… m Âl-i Osmân'ın ecdâd-ı ızâmı Ertuğrul ve Süleymân Şâh bu Ahlat'daki pâdişâhlar
nesillerindendir
. Ba‘dehû bu Erzurûm, Azerbaycân pâdişâhı Uzun Hasan eline girip dahi metânet üz …
Vilâyet-i eyâlet-i Erzenu'r-rûm ya‘nî Erzurûm: Ba‘zıları "Ere zulüm" demişler. Azerbaycân hâkinde Ermen vilâyetlerindendir. Ba‘zı tevârîhde Nûşirevân binâsıdır, demiş. Amma sahîhi Akçakoyunlu pâdişâhlarından Erzen Bây ibn Soknar b. Gündüz Bây binâsıdır kim ecdâdları Mâhân diyârından gelüp Van deryâsı kenarında Ahlat kal‘asın binâ edüp anda sâkin oldular. Hâlâ bu Erzen Bây'ın cümle ecdâdları Ahlat'da medfûndurlar kim Âl-i Osmân'ın ecdâd-ı ızâmı Ertuğrul ve Süleymân Şâh bu Ahlat'daki pâdişâhlar nesillerindendir. Ba‘dehû bu Erzurûm, Azerbaycân pâdişâhı Uzun Hasan eline girip dahi metânet üzre eyâlet-i Erzurûm'da Hasankal‘asın binâ edüp Ebü'l-feth'in İslâmbol'u feth etdüğüne hased edüp Âl-i Osmân'ın ba‘zı hudûdlarına vaz‘-ı yed edüp sulha mugâyir işler etmeğe başladı. Ebü'l-feth dahi ana rağmen Rûm keferesi destinden Tarabefzûn kal‘asın alup andan donanma ve berr u bahrdan deryâ-misâl asker çeküp Uzun Hasan'ı iki kerre yüz bin asker ile Tercan Sahrâsı'nda bozduğuna
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 283b ·
metinde göster ·
… Yezîd'e tâbi‘ olan ehl-i Mısır kelle-i İmâm Hüseyin'e püşt-i pâ uranların hâlâ
nesillerinden
olanların cümle birer ayakları ilâ hâze'l-ân tulum gibidir, görenlere pinhân de …
Cümle diyâr-ı Kürdistân'da ve diyâr-ı Acem'de silâhşörlük budur. Ammâ ehl-i şer‘ bu çevgân topun oynamağa rızâ vermezler, gâyet memnû‘dur. Kaçan ki Deşt-i Kerbelâ'da Hazret-i İmâm Hüseyin şehîd olup niçe bin şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ'nın ser-i sa‘âdetleri Şâm'da Yezîd-ı bî-mezîd'e geldikde Yezîd hammâmdan çıkup atına süvâr olup elindeki çevgân ile Hazret-i İmâm Hüseyin'in ser-i sa‘âdetin çevgân ile ura ura galtân edüp andan sâ’ir şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ kellelerin cünd-i cünüb-i Yezîd çevgân ile urarak lu‘bedebâzlık ederlerdi. Andan Yezîd kelle-i İmâm Hüseyn'i Mısır mülkine gönderdi kim "İşte sizin bî‘at-kerdesi olduğunuz İmâm Hüseyin başıdır." deyü on bin asker ile ser-i sa‘âdet-i Şâh Hüseyin'i Mısır'a gönderüp şehr-i Mısır'ın vasatında Rûmeli meydânında niçe gün pâyimâl-ı rimâl olup galtân idi. Yezîd'e tâbi‘ olan ehl-i Mısır kelle-i İmâm Hüseyin'e püşt-i pâ uranların hâlâ nesillerinden olanların cümle birer ayakları ilâ hâze'l-ân tulum gibidir, görenlere pinhân değildir. Böyle iken bir gün alâ mele’i'n-nâs kelle-i İmâm Hüseyin gâ’ib olup Beyne'l-kasreyn nâm Kasreyn-i Şîrîneyne karîb bir Şeddâdî dîvâr bi-emri Kahhâr-ı Settâr iki şak olup kelle-i Hüseyn-i Kerrâr ol dîvârda karâr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 234b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu sene 600 târîhinde Âl-i Selçukiyân Sultân Alâeddîn'de inkırâz-ı nesil bulup devlet-i Âl-i Osmân Mâverâü'n-nehir'de vilâyet-i Tûrân'da şehr-i Mâhân'dan Ertuğrul doğrulup gelmiş idi. Alâeddîn'in yerine Erduğrul Rûm'a müstakil beğ oldu. Andan Ertuğrul Bursa kurbunda Rûm kefereleriyle Yalakâbâd kal‘asında ceng ederken şehîd olup Söğüd kasabasında defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148a ·
metinde göster ·
Bunların dahi asıl nesilleri kavm-i Arab'dır kim Şâmîlerdir. Anıniçün Şâm-hâl derler. Meselâ Âl-i Osmân'a hünkâr derler ve Acem'e şâh derler, Kırım hânlarına geray der[ler], Özbek pâdişâhlarına hân-ı hâkân derler, Hind pâdişâhlarına hâkân derler, Yemen pâdişâhlarına tübba‘ derler, Mısır halîfelerine azîz derler. Her pâdişâhın birer gûne elkâbları var, ammâ bu Dağıstân pâdişâhlarına şamhal derler, zîrâ asl [u] fer‘leri Şâmîlerdir ve Âl-i Emeviyyûn nesillerindendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 163b ·
metinde göster ·
… pâdişâhlarına şamhal derler, zîrâ asl [u] fer‘leri Şâmîlerdir ve Âl-i Emeviyyûn
nesillerindendir
.
Bunların dahi asıl nesilleri kavm-i Arab'dır kim Şâmîlerdir. Anıniçün Şâm-hâl derler. Meselâ Âl-i Osmân'a hünkâr derler ve Acem'e şâh derler, Kırım hânlarına geray der[ler], Özbek pâdişâhlarına hân-ı hâkân derler, Hind pâdişâhlarına hâkân derler, Yemen pâdişâhlarına tübba‘ derler, Mısır halîfelerine azîz derler. Her pâdişâhın birer gûne elkâbları var, ammâ bu Dağıstân pâdişâhlarına şamhal derler, zîrâ asl [u] fer‘leri Şâmîlerdir ve Âl-i Emeviyyûn nesillerindendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 163b ·
metinde göster ·
… âh Kalmığı bunlar ile cimâ‘ ederlermiş, ammâ hâmile kalmazlar imiş ve kendüleri
nesillerinden
179b erkek âdemleri yok imiş.
Her bâr Moyinçak yanında gördükde gözündekisi olmuş at gibi serâsime olurdum. Meğer vilâyet-i Zenân'da bunlar hep cümle böyleler imiş. Bike Taysı Şâh Kalmığı bunlar ile cimâ‘ ederlermiş, ammâ hâmile kalmazlar imiş ve kendüleri nesillerinden 179b erkek âdemleri yok imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179a–179b ·
metinde göster ·
… yim oğlu Kıbtîm'den kaldı. Hayli iştihâr bulup ulu pâdişâh oldu. Cümle Kıbtî bu
nesildendir
. Ve Tevârîh-i Kıbtî bundan kalmışdır. Hazret-i İdrîs neslinden bir kehene-i âli …
Ve cümle karındaşları ve otuz aded ammîleri dahi mâbeynlerine tefrîka düşüp her biri birer mezheb ihtirâ‘ edüp mezâhib-i muhtelife Mısrâyim oğlu Kıbtîm'den kaldı. Hayli iştihâr bulup ulu pâdişâh oldu. Cümle Kıbtî bu nesildendir. Ve Tevârîh-i Kıbtî bundan kalmışdır. Hazret-i İdrîs neslinden bir kehene-i âlimden cemî‘i ulûma mâlik olup Tevârîh-i Kıbtî yazmışdır kim hâlâ Kıbtî keferelerinde olan tevârihât bir milelde yokdur. Zîrâ hübût-ı Âdem'den sonra ilm-i kitâbet ve ilm-i hisâb ve ilm-i nücûm İdrîs Nebî'den münteşir olup bu Kabâbıta kavmine ol ulûmlar müyesser olmuşdur, bir kavme benzemezlerdir. Hâlâ Mısır iklîminde cümle erbâb-ı devlet anlara muhtâclardır. Zîrâ ilm-i hisâbda ve fikr-i ferâsetde ve istikâmetde akrânları yokdur, gâyet ehl-i ırz ve mü’eddeb mel‘ûnlardır. Hattâ a‘yân-ı Mısır bunlara ehl [ü] ıyâllerin inanup cemî‘i ma‘ûnât [u] levâzımâtların bu Kıbtî kavmi Y 7b görürler. Bir hisâbî mümsik kavimdir kim bir dânıkı masrûf etse hisâb edüp istikâmet ederler. Ammâ Mısır diyârından gayrı diyârda yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y7a–Y7b ·
metinde göster ·
… lâ Sâdât evlâdları bu mahalle gelüp du‘â edüp ziyâfet anıniçündür. Hakkâ ki ulu
nesildir
, sellemek yâ Ebü'n-nahsîs(?). Tarîk-ı Vefâ-yı (---) Ümmü'l-kıyâs şeyhleri ve üç …
Sene (---) târîhinde Şeyh Sâdât Mağrib'den Mısır'a gelüp münzevî iken hikmet-i Hudâ Nîl bir sene taşmayup kaht [u] galâ olup ahâlî-i Mısır muztarib olup Sâdât'dan du‘â ricâ etdiklerinde bir kerre el açup du‘â edince bir yıldan berü gelmeyen Nîl eyle gelüp vefâ eder kim hâlâ ol ândan berü Nîl ol günlerde gelüp vefâ eder. Ve ol mahalde Sultân (---) Sâdât'a ziyâfet edüp Mısır'ın nısfın ana temlîk eder. Anıniçün hâlâ Sâdât evlâdları bu mahalle gelüp du‘â edüp ziyâfet anıniçündür. Hakkâ ki ulu nesildir, sellemek yâ Ebü'n-nahsîs(?). Tarîk-ı Vefâ-yı (---) Ümmü'l-kıyâs şeyhleri ve üç yüz nefer Reddâd oğulları cümle Ümmü'l-kıyâs'da sâkin olurlar. Ve her gece Nîl-i mübârek ne kadar taşdı ise P 210a cümle Ümmü'l-kıyâs huddâmları ve şeyhleri (ve) bir yere gelüp bir tabak kâğıza sarı za‘ferân ile kaç parmak taşdığın tahrîr ederler. Ol hat budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y146a ·
metinde göster ·
… ümerâlarından Serdâr Süleymân beldelerinden Berme nâm bir köydür, anda bir asıl
nesil
nesle vardır, fışkıda tavuk çıkarmak anlara mahsûsdur. Piliç çıkarmak murâd edi …
U‘cûbe-i dehrden biri dahi budur kim on bin yumurtayı at fışkısı içine gömüp yigirmi günde on bin tavuk yavrusu çıkup civ civ diyerek ol ân gezmeğe başlar. Akl-ı insân perîşân olur, aceb ibret temâşâdır. Ammâ bu kârı herkes edemez, Âbyâr kazâsında Mısır ümerâlarından Serdâr Süleymân beldelerinden Berme nâm bir köydür, anda bir asıl nesil nesle vardır, fışkıda tavuk çıkarmak anlara mahsûsdur. Piliç çıkarmak murâd edinen kimesne anlardan bir âdem alup kankı kazâya götürmek murâd edersen gidüp anda ibtidâ bir furun inşâ eder kim piliç çıkmak içün mahsûs furundur. Gûyâ etmek furunu gibi üstü kubbe ve altı boş bir büyük furundur. İçi tula ile bölük bölük bölüp her hâne ikişer parmak kalın yanmamış penbe-misâl atılmış yumuşak fışkı döşer. Ve her hâneye ellişer yumurta kor. Ammâ her yumurtayı güneşe tutup nazar eder. Eğer tâze yumurta ise, kor, eğer cılk ise komaz. Zîrâ fışkı harâretinden pârelenüp sâ’ir yumurtalara dahi zararı isâbet edüp yavrular çıkmaz. Ol ecilden cümle tâze yumurta korlar. Ve kankı yumurtadan horos ve kankı beyzden dişi piliç çıkacağın yumurtasından bilürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y229a ·
metinde göster ·
, zamân ile anlardan biri dîvân-ı Mısır'a buğ vardı", deyü bilâ-te’hîr murâd edi …
"Bahâdır şecî‘ nesildendir, zamân ile anlardan biri dîvân-ı Mısır'a buğ vardı", deyü bilâ-te’hîr murâd edindikleri kızı bâğı ve bâğçesi ve tarlasıyla verirler. Âdet-i bâtılları böyle bir alay kavm-i Ferâ‘ine ve mel‘ûn kavimdir. Ve dâ’imâ birbiriyle Harâm kavmi ve Cüzâm kavmi ceng etmededirler. Hamd-i Hudâ böyle olduğu bi-emrillâhdır. Eğer cümlesi yek-dil [ü] yek-cihet olsa bin fellâha bir Rûm âdemi düşmeyüp Ervâm kavmin helâk edüp Mısır'ı ve Mekke Y 283b ve Medîne'yi zabt ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y283a–Y283b ·
metinde göster ·
… na bin guruş küşûfiyye verüp her sene berâtın tecdîd ederler. Ve bu kulağuz bir
nesildir
, gayrı kimesneler bilmez.
Eğer bir firkate ve kalyon ve şayka Reşîd'e girüp çıkmak dilese liman re’îsi izni olmayınca girüp çıkmağa kâdir değildir. Gâyet müşkil boğazdır, her sene niçe gemi helâk olur. Ammâ liman re’îsi dâ’imâ boğaz ağzında küçük kayıklar ile elinde sırıklar ile deryâyı ölçer durur. Ve ba‘zı yerlere kabakları ipler ile bağlayup bırağır, hîn-i mahalde gemileri ol mahalden geçirirler. Eğer liman re’îsi bir gemiye kulağız alup geçirirken gemi gark olsa şer‘an liman re’îsine zamân lâzım gelir, kânûn-ı kadîm budur. Anıniçün liman re’îsi her âyende vü revende gemiden kırkar ve ellişer guruş alır. Ve liman re’îsi dahi Mısır paşasına bin guruş küşûfiyye verüp her sene berâtın tecdîd ederler. Ve bu kulağuz bir nesildir, gayrı kimesneler bilmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y336a ·
metinde göster ·
… ı‘ olmamış. Hakkâ ki kân-ı nebîdir, şek şübhemiz yokdur. Zennûn-ı Mısrî dahi ol
nesilden
olduğıyçün Hazret-i Risâlet'in hekîmi idi. Hükemâların silsileleri anlara münte …
Ve gâr-ı İdrîs'in civârında gâr-ı Lokmân vardır. Hâlâ hukemâ edviyeleri râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur. Râyiha-i tayyibesi şemer ya‘nî râziyâne kokar. Aceb sırr-ı Hudâ'dır kim bu kadar bin yıldan berü dahi edviye râyihası münkatı‘ olmamış. Hakkâ ki kân-ı nebîdir, şek şübhemiz yokdur. Zennûn-ı Mısrî dahi ol nesilden olduğıyçün Hazret-i Risâlet'in hekîmi idi. Hükemâların silsileleri anlara müntehî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y386b ·
metinde göster ·
… düp rûy-ı zemînde cemî‘i pâdişâhları bunun zürriyetinden edüp inkırâzu'd-devrân
nesilleri
münkarız olmayup dü-cihânda serfirâz olalar" deyü du‘âsı müstecâb olup cemî‘i m …
"Ve bu oğlum Yâfes'i dahi mu‘ammer edüp rûy-ı zemînde cemî‘i pâdişâhları bunun zürriyetinden edüp inkırâzu'd-devrân nesilleri münkarız olmayup dü-cihânda serfirâz olalar" deyü du‘âsı müstecâb olup cemî‘i mülûk [ü] selâtînler ana müntehîdir. Ve cemî‘i Arab u Acem ve cemî‘i mürsel ve gayrı mürsel peygamberân Sâm'a müntehîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404a ·
metinde göster ·
Kıft nâmında bir âdem melik olup Kıbtî lisânı bunda zâhir oldu. Ve Hazret-i Hûd …
Andan Mısır'a bir gayrı nesilden Kıft nâmında bir âdem melik olup Kıbtî lisânı bunda zâhir oldu. Ve Hazret-i Hûd aleyhi's-selâm bu Kıft zamânında gelüp Hûd Nebî'nin ta‘lîmiyle Melik Kıft bu Elvâh-ı Kebîr'i binâ edüp İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448b ·
metinde göster ·