Diyâr-ı Gürcîstân on yedi fırka kavm-i millet-i Mesîhiyye'dir. Cümleden hasîb u
nesîb
geçinen Açıkbaş ve Dâdyân ve Şavşad ve Guril ve (---)(---)(---). Ammâ bunları …
Diyâr-ı Gürcîstân on yedi fırka kavm-i millet-i Mesîhiyye'dir. Cümleden hasîb u nesîb geçinen Açıkbaş ve Dâdyân ve Şavşad ve Guril ve (---)(---)(---). Ammâ bunların beyninde Mikril, pespâye, zelîl ve rezîl kavm-i mezmûmdur kim elfâz-ı mahsûsaları budur. Evvelâ:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 332b ·
metinde göster ·
küheylân atlar gelüp cümlesin kendü ile renc [u] anâ çeken ağalarına ihsân eyle …
Bu gûne hasîb u nesîb küheylân atlar gelüp cümlesin kendü ile renc [u] anâ çeken ağalarına ihsân eyledi. Ertesi sa‘âdetlü pâdişâhın ihsânı olan esb-i ciyâda süvâr olup âheste âheste Hazret-i Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ziyâretine gidüp edâ-yı ziyâret edüp yetmiş aded kurbân 172b eyleyüp cümle fukarâ-yı bâbullaha bezl olundu. Andan yine Topçular Sarâyı'na gelüp bu hakîre raht u bahtıyla bir eşheb at ve bir semmûr kafası kürk ve bir kîse guruş dukat {ihsân} edüp kendüsü tahsîl-i mizâc edince hizmetinde olup nedîm-i hâssı idik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172a–172b ·
metinde göster ·
… müstağrak ve bahrî hotoslar ile her birinin esb-i hussân-ı sâfinâtları hasîb ü
nesîb
Cılkıdan ve Musannek ve Gökeş ve Tariği ve Musâfaha ve Havvâre ve Mahmûdî ve Se …
Bunların mâbeynlerinde elli aded alây çavuşları zer-ender-zere müstağrak olup bellerinde üçer vukiyye gümüş kemerler üzre akve hançerler ve başlarında şam süvar teller ve niçesinin serinde ankâyî ciğalar ve ellerinde ikişer vukıyye gelir sîm-i hâlis çevgânlar ve kırmızı katîfe Rüstemânî şalvarlar ve atları kezâlik altışar pâre âlât-ı yancığa müstağrak ve bahrî hotoslar ile her birinin esb-i hussân-ı sâfinâtları hasîb ü nesîb Cılkıdan ve Musannek ve Gökeş ve Tariği ve Musâfaha ve Havvâre ve Mahmûdî ve Seylâvî ve Ketişe ve Mevâlî ve Dinoni ve (---)(---)(---)(---)(---) nâmân atlara bu mezkûr elli aded çavuşânlar süvâr olup tablbâzlarına tarralar urarak asker içre at bırağarak na‘ra-i Allah haykırarak asker düzüp alây gezüp "Yaşa, yaşa!" diyerek gûnâ-gûn rîş u şakalar ederek asker içre güzer ederlerdi. 247b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 247a–247b ·
metinde göster ·
… kim bunun dahi hadd [ü] nihâyetin Perverdigâr-ı Zü'l-celâl bilir. Cümle hasîb ü
nesîb
ve asl [u] fer‘i tahrîr olunan şeytân Hâris bu cân kavminin bir gulâmı idi. Ba‘ …
Andan kable'l-Âdem halk olan cân kavmidir kim bunun dahi hadd [ü] nihâyetin Perverdigâr-ı Zü'l-celâl bilir. Cümle hasîb ü nesîb ve asl [u] fer‘i tahrîr olunan şeytân Hâris bu cân kavminin bir gulâmı idi. Ba‘dehû bunlar cümle helâk olup rûy-ı zemîne Hazret-i Âdem kadem basdığının hakkına sûretü'r-Rahmân'da Arapça nassı nâzil olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 397a ·
metinde göster ·
… olu eyâletinde Uşak şehrinde tarîk-i Uşşakîden bir âşık-ı sâdık garîb ü hasîb ü
nesîb
sâdât-ı kirâmım, ammâ levendât ile ıhtılât etdiğimden ey çöğür çalup savt-ı haz …
Herîf-i zarîf eydir: "Vallâhi pâdişâhım, ben Anadolu eyâletinde Uşak şehrinde tarîk-i Uşşakîden bir âşık-ı sâdık garîb ü hasîb ü nesîb sâdât-ı kirâmım, ammâ levendât ile ıhtılât etdiğimden ey çöğür çalup savt-ı hazînli eyi türküler çağırdığımdan Hasan Paşa beni huzûruna Bursa'ya gelirken getirdüp bile idim. Gördüm ki isyân ediyor. Âhir iki kerre firâr edüp yine halâs olamayup beni dutdular. Üçüncü def‘a anlar Konakçı Alî Paşa ve Çavuşoğlu Mehemmed Paşa ile döğüşmek sadedinde iken ben yine firâr edüp Uşak şehrinde yüz beş yaşında bir şerîfe anacığım vardır, anın yanında sekiz aydır saklı iken beni, Karahisâr beği dutup, beni halâs etmek içün benden bin guruş isteyüp, bir nukre vermediğim içün beni kayd [u] bend ile bu mahalle gönderirken anam dedi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 83a ·
metinde göster ·
… l bir alay ehl-i hıref kavimlerdir. Ancak her kabaklarında birer ikişer hasîb ü
nesîb
Takaku âdemleri vardır, ya‘nî papasları var hâkimleridir, ammâ yine kitâbî olma …
Bu kabîle dahi Mekke ve Medîne'den gelen Serâkeys'in evlâdlarındandırlar. Bunlar dahi Abaza dağları dibinde gâyetü'l-gâye sarp dağlar ve hıyâbân ormanlar içinde sâkin olur on binden ekall başsız ve buğsuz âdemlerdir kim ceng-âver askeri değil bir alay ehl-i hıref kavimlerdir. Ancak her kabaklarında birer ikişer hasîb ü nesîb Takaku âdemleri vardır, ya‘nî papasları var hâkimleridir, ammâ yine kitâbî olmayup bir mezhebden değiller.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155b ·
metinde göster ·
şekilli erbâb-ı ma‘ârif Maskov kefereleri çokdur. Ekseriyyâ halkı tüccâr-ı fücc …
Bu şehirde hasîb ü nesîb şekilli erbâb-ı ma‘ârif Maskov kefereleri çokdur. Ekseriyyâ halkı tüccâr-ı füccârdır kim semmûr ve zincâb ve balık dişi ve güderi ve telatin fürûht ederler. Ammâ dükkânlarında avretler oturup her ne metâ‘ları var ise fürûht ederler, ayıb değildir, ammâ mahbûbu ve mahbûbesine hadd [ü] hasr yokdur. Cümle pâk çuka dolamalarının yenleri ve göğüsleri gümüş düğmeli ve başları elvân kalpaklıdır. Semmûr kürk ve nâfe kürk geyerler. Avretleri yine yüzü açık gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a ·
metinde göster ·
… meğe kâdir değildir. Hemân Arabın bir kabâhat etse anların mâbeyninde hasîb [ü]
nesîb
bir zengî Arab beği vardır, ana varup Arabından şikâyet edüp,
Der-şekl-i çâkerân-ı memlûkân: Bu şehirden tâ şehr-i Siroz'a varınca ekseriyyâ köleleri siyâh şütürleb Arabları var ammâ bir âdem kölesini döğmeğe kâdir değildir. Hemân Arabın bir kabâhat etse anların mâbeyninde hasîb [ü] nesîb bir zengî Arab beği vardır, ana varup Arabından şikâyet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233b ·
metinde göster ·
… mle bahâdır ve şecî‘ ve çete kavimdirler. Ve mâbeynlerinde 335a gâyet hasîb ü
nesîb
geçinir keferelerdir.
Bu mel‘ûnlardan cemî‘i Manya küffârları havf ederler, zîrâ cümle bahâdır ve şecî‘ ve çete kavimdirler. Ve mâbeynlerinde 335a gâyet hasîb ü nesîb geçinir keferelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334b–335a ·
metinde göster ·
… an yukaru iç kal‘a önünde bir mürtefi‘ yerde câmi‘-i Ohrîzâde, bunlar hasîb [ü]
nesîb
hânedân sâhibi kralzâdeler imiş. Hâlâ bu şehir anların hükmünde fermân-berdir. …
Andan yukaru iç kal‘a önünde bir mürtefi‘ yerde câmi‘-i Ohrîzâde, bunlar hasîb [ü] nesîb hânedân sâhibi kralzâdeler imiş. Hâlâ bu şehir anların hükmünde fermân-berdir. Bir kurşumlu ve tahta kubbe örtülü ve bir kârgîr minâreli müferri[h] câmi‘ binâ ederken Allâhu a‘lem Sultân Bâyezîd-i Velî bir gazâya giderken bu câmi‘i görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370a ·
metinde göster ·
ırk-ı tâhirden Çelebi Efendi hazretleri cemî‘i ulûm-ı şettâya mâlik olup ders-i …
El-hâsıl arz-ı bihiştden bir köşedir. Ve hasîb ü nesîb ırk-ı tâhirden Çelebi Efendi hazretleri cemî‘i ulûm-ı şettâya mâlik olup ders-i âmdır. Ve takrîrinde bir halâvet ve lisânlarında bir fesâhat u belâgat var kim her kim istimâ‘ ederse feyza-yâb olur. Gûyâ Teftazânî ve Kadı Beyzâvî kendüleridir. Ve her kim bu âsitânede teyemmünen ve teberrüken bir kez bismillâh dedi ise Minkârîzâde gibi müftî-i enâm yâhûd dâr-ı bâkîde hümâm olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141a ·
metinde göster ·
… bacası yokdur. Bundan içre bir ferd duhûl etmeğe kâdir değildir. Ancak hasîb ü
nesîb
(---) zâde yılda bir kerre girüp menşefe ile süpürüp gubârdan tathîr eder. Ve c …
Ve bu kafeslerden içeri bir kat dahi servi ahşâbâtından hurde sadefkârı doğramacı işgâli parmaklıklar Sahra-i şerîfi dâ’iren-mâdâr dirâgûş etmişdir. Bunun kapusu bacası yokdur. Bundan içre bir ferd duhûl etmeğe kâdir değildir. Ancak hasîb ü nesîb (---) zâde yılda bir kerre girüp menşefe ile süpürüp gubârdan tathîr eder. Ve cümle züvvâr taşradan tavâf ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y213a ·
metinde göster ·
Kânûn-ı kadîm-i Selîm ve Süleymân üzre dahi eğer Hasanî ve eğer Hüseynî hasîb ü
nesîb
sâdât-ı kirâmdan ihtiyâr kimesneler hâkim ola. Ammâ ol şart ile hâkim olalar ki …
Kânûn-ı kadîm-i Selîm ve Süleymân üzre dahi eğer Hasanî ve eğer Hüseynî hasîb ü nesîb sâdât-ı kirâmdan ihtiyâr kimesneler hâkim ola. Ammâ ol şart ile hâkim olalar kim Âl-i Osmân'dan me’zûn olalar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y332a ·
metinde göster ·
… n ve Horâsân. Elkâblarında "Serbedârân" derler idi. Yedi neferdir, ammâ hasîb ü
nesîb
değillerdir. Tegallüben Serbedârân olurlardı. Bunlar dahi tavâ’if-i mülûkdandır …
dır. Vilâyet-i Sebzevân ve Horâsân. Elkâblarında "Serbedârân" derler idi. Yedi neferdir, ammâ hasîb ü nesîb değillerdir. Tegallüben Serbedârân olurlardı. Bunlar dahi tavâ’if-i mülûkdandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y24b ·
metinde göster ·
… kim olurdu. Hazret-i Yûsuf'dan berü tegallüben zabt ederler selâtînleri hasîb ü
nesîb
değillerdir, halkı ehl-i meskenet değildir, cümle askerî tâ’ifesi isyân [u] tuğ …
Hakkâ ki Mısır'a kim gâlib olursa ol hâkim olurdu. Hazret-i Yûsuf'dan berü tegallüben zabt ederler selâtînleri hasîb ü nesîb değillerdir, halkı ehl-i meskenet değildir, cümle askerî tâ’ifesi isyân [u] tuğyân üzre olup Y 159b zor-bâzû ile tağallüben hâkim olur. Ve hâk-i Mısır'da altun biter, dediklerinin aslı bir kîle hubûb zer‘ ederler, yigirmi kîle mâl biter, fürûht edüp altun eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y159a–Y159b ·
metinde göster ·
ve kâmil [ü]P 259b edîb çelebi ve mü’ellif ü musannif ve şâ‘ir ü mâhir ve he …
Merkûm Çelebi Rızâyî hasîb ü nesîb ve kâmil [ü]P 259b edîb çelebi ve mü’ellif ü musannif ve şâ‘ir ü mâhir ve her fünûnda istihrâcına kâdir hâfız-ı Kâmûs-ı Ahterî bir dervîş-nihâd halûk çelebi idi. Mısır'da meşhed-i İmâm Hüseyin câmi‘i sâhasında medfûndur. Türbesinin der-i dîvârları ve seng-i mezârı târîhler ile pür olmuşdur. Kabr-i Fâzıl-ı Rûm deyü ziyâret ederler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y275a ·
metinde göster ·