ve Selîm Hân-ı Sânî'nin Çekmeceler cisirleri ve niçe bunun emsâli cüsûr-ı garîbe vü acîbeler gördük, ammâ bu Ergene cisri kadar vâsi‘ ve tavîl ve metîn ve kavî şeddadî-misâl bir âsâr-ı ibret-nümâ görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99b ·
metinde göster ·
Ve Dobra-Venedik kâfirinin bu mahalde hudûd-ı hâki tamâm olup bir ucu cânib-i garba tâ nehr-i Neretva kenârında kal‘a-i Gabele hâkiyle müşâ olup nehr-i Neretva deryâya karışdığı burunda nihâyet-i hudûdudur kim leb-i deryâda hudûdunun tûlu yedi konakdır ve her konağı yedişer sâ‘at yerdir ve arzı gâh bir sâ‘at ve gâh üç sâ‘at kadar ensiz hudûdu vardır. Cümle hudûdu ancak bizim bir nâhiyemiz kadar ancak vilâyeti var, ammâ gâyet ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153b ·
metinde göster ·
Ve Dobra-Venedik kâfirinin bu mahalde hudûd-ı hâki tamâm olup bir ucu cânib-i garba tâ nehr-i Neretva kenârında kal‘a-i Gabele hâkiyle müşâ olup nehr-i Neretva deryâya karışdığı burunda nihâyet-i hudûdudur kim leb-i deryâda hudûdunun tûlu yedi konakdır ve her konağı yedişer sâ‘at yerdir ve arzı gâh bir sâ‘at ve gâh üç sâ‘at kadar ensiz hudûdu vardır. Cümle hudûdu ancak bizim bir nâhiyemiz kadar ancak vilâyeti var, ammâ gâyet ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153b ·
metinde göster ·
… dır. Cânib-i şarka mekşûf bir kat demir kapudur. Etrâfında aslâ handakı yokdur.
Neretva
tarafı çâh-ı gayyâ ve derk-i esfelden nişân verir uçurum kayalardır.
Eşkâl-i zemîn-i sûr-ı üstüvârı: Nehr-i Neretva'nın cânib-i şarkîsi kenârında, ya‘nî Bolagay kal‘ası tarafında bir hayli bâlâ bir püşte-i a‘lâ yalçın kaya üzre bir küçücük sûr-ı esfeldir, ammâ gâyet sa‘b ve metîn kal‘adır. Cânib-i şarka mekşûf bir kat demir kapudur. Etrâfında aslâ handakı yokdur. Neretva tarafı çâh-ı gayyâ ve derk-i esfelden nişân verir uçurum kayalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
… ecek benî Âdemleri çokdur ve her zamân bu kal‘a (bu kal‘a)nın karşusunda nehr-i
Neretva
aşırı Loboşka kâfirleri gelüp tulumlarla nehr-i Neretva'yı yüzüp beri tarafa ge …
Beş altı kadar hurde şâhî topları var, ammâ iri muşkat tüfengleri çokdur. Ve kal‘asının kapusu dâ’imâ kapalı durup elli aded neferâtları her gece gelüp nevbet beklerler, zîrâ rûz-ı rûşende bu kal‘anın düşmandan havfi yokdur. Ve etrâfında imdâd gelecek benî Âdemleri çokdur ve her zamân bu kal‘a (bu kal‘a)nın karşusunda nehr-i Neretva aşırı Loboşka kâfirleri gelüp tulumlarla nehr-i Neretva'yı yüzüp beri tarafa geçerlerse kal‘adan toplar atılup etrâf [u] eknâfda olan nevâhî halkı haberdâr olup cümle pür-silâh gelüp kâfire bir şey aldırmazlar, gâyet serhad yerdir. Ne‘ûzübillâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
kenârında sâfî bâğ u bâğçeli ve gül [ü] gülistânlı ve müşebbek bostânlı bir küç …
Aşağı varoşu bu kal‘anın dibinde nehr-i Neretva kenârında sâfî bâğ u bâğçeli ve gül [ü] gülistânlı ve müşebbek bostânlı bir küçük şîrîn kasabacıkdır. Ancak bir mahalle ve cümle nehr-i Neretva kenârında yüz elli aded kârgîr binâ kayağan örtülü metîn evleri vardır. Ve ba‘zı hânedânlarında kulleler vardır. Kâfir havfinden her kullelerde cebehâne ve silâhları hâzırdır. Ve cümle bir hammâmdır. Gayri yokdur. Kıble kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
… şebbek bostânlı bir küçük şîrîn kasabacıkdır. Ancak bir mahalle ve cümle nehr-i
Neretva
kenârında yüz elli aded kârgîr binâ kayağan örtülü metîn evleri vardır. Ve ba‘z …
Aşağı varoşu bu kal‘anın dibinde nehr-i Neretva kenârında sâfî bâğ u bâğçeli ve gül [ü] gülistânlı ve müşebbek bostânlı bir küçük şîrîn kasabacıkdır. Ancak bir mahalle ve cümle nehr-i Neretva kenârında yüz elli aded kârgîr binâ kayağan örtülü metîn evleri vardır. Ve ba‘zı hânedânlarında kulleler vardır. Kâfir havfinden her kullelerde cebehâne ve silâhları hâzırdır. Ve cümle bir hammâmdır. Gayri yokdur. Kıble kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
Bu câmi‘-i pür-envârı İbrâhîm Kethudâ efendimizin ecdâdı binâsıdır ve peder-i azîzi el-Hacı Ömer Ağa bu câmi‘in alt başında kal‘a kayası dâmeninde nehr-i Neretva kenârında bir imâret-i it‘âm-ı dârü'z-ziyâfe edüp cemî‘i âyende vü revendegâna ve pîr [ü] cüvâna rûz-merre merreteyn çobrası ve birer nân-pâresi ahâlî-i belede mebzûldur. Ve leyle-i Cum‘ada yahni ve pilâv zerdesi ilâ mâşâ’allâh dâ’imdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
… muz üzre Gabele kal‘asına revâne olup kal‘a-i Poçetel'den cânib-i cenûba nehr-i
Neretva
kenârıyla bir sâ‘at gidüp,
Andan on aded tüfeng-endâz ve pür-silâh yiğitler ile me’mûr olduğumuz üzre Gabele kal‘asına revâne olup kal‘a-i Poçetel'den cânib-i cenûba nehr-i Neretva kenârıyla bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
kenârıyla giderken nehr-i Pragova üzre Üsküplü Koca Mustafâ Paşa'nın bir göz ci …
Ba‘dehu bu köyden yine cânib-i cenûba 162a nehr-i Neretva kenârıyla giderken nehr-i Pragova üzre Üsküplü Koca Mustafâ Paşa'nın bir göz cisrini geçdik ve nehr-i Pragova cânib-i şarkda mezkûr Dol derelerinden ve Ustolça dağlarından gelüp bu mahalde Hersek Kralı İskemlesi nâm bir kaya-i benâm dibindeki boğazdan geçüp hemân ol mahalde nehr-i Neretva'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b–162a ·
metinde göster ·
… si ve bir mektebi ve iki aded hânı ve cümle otuz aded dükkânları var. Ve nehr-i
Neretva
kenârında iskele başında iki aded âmâde pür-silâh hâzır-bâş firkateleri var kim …
Cümle bir mahalle-i vâsi‘dir ve cümle üç mihrâbdır, ammâ Rüstem Paşa'nın bir câmi‘i ve bir tekyesi ve bir mektebi ve iki aded hânı ve cümle otuz aded dükkânları var. Ve nehr-i Neretva kenârında iskele başında iki aded âmâde pür-silâh hâzır-bâş firkateleri var kim merhûm Melek Ahmed Paşa efendimiz Bosna vâlîsi iken yapdırup hayrât etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162a ·
metinde göster ·
kenârında Hersek sancağı hâkinde cemî‘i tekâlîf-i şâkkadan berî mu‘âf u müselle …
Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---) demekdir. Nehr-i Neretva kenârında Hersek sancağı hâkinde cemî‘i tekâlîf-i şâkkadan berî mu‘âf u müsellem şekl-i murabba‘ bir kârgîr seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim bu serhadlerde nazîri yokdur, lâkin küçükdür. Dizdârı ve merdüm-i hisârı ve yüz elli akçe pâyesiyle kadısı olup kadısı kâh bunda ve kâhîce nâhiye kurâlarında gezüp kâhî Neretva karşusunda Gabele kasabasında sâkin olur, zîrâ bender-i iskele ve hafta bâzârı karşuda durur, ammâ beri tarafda kal‘a semtinde kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve iki kal‘a dizdârı ve muhtesibi ve bâcdârı ve mi‘mârı ve harâc emîni ve gümrük emîni vardır, ammâ müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162b ·
metinde göster ·
… pâyesiyle kadısı olup kadısı kâh bunda ve kâhîce nâhiye kurâlarında gezüp kâhî
Neretva
karşusunda Gabele kasabasında sâkin olur, zîrâ bender-i iskele ve hafta bâzârı …
Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---) demekdir. Nehr-i Neretva kenârında Hersek sancağı hâkinde cemî‘i tekâlîf-i şâkkadan berî mu‘âf u müsellem şekl-i murabba‘ bir kârgîr seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim bu serhadlerde nazîri yokdur, lâkin küçükdür. Dizdârı ve merdüm-i hisârı ve yüz elli akçe pâyesiyle kadısı olup kadısı kâh bunda ve kâhîce nâhiye kurâlarında gezüp kâhî Neretva karşusunda Gabele kasabasında sâkin olur, zîrâ bender-i iskele ve hafta bâzârı karşuda durur, ammâ beri tarafda kal‘a semtinde kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve iki kal‘a dizdârı ve muhtesibi ve bâcdârı ve mi‘mârı ve harâc emîni ve gümrük emîni vardır, ammâ müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162b ·
metinde göster ·
… ana amân vermez topları vardır. Ve bu iki aded kal‘anın cânib-i selâsını nehr-i
Neretva
ihâta edüp hemân garb tarafı Çiftlik nâm varoş-ı azîmdir. Ve bu iki kal‘alar da …
Ve cümle yigirmi üç aded şâhî balyemez ve gayri düşmana amân vermez topları vardır. Ve bu iki aded kal‘anın cânib-i selâsını nehr-i Neretva ihâta edüp hemân garb tarafı Çiftlik nâm varoş-ı azîmdir. Ve bu iki kal‘alar dahi dörder köşe vâkı‘ olmuşken şimdi ikisi bir olup şekl-i murabba‘dan tûlânî oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162b ·
metinde göster ·
kenârında üç göz kârgîr binâ kiremitler ile örtülü tershâne gözleri var, Süleym …
Ve nehr-i Neretva kenârında üç göz kârgîr binâ kiremitler ile örtülü tershâne gözleri var, Süleymân Hân zamânı bu kal‘ada üç kadırga dâ’imâ âmâde dururmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163a ·
metinde göster ·
… cümle guzât pür-silâh üç pâre firkatelere süvâr olup tarfetü'l-ayn içre nehr-i
Neretva
üzre akup gözden gâ’ib olup gitdiler. Biz dahi enderûn [u] bîrûn-ı kal‘ayı temâ …
"Biz bu Evliyâ Ağa uğuruna çeteye gideriz" deyüp gülbâng-ı Muhammedî çeküp cümle guzât pür-silâh üç pâre firkatelere süvâr olup tarfetü'l-ayn içre nehr-i Neretva üzre akup gözden gâ’ib olup gitdiler. Biz dahi enderûn [u] bîrûn-ı kal‘ayı temâşâ ederken vakt-i asr oldukda anı gördük: Bir sadâ-yı Allâh Allâh kopup bir tüfeng şâdumânları olup iskele başına vardık. Gördük kim yedeklerinde cümle bayrakları ser-nigûn bir Pulya cezîresinin firkatesi içinde yigirmi bir aded esîr ve bu kadar tuz ve sığır gönü ve yapağı ve çuka ve kumaş ve biber ve zencebîl ve envâ‘î eşyâ metâ‘lar ile leb-ber-leb memlû bir firkate ile geldiklerinde kulle-i Norin'den bir yaylım top u tüfeng şâdumânları edüp cümle metâ‘ı cümle gâzîler bahş-ı Kalenderî etdiklerinde hakîre bir kefere esîr ve za‘ferân ve zencebîl ve çuka ve kumaşın envâ‘larından hisse verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
Venedik körfezine mahlût olduğu burunda bir pespâye kaya üzre şekl-i müdevver y …
Ve bu kulle-i ser-bülend nehr-i Neretva Venedik körfezine mahlût olduğu burunda bir pespâye kaya üzre şekl-i müdevver yedi kat kirpi gibi toplu ve bir câmi‘li ve cebehânesi ve zahîreleri mevcûd bir kal‘a-i metîndir kim bu kal‘a dibinden tâ karşu boğaza varınca nehr-i Neretva on sekiz yerde boğaz boğaz olup deryâya karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
… evcûd bir kal‘a-i metîndir kim bu kal‘a dibinden tâ karşu boğaza varınca nehr-i
Neretva
on sekiz yerde boğaz boğaz olup deryâya karışır.
Ve bu kulle-i ser-bülend nehr-i Neretva Venedik körfezine mahlût olduğu burunda bir pespâye kaya üzre şekl-i müdevver yedi kat kirpi gibi toplu ve bir câmi‘li ve cebehânesi ve zahîreleri mevcûd bir kal‘a-i metîndir kim bu kal‘a dibinden tâ karşu boğaza varınca nehr-i Neretva on sekiz yerde boğaz boğaz olup deryâya karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
… inde gözcü köşkü vardır, cezîre-i Pulya andan nümâyândır. Ve bu kullenin nehr-i
Neretva
aşrısı hâlâ isyânda olan Loboşka nâhiyemiz kâfirleri sâkinlerdir. Ve bu kulle k …
Ve bu boğazdan taşra elli mîl alarka deryâ içre İşpanya vilâyetinin Pulya cezîresidir kim bu kullenin tâ alemi dibinde gözcü köşkü vardır, cezîre-i Pulya andan nümâyândır. Ve bu kullenin nehr-i Neretva aşrısı hâlâ isyânda olan Loboşka nâhiyemiz kâfirleri sâkinlerdir. Ve bu kulle kâfire böğür igi olduğundan niçe kerre bu kulle üzre onar on beşer bin küffâr ale'l-gafle gelüp bir ceng [ü] cidâle âheng etdikleri gibi kal‘adan bir top atılınca cânib-i erba‘asında olan kurâ vü kasabâtlardan yigirmi otuz bin âdem ân-ı vâhidde cem‘ olup küffâra niçe kerre kılıç urup niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini esîr-i bend-i zincîr olup hâ’ib ü hâsir olup bir vecih ile zafer bulmayup karârları firâra mübeddel olmuşdur. Hudâ-yı müte‘âl bu kulle-i metîni ve içinde olan gâzîleri âfât-ı semeviyye ve âfât-ı araziyyeden masûn ve mahfûz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
… yüz altun harc-ı râh alup cümle ahbâb ile vedâlaşup yine cânib-i şimâle nehr-i
Neretva
kenârıyla giderken kal‘a-i Bolagay sağ tarafımızda görünerek kalup taşlıkda 4 s …
Menzil-i kal‘a-i Poçetel: Bunda bir gece dahi mihmân olup İbrâhîm Kethudâ efendimizin vâlidesinden mektûblar ve bir kat esvâb ile bir at ve bir seyishâne ve yüz altun harc-ı râh alup cümle ahbâb ile vedâlaşup yine cânib-i şimâle nehr-i Neretva kenârıyla giderken kal‘a-i Bolagay sağ tarafımızda görünerek kalup taşlıkda 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
Lisân-ı Latince Mostar köprü şehri demekdir. Tevârîh-i Latin'de tahrîr etdiği üzre bu şehir içre kâfir zamânında bir kayadan bir kayaya nehr-i Neretva üzre âdem uyluğu kalınlıkda hadîd zincîr-i kavî üzre bir cisr-i metîn olduğundan bu şehre kavm-i Latin ve Boşnak ve Hırvad u Sırf ve Bulgar ve Uskok ve Lasman Mostar derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
kayalarının biri sağında ve biri solunda kal‘ateyn-i zîbâlardır kim iki kal‘a m …
Mostar şehrinin ortasından cereyân eden nehr-i Neretva kayalarının biri sağında ve biri solunda kal‘ateyn-i zîbâlardır kim iki kal‘a mâbeyni meşhûr-ı âfâk olan Mostar cisridir. Ve bu kal‘aların iki başında ikişer kat metîn ü müstahkem demir kapulardır kim gûyâ her biri diyâr-ı Acem'de Demirkapu kal‘asının bâb-ı hadîdleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
üzre bu püll-i ibret-âsâr binâ olunup iki başı kal‘a olmak ile şehrin bir taraf …
Sene (---) târîhinde bu cisr-i vâcibü's-seyri dahi Sultân Süleymân Hân'ın fermânıyla Koca Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân Ağa bir kantara-i azîm inşâ etmişdir kim gûyâ kavs-ı kuzah gibi kehkeşân-âsâ semâya kad-keşân olup bir kayadan bir kayaya bir tâk etmişdir kim gûyâ Bağdâd-ı behişt-âbâdda tâk-ı Kisrâ'dır. Şehr-i Mostar'ın tâ vasatından cereyân eden nehr-i Neretva üzre bu püll-i ibret-âsâr binâ olunup iki başı kal‘a olmak ile şehrin bir tarafından bir tarafına bu sırâtdan gayri yerden ubûr olunmak bir vech ile mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164b ·
metinde göster ·
… er, zîrâ iki cânibi evc-i âsumâna çıkmış kayalar ve aşağıda cereyân eden nehr-i
Neretva
bir minâre boyu süflâdan akup enli nehr-i azîm olmağile iktizâ hasebiyle Koca M …
Ammâ hakîkatine nazar olunsa bu mahallin kayaları üzre böyle bir göz cisir yapmak iktizâ eder, zîrâ iki cânibi evc-i âsumâna çıkmış kayalar ve aşağıda cereyân eden nehr-i Neretva bir minâre boyu süflâdan akup enli nehr-i azîm olmağile iktizâ hasebiyle Koca Mi‘mâr Sinân böyle bir göz cisr-i tâk-ı tumturak etmişdir. Seyyâhân-ı cihân böyle tâk-ı âlî görmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 165a ·
metinde göster ·
içinde hammâm kubbesi gibi taşlar vardır ve gayet dîvâne ve taşkın ve coşkun dî …
Ve nehr-i Neretva içinde hammâm kubbesi gibi taşlar vardır ve gayet dîvâne ve taşkın ve coşkun dîvâne akup niçe yerinde buruntu girdâbları olup yıldırım-vâr şakıyup ve ra‘d-vâr gürleyüp böyle bir dâne suya kendüyi atmak zehî cür’et-i benî Âdemdir. Ammâ el-hâsıl hemân îmân etmişlerdir. Evvel alçak kayalardan atlayup dahi âlîden pertâb ede ede idmân bulup cisrden aşağı atılırlar. Ammâ bir cür’et dahi bu şehrin ehl-i hıref sıbyânları hânelerinden üstâdlarının dükkânlarına ta‘âm getirirken iki elinde ta‘âmlar ve başı üzre nân-pâreler ve gayri eşyâlar var iken niçe gulâm-ı sâhib-cür’etler bu kadar bâr-ı sakîller ile cisir ortasında gitmeyüp cisrin iki tarafında olan ensiz korkuluğu üzre gâyetü'l-gâye sür‘at üzre seğirderek ubûr eder cerî sıbyânları var. Aklı olan âdem bu cisrin kenârına varmağa havf eder, ammâ nâ-resîde püserânlar cisrin korkulukları üzre seğirderek geçerler, garîb ü acîb temâşâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 165a ·
metinde göster ·
… den nehr-i Neretva'dan gûnâ-gûn mâhîler sayd olunup herkes hânesi önünde nehr-i
Neretva
içre gasl edüp şinâverlik ederek kisb-i tarâvet ederler.
Ve nehr-i Neretva'nın karşu garb tarafı sâfî gül [ü] gülistân ve murgistân-ı bâğ-ı cinân ve ravza-i rıdvân misilli hadîka-i bostânlardır kim beri şehir hânelerinin pençereleri cümle âb-ı revâna ve bu gül [ü] gülistâna nâzır hânedânlardır. Hattâ ba‘zı hânelerin fevkânî ve tahtânî maksûrelerinden nehr-i Neretva'dan gûnâ-gûn mâhîler sayd olunup herkes hânesi önünde nehr-i Neretva içre gasl edüp şinâverlik ederek kisb-i tarâvet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 165a ·
metinde göster ·
karşusundaki Tabahâne tarafında olan bâğ-ı İrem-misâl şehr-i (---)(---)(---) …
Ve nehr-i Neretva karşusundaki Tabahâne tarafında olan bâğ-ı İrem-misâl şehr-i (---)(---)(---) cümle altı mahalle ve beş mihrâbdır. Gerçi serâpâ bâğ-ı behiştli hânelerdir, ammâ beri büyük şehir kadar ma‘mûr u müzeyyen değildir ve kurşum örtülü câmi‘ ve imâretleri yokdur, ammâ Hacı Ali câmi‘i müferrahdır ve bunun şehir tarafındaki namâzgâhı vâsi‘dir. (---)(---)(---)(---) Ve mezkûr câmi‘lerden mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 165b ·
metinde göster ·
… ve şehirden taşra yalçın kayalar üzre ibret-nümâlardan birkaçı oldur kim nehr-i
Neretva
kayasının tâ çârsû içinde bir kalın zincîrli çarhlara ve dollâblara bağlayup bi …
Der-sıfat-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Cümleden temâşâgâh cisr-i azîmidir, ammâ bu cisrin çârsû tarafında ve dahi şehir içinde ve şehirden taşra yalçın kayalar üzre ibret-nümâlardan birkaçı oldur kim nehr-i Neretva kayasının tâ çârsû içinde bir kalın zincîrli çarhlara ve dollâblara bağlayup bir zincîrin bir ucu tâ aşağı nehr-i Neretva içinde kayalara bağlanmış kalın zincîrlerdir. Kaçan bir kimesne Neretva'dan su çıkarmak murâd edinse hemân kovasın(a) zincîrin halka[sı]na geçirüp kovayı zincîrden koyverüp yıldırım gibi kova nehr-i Neretva'ya enüp kayaların başındaki su ile memlû olmuş kovasını çarhlar ile çekerken zincîrden yukaru kovalar gelüp bardaklara ve destîlere doldurup giderler. Üç yerde bu gûne zincîr çarhlar ile su çekilir bir san‘at etmişler kim bir diyârda böyle ibret-nümâ temâşâgâh yokdur. Ekseriyyâ bu şehrin sıbyânları su çekme bahânesiyle bu çarhlardan eğlenüp üstâdlarının çarh-ı sitemger çemberlerine girüp kötek yerler. Bu dahi garîb temâşâ-yı gırîv ü feryâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a ·
metinde göster ·
… n zincîrli çarhlara ve dollâblara bağlayup bir zincîrin bir ucu tâ aşağı nehr-i
Neretva
içinde kayalara bağlanmış kalın zincîrlerdir. Kaçan bir kimesne Neretva'dan su …
Der-sıfat-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Cümleden temâşâgâh cisr-i azîmidir, ammâ bu cisrin çârsû tarafında ve dahi şehir içinde ve şehirden taşra yalçın kayalar üzre ibret-nümâlardan birkaçı oldur kim nehr-i Neretva kayasının tâ çârsû içinde bir kalın zincîrli çarhlara ve dollâblara bağlayup bir zincîrin bir ucu tâ aşağı nehr-i Neretva içinde kayalara bağlanmış kalın zincîrlerdir. Kaçan bir kimesne Neretva'dan su çıkarmak murâd edinse hemân kovasın(a) zincîrin halka[sı]na geçirüp kovayı zincîrden koyverüp yıldırım gibi kova nehr-i Neretva'ya enüp kayaların başındaki su ile memlû olmuş kovasını çarhlar ile çekerken zincîrden yukaru kovalar gelüp bardaklara ve destîlere doldurup giderler. Üç yerde bu gûne zincîr çarhlar ile su çekilir bir san‘at etmişler kim bir diyârda böyle ibret-nümâ temâşâgâh yokdur. Ekseriyyâ bu şehrin sıbyânları su çekme bahânesiyle bu çarhlardan eğlenüp üstâdlarının çarh-ı sitemger çemberlerine girüp kötek yerler. Bu dahi garîb temâşâ-yı gırîv ü feryâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a ·
metinde göster ·
kenârında bir vâsi‘ dereli ve depeli ve kayalı ve bâğ u bostânlı yerde nehr-i N …
Eşkâl-i zemîn-i imâreti: Nehr-i azîm Neretva kenârında bir vâsi‘ dereli ve depeli ve kayalı ve bâğ u bostânlı yerde nehr-i Neretva'nın iki tarafı ma‘mûr şehirdir, ammâ Neretva nehrinin karşu tarafındaki şehr-i Kilis sancağı hükmünde olup başka voyvadalıkdır, ammâ ol tarafı ol kadar ma‘mûr değildir. Ve nehr-i Neretva üzre bir ağaç cisr-i kebîr ile beri şehirden karşu şehre ubûr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167b ·
metinde göster ·
… alı ve bâğ u bostânlı yerde nehr-i Neretva'nın iki tarafı ma‘mûr şehirdir, ammâ
Neretva
nehrinin karşu tarafındaki şehr-i Kilis sancağı hükmünde olup başka voyvadalıkd …
Eşkâl-i zemîn-i imâreti: Nehr-i azîm Neretva kenârında bir vâsi‘ dereli ve depeli ve kayalı ve bâğ u bostânlı yerde nehr-i Neretva'nın iki tarafı ma‘mûr şehirdir, ammâ Neretva nehrinin karşu tarafındaki şehr-i Kilis sancağı hükmünde olup başka voyvadalıkdır, ammâ ol tarafı ol kadar ma‘mûr değildir. Ve nehr-i Neretva üzre bir ağaç cisr-i kebîr ile beri şehirden karşu şehre ubûr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167b ·
metinde göster ·
… de olup başka voyvadalıkdır, ammâ ol tarafı ol kadar ma‘mûr değildir. Ve nehr-i
Neretva
üzre bir ağaç cisr-i kebîr ile beri şehirden karşu şehre ubûr olunur.
Eşkâl-i zemîn-i imâreti: Nehr-i azîm Neretva kenârında bir vâsi‘ dereli ve depeli ve kayalı ve bâğ u bostânlı yerde nehr-i Neretva'nın iki tarafı ma‘mûr şehirdir, ammâ Neretva nehrinin karşu tarafındaki şehr-i Kilis sancağı hükmünde olup başka voyvadalıkdır, ammâ ol tarafı ol kadar ma‘mûr değildir. Ve nehr-i Neretva üzre bir ağaç cisr-i kebîr ile beri şehirden karşu şehre ubûr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167b ·
metinde göster ·
… tarafının garbında Kilis sancağıyla müşâ olup mâbeyne-hümâlarında mezkûr nehr-i
Neretva
hudûddur. Ve taraf-ı şimâlîsi Bosna sancağıyla sınırdaşdır. Ve semt-i şarkda Rû …
Ve bu Foniçse tarafının garbında Kilis sancağıyla müşâ olup mâbeyne-hümâlarında mezkûr nehr-i Neretva hudûddur. Ve taraf-ı şimâlîsi Bosna sancağıyla sınırdaşdır. Ve semt-i şarkda Rûmeli eyâletinde Vuçitrin sancağındaki Istarı Ulah hâssının hâkiyle hem-hâkdir. Ve kıbleye meyyâl Dukagin sancağı hâkiyle müşâ olup gâyet vâsi‘ ve ma‘mûr sancakdır. Hudâ dahi ziyâde amâr ede ve ınkırâzu'd-devrân dest-i Âl-i Osmân'da ber-karâr ve mü’ebbed ola, âmîn ve yâ mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167b ·
metinde göster ·