… n'ındır kim dâ’iren-mâdar cirmi altı bin beş yüz adımdır. Ve Âhûrkapu'dan taşra
nev
binâ olan tarîk-ı âmm üzre tâ Yedikulle köşesine varınca on bin adımdır ve yedi …
Ve Yenisarây ki Âsitâne-i Dârü's-sa‘âdet'dir, Arpa anbârı dibinde Kireçcibaşıkapusu'ndan Yenisarây dâ’iren-mâdar on altı kapudur, on aded kapusu mekşûfdur, altısı mağlûk kapulardır, hîn-i mahalde küşâde olur hâs kapulardır, âmm kapuları değildir. Bu Yenisarây kal‘ası Ebü'l-feth Gâzî Mehemmed Hân'ındır kim dâ’iren-mâdar cirmi altı bin beş yüz adımdır. Ve Âhûrkapu'dan taşra nev binâ olan tarîk-ı âmm üzre tâ Yedikulle köşesine varınca on bin adımdır ve yedi kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
… er. Hâlâ ma‘mûr bir kal‘a-i ma‘mûrdur. Ve Petro nâm bir ruhbân üç yüz keşîş ile
nev
binâ kal‘adan firâr edüp İslâm ile bi'l-cümle müselmân olup Mehemmed Petro ol m …
Monlâ Fenârî hazretleri Fenerkapusu'ndan sarılup küffâr ol tarafda bir gecede bir hisâr-pîçe bünyâd edüp kal‘ayı metânet üzre etdi kim hâlâ zamânımız mülûkleri ol kal‘ayı bir senede tamâm edemezler. Hâlâ ma‘mûr bir kal‘a-i ma‘mûrdur. Ve Petro nâm bir ruhbân üç yüz keşîş ile nev binâ kal‘adan firâr edüp İslâm ile bi'l-cümle müselmân olup Mehemmed Petro ol mahalden sarıldığıyçün Petrokapusu ya‘nî Taşkapusu derler. Ve bi-emrillâh ol gece yeni binâ olunan kal‘ayı Mehemmed Petro ibtidâ feth edüp kendüye sancak ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
Dahi tîmâr ve ze‘âmet yokdur, cümle kurâ vü kasabâtları üç
nev
‘ üzre tahrîr olunmuşdur. Bir sınıfı mîrî kurâlarıdır, bir nev‘i evkâfâtdır, bir …
Dahi tîmâr ve ze‘âmet yokdur, cümle kurâ vü kasabâtları üç nev‘ üzre tahrîr olunmuşdur. Bir sınıfı mîrî kurâlarıdır, bir nev‘i evkâfâtdır, bir nev‘i küşûfiyye kurâlarıdır ve bir sınıfı iltizâm belîdeleridir. Mâl defterdârı ve rûznâmecisi ve yedi mukâta‘acısı ve paşa tarafından mukâbelecisi ve küçük rûznâmecisi ve kırk aded ümerâları ve yedi bölük ağaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52b ·
metinde göster ·
… nzâde yalısı ve Hâdım Alî Ağa yalısı ve Beğ yalısı bunlar meşhûr yalılardır. Ve
nev
binâ Kelemser Boşnak {İsmâ‘îl} Efendi yalısı cümleden mükellef sarây-ı âlî olma …
A‘yândan Müftî Yahyâ Efendi yalısı ve Yeniçeri efendisi Koyunzâde yalısı ve Hâdım Alî Ağa yalısı ve Beğ yalısı bunlar meşhûr yalılardır. Ve nev binâ Kelemser Boşnak {İsmâ‘îl} Efendi yalısı cümleden mükellef sarây-ı âlî olmadadır. Ve ziyâretleri ma‘lûmum değildir, ammâ istinye limanı burnunda bir kasr-ı âlî teferrücgâh kasr-ı zîbâsı var, âyende ve revendeye mihmânhânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137b ·
metinde göster ·
binâ bir kubbe-i vâlâ ve bir minâre-i mevzûnu vâlâ, bir kapulu tarz-ı cedîd, cü …
Andan Câmi‘-i Ca‘fer Efendi: Nev binâ bir kubbe-i vâlâ ve bir minâre-i mevzûnu vâlâ, bir kapulu tarz-ı cedîd, cümle revzenleri hadîd, haremli ve şâzirvânlı bir câmi‘-i müferrahdır. Cümle kıbâbları rasâs-ı hâs ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 287a ·
metinde göster ·
… mü gâyet dânedâr olur. Ve fûlı ve şa‘îri vefret üzre olur. Ve pembesi dahi yedi
nev
‘ olur. Ve sâ’ir sebzevâtı vâfir ve berekâtı mütekâsir bir vâsi‘atü'l-aktâr ve r …
Der-vasf-ı hubûbât-ı mahsûlât: Evvelâ cânib-i erba‘asındaki yedi aded nevâhîlerinde ve Tebrîz sahrâsında hâsıl olan yedi elvân gendümü gâyet dânedâr olur. Ve fûlı ve şa‘îri vefret üzre olur. Ve pembesi dahi yedi nev‘ olur. Ve sâ’ir sebzevâtı vâfir ve berekâtı mütekâsir bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-ış‘âr ma‘mûr diyârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 300a ·
metinde göster ·
… yı bâzârı ve sâ’ir imâretleri ol kadar müzeyyen değildir. Lâkin Tapan Ahmed Ağa
nev
binâ-yı kârgîr bir bezzâzistân inşa etmiş, tarafeyninde cümle seksen dükkân-ı c …
Üç tekyesi ve iki hammâmı var. Eski hammâmın âb [u] hevâsı ve binâsı gâyet latîfdir. Ve dörd hânı ve yedi mekteb-i sıbyânı ve yüz elli kadar dükkânı vardır. Şâhrâh şehir olmayup sapa yerde vâki‘olmağıla çârsû-yı bâzârı ve sâ’ir imâretleri ol kadar müzeyyen değildir. Lâkin Tapan Ahmed Ağa nev binâ-yı kârgîr bir bezzâzistân inşa etmiş, tarafeyninde cümle seksen dükkân-ı cedîdlerdir. Ortası şâhrâhdır ve üzerleri mestûrdur. Tarîk-i âm üzre kar ve yağmur yağmadan emîn bir çârsû-yı hüsn olmuşdur. İki başında kavî kapuları vardır. Her şeb mesdûd durup içinde dîdebânları vardır. Zîrâ bu dekâkînlerde zî-kıymet mâl-ı firâvân vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 343a ·
metinde göster ·
… vvelâ diyâr-ı Kırım'da Bâğçesarây içinde Muhammed Girây hammâmın gördüm ammâ bu
nev
binâ olmağile cemî‘i kıbâblarında billûr ve necef ve moran câm-ı münevverler il …
Memdûhât-ı musanna‘ hammâmların bildirir: Cümle (---) aded hammâmdır ammâ Arnavud Mehemmed Paşa hammâmı kadar hammâm-ı rûşenâ bir diyârda görmedim. Evvelâ diyâr-ı Kırım'da Bâğçesarây içinde Muhammed Girây hammâmın gördüm ammâ bu nev binâ olmağile cemî‘i kıbâblarında billûr ve necef ve moran câm-ı münevverler ile rûşendir kim gûyâ derûn-ı hammâma nûr doğmuşdur ve anadan doğma nûr-ı İlâhî sîm-ten ü sîmîn-beden dilberin dellâk-i bî-bâk cüvânlar kâküllerin perîşân edüp her âdemin huzûrunda hizmete dururlar. Cümle futaları elvân harîr peştemâllerdir ve silecek ve havlı makrameleri cümle pâk u pâkîze bisâtdır ve derûn-ı hammâmda cemî‘i Hanefî kurnalarının ve havz-ı Şâfi‘înin lüleleri ve cümle taşları altun yaldızlı lüleler ve taşlardır. Ve'l-hâsıl cemî‘i huddâmları hûr [u] gılmân-misâl dilberân-ı urbândır. Andan (---) hammâmı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26a ·
metinde göster ·
‘ üzre kelimât ederler. Bu kavmin ibtidâ tulû‘ları Mâverâü'n-nehr'de şehr-i Mâhâ …
Lisân-ı Etrâk-i sahih: On iki nev‘ üzre kelimât ederler. Bu kavmin ibtidâ tulû‘ları Mâverâü'n-nehr'de şehr-i Mâhân'dan hurûc edüp Âl-i Dânişmendiyye ve Âl-i Akkoyunlu ve Âl-i Selçukiyân ile ibtidâ Rûm'un bu diyârlarına kadem basup her biri birer diyâra istîlâ edüp gûnâ-gûn lehce-i mahsûsaları vardır. Lisân-ı Türk-i kadîm lisân-ı Tatar'dır. Anların dahi on iki lisân-ı gûnâ-gûnları vardır. Bu Türkmân lisânı anlardan müteferrikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 62a ·
metinde göster ·
… elek raksa girüp paşa efendimiz serîr-i sa‘âdetde ve dîvân-ı adâletde revnak ve
nev
tarâvet bulup Ramazânın 14 erba‘a gün kânûn-ı sadrıa‘zam üzre kola binüp İslâmb …
Andan cümle erbâb-ı dîvâna beşâret-i azîmeler ve cümle ehl-i hizmete meserret beşâşet-i amîmeler râygân olup pîr [u] cüvân ve fakîr [u] a‘yân ol kadar şâd [u] handân oldular kim zühre-i felek raksa girüp paşa efendimiz serîr-i sa‘âdetde ve dîvân-ı adâletde revnak ve nev tarâvet bulup Ramazânın 14 erba‘a gün kânûn-ı sadrıa‘zam üzre kola binüp İslâmbol mollası öni sıra dahi talî‘a ayak nâ’ibi dahi muKuddem muhtesib ağası bu tertîb üzre alay-ı azîm ile Unkapanı mahzeni cenbinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân'ın dîvânhânesinde cemî‘i Karadeniz re’îslerin ve cemî‘i habbâzânları ve cümle uncuları ve cemî‘i mühtekir navluncuları cem‘ edüp Karadeniz sâhilinde Varna ve Palçığ ve Kavarna ve Keligra ve Mankalya ve Karahırmen ve Köstence ve Toluca ve Beşdepe ve İsmâ‘îl ve Kili ve Akkirmân nâm kal‘a ve iskelelerde gılâl niçeye alındığın su‘âl edüp ana göre çaşni dutup fi'l-hâl ekmek pişirüp ba'de‘l-harc ve'l-masârıf üç yüz dirhem beyâz nân-pâre bir akçeye el verüp eyle narh verüp lahm-ı semîne yedi akçe narh verüp andan Yemiş İskelesi'nde Ebü'l-feth'in sebzehâne dîvânına gelüp cümle me’kûlât [u] meşrûbat [u] müsmirrâta narh verüp andan Ebü'l-feth'in yeniçeri ve muhtesib dîvânı çârdağına gelüp anda hubûbâtdan pirinç ve bakla ve nohud ve mercimek ve kettân ve hınnâ ve şeker ve kahveye ve gayri eşyâlara narh-ı sultânî vererek gelüp sarâyında karâr edüp gicelerimiz kadar rûzlarımız rûz-ı ıyd olup şeb [ü] rûz umûr-ı mu‘azzamayı seyr [u] temâşâsın ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 96b ·
metinde göster ·
Ve Gürcî Mehemmed Paşa hazînedârlığından çıkma Nâzır (---) Ağa câmi‘i:
Nev
binâ bir câmi‘-i ra‘nâdır ve cümle imâreti kurşum ile mestûrdur. Şehrin meydânı …
Ve Gürcî Mehemmed Paşa hazînedârlığından çıkma Nâzır (---) Ağa câmi‘i: Nev binâ bir câmi‘-i ra‘nâdır ve cümle imâreti kurşum ile mestûrdur. Şehrin meydânında bâzâr yerinde cemâ‘atin izdihâmında bir ma‘bedgâh-ı cedîddir. (---)(---)(---)(---)(---)(---). Mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136a ·
metinde göster ·
Cisr-i Çoban Deli Kâsım Ağa: Nehr-i (---)(---) üzre
nev
bina {7 göz} bir püll-i a‘lâdır kim gûyâ kantara-i Çoban'dır kim Erzurûm'da Has …
Cisr-i Çoban Deli Kâsım Ağa: Nehr-i (---)(---) üzre nev bina {7 göz} bir püll-i a‘lâdır kim gûyâ kantara-i Çoban'dır kim Erzurûm'da Hasankal‘ası kurbunda Sultân Çoban cisridir. Mezkûr nehr-i (---)(---) Istıranca dağlarından cem‘ olup bu mahalden ubûr edüp Koca Murâd Hân'ın Ergene köprüsü kim yüz yetmiş dörd göz ibret-nümâ cisr-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170a ·
metinde göster ·
… g-binâ kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Ancak içinde yüz hâne-i
nev
ve elli nökeri ve dizçöken ağası vardır. Ve aşağıda beş yüz hâneli bâğ u bâğçel …
Bu dahi hâk-i Irâk'da hükm-i Dergezîn'de bir püşte üzre şekl-i bâdemî seng-binâ kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Ancak içinde yüz hâne-i nev ve elli nökeri ve dizçöken ağası vardır. Ve aşağıda beş yüz hâneli bâğ u bâğçeli ve câmi‘li ve hammâmlı ve hânlı ve bâzârlı kasabası vardır. Bu dahi kelenterlik hâkimdir. Bu kal‘a-i Denâver ile bâlâdaki kal‘a-i Pilever'i sene 994 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis vezîri Cığalzâde Sinân Paşa bir anda ikisin sa‘b hisâr-ı metînelerdendir. (---)(---). Andan cânib-i kıbleye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 313b ·
metinde göster ·
… ği ve gayri iş erleri vardır. Cümle askeri bin aded âdemlerdir ve yüz elli akçe
nev
peydâ kazâdır. Ve kal‘a dizdârı ve beş yüz neferâtı ve üç oda kapukulu ve topçu …
Tımışvar eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı 300.000 akçedir ve ze‘âmeti 15 ve tîmârı 305, alaybeği ve gayri iş erleri vardır. Cümle askeri bin aded âdemlerdir ve yüz elli akçe nev peydâ kazâdır. Ve kal‘a dizdârı ve beş yüz neferâtı ve üç oda kapukulu ve topçu ve cebecileri ve subaşı ve muhtesibi ve bâcdârı ve şehir kethudâsı ve harâc ağası var, bunun dahi harâcından on yük akçe Medîne'ye surre gider. Cümle re‘âyâsı Eflak'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 1b ·
metinde göster ·
… û başındaki meydânda matbah-ı şehriyârî emîni Mahmûd Efendi sellemehullâh henüz
nev
binâ çâr-kûşeli bir çeşme-sâr binâ edüp her tarafında âdem kolu kalınlığı ikişe …
Ve çârsû başındaki meydânda matbah-ı şehriyârî emîni Mahmûd Efendi sellemehullâh henüz nev binâ çâr-kûşeli bir çeşme-sâr binâ edüp her tarafında âdem kolu kalınlığı ikişer lüle âb-ı revân cereyân edüp cümle sekiz aded uyûnlardır ve her köşesinde birer fıskiyye ile şazrevânlar fevvârelerinden pertâb etmede bir hayrât-ı ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39b ·
metinde göster ·
… olmuş bir hadîka-i ravza-i rıdvân-ı cinân-ı kadîmdir ve nazargâh-ı azîmdir. Bu
nev
İrem içre Sultân Mustafâ ve Sultân Osmân ve Sultân Murâd Hân ile ne sohbetler e …
"Evliyâm, bu Tersâhâne bâğçesini bilir misin? İslâmbol'u binâ eden Yanko ibn Madyan'dan berü cemî‘i mülûke bâğ-ı İrem olmuş bir hadîka-i ravza-i rıdvân-ı cinân-ı kadîmdir ve nazargâh-ı azîmdir. Bu nev İrem içre Sultân Mustafâ ve Sultân Osmân ve Sultân Murâd Hân ile ne sohbetler edüp ne tâ‘at u ibâdâtlar etmişdir. Hamd-i Hudâ yine bu müstecâbü'd-da‘ve yerde du‘âmız hedef-i icâbetde bulundu" deyü sehel celâli gidüp cemâl-i nûrun gösterdikde hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 43b ·
metinde göster ·
… Beğ câmi‘i cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve hâlâ Beğ kethudâsı Mehemmed Ağa bir
nev
binâ bir câmi‘-i zîbâ etmiş kim gûyâ kasr-ı huld-i berîndir.
Ve cümle on sekiz aded mihrâbdır. Evvelâ beşi cum‘adır, mâ‘adâsı mahalle mesâcidleridir. Cümleden mükellef ü mükemmel Mihaloğlu Süleymân Beşe câmi‘i ve Ali Beğ câmi‘i cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve hâlâ Beğ kethudâsı Mehemmed Ağa bir nev binâ bir câmi‘-i zîbâ etmiş kim gûyâ kasr-ı huld-i berîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 56a ·
metinde göster ·
… 'nun taht-ı menhûsu olan Ligradcık kal‘ası kurbundan ve kâfirin Kanije kurbunda
nev
binâ etdiği Keckivar kal‘ası dibinden ve bizim Bobofça Berezense ve Prezinse ka …
Ve âmmeten bir aded nehr-i âb-ı zülâl-i aynü'l-hayâtdır. Ol dahi nehr-i azîm Dırava'dır. Bu nehr-i cân-perverin ibtidâ tulû‘u cânib-i garbda ve semt-i cenûbda iki yerden tulû‘ eder. Bir fırkası Hırvadistân dağlarından hurûc eder ve bir şukkası tâ Dodoşka ve Mekemorya ve İslovin dağlarından cem‘ olup cereyân ederek Zirinoğlu'nun taht-ı menhûsu olan Ligradcık kal‘ası kurbundan ve kâfirin Kanije kurbunda nev binâ etdiği Keckivar kal‘ası dibinden ve bizim Bobofça Berezense ve Prezinse kal‘alarımız kurbundan geçüp bizim Maslovin kal‘asına ve Valpova kal‘aların geçüp Ösek kurbunda Darda kal‘ası cisri altından güzer edüp bu Ösek kal‘asın kâhîce harâb ederek 63b kal‘a-i Ösek cenbinde ümmü'l-uyûn olan nehr-i Tuna'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63a–63b ·
metinde göster ·
Bunun dahi zemîni nehr-i Tuna kenârında bir mürtefi‘ bayır üzre
nev
binâ olmada, çâr-kûşe şarampavlı ve sa‘b handaklı maşrık tarafı nehr-i Tuna'ya …
Bunun dahi zemîni nehr-i Tuna kenârında bir mürtefi‘ bayır üzre nev binâ olmada, çâr-kûşe şarampavlı ve sa‘b handaklı maşrık tarafı nehr-i Tuna'ya nâzır ve mağrib tarafı kesme toprak handaklı kal‘adır. İçinde hâne ve cebehâneleri dahi nâ-tamâm idi, ammâ neferâtları üç yüz kadar ve dizdârı ve Budin kulu serdârı olup hidmetde idiler. Varoşu mukaddemâ itmâm bulup yüz aded tahta örtülü hâneli ve bir hânlı ve yigirmi dükkânlı varoş-ı nev binâdır, ammâ hûb-havâ ve bâğ u bâğçeleri bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… mâm bulup yüz aded tahta örtülü hâneli ve bir hânlı ve yigirmi dükkânlı varoş-ı
nev
binâdır, ammâ hûb-havâ ve bâğ u bâğçeleri bî-hisâbdır.
Bunun dahi zemîni nehr-i Tuna kenârında bir mürtefi‘ bayır üzre nev binâ olmada, çâr-kûşe şarampavlı ve sa‘b handaklı maşrık tarafı nehr-i Tuna'ya nâzır ve mağrib tarafı kesme toprak handaklı kal‘adır. İçinde hâne ve cebehâneleri dahi nâ-tamâm idi, ammâ neferâtları üç yüz kadar ve dizdârı ve Budin kulu serdârı olup hidmetde idiler. Varoşu mukaddemâ itmâm bulup yüz aded tahta örtülü hâneli ve bir hânlı ve yigirmi dükkânlı varoş-ı nev binâdır, ammâ hûb-havâ ve bâğ u bâğçeleri bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… Süleymân Hân'ın bir câmi‘i var. Hammâmı yok, ammâ henüz Gürcî Mehemmed Paşa bir
nev
binâ bir hân-ı ra‘nâ etmeğe mübâşeret etdi. Ve hân kurbunda beş aded dükkânı va …
Derûn-ı hisârda yüz mikdârı tahta örtülü neferât hâneleri var, ammâ gâyet daracıkdır. Süleymân Hân'ın bir câmi‘i var. Hammâmı yok, ammâ henüz Gürcî Mehemmed Paşa bir nev binâ bir hân-ı ra‘nâ etmeğe mübâşeret etdi. Ve hân kurbunda beş aded dükkânı var. Dizdârı ve Üstürgon kazâsı nâ’ibi ve cümle iki yüz aded gâzî kal‘a neferâtları var. Budin ile kal‘a-i Üstürgon mâbeyninde bu kal‘a bir cây-ı amândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91a ·
metinde göster ·
… arınca kâmil beş yüz hatvedir, ammâ bu toprak tabya dahi iki kat Şeddâdî taşdan
nev
binâ bir tabya-i ra‘nâdır kim her katında onar pâre balyemez topları var kim Tu …
Ve bu kapudan içeri tâ mağrib cânibindeki toprak tabyaya varınca kâmil beş yüz hatvedir, ammâ bu toprak tabya dahi iki kat Şeddâdî taşdan nev binâ bir tabya-i ra‘nâdır kim her katında onar pâre balyemez topları var kim Tuna aşrı Ciğerdelen sahrâsına gelen düşmanların ciğerin deler. Serâmed topları tâ Murâdovası'nda meks eden küffârı nâr-nûr murâdına ergirir top-ı tavîlleri var. Hattâ bu tabya-i bâlâdan aşağı varoşa bakmağa âdem cür’et edemeyüp aklı çâk olur. Tâ bu mertebe tabya-i âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94a ·
metinde göster ·
Ve sekiz oda cebeciyân ve sekiz oda topçıyân gâzîleri koyup bunlar dahi cümle on iki bin asker muhâfazacılarla cümle otuz bin asker Uyvar'a koyup cümle mevâcibleri ve cümle mühimmât [u] levâzımâtları ve cümle ma‘ûnetleri ve zahîreleri beleğan mâ-belağ konup mevâcibleri üzre Şeyhî Çelebi'yi defterdâr edüp tîmâr defterdârı ve tîmâr kethudâsı ve gayri kırk aded nefer ağalıkları zâbit ve râbıtlar nasb olup cümle ağavâtlara hil‘at-i fâhireler ihsân olunup cümle cebehâneleri ve nev binâ beytullâhları ve kal‘a-i Uyvar'ı cemî‘i asâkir-i İslâmile Sadrıa‘zam "Allâh'a ısmarladım" deyüp kal‘adan taşra çıkup cümle tevâbi‘ [ü] ta‘allukâtıyla serâperdesine gidüp nefîr-i rıhletlere rehâ buldurup göç yarağı görmeğe tedârikler görüldü. 132b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132a–132b ·
metinde göster ·
"Nev sin"den, ya‘nî "yeni mezâr" demeden galat {Nevesin derler}. Ammâ lisân-ı Boşnak ve Latince (---)(---) demekdir. Bu şehr-i müzeyyen dahi Hersek sancağında paşanın hâssı olup hâkimi voyvadadır ve üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır kim yetmiş pâre nâhiye kurâları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148b ·
metinde göster ·
binâ olmağile içinde aslâ çârsû-yı bâzâr ve imâretden aslâ bir şey olmayup anca …
Hulâsa-i kelâm bu kal‘a feth oldu, ammâ dahi nev binâ olmağile içinde aslâ çârsû-yı bâzâr ve imâretden aslâ bir şey olmayup ancak bir müfîd ü muhtasar kenîse ve deve damları gibi uzun uzun soltat ve murtat odaları ve Kanije tarafına ancak bir kapusu var idi, ammâ nehr-i Morava tarafında aslâ der [ü] dîvârdan bir alâmet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188a ·
metinde göster ·
… rgîr binâ sarây-ı azîmler var kim her biri birer milyon hazîneye olmaz müzeyyen
nev
binâ dâr-ı menhûslardır kim baş konsarın nakli üzre,
Ammâ bu şehrin kal‘ası yokdur, hemân nehr-i Tuna'dan sehel ba‘îd bir vâsi‘ fezâda ve cenûb tarafı Beç dağları dâmeninde bir şehr-i azîmdir 51a kim serâpâ tahta örtülü üç bin aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ sarây-ı azîmler var kim her biri birer milyon hazîneye olmaz müzeyyen nev binâ dâr-ı menhûslardır kim baş konsarın nakli üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50b–51a ·
metinde göster ·
… r üzre köprüler yapmak mümkindir. Ve bu cisrlerin karşu cânibinde Uyvar hâkinde
nev
binâ oluyor:
Bu Eski Beç'i ve taşra varoşu dahi temâşâ edüp yine bir kayığa süvâr olup beri tarafda konağımız olan köye gelüp andan ale's-sabâh yine kâfir İşpanya vezîrinin luturyan boruları çalınup andan kalkup nehr-i Tuna'yı dörd yerden çam direkleri üzre cisr-i azîmlerden geçüp her cisr beşer gözdür, ammâ Tuna'nın bir büyük iki kolu üzre olan cisir on bir göz cisr-i azîmdir. Ve bundan aşağı tâ Üstürgon'a ve Budin'e varınca Tuna üzre ağaçdan böyle cisirler olmak muhaldir. Hep gemi üzre cisir yapılır, zîrâ bu mahallerde Tuna'nın çıkduğu Alman dağı karîb olmak ile Tuna az olup direkler üzre köprüler yapmak mümkindir. Ve bu cisrlerin karşu cânibinde Uyvar hâkinde nev binâ oluyor:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b ·
metinde göster ·
… mârîde kâmil mühendisler her diyârdan cem‘ olup mezkûr sarâyın cânib-i etrâfına
nev
binâ bir varoş-ı ra‘nâ etmeğe temel handakları kazup iki yerden kapuları alı ko …
Ve bu sarây-ı ma‘mûr dâ’iren-mâdâr başka iç kal‘a gibi bin adımdır. Ve cânib-i kıbleye nâzır bir ibret-nümâ musanna‘ kapusu var, etrâfı gird-â-gird başka derin handakı içinden nehr-i Tuna cereyân eder. Ammâ şimdi biz anda iken niçe yüz bin küffâr ırgat ve niçe bin üstâd-ı kâmil ilm-i hendese ve ilm-i mi‘mârîde kâmil mühendisler her diyârdan cem‘ olup mezkûr sarâyın cânib-i etrâfına nev binâ bir varoş-ı ra‘nâ etmeğe temel handakları kazup iki yerden kapuları alı komuşlar, biri karada Uyvar kal‘amız hâkine biri garb tarafında nehr-i Tuna kenârına vaz‘ etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
… u mertebe enli handaklardır. Hemân aynı Roma kal‘ası handakı gibi şekl-i bâdemî
nev
binâ bir metîn handak kazmışdır ve henüz kenârlarına Şeddâdî binâ dîvârlar yapm …
Ve mezkûr iç kal‘a olan sarây hâlâ mesdûd olup içinde cebehâneden gayri bir şey olmayup hâlâ etrâfına sarâya muttasıl mağribden maşrıka tûlen beş bin adım iki kat bir amîk toprak handak kazup içinden Tuna cereyân edüp bir yanında Tuna gemileri bağlanır. Tâ bu mertebe enli handaklardır. Hemân aynı Roma kal‘ası handakı gibi şekl-i bâdemî nev binâ bir metîn handak kazmışdır ve henüz kenârlarına Şeddâdî binâ dîvârlar yapmışdır. Ve bu handak düz yerde olmak ile iki kat handakın içinde Tuna gemileri tolaşup girüp çıkarlar. Ve maşrık tarafından bu handaka nehr-i Pojon Akyaylalardan berü gelüp bu handak içinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu handaklar etrâfında on bir aded nev binâ toprakdan metîn tabyalar etmiş kim her biri birer Sedd-i İskende[r]e mânend fosdiçelerdir. Bu mezkûr nev binâ handakların içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
… handak içinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu handaklar etrâfında on bir aded
nev
binâ toprakdan metîn tabyalar etmiş kim her biri birer Sedd-i İskende[r]e mânen …
Ve mezkûr iç kal‘a olan sarây hâlâ mesdûd olup içinde cebehâneden gayri bir şey olmayup hâlâ etrâfına sarâya muttasıl mağribden maşrıka tûlen beş bin adım iki kat bir amîk toprak handak kazup içinden Tuna cereyân edüp bir yanında Tuna gemileri bağlanır. Tâ bu mertebe enli handaklardır. Hemân aynı Roma kal‘ası handakı gibi şekl-i bâdemî nev binâ bir metîn handak kazmışdır ve henüz kenârlarına Şeddâdî binâ dîvârlar yapmışdır. Ve bu handak düz yerde olmak ile iki kat handakın içinde Tuna gemileri tolaşup girüp çıkarlar. Ve maşrık tarafından bu handaka nehr-i Pojon Akyaylalardan berü gelüp bu handak içinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu handaklar etrâfında on bir aded nev binâ toprakdan metîn tabyalar etmiş kim her biri birer Sedd-i İskende[r]e mânend fosdiçelerdir. Bu mezkûr nev binâ handakların içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
… lar etmiş kim her biri birer Sedd-i İskende[r]e mânend fosdiçelerdir. Bu mezkûr
nev
binâ handakların içinde,
Ve mezkûr iç kal‘a olan sarây hâlâ mesdûd olup içinde cebehâneden gayri bir şey olmayup hâlâ etrâfına sarâya muttasıl mağribden maşrıka tûlen beş bin adım iki kat bir amîk toprak handak kazup içinden Tuna cereyân edüp bir yanında Tuna gemileri bağlanır. Tâ bu mertebe enli handaklardır. Hemân aynı Roma kal‘ası handakı gibi şekl-i bâdemî nev binâ bir metîn handak kazmışdır ve henüz kenârlarına Şeddâdî binâ dîvârlar yapmışdır. Ve bu handak düz yerde olmak ile iki kat handakın içinde Tuna gemileri tolaşup girüp çıkarlar. Ve maşrık tarafından bu handaka nehr-i Pojon Akyaylalardan berü gelüp bu handak içinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu handaklar etrâfında on bir aded nev binâ toprakdan metîn tabyalar etmiş kim her biri birer Sedd-i İskende[r]e mânend fosdiçelerdir. Bu mezkûr nev binâ handakların içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
"İzn-i pâdişâhîyle Nemse hudûdunda çâsârın bir kal‘a yapalım" dedüği
nev
binâ bu kal‘a-i nâ-tamâmdır kim nehr-i Pojon ile nehr-i Vak mâbeynindeki cezîre …
"İzn-i pâdişâhîyle Nemse hudûdunda çâsârın bir kal‘a yapalım" dedüği nev binâ bu kal‘a-i nâ-tamâmdır kim nehr-i Pojon ile nehr-i Vak mâbeynindeki cezîre içre nehr-i Vak kenârında ve nehr-i Vak ile nehr-i Pojon bir yere mahlût olduğu mahalde hâlâ kırk elli bin kadar küffâr deryâ-misâl olup niçe bin arabalarıyla taş ve kireç ve keraste ve sâ’ir mühimmât u levâzımâtlar taşıyup yeri göğü toz dutmuş. Niçe bin küffâr handaklar kazmağa ve kal‘a temellerin hafr etmeğe çalışırlardı. Hattâ kal‘a temeli bir âdem kaddi kârgîr ve rıhtım binâ rûy-ı arza çıkmış ve yigirmi arşın kadar dahi dîvâr-ı âlî olursa kifâyet eder derlerdi. Tâ ol kadar metîn ve derin handakı içre deryâ-misâl nehr-i Pojon ve nehr-i Vak cereyân ederdi. Ve temeli serâpâ sâfî hurde hurde kemerler olup dîvârı kâmil elli adım enli Şeddâdî tula rıhtım binâdır. Ve Uyvar gibi şekl-i müseddesdir, ammâ kâmil iki Uyvar kal‘ası kadardır. Ve kal‘a handakından taşra bir kat handak dahi kazmağa işâret edüp çizmişler ammâ dahi kazmamışlar. Lâkin yüz elli adım enli ve vâsi‘ handak tarh etmişler. Bu hisâb üzre bu kal‘a eğer itmâmı müyesser olursa Uyvar kal‘asından sarp ve metîn olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
Ve cümle 12 aded mihrâbdır. Evvelâ el-Hacı Osmân Ağa câmi‘i dahi henüz
nev
binâ bir câmi‘-i şîrîn ü zîbâdır. Ve orta kal‘a kapusu önünde fâtih-i kal‘a Gâz …
Ve cümle 12 aded mihrâbdır. Evvelâ el-Hacı Osmân Ağa câmi‘i dahi henüz nev binâ bir câmi‘-i şîrîn ü zîbâdır. Ve orta kal‘a kapusu önünde fâtih-i kal‘a Gâzî Küçük Balı Beğ câmi‘i kendüleri dahi bir kârgîr binâ bir kubbe-i ra‘nâ içinde medfûndur. Mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 81b ·
metinde göster ·
… yerlerin taş binâ ile ve kırmızı tula bir sedd-i metîn kal‘a etmişdir kim gûyâ
nev
arûs kirmândır.
Ve kal‘a dîvârı handakdan yukaru kırk mi‘mâr arşını bâlâ ve on arşın enli Şeddâdî tula bina ve yigirmi arşın dîvârdan yukaru kûh-ı Demâvend gibi toprak yığılıdır. Bu toprak üzre dahi on arşın enli bir derin handak içre niçe bin muhîl-i şeytanatlar ile âmâde handak-ı bâlâdır. Kıbleye nâzır olan tabyanın temelinden yukaru kal‘a dîvârının nısfında kal‘ayı ihâta etmiş bir musanna‘ taş kuşakdan kal‘a dîvârı dâ’iren-mâdâr tula ve yonma mutarraş ve musaykal taş ile mebnî kal‘a-i kavîdir, zîrâ sene 1007 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında bu kal‘a-i Varat'ı Saturcu (---) Paşa beş ay döğe döğe yere berâber etdi, ammâ cemî‘i asker Varat'ın yedi aded bâğ-ı İrem-misâl varoşlarında zevk u safâ etmede, beşinci ayda berf [ü] bârânın vefretinden ve bârân-ı rahmetin kesretinden ve şiddet-i şitânın tekaddümünden el ayak dutmayup derûn-ı askerde kaht [u] galâ olup Tatar Hân dahi Saturcu Paşa'ya dilgîr olup Kırım'a gitdiğinden hemân asker-i İslâm serdâr üzre gulû edüp cümle asker-i İslâm kal‘a-i Varat altından bî-feth hâ’ib ü hâsir avdet edüp ol şiddet-i şitâda bârgâh [u] büngâh [ve] cebehâne ve hazâ’in-i Âl-i Osmân ile selâmet kal‘a-i Tımışvar'a çıkup meştâ verdiler. Hemân küffâr yüz bin hamd edüp Varat kal‘asının münhedim olan yerlerin taş binâ ile ve kırmızı tula bir sedd-i metîn kal‘a etmişdir kim gûyâ nev arûs kirmândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… e imiş hâlâ nûr-ı münevver olup ma‘bedgâh-ı müslimîndir. Bu[nun] nâzük musanna‘
nev
binâ bir minâre-i serâmed-i ra‘nâsı var kim gûyâ yek pâre bir serv nahl-i mevzû …
Ve bu iç hisârın etrâfında aslâ handakı yokdur, zîrâ büyük kal‘a ortasında vâki‘ olmuşdur. Cümle dörd aded kapusu var, ammâ biri işler, üçü mesdûd durur ve meftûh olan kapu üzre Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ câmi‘i mukaddemâ bir kenîse imiş hâlâ nûr-ı münevver olup ma‘bedgâh-ı müslimîndir. Bu[nun] nâzük musanna‘ nev binâ bir minâre-i serâmed-i ra‘nâsı var kim gûyâ yek pâre bir serv nahl-i mevzûndur. Ve câmi‘ üzre bir gûne musanna‘ kırmızı kiremit örtülüdür kim gûyâ sihr-âsârdır. Mezkûr âsâr-ı binâlardan mâ‘adâ bu orta hisârda gayri imâret yokdur. Hemân iç kal‘a ortası bir meydândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
… Ve bunun dahi handakı içinden nehr-i Kiriş devr eder. Cümle etrâfı dolma rıhtım
nev
binâ sûr-ı ra‘nâ palanka-i zîbâdır kim dîvârı üstünde araba gezse mümkindir. Ve …
Ve bu rabâtın cirmi dâ’iren-mâdâr on bin elli aded germe adımdır. Bu varoş hemân büyük kal‘anın maşrık cânibiyle kıble cânibin ihâta etmemiş. Yohsa mâ‘adâ yerlerin bu varoş devr etmişdir. Ve bunun dahi handakı içinden nehr-i Kiriş devr eder. Cümle etrâfı dolma rıhtım nev binâ sûr-ı ra‘nâ palanka-i zîbâdır kim dîvârı üstünde araba gezse mümkindir. Ve cümle dâ’iren-mâdâr on iki aded metîn ve kavî tabyaları var kim cümlesinin üstleri şindire tahta örtülü sivri sivri tahta bayraklı müzeyyen kıbâbları ve karavulhâneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87a ·
metinde göster ·
Ve cümle üç mihrâbdır. Evvelâ Hacı Alî câmi‘i Tuna kenârında câmi‘-i
[nev]
binâdır. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve cümle (---) aded medreselerdir. Ve cümle (--- …
Ve cümle üç mihrâbdır. Evvelâ Hacı Alî câmi‘i Tuna kenârında câmi‘-i [nev] binâdır. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve cümle (---) aded medreselerdir. Ve cümle (---) tekye-i dervîşândır. Ve cümle (---) aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle bir hammâmı var, Koca Mahmûd Paşa'nındır. Ve cümle elli mikdârı dükkânlardır. Bezzâzistânı ve imâret-i ıt‘âmı yokdur, ammâ Velî Mahmûd Paşa hîn-i fethde bu kal‘a ahâlîsine hayr du‘âlar edüp gâyet mün‘im kimesneleri ve ehl-i iyâlleri ve ganîmet üzre mahsûlât-ı hubûbât-ı nebâtâtları vefret ü[z]redir. Ve garb tarafına bâğ u bâğçeleri de cümle nehr-i Tuna kenârına vâki‘ olup gûyâ bâğ-ı İremdir. Ve hevâsı 94b i‘tidâl üzre olup sâ’ir şehirlerden sehel ıssıdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 94a–94b ·
metinde göster ·
… edüp bir gece râhat olduk. Bu şehir bir düz vâsi‘ fezâda beş yüz hâneli ve bir
nev
binâ ve bir köhne binâ iki manastırlı ve yüz dükkânlı ve bâğ u bâğçeli kasaba-i …
Bu dahi başka boyarlıkdır. Bunda dahi azîm vezni üzre ta‘zîm ü tekrîmler edüp bir gece râhat olduk. Bu şehir bir düz vâsi‘ fezâda beş yüz hâneli ve bir nev binâ ve bir köhne binâ iki manastırlı ve yüz dükkânlı ve bâğ u bâğçeli kasaba-i şîrîndir, ammâ mahbûb u mahbûbeleri dahi ziyâde şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103b ·
metinde göster ·
Bu ka‘be dediklerinin dörd aded pencerelerden dörd
nev
‘ eşkâl-i garîbeleri temâşâ edüp giderlermiş. Ertesi ale's-sabâh yine bir sadâ i …
Bu ka‘be dediklerinin dörd aded pencerelerden dörd nev‘ eşkâl-i garîbeleri temâşâ edüp giderlermiş. Ertesi ale's-sabâh yine bir sadâ istimâ‘ edüp "Bana gelin" deyü sadâ gelince yine cemî‘i Kalmık kalkup ibtidâ mağrib tarafındaki demir pencereden içerde olan pençe-i âfitâb oğlan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 178a ·
metinde göster ·
… ükkân-ı muhtasarı vardır. Ve cümle henüz kenîseden velî olmuş Şeyh (---) Efendi
nev
binâ bir câmi‘-i zîbâ binâ ediyor. Bu hakîr küstâhâne sûre-i Bakara'dan bu âyet …
Der-tefhîm-i eşkâl-ı varoş: Bir eniş yokuşça zemînde cümle yüz aded hâneleri olup serâpâ kiremitli ve bâğ u bâğçeli vâsi‘ büyût-ı ra‘nâlardır. Lâkin ekserî Rûm keferesi evleridir. Ve cümle yigirmi aded dükkân-ı muhtasarı vardır. Ve cümle henüz kenîseden velî olmuş Şeyh (---) Efendi nev binâ bir câmi‘-i zîbâ binâ ediyor. Bu hakîr küstâhâne sûre-i Bakara'dan bu âyet-i şerîfeyi târîh bulduk. Târîh-i nass-ı şerîf:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273a ·
metinde göster ·
‘ üzredir. Meselâ Taraboliçe kazâzı ve Kalavrata kazâsı gâyet yaylak olup limon …
Ammâ âb [u] hevâsı dörd nev‘ üzredir. Meselâ Taraboliçe kazâzı ve Kalavrata kazâsı gâyet yaylak olup limon ve turunç ve nâr ve incir ve zeytûn olmaz, zîrâ yaz u kış dağlarında şiddet-i şitâ olup kâhîce kar dahi yağar, zîrâ dağları Mora vilâyetinin göbeğidir. Cümle Mora diyârının enhârlarının menba‘ları Taraboliçe ve Kalavrata ve Manya dağlarından tulû‘ edüp vilâyet-i Mora'ya taksîm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282b ·
metinde göster ·
… arınca bir sevâhil 283a ve mahsûllü ve bâğ u bâğçeli yerlerdir. Hattâ on yedi
nev
‘ inciri sicilde mastûr olup Çakona kavmi bu sancak hâkinde olup başka lisânları …
Ve bir kısm-ı sâlisi Mizistre sancağıdır kim tâ Benefşe'ye varınca bir sevâhil 283a ve mahsûllü ve bâğ u bâğçeli yerlerdir. Hattâ on yedi nev‘ inciri sicilde mastûr olup Çakona kavmi bu sancak hâkinde olup başka lisânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282b–283a ·
metinde göster ·