… hlardan elçiler ile mübârek-bâd nâmeleri ile hedâyâlar geldi. İllâ Kara Koyunlu
neslinden
Âzerbâycân şâhı Uzun Hasan itâ‘at etmeyince Sultân Mehemmed'in ibtidâ gazâsı Uz …
"El-umûru merhûnetün bi-evkâtihâ" deyüp cemî‘i umûrun Cenâb-ı Bâri'ye tevfîz eyleyüp yine ilme meşgûl oldu. Hikmet-i Hudâ pederi Murâd Hân merhûm olup tekrâr Sultân Mehemmed Hân sene 855 târîhinde müstakil pâdişâh olup cümle kullar kendüden bî‘at edüp etrâf pâdişâhlarına nâmeler gidüp cümle pâdişâhlardan elçiler ile mübârek-bâd nâmeleri ile hedâyâlar geldi. İllâ Kara Koyunlu neslinden Âzerbâycân şâhı Uzun Hasan itâ‘at etmeyince Sultân Mehemmed'in ibtidâ gazâsı Uzun Hasan olup Tercân sahrâsında iki deryâ-misâl asker birbirine mukâbele vü mukâtele olunca bir gün bir gece ceng-i sultânî ve neberd-i hâkânî olup Sultân Hasan münhezimen firâr etdüğine târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24b ·
metinde göster ·
Devlet-i Bâyezîd Hân'da ve Selîm Hân-ı Evvel'de Hazret-i Ebûbekir
neslinden
olan Vezîr Kara Pîrî Paşa bu mahallin âb [u] hevâsın beğenüp bu câ-yı meserretd …
Devlet-i Bâyezîd Hân'da ve Selîm Hân-ı Evvel'de Hazret-i Ebûbekir neslinden olan Vezîr Kara Pîrî Paşa bu mahallin âb [u] hevâsın beğenüp bu câ-yı meserretde bir bâğçe binâ edüp bir kasaba olunmasın fermân edüp bir rabta-i ma‘mûr olduğundan Pîrî Paşa derler. Bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123b ·
metinde göster ·
… külâhları geyüp niçe yüz çift Selîm Hân'ın Mısır'dan getirdiği alaca sığırların
neslinden
gûnâ-gûn sığırları ve niçe câmûs kadar çardaklı çatal-misâl boynuzlu sığınları …
Bu tâ’ife cümle yeşil mandıracı şep-külâhları geyüp niçe yüz çift Selîm Hân'ın Mısır'dan getirdiği alaca sığırların neslinden gûnâ-gûn sığırları ve niçe câmûs kadar çardaklı çatal-misâl boynuzlu sığınları kendülere râm edüp anları dahi dîbâ ve şîb ü zerbâf çullar ile ve cümle sığırların boynuzların altun varaklar ile müzeyyen edüp her öküzü ve sığınları gümüş zencîr ve altun yaldızlı zencîrler ile keşân-ber-keşân çekerek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168b ·
metinde göster ·
… kasabasındaki hayrât-ı azîmler dahi anın binâsıdır kim hâlâ cemî‘i evkâflarına
neslinden
İbrâhîm Hânzâdeler ol hayrât [u] hasenâtların ber-vech-i ocaklık mütevellîlerid …
Ve sol kapu mezkûr dud ağacına nâzırdır ve câmi‘ içi gâyet nûr ender nûr kubbe-i pür-nûrdur. Bunda olan müşebbek tuç revzenler üzre sadefkârî kapaklar ve câmları billûr ve necef ve moran ve hurdekâr câmlardır kim şems-i münevverin şu‘lesi pertevi urdukça câmi‘ içi nûr-ı pür-nûr olur ve bunda olan kürsî ve mü’ezzin mahfili bir câmi‘de eyle musanna‘ kürsî yokdur ve bundan olan şem‘dân ve çerâğdân ve günâgûn maslûbât âvîzeler ve ibrişim münakkaş hâliçeler bir câmi‘de yokdur. Hulâsa-i kelâm câmi‘ ve hân ve imâret ve mescîd ve medrese ve çârsû-yı bâzâr ve hammâm-ı latîfi cümle kârgîr binâ-yı ra‘nâsı serâpâ nilgûn rasâsı hâs ile mestûr bir şehr-i ma‘mûrdur kim cümle bu hayrât [u] hasenât gâzî-i sa‘îd u şehîd Sokullu Mehemmed Paşa binâsı olup ol ganîmet-i asrda temel nâzırı Sinân Ağa ahâlî-i vilâyet arzıyla yedi bin kîse masrâf gösterirler. Aslâ deftere nazar etmeyüp ihrâk bi'n-nâr eder. Tâ bu mertebe Hâtem-i Tayy ve Ca‘fer-i Bermekî bir vezîr-i akl-ı Aristo idi. Âhir sene (---) târîhinde kubbe altında dîvân-ı pâdişâhî edâ ederken serhad gâzîlerinin biri bir mahlûl ze‘âmet getirdikde vezîr, "Verilmişdir!" der. Serhadli eydür "Sultânım, beş kerre böyle mahlûl getirdim. Bir dahi getir sana vereyim, buyurdunuz. İşte at çatladup bunu getirdim" der. Yine vezîr "Verilmişdir!" deyince serhadli dal kurtıla olup divân-ı pâdişâhîde kubbe altında yedi vezîr huzûrunda vezîria‘zamın girîbânına yapışup kurtıla ile bir kaç kerre memesi üzre kurtıla[y]ı kabzasına varınca zerk edüp bir kaç kerre dahi karnına vurup kurtılayı vezîrin karnında burup bu serhadliye el kaldıranlardan bir kaçın dahi öldürüp dal satur-i serhaddî olup orta kapuda atına süvâr olup giderken akîbince dîvân askeri üşüp mecrûh Koca Vezîr-i munsıf eydür, "İncitmen, ben bana etdim. Hak ol serhadlimindir. Beş kerre mahlûl getirdi, vermedim. Allah emâneti olsun, ol garîbi kendi haline koyun" deyü vasiyyet edüp ertesi gün rûh teslîm edüp Ebâ Eyyûb-ı Ensârî cenbinde Yogurdcular Bâzârı içinde başka bir kubbe-i azîm içre medfûndur. Süleymân ve Selîm ve Murâd Hân'a vezîria‘zam olup kırk sene sadrıa‘zam olup niçe kerre ma‘zûl ve niçe kerre serdâr-ı mu‘azzam olup cemî‘i hayrât [u] hasenâtlarında üç yüz yigirmi hutbesi tilâvet olunup Rûmeli'nde Edirne râhında Burgaz kasabasındaki hayrât-ı azîmler dahi anın binâsıdır kim hâlâ cemî‘i evkâflarına neslinden İbrâhîm Hânzâdeler ol hayrât [u] hasenâtların ber-vech-i ocaklık mütevellîleridir, rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20a ·
metinde göster ·
… mişlerdir. Ve bir oğlu Yâfes'dir. Türk ü Tatar ve Sakâlib Ye’cüc ü Me’cüc bunun
neslinden
vücûda gelmişlerdir. Bir oğlu Ken‘ân idi. Babası Nûh Nebî ile gemiye girmeyüp p …
âyet-i delîl [ü] bürhândır kim cCebel-i Cûdî'de ba‘de't-tûfân sefîne-i Nûh Necî karâr edüp şehr-i Cûde'yi seksen nefer kimesne imâr edüp tavattun edüp evlâd-ı evlâdları münteşir olup cümle târîhde anınçün Hazret-i Nûh'a "Âdem-i Sânî" ve "Eb-i Sânî" dediler. Ba‘dehû ol şehr-i Cûde bir bender şehr-i azîm olup andan cümle evlâd-ı Nûh ve ümmet-i Nûh bu şehirden murâd edindikleri arz-ı hâliyelere istilâ edüp mahsûldâr yerleri imâr etmeğe 35a başlayup ibtidâ Arz-ı Hâsân'da şehr-i Arîş binâ oldu. Andan şehr-i Balîs, andan Mısr-ı Atîk mukâbelesinde Hazret-i İdrîs'in ta‘lîmiyle Cize hâkinde Sureyd Hakîm'in binâ etdüğü Ehrâm dağların bulup anda Heremin nâm bir şehri Kalimon-ı Kehene binâ etdi. Andan sonra hâlâ Mısr-ı Atîk kim ana ol asrda şehr-i Fustât derlerdi, ol imâr oldu. Bi-kavli müverrihîn Hazret-i Nûh Tûfân'dan halâs olduğu gün yevm-i Aşura idi. Herkesde bulunan ta‘âmları bir kazgana koyup tabh edüp tenâvül edüp nâmına "Aşura" dediler, Hazret-i Nûh sünnetidir. Ve ba‘de't-Tûfân Hazret-i Nûhı'n-Necî üç yüz sene mu‘ammer olup üç oğlu dahi oldu. Bir oğlu Hâm'dır, kara Zengiler ve Fir‘avnîler ve Cebbârîn kavmleri bu Hâm'ın zürriyyetinden vücûda gelmişlerdir. Ve bir oğlu Sâm'dır. Arab ve Acem ve cümle peygamberler anın sülâle-i ırk-ı tâhirinden vücûda gelmişlerdir. Ve bir oğlu Yâfes'dir. Türk ü Tatar ve Sakâlib Ye’cüc ü Me’cüc bunun neslinden vücûda gelmişlerdir. Bir oğlu Ken‘ân idi. Babası Nûh Nebî ile gemiye girmeyüp peygamber belinden gelüp mürtedd olan ibtidâ bu Ken‘ân'dır. Cümle Mısır Kıptîleri ve Malta kâfiri Arabı ve Cezîre-i Girid'de İsfakiye Arabı Kıptîdendir, zuhûrları Mısır İskenderiyyesi'ndendir kim asılları Kıbtî ve Ken‘ân b. Nûh'a müntehîlerdir. Ken‘ân babasıyla zevrak-ı rahmete girmeyüp bir tuç kumkuma içre me’kûlât meşrûbâtıyla kumkuma içre girüp yeye, içe, sıça devr-i dâ’im gene yeye yeye necâsetinde gark olup Tûfân'da kumkumasıyla bir kenara çıkup hâlâ Mısır'ın sa‘îd-i âlîsi elvâhât evvel-i Nakraveş kurbunda kumkuması bârçeleriyle bir gâr içre yatar. Kabâbıta kavminin ziyâretgâhlarıdır. Hakîr üç kerre uğrayup temâşâ etdik. Deyr-i kadîm-misâl bir gâr-ı yetîmân dâr-ı bî-îmândır kim ol Ken‘ân hakkında sûre-i (---) âyet (---)Arapça nassı bu Ken‘ân hakkında kıbel-i Hak'dan alâ tarîkı'l-kısas Habîb-i Hudâ'ya nâzil olmuşdur. Niçe müverrihler Hâm ve Sâm ve Yâfes Tûfân'da gemi içre bile idi, derler. Ba‘zılar, Tûfân'dan sonra vücûda geldiler, derler. Sahîhi bu ola. Netîce-i merâm Tûfân'dan sonra gemi içre olan seksen nefer kimesneden bu dünyâ benî Âdem ile mâlamâl olduğundan Hazret-i Nûh'a Âdem-i sânî derler. Bir rivâyetde Ferîdûn Hazret-i Nûh ile gemide bile idi. Tatar andan tenâsül buldu, derler. Ferîdûn'un kabri Heyhât sahrâsında medfûn olduğu inşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Ammâ bu Hazret-i Nûh'un ziyâretgâhı olan Kerk-i Nûh karyesi semtinde cebel-i Deyr derler bir kûh-ı bülend vardır. Bir tarafı cânib-i garba, Berût cânibinde Akdeniz'e nâzırdır. O cebel-i müntehâ içre yetmiş iki mezâhib fırak-ı dâlleden Dürüzî Timânî ve Yezîdî ve Mervânî kavmi sâkinlerdir. Ve bu cebelde zikri sebkat eden Ken‘ân b. Nûh aleyhi's-selâmın bir mağarası vardır. Ehl-i Sâm, Ken‘ân babasıyla gemiye girmeyüp kumkuma içre bu mahalde gark olduğuna sûre-i Nûh (---) âyet-i şerîfi delîl ederler. Arapça bu mahal içündür deyü müfessirîn tefsîr etmişlerdir. Ve ale'l-ittifâk Tûfân-ı Nûh ibtidâ bu Bukâ‘ sahrâsındaki nehr-i Tennûr'dan zuhûr edüp cihânı cümle gark etdi. Mezheb-i hukemâda olanlar "Tûfân hemân Arz-ı Mukaddese'de oldu" derler. Eyle ise âyet Arapça nassına göre Hazret-i Nûh'un gemisi cebel-i Cûdî üzre ka[râr] etdikde Cûde ve Musul ve Irâk-ı Acem ve Kurna ve Basra cümle arz-ı mukaddes olmuş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 34b–35a ·
metinde göster ·
… Geyümers'in üçüncü dedesidir. Abdülvehhâb Gâzî ki Süheyb-i Rûmîdir ol Sıp-nişân
neslinden
olmağıla Süheyb-nişân-ı Rûmî derlerdi. Silsilesi Geyümers'e andan Sıp-nişân'a m …
Ziyâretgâh u teferrücgâh-ı Mıgdisî: Ermenîleridir. Anların zu‘munca Keyümerz savma‘asında secde ederken dâ’imâ secdede birer sâ‘at-i nücûmî feza‘ u ceza‘ı Rabbü'l-izzet'e ererdi. Hasımları fürce bulup başına bir taş urup helâk etdikleri taş hâlâ Sıp-nişân deyrinde mahfûzdur. 79a ve sıp-nişân Geyümers'in üçüncü dedesidir. Abdülvehhâb Gâzî ki Süheyb-i Rûmîdir ol Sıp-nişân neslinden olmağıla Süheyb-nişân-ı Rûmî derlerdi. Silsilesi Geyümers'e andan Sıp-nişân'a müntehî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 78b–79a ·
metinde göster ·
Monla Mehemmed bin Ya’kûb: Orhân oğlu Süleymân Paşa ile ibtidâ diyâr-ı Rûm'a geçen Ece Ya‘kûb neslinden olmağıla Ecezâde derler. Lisân-ı Türkî'de "ece", karındaşa derler. Hikmet-i Hudâ bu Monla Mehemmed ikiz doğmuşlardır. İki birâder-i cân-beraber bir anda merhûm olup Üçşerîfeli hatîresinde medfûn olup kabr-i Eceler derler. Selîm Hân-ı Evvel ulemâlarındandır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 168a ·
metinde göster ·
… r-ı Yemen'de Karn şehrinde medfûnlardır. Ammâ bu Veys hazretleri Âl-i Abbâsiyân
neslinden
Sultân Veys ibn (---)(---). Pâdişâh iken kutbiyyete kadem basup âhiret pâdişâh …
Menzil-i Hazret-i Sultân Veys: Hazzo hâkinde bir dere ve depeli sengistân içre bir uyûn-ı sağîre kenârında (---)(---)(---)(---) bir âsitâne-i azîmde medfûn Hazret-i Veys'dir, ammâ Veys el-Karanî değildir. Anların kabr-i şerîfi diyâr-ı Yemen'de Karn şehrinde medfûnlardır. Ammâ bu Veys hazretleri Âl-i Abbâsiyân neslinden Sultân Veys ibn (---)(---). Pâdişâh iken kutbiyyete kadem basup âhiret pâdişâhı olmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 220b ·
metinde göster ·
… r-ızlâl, kavm-i Rujikiyân eri, âr [u] nâmûsdan berî vü ârî olup "Âl-i Abbâsiyân
neslinden
ve Sultân Evhadullah'ın ırk-ı tâhirindenim." deyü ol zu‘m-ı fâsid ile la‘analla …
Devlet-i Âl-i Osmân'ın mûhini olan sen ki Abdâl Hân-ı dâl nâm şakî-i pür-ızlâl, kavm-i Rujikiyân eri, âr [u] nâmûsdan berî vü ârî olup "Âl-i Abbâsiyân neslinden ve Sultân Evhadullah'ın ırk-ı tâhirindenim." deyü ol zu‘m-ı fâsid ile la‘anallahu'd-dâhilu ve'l-hâric la‘netin kabûl eden Hâricîlerden ashâb-ı rıfz-ı ilhâd ve erbâb-ı fitne vü fesâd, ehli ile âlûde olan Yezîdî-Ekrâd, urûk-ı nâ-tâhirindensin kim mezâhib-i erba‘adan hâric olan Hâricî ve Ca‘ferî ve Cebrî ve Kaderî ve Hulûlî ve Hurûfî ve Zemînî ve Hamzavî ve vâsi‘î-mezheb olan fırak-ı dâldan bir bî-mezhebler ile ihtilât etmiş Hâricî mezhebin ve cemî‘i mudhıkân u kışmirân u mutrıbân zümresiyle lû‘b u lehve meşgûl ve hem-celîs ü hem-enîs olup fısk u fücûr ile âlûde olup ve Arapça ıtâbına mu‘âteb olan dalâlet-âbâd hâkimi Abdâl Hân-ı bî-mecâlsin kim bu hakîr mülk-i diyâr-ı Erz[urûm] vâlîsi iken etdiğin şenâ‘at ü şekâvet ve cinâyetlere "Tâze yiğitdir!" deyü mezâ-mâ-mezâ diyerek afv ederdim. Henüz sen bu sinn-i sâlde iken ıslâh-ı nefs etmeyüp âyende vü revende ehl-i tüccârın bâc bahânesiyle {tâcların kapup} yüklerün çözüp ale'l-kabz mâlların ucuz bahâ ile alursun ve Erzurûm eyâleti hâki müşânda olan Malazgird Beği Mehemmed Beğ'in kırk bin aded gûsfendlerin sürüp elin memleketin nehb ü gâret edüp üç yüz aded âdemlerin katl edüp serlerine serbendleri dâr olan Halitî ve Çekvânî ve Celüvî ve Rûzikî 261a nâm Yezîdî Ekrâdı kabâ’illerin başına cem‘ eyleyüp dâr-ı diyârları hasâre etdirüp âyende vü revendegândan kapu kullarının eşedd-i ukûbet ile mâlların alup kolların kesüp mecrûh edersin ve her cânibe dest-dırâzlık edüp kuttâ‘u't-tarîklık edersin. Hatta dâr-ı diyârında olan ulemâ-yı Ekrâd, "Niçün böyle edersin", deyü va‘z u nasîhat etdiklerinde, "Kürdistân'dır, birbirimiz mâbeyninde gûşmâl içün gâhîce müşâmızda olan kimesneleri gâret etmek kânûn-ı Âl-i Abbâsiyân'dır." demişsin. Sana Âl-i Osmân devletinde emr-i Hudâ ile bir gûşmâl ideyim ki gûşine mengûş olup ehl-i ıyâlinle halka-begûş zer-harîd gibi Âl-i Osmân'a kul olasın. Hatta bu abd-i ahkarın derûnunda cilve-ger olan mel‘anetini ilhâm-ı Rabbânî ile azharu mine'ş-şems bilüp on gün hânende pinhân olup Rahova nâm mahalde haymen içre tek ü tenhâda sana pend ü nasîhatler edüp, ey cânım hân nitekim ben Van eyâleti hâkimi iken müşânızda olan ümerâlar ile ve ehl-i tüccâr ile ve re‘âyâ vü berâyâlar ile hüsn-i zindegâne eyle, deyü vasiyyet eylediğim bu maslahatlar içün idi. İmdi ol pendnâmelerimiz sana zerre kadar te’sîr etmeyüp bu kadar fitne vü fesâd edüp, ili vilâyeti gâret edüp sulha muğâyir nâ-şer‘î dest-dırâzlıklar etdiğün ecilden kuttâ‘u't-tarîk olduğuna şüphemiz kalmayup nass-ı kâtı‘la vücûdun şecere-i bî-meyvesin kat‘ etmek helâldir kim el-âyet:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 260b–261a ·
metinde göster ·
… Süleymân Hân fermânıyla Gîlân Hânı Muzaffer Hân ve Hân-ı Nahşevân ve Timur Şâh
neslinden
Mirzâ Hân bi'l-cümle bunlar on yedi bin asker ile imdâda gelüp hemân ol ân İbrâ …
beyti gelir. Hemân serdâr-ı dilîrin cür’et ve şecâ‘at regleri hareket edüp Süleymân Hân'ın dahi Ucân yaylağından asker üzre ebyâta münâsib imdâda geleceğin haberi gelince hemân Serdâr İbrâhîm Paşa 304b cenge âmâde oldukda gerüde Tebrîz cânibinden Süleymân Hân fermânıyla Gîlân Hânı Muzaffer Hân ve Hân-ı Nahşevân ve Timur Şâh neslinden Mirzâ Hân bi'l-cümle bunlar on yedi bin asker ile imdâda gelüp hemân ol ân İbrâhîm Hân amân u zamân vermeyüp Acem ceyşi üzre bu Sercem sahrâsında Allah Allah deyüp hücûm idince kâmil yedi buçuk sâ‘at-i nücûmî ceng-i azîm ü neberd-i elîm olup tarafeynden kırk bin benî Âdem dendân-ı tîğdan geçüp Osmânlı askeri mansûr u muzaffer olup bî-hadd ü bî-kıyâs mâl ile muğtenim olup kırk bin kelle ârâyiş-i nîze edüp Tebrîz kurbünde Ucân yaylasında kelleleri Süleymân Hân'ın pây-ı serîrine rîzân etdiklerinde cümle ser-i kârda olanlara Süleymân Hân hil‘at-i fâhireler ve menâsıb-i âlî ile çörekler ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 304a–304b ·
metinde göster ·
… cümle peymân ile feth edüp âzim-i Irâk-ı Bağdâd olup geldikde merhûm Uzun Hasan
neslinden
olan hâkim-i Bağdâd Emîr-i Kebîr Yâr Beğ Hân şâhın cengine mukâvemete kâdir ola …
Şâh İsmâ‘îl bu yüzden mâlik-i Irâk oldu kim Şâh İsmâ‘îl Diyârbekir'i muhâsara edüp derûn-ı Âmid'de mahsûr olan Karakoyunlu Emîr Şâh Beğ şâha bi'z-zarûrî amân ile kal‘a-i Âmid'i teslîm edüp Şâh İsmâ‘îl dahi tarafından eyâlet-i Diyârbekir'i İstac(ul)lu Muhammed Hân'a verüp andan kal‘a-i Mardin'i feth idemeyüp kal‘a-i Musul'u ve kal‘a-i Şehrezûl'u cümle peymân ile feth edüp âzim-i Irâk-ı Bağdâd olup geldikde merhûm Uzun Hasan neslinden olan hâkim-i Bağdâd Emîr-i Kebîr Yâr Beğ Hân şâhın cengine mukâvemete kâdir olamayacağın bilüp Uzun Hasan evlâdlarından Sultân Murâd ibn Ya‘kûb ile Bağdâd çölünden Ane kal‘ası ve Selme kal‘ası üzre Şâm'da Mısır Sultânı Gavrî'nin vezîri Sünyâl Hân'a varup dahil düşerler. Beri tarafda Şâh İsmâ‘îl kal‘a-i Bağdâd'ı tehî bulup bilâ ceng [ü] cidâl mutasarrıf olup hükûmetin Hâdim Emîr nâm bir hân-ı benâma verüp Bağdâd'ı imâr eder. Ba‘dehû Hükûmet-i Bağdâd Şâh İsmâ‘îl tarafından sene 939 târîhinde Zülfikâr Hân'a değüp meğer derûn-ı dilden Sünnî mezheb imiş. Pes-i perdeden Sultân Süleymân Hân'a haber gönderüp derhâl ulaklarla Şâm ve Haleb ve Diyârbekir ve Mar‘aş vâlîlerine haber gidüp anlar da azîm asker ile ılgar edüp şâh-ı gümrâh bu işden âgâh olup şâhın ilkâ vü tahrîkiyle fakîr Zülfikâr Hân'ın tevâbi‘leri Zülfikâr Hân'ı zülfikâr-ı Alî ile şehîd edüp yine Şâh müceddeden mâlik-i Irâk olup hânlığı Eleşkir Hân'a ihsân edüp halîfetü'l-hulefâ lakabıyla telkîb edüp Eleşkir Hân'ın destine yarlığ-ı belîğ-i şâhî verir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 333b ·
metinde göster ·
… İmâm Mansûr ibn İmâm Hasan radıyallahu anhümâ ve Şeyh Muhammed merkadi; Hazret
neslinden
Âl-i Hâşimî'dir ve İmâm Mehdî-i Makûlî e’imme-i müctehidîn evlâdındandır ve mer …
Ve merkad-i Hazret-i İmâm Mansûr ibn İmâm Hasan radıyallahu anhümâ ve Şeyh Muhammed merkadi; Hazret neslinden Âl-i Hâşimî'dir ve İmâm Mehdî-i Makûlî e’imme-i müctehidîn evlâdındandır ve merkad-i İmâm Alî Asğar ibn İmâm Zeynelâbidîn ve makâm-ı İmâm Ca‘fer Sâdık ibn İmâm Muhammedü'l-Bâkır ve makâm-ı Hazret-i Selmân-ı Pâk el-Fârisî ve makâmât-ı evlâd-ı İmâm Hüseyin ve merkad-i pür-envâr Hümâ Hâtûn binti Hazret-i Yûsuf Sıddîk zevceti Hazret-i Eyyûb aleyhim ve alâ nebiyyinâ efdalu's-salât ve's-selâm ve makâm-ı Hazret-i Hızır aleyhi's-selâm ve merâkıd-ı evlâd-ı zevi'l-ihtirâm Hazret-i İmâm Mûsâ Kâzım radıyallâhu anhüm ecma‘în ve merkad-i İmâm Hârib ibn Mûsâ Kâzım, İmâm Hamza kurbünde başka kubbede medfûndur ve merkad-i İmâm Hamza ve merkad-i Hazret-i İmâm Kâsım, Hazret-i İmâm Alî Mûsâyı'r-Rızâ'nın bürâderidir, radıyallahu anhümâ. Çölistân içre bir kubbe-i serâmedde medfûndur. Ve dahi, ziyâret-i Eyyûb Nehîcî kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 353a ·
metinde göster ·
… Emeviyyûn'un Mervân-ı Hımâr'da inkırâz olduğu senede yine Zor ibn Dahhâk-i Mârî
neslinden
Moğol Karkük nâm bir benâm-ı merd-i hümâm ba‘zı kabâ’il-i Ekrâd ile yek-dil [ü] …
Müverrih Mıkdısî tahrîri üzre bu kal‘a-i Şehrezûl'u ibtidâ binâ eden Zor ibn Dahhâk-i Mârî'dir. Aslında Şehr-i Zor'dur. Galat-ı meşhûru Şehrezûl'dur, sahîhi Şehr-i Zor'dur. Hâk-i Irâk'da Kûfe ve Medâyin'den sonra bu Şehr-i Zor gâyet imâr olup gûyâ ravza-i cinân oldu. Ba‘dehû Âl-i Abbâsiyân asrında Hulâgû Hân bu Şehrezûr'u zor-ı bâzû-yı tüvânâsıyla harâb u yebâb etdi. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Âl-i Emeviyyûn'un Mervân-ı Hımâr'da inkırâz olduğu senede yine Zor ibn Dahhâk-i Mârî neslinden Moğol Karkük nâm bir benâm-ı merd-i hümâm ba‘zı kabâ’il-i Ekrâd ile yek-dil [ü] yek-cihet olup anların isti‘ânetiyle Şehrezûr'u müceddeden imâr edüp ismine kal‘a-i Kerkâk-i Moğol derler. Murûr-ı eyyâm ile elsine-i nâsda galat-ı meşhûr evlâ olmağile hâlâ kal‘a-i Kerkük derler ammâ kal‘a-i Kelkek ve Kelkit ve Kerkit değildir. Kelkik eyâlet-i Erzurûm'da bir nevâhînin ismidir. Ammâ bu hâk-i Irâk ile müşâ Şehrezûr'un pây-i tahtı bu kal‘a-i Kerkük'dür. Lâkin Şehrezûr-ı kadîm diyâr-ı Acem hudûdunda Merâğa şehrine karîb olup Timur Hân'dan berü harâbe [vü] garîb kalmışdır. Şehr-i Merâğa dahi Timur harâbından kalmışdır, ba‘dehû imâr olmuşdur. Şehrezûr-ı kadîm ile şehr-i Merâğa beyni altı merhale zemîn-i mahsûldârdır. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 372a ·
metinde göster ·
… e'den bu dağlara niçe bin asâkir-i İslâm ile gelüp bu kal‘a-i Akra'yı Enûşirvân
neslinden
Kapus Akrı elinden feth etdi. Ol asırda bu Akra kavmine kavm-i Humeydiyye derle …
Sebeb-i tesmiyyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve bânîsi (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve fâtihi bizzât Hazret-i Alî'dir. Şehr-i Kûfe'den bu dağlara niçe bin asâkir-i İslâm ile gelüp bu kal‘a-i Akra'yı Enûşirvân neslinden Kapus Akrı elinden feth etdi. Ol asırda bu Akra kavmine kavm-i Humeydiyye derlerdi. Tâ Hazret-i Yûnus'dan berü îmâna gelüp Kürd lisânı üzre tekellüm eder kavm-i kesîr idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 374b ·
metinde göster ·
… ih-i Mısır Sultân Selîm Şâh-ı Evvel'in vezîria‘zamı Hazret-i Ebâbekiri's-Sıddîk
neslinden
Kara Pîrî Paşa'nın hazînedârlığı hidmetiyle Mısır fethinde hâzır olmuşdur. Anla …
Evvelâ ihvân-ı safâya şöyle ma‘lûm ola ki merhûm Melek Ahmed Paşa'nın peder-i azîz-i vâhid-i mâcidi Fâtih-i Mısır Sultân Selîm Şâh-ı Evvel'in vezîria‘zamı Hazret-i Ebâbekiri's-Sıddîk neslinden Kara Pîrî Paşa'nın hazînedârlığı hidmetiyle Mısır fethinde hâzır olmuşdur. Anların dahi maskat-ı re'sleri dâmen-i kûh-ı Elburz'da Çerkez kavmi ve Abaza kavmi mâbeynlerinde sengistân ve cengelistân içinde Sadşe kavmidir, bir gulâm-ı fetâ imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 46a ·
metinde göster ·
… bu Hersek dağlarına ol dîvleri sürüp kavm-i Uskok kâfiri ol dîv [ü] ifrîtlerin
neslinden
olup bu Hersek kavmi ve bu Gabele kavmi dahi anlardan tenâsül bularak hakkâ ki …
Hattâ Hazret-i Süleymân birkaç nefer dîvlere hâtır-mânde olup bu Hersek dağlarına ol dîvleri sürüp kavm-i Uskok kâfiri ol dîv [ü] ifrîtlerin neslinden olup bu Hersek kavmi ve bu Gabele kavmi dahi anlardan tenâsül bularak hakkâ ki Dâbbetü'l-arz kadar tüvânâ-yı zeber-dest gâzî yiğitleri olur. Hattâ ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl mahallinde kâfirlere hücûm edüp kılıç çıkarmayup tüfeng atmadan sağ eline ve sol eline birer kâfiri alup birbirlerine kâfirleri ura ura serâsîme edüp kâfirleri dest ber-kafâ bağlar, eyle güçlü ve kuvvetli yarar yiğitleri olur, cümlesi kal‘a neferâtlarıdır. Bu şehirde ecnebîden gayri âdem duramaz, gâyet cezîre yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163a ·
metinde göster ·
"Evliyâ Çelebi dörd, beş kerre yüz binden ziyâde câriye avretleri vardır. Eğer anlardan ve kopna ve defkelerden birer altun tamga bahâyı bu hân alırsa belki bu hân âsî olup Âl-i Osmân'a karşu kor, zîrâ bu Çoban Geray neslinden (---) Hân (---) Hân Âl-i Osmân'a isyân edüp yeniçerileri kıra gelmişlerdir. Allâh hıfz ede, ammâ birkaç günden sen seyr [ü] temâşâ ile gör Kırım'da neler olur. Hemân bolay kim siz Mehemmed Paşa ile bunda bulunmayup der-i devlete yönelmiş bulunasınız" deyü niçe umûr-ı mu‘azzama sözler söyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196a ·
metinde göster ·
… ır Cingiz Hân'ın hâl-i hayâtında velîahd edindiği dördüncü oğlunun {oğlu} Toluy
neslinden
olan Menkirtim Hân ibn Tağar Hân'ı hân edüp Kırım'a getirdiler. Bu dahi Maskov …
Ba‘de[hu] sene 666 târîhinde Bereket Hân merhûm olup Eski Salâ'da medfûndur. Anın bir tıfl-ı nâ-resîde oğlu bir yaşında olmak ile atalıkları birbirlerine düşüp âhır Cingiz Hân'ın hâl-i hayâtında velîahd edindiği dördüncü oğlunun {oğlu} Toluy neslinden olan Menkirtim Hân ibn Tağar Hân'ı hân edüp Kırım'a getirdiler. Bu dahi Maskov ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Filimenk ve Macar ve Kurs ve Nemse ve İslovin ve Tot ve Korol kralların cümle harâca kesüp Krakov vilâyetlerinden Daniska vilâyeti seferine gidüp hisâbın Cenâb-ı Bârî bilir mâl-ı hazâ’in üsârâlar ile cezîre-i Kırım'a gelüp ana dahi Arapça âyeti fermânı gelüp sefer-i hakîkîye azm-i cinân edüp yeri dâr-ı İlliyyîn ola. Hâlâ kabri Mankıt elindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 199a ·
metinde göster ·
… esîregâh zemîn-i lâle‘izârda vâki‘ olmuşdur. Hakkâ ki Koca Osmân Şâh Al-i Osmân
neslinden
olup bir sâhib-i tab‘ keremkârây olduğu câmi‘-i hayrâtlarından ma‘lûmdur.
Lâkin şehir kenârında olmak ile cemâ‘atden garîbdir, ammâ ba‘de'l-asr şehrin cemî‘i erbâb-ı dükkânı ve cümle erbâb-ı ma‘ârifân u âşıkân-ı sâdıkânları gürûh gürûh bu câmi‘in etrâfında olan dırahtistân [u] sebzezârların (...) larındaki çemenzâr yerlerde oturup cavk cavk olup cümle ahbâb zevk u şevk ederler, zîrâ şehrin bir teferrücgâh yeri budur kim bir müferrih ve hevâdâr ve mesîregâh zemîn-i lâle‘izârda vâki‘ olmuşdur. Hakkâ ki Koca Osmân Şâh Al-i Osmân neslinden olup bir sâhib-i tab‘ keremkârây olduğu câmi‘-i hayrâtlarından ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 239a ·
metinde göster ·
… dır, Bulgar kâfirleri çokdur. Hattâ bu şehri ibtidâ binâ eden Vılandiva papasın
neslinden
bu keferelere portoyoroz ya‘nî köy kethudâsı zâbitdir. Ve ol papasın ismiyle mü …
Aslı Vılandova'dır. Lisân-ı Bulgar'da "büyük papas" demekdir. Bu dahi Köstendil toprağında voyvadalıkdır. Müselmânları azdır, Bulgar kâfirleri çokdur. Hattâ bu şehri ibtidâ binâ eden Vılandiva papasın neslinden bu keferelere portoyoroz ya‘nî köy kethudâsı zâbitdir. Ve ol papasın ismiyle müsemmâ olup bu rabtaya Vılandiva derler. Hâlâ ol papasın bunda bir manastır-ı azîm var, tâ Erdel diyârında ve Alman kâfiristânında ve İsfaç vilâyetinde evsâfın istimâ‘ etmişdim. Mukaddemâ görmeyüp henüz gördüm ve içine girüp seyr [ü] temâşâ etdim. Hâlâ bir kûhsâr içre kal‘a-misâl demir kapulu ve serâpâ kubâbları kurşu[m] örtülü bir deyr-i musanna‘dır kim ilm-i mi‘mârîden haberdâr 373b olanlar bu deyr-i ruhbâna im‘ân-ı nazar ile nazar eden engüşt ber-dehen edüp âlem-i hayretde kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373a–373b ·
metinde göster ·
Sene (---) İskender-i Kübrâ asrında Yanko ibn Madyan
neslinden
Kortiz nâm bir kralın elinden Aydın Bay oğlu Sultân Ya‘kûb fethidir, be-dest-i …
Sene (---) İskender-i Kübrâ asrında Yanko ibn Madyan neslinden Kortiz nâm bir kralın elinden Aydın Bay oğlu Sultân Ya‘kûb fethidir, be-dest-i Ulubaş Beğ. Ba‘dehu Âl-i Osmân destine sene (---) târîhinde Yıldırım Hân fethidir. Aydın sancağında Yıldırım Hân Gâzî evkâfıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y26a ·
metinde göster ·
… oğlu Alî Beğ namında bir namdâr-ı kâmkâr vezîr-i yarar bu İzmir'i yine Kaydefâ
neslinden
İzmirne nâm bir kralenin elinden halkın kıra kıra feth edüp kabza-i teshîre alu …
İskender-i Kübrâ ile mu‘âsır olan Kaydefâ melike nâm Yûnâniyândan bir kralenin binâsı ve tahtıdır. Zamân mürûrundan sonra Sultân Alâeddîn-i Selçukıyân asrında taraf-ı Rûm-ı merzibûm tavâyif-i mülûke dönüp Alâeddîn vüzerâlarından Sığla oğlu Alî Beğ namında bir namdâr-ı kâmkâr vezîr-i yarar bu İzmir'i yine Kaydefâ neslinden İzmirne nâm bir kralenin elinden halkın kıra kıra feth edüp kabza-i teshîre alup memâlik-i islamiyyeye zamm etti. Timur Hân İzmir'i harâb etdiğine târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y43a ·
metinde göster ·
… ken anın zamânında binâ olunup bunda cây-i karâr edinmiş idi. Ba‘dehu Cemşîd'in
neslinden
Aya Sulya nâmında bir Urum kralı elinden sene (---) târîhinde Aydın Bay oğlu Su …
Cemşîd cihân-ârâ bir pâdişâh iken anın zamânında binâ olunup bunda cây-i karâr edinmiş idi. Ba‘dehu Cemşîd'in neslinden Aya Sulya nâmında bir Urum kralı elinden sene (---) târîhinde Aydın Bay oğlu Sultân Îsâ feth edüp ba‘dehu Âl-i Osmân'dan Yıldırım Hân destine girmişdir. Be-dest-i Timurtaş Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y67b ·
metinde göster ·
Sireye nâm bir melikenin binâsı olup kışlak tahtı idi. Ve yaylağı hâlâ bu Birgi …
Bir ikiden galat Birki derler. Cemşîd neslinden Sireye nâm bir melikenin binâsı olup kışlak tahtı idi. Ve yaylağı hâlâ bu Birgi şehrinin şimâli fevkınde Bozdağ demek ile ma‘rûf u meşhûr [u] mevsûf kûh-ı bâlâdır kim bu şehr-i azîm anın kıblesi dâmeninde bir dere ve depeli yere vâki‘ olmuş bir şehr-i Birgi'dir, İki değildir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Aydın Bay oğullarından Mehemmed Şâh nâm emîrin fethidir kim ümerâ-yı Selçukıyândır. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Orhân Gâzî destine girmişdir, be-dest-i Y 86a Gâzî Timurtaş Paşa ve İshâk Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85b–Y86a ·
metinde göster ·
Sene (---) târîhinde Menteşe oğlu Ahmed Gâzî Beğ, Cemşîd
neslinden
Milyas nâm bir Urum kralının elinden feth etmişdir. Ba‘dehu sene 844 târîhinde …
Sene (---) târîhinde Menteşe oğlu Ahmed Gâzî Beğ, Cemşîd neslinden Milyas nâm bir Urum kralının elinden feth etmişdir. Ba‘dehu sene 844 târîhinde Âl-i Osmâniyân'dan Gâzî Hudâvendigâr fethidir. Menteşe sancağı hâkinde Menteşe oğlu Ahmed Gâzî evkâfıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101a ·
metinde göster ·
… tmiş Urum hâneli bir ma‘mûr köydür. Ve câ-be-câ müselmânları vardır. Âl-i Osmân
neslinden
Cem Şâh, Sultân Bâyezîd ile ceng edüp âhir münhedim oldukda Menteşe hâkinde bu …
Karye-i Velanova: Cânib-i erba‘ası bâğ u bâğçe ile müzeyyen yetmiş Urum hâneli bir ma‘mûr köydür. Ve câ-be-câ müselmânları vardır. Âl-i Osmân neslinden Cem Şâh, Sultân Bâyezîd ile ceng edüp âhir münhedim oldukda Menteşe hâkinde bu Malta'ya ubûr edüp bu karyeyi ana hâs verirler, hâlâ bu karyede olan ibret-nümâ âsâr-ı acîbe binâlar ve gûnâ-gûn fıskıyye ve şâzrevân ve havzı ve selsebîller ve câm-ı Cem ta‘bîr etdikleri câmın durduğu amûd-ı ibret-nümûn bu köydedir. Ve çok âsârları mürûr-ı eyyâm ile münhedim olmuşdur. Andan Cem Sultân firâr edüp Fransa'da karâr edüp Bâyezîd Hân tarafından taleb olundukda bi'z-zarûrî bir saruşın âdemi zehirli ustura ile tırâş edüp boğup, Cem'dir deyü Âsitâne'ye irsâl edüp Bursa'da Murâdiyye'de defn ederler, hâlâ Fransa ol zu‘m üzre- Y 122b -dirler kim böyle hîle edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122a–Y122b ·
metinde göster ·
… ayât sulu yerlerdir. Huccâc bu mahalle geldikde tâze cân bulur. Hazret-i şu‘ayb
neslinden
âdemleri vardır.
İhvân-ı sa‘âdetmende şöyle ma‘lûm ola kim Hazret-i şu‘ayb Nebî Bahr-i Kulzüm ki hâlâ Bahr-i Süveys derler, ol bahrın sâhilinde şehr-i Medyen derler bir şehr-i mu‘azzam idi. Cenâb-ı izzet kavmin helâk edüp şehrin harâb etdüği Kur’ân-ı azîm'inde âye[t]: Arapça ây[et]inden murâd ol şehr-i Medyen'dir Hazret-i şu‘ayb bu şehirde sâkin idi. Bu şehir Mısır'dan Mekke-i Mükerreme'ye giderken Muveylah nâm kal‘aya bir menzil karîb mahaldedir. Ve bu şehire karîb dağlar içre huccâc-ı müslimîn meks ederler. şu‘aybü'n-ni‘am derler bir bâğ-ı İremezât ve âb-ı hayât sulu yerlerdir. Huccâc bu mahalle geldikde tâze cân bulur. Hazret-i şu‘ayb neslinden âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202b ·
metinde göster ·
… lüp bu Havrân diyârında tenâsül bularak ilâ haze'l-ân bu Havrân güzeli şît Nebî
neslinden
olup ol hûrîden müştak olduklarıyçün hûrândan galat Havrân derler.
Hikmet-i Hudâ Hazret-i şît ile bir kız vücûde gelüp kâmil bülûğıyyete geldiklerinde şît'e bile doğan kızı verdi, kabûl etmeyüp Hazret-i Âdem'den bir hûrî istedi. Hazret-i Âdem dahi Cenâb-ı Bârî'ye ricâ edüp Cennet'den Cibrîl-i Emîn ile bir hûrî verüp Hazret-i şît ile hem-enîs ü hem-celîs olup ol hûrîden niçe yüz evlâdı Y 259b vücûda gelüp bu Havrân diyârında tenâsül bularak ilâ haze'l-ân bu Havrân güzeli şît Nebî neslinden olup ol hûrîden müştak olduklarıyçün hûrândan galat Havrân derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259a–Y259b ·
metinde göster ·
geçinirler Tâ’î kavimdirler. Bu mahalden yine kalkup dağ u râğlar içre tathîr o …
Ve bu mahalde Âl-i Berhî derler, beş bin mikdârı Urbân-ı uryân-ı za‘îflerdir, ammâ celâl sâhibi kavimdirler. Zu‘mlarınca Âsaf-ı Berhayâ neslinden geçinirler Tâ’î kavimdirler. Bu mahalden yine kalkup dağ u râğlar içre tathîr olmuş tarîk-ı âm içre 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y268a ·
metinde göster ·
… , Amr bin Âmir ve hüve Temîm bin Murre bin Ka‘bdır. Yine Hazret-i Risâlet-penâh
neslinden
Ka‘b'a müntehîlerdir. Bunlar ibtidâ Hazret-i Resûle nübüvvet geldikde tasdîk et …
Mukaddemâ isimleri Abdü'l-Ka‘b idi. Ba‘dehu Hazret-i Resûl Abdullâh buyurdular. Anlar ibn Ebî Kuhâfe, Amr bin Âmir ve hüve Temîm bin Murre bin Ka‘bdır. Yine Hazret-i Risâlet-penâh neslinden Ka‘b'a müntehîlerdir. Bunlar ibtidâ Hazret-i Resûle nübüvvet geldikde tasdîk etdikleriyçün Sıddîk Y 289b buyurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y289a–Y289b ·
metinde göster ·
… a karîb Hazret-i Abdullâh bin Selâmü'l-Ensârî. Benî İsrâ’îlî'den Hazret-i Yûsuf
neslinden
idi. Hicretin sene 43 merhûm oldu. Sahâbe-i kirâmın ulularından idi.
Ve bunlara karîb Hazret-i Abdullâh bin Selâmü'l-Ensârî. Benî İsrâ’îlî'den Hazret-i Yûsuf neslinden idi. Hicretin sene 43 merhûm oldu. Sahâbe-i kirâmın ulularından idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y299b ·
metinde göster ·
… b-ı tîmârı zü'l-cenâheyn gök demire müstağrak olup küheylân ve sâfinâtü'l-ciyâd
neslinden
Mu‘nek ve Cilfe ve Tureyfî ve Seylâvî ve Musâfaha ve Cilfidân ve Mahmûdî hussân …
İbtidâ şâm'ın erbâb-ı tîmârı zü'l-cenâheyn gök demire müstağrak olup küheylân ve sâfinâtü'l-ciyâd neslinden Mu‘nek ve Cilfe ve Tureyfî ve Seylâvî ve Musâfaha ve Cilfidân ve Mahmûdî hussânları üzre zer-ender-zere müstağrak altı pâre yancık ve bahrî hotaz ve zerdûz dikdik ve abâyîli küheylân hayller üzre ellerinde on yedişer boğum kantâr kargı sırıklar ile gürûh gürûh ubûr edüp ardları sıra bin beş yüz tüfeng-endâz yeniçeriyân-ı şâm-ı cennet-cihân askeri dahi her pâyi biner guruş bahâ eder Arabî feresler üzre süvâr olup ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y311b ·
metinde göster ·
küheylân esb-i sabâ-sür‘atlerin gerdenlerinde şecereleri ile hussân-ı hüsndârla …
Evvelâ on iki re’s sâfinâtu'l-ciyâd neslinden küheylân esb-i sabâ-sür‘atlerin gerdenlerinde şecereleri ile hussân-ı hüsndârlar kim her biri birer semend-i tâzîler idi kim raks-ı cevelân etdükde zühre-misâl reftâr ederdi. Cümleden biri Mısır havvâresinden eşheb tâzî ve bir dahi bedevî rakkâs bâzî ve bir dahi nesl-i musâfaha kır at ve bir dahi nesl-i cilfe-i (ve) mu‘teber at ve biri Sa‘îdî ve biri Necdî ve biri nesl-i Tureyfî ve biri ma‘nek-i zarîfî ve biri dahi kübîşe-i Bağdâdî ve biri Mahmûdî ve biri Seylâvî ve biri Âl-i Yemenî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y365a ·
metinde göster ·
… Cümle Kıbtî bu nesildendir. Ve Tevârîh-i Kıbtî bundan kalmışdır. Hazret-i İdrîs
neslinden
bir kehene-i âlimden cemî‘i ulûma mâlik olup Tevârîh-i Kıbtî yazmışdır kim hâlâ …
Ve cümle karındaşları ve otuz aded ammîleri dahi mâbeynlerine tefrîka düşüp her biri birer mezheb ihtirâ‘ edüp mezâhib-i muhtelife Mısrâyim oğlu Kıbtîm'den kaldı. Hayli iştihâr bulup ulu pâdişâh oldu. Cümle Kıbtî bu nesildendir. Ve Tevârîh-i Kıbtî bundan kalmışdır. Hazret-i İdrîs neslinden bir kehene-i âlimden cemî‘i ulûma mâlik olup Tevârîh-i Kıbtî yazmışdır kim hâlâ Kıbtî keferelerinde olan tevârihât bir milelde yokdur. Zîrâ hübût-ı Âdem'den sonra ilm-i kitâbet ve ilm-i hisâb ve ilm-i nücûm İdrîs Nebî'den münteşir olup bu Kabâbıta kavmine ol ulûmlar müyesser olmuşdur, bir kavme benzemezlerdir. Hâlâ Mısır iklîminde cümle erbâb-ı devlet anlara muhtâclardır. Zîrâ ilm-i hisâbda ve fikr-i ferâsetde ve istikâmetde akrânları yokdur, gâyet ehl-i ırz ve mü’eddeb mel‘ûnlardır. Hattâ a‘yân-ı Mısır bunlara ehl [ü] ıyâllerin inanup cemî‘i ma‘ûnât [u] levâzımâtların bu Kıbtî kavmi Y 7b görürler. Bir hisâbî mümsik kavimdir kim bir dânıkı masrûf etse hisâb edüp istikâmet ederler. Ammâ Mısır diyârından gayrı diyârda yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y7a–Y7b ·
metinde göster ·
… î lafz-ı ‘gam yemem’ 1003'dür. Ol senede Mısır içre bir ihtilâl olup yine senin
neslinden
Ka‘b 92'dir, Mehemmed dahi 92'dir. Ya‘nî Mehemmed-i Râbi‘ ibn İbrâhîm ‘gam yeme …
"Yâ Selîm! Mısır Allâh'ın himâyesindedir. İnkırâzu'd-devrân İslâm elinde olsa ‘gam yemem’ târîhinde yine senin evlâdlarından Melik Ka‘b-i Râbi‘ ibn İbrâhîm'indir. Ya‘nî lafz-ı ‘gam yemem’ 1003'dür. Ol senede Mısır içre bir ihtilâl olup yine senin neslinden Ka‘b 92'dir, Mehemmed dahi 92'dir. Ya‘nî Mehemmed-i Râbi‘ ibn İbrâhîm ‘gam yemem’ târîhinde yine Mısır'a mâlik ola", demişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53a ·
metinde göster ·
Âl-i Etrâkden bir azîmü'ş-şân pâdişâh idi. Âhir kulları Sultân Hasan üzre gulû edüp Yelboğa nâm bir fedâyî Hasan Şâh'ı şehîd etdi. Sonra Yelboğa'yı dahi Sultân Muhammed Kalavân neslinden el-Melikü'l-Eşref katl edüp vücûdun pâre pâre edüp Yelboğa cezâsın buldu. Ba‘dehu Yelboğa'nın Berkûk nâmında bir Çerkez kulu var idi, ana Berkûk-ı Osmânî derlerdi, zîrâ âl-i Osmân'dan Gâzî Hüdâvendigâr'a hizmet etmişdi, efendisi Yelboğa kanın almak içün Melik Eşref üzre cemî‘i Çerkez ve Abaza ile gulû edüp münhezim oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y94a ·
metinde göster ·