… mmâmın tarzından üstâd mi‘mâr birer tarz serîka edüp bir tarh-ı ibret-nümâ üzre
nev-binâ
bir hammâm-ı ra‘nâ-yı hoş-mâ’ hoş-binâ hammâmdır ki Üsküdar'da ve İslâmbol'da n …
Ve Kösem Vâlide Sultân hammâmı, cümleden sonra binâ olunmağile her hammâmın tarzından üstâd mi‘mâr birer tarz serîka edüp bir tarh-ı ibret-nümâ üzre nev-binâ bir hammâm-ı ra‘nâ-yı hoş-mâ’ hoş-binâ hammâmdır ki Üsküdar'da ve İslâmbol'da nazîri yokdur
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 143a ·
metinde göster ·
… bûbâtı ve müsmirrâtı memdûh-ı Azerbaycân'dır. Ve gâyet ma‘mûr kasr-ı havernaklı
nev-binâ
sarây-ı âlîleri ve kâh-ı münakkaş mürevakkları var. Ve pençe-i âfitâb gılmân ma …
Evsâf-ı kal‘a-i Çûres: Nakşivân hudûdunda Çûres başka hânlıkdır. İki bin askere mâlikdir. Kadısı ve on iki imâm aşkına on iki zâbiti var. Kal‘ası bir püşte üzre şekl-i muhammes, ol kadar metîn değil, sâde dîvâr bir kal‘a-i üstüvârdır. İbtidâ bânîsi Azerbaycân Şâhı Uzun Hasan binâsıdır. Murâd Hân-ı Râbi‘ efendimiz münhedim etmiş. Hâlâ rahnedâr olan dîvârları dolma kirec binâ palanka-misâl yerleri vardır. Gerçi başka bir püşte üzredir ammâ yine bir kûh-ı bâlânın dâmenine vâkı‘ olmuşdur. Kıbleye nâzır bir kapusu var. Derûn-ı kal‘ada Rus Hasan Paşa câmi‘inden gayrı imâret yokdur. Ammâ taşra şehri yedi bin hâne-i nev-binâlardır. On bir câmi‘i var. Cümleden Özdemirzâde Osmân Paşa câmi‘i ve Ferruhzâd Şâh ibn Timur Hân câmi‘i mükellefdir. Üç hammâm ve yedi hân ve iki yüz dükkân-ı âbâdândır. Âb [u] hevâsının letâfetinden perî-rû, melek-manzar, afifetü'l-hâl, hûb-hısâl mahbûbesi var. Ve mahsûlâtının memdûhâtından gûnâ-gûn galle ve hubûbâtı ve müsmirrâtı memdûh-ı Azerbaycân'dır. Ve gâyet ma‘mûr kasr-ı havernaklı nev-binâ sarây-ı âlîleri ve kâh-ı münakkaş mürevakkları var. Ve pençe-i âfitâb gılmân mahbûbları maralî ve gazâlî mükehhal Hoten âhûsu gözlü ve şîrîn sözlü ve Merâğa yüzlü serâmed ve dilârâ mahbûbları kaçan kim börk-i Isfahânîlerin ve Acem-pîşli kalemkârî ve halkârî sürh-renk kabâların giyüp tâvûs-ı bâğ-ı İrem gibi reftâr etdükleri zamân uşşakân-ı dilfikârın aklı perîşân olur. Ve kâhîce uşşâk-ı müştâka bir hande-künân nigâh etseler nâgâh âşık-ı dil-i zâr, zâr-ı nizâr-ı pür-zâr-ı Mecnûn-ı bî-karâr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 307b ·
metinde göster ·
ma‘mûr [u] âbâdân cihân-nümâ sarây-ı âlîsinde mihmân olup esvâk-ı sultânîden ka …
Üç gün kal‘a zeylinde Tapan Ahmed Ağa'nın nev-binâ ma‘mûr [u] âbâdân cihân-nümâ sarây-ı âlîsinde mihmân olup esvâk-ı sultânîden kahve ve at na‘lı ve niçe levâzımâtlar alup yine refîklerimizle, avdet etdiğimiz menâzilleri beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344a ·
metinde göster ·
bir câmi‘-i ra‘nâdır kim cümle Mısır ve Şâm ve Kudüs mi‘mârlarının birbirlerine …
Vâli-i vilâyet Hüseyin Paşa câmi‘i: Nev-binâ bir câmi‘-i ra‘nâdır kim cümle Mısır ve Şâm ve Kudüs mi‘mârlarının birbirlerine tegallüben arz-ı ma‘rifet ile inşâ etdikleri câmi‘-i bî-bedeldir kim ilm-i hendese sâhibi olan kimesneler im‘ân-nazar ile nazar etdiklerinde engüşt-ber-dehen edüp âlem-i hayretde kalırlar. Üstâd-ı kâmil bu câmi‘e üç tabaka şerîfeli bir minâre-i serâmed-i mevzûn etmişdir kim Mısır ve Şâm ve Irâk-ı Arab ve Irâk-ı Acem'de nazîri yokdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 48a ·
metinde göster ·
… ammâmı iç kal‘ada yektâ hammâm-ı rûşenâdır ve yine iç kal‘ada Yeni Kadı hammâmı
nev-binâ
bir hammâm-ı zibâdır 66a ve taşra varoşda Hondî Hanım hammâmı gâyet hammâm-ı …
Der-fasl-ı binâ-yı hammâmât-ı gâsilân: Cümle (---) aded hammâm-ı hoş-havâlardır. Evvelâ iç kal‘ada Kadı hammâmı gâyet müferrih hûb-hevâ ve çifte hammâmdır ve Gürcî hammâmı iç kal‘ada yektâ hammâm-ı rûşenâdır ve yine iç kal‘ada Yeni Kadı hammâmı nev-binâ bir hammâm-ı zibâdır 66a ve taşra varoşda Hondî Hanım hammâmı gâyet hammâm-ı kadîmdir. Hattâ ba‘zı müverrihler Belînâs hakîmin ilm-i hikmet ile binâ edüp bir kandil-i sirîc yağ ile hammâm ve suyu germâ olup şiddet-i hârrdan gâsillerin tahammül edemediği kandil ile ıssı olan hammâm budur derler. Hazret-i Risâlet'in mevlûdı gecesi kandil-i sirîc sönüp hammâm mu‘attal kalmışdır. Ba‘dehû Dânişmendiyân melikelerinden Hondî Hânım bu hammâmı ta‘mîr u termîm etmişdir deyü müverrihler tahrîr etmişlerdir. Ammâ niçe müsinn ihtiyâr âdemler ol Belînâs hakîmin ilm-i tılsım ile binâ etdüğü hammâm eski Kayseriyye'de esâs-ı binâları ve niçe kıbâbları ve âteş-kede-i kandil-i sirîc kül-hanı mahalli râygândır dediler. El-uhdetü ale'r-ravî, ammâ hakîr görmedim. Bu hammâmın evsâfı aşağıda külliyât-ı şehr-engîzde mahalliyle tahrîr olunur
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65b–66a ·
metinde göster ·
… : Cümle sagîr ü kebîr on sekiz hândır. Evvelâ serrâchâne içinde Behrâm Ağa hânı
nev-binâ
bir vekâle-i ra‘nâdır kim cümle elli ocakdır. Ve ana mukâbil Kapan hânı ve Hasa …
Evsâf-ı imârethâ-yı mihmânsarây-ı tüccârân: Cümle sagîr ü kebîr on sekiz hândır. Evvelâ serrâchâne içinde Behrâm Ağa hânı nev-binâ bir vekâle-i ra‘nâdır kim cümle elli ocakdır. Ve ana mukâbil Kapan hânı ve Hasan Paşa hânı niceler Muhtesib hânı derler, zirâ muhtesib ağa anda hükümât eder ve Kaşıkçızâde hânı ve Şeyh Efendi hânı ve Na‘lbandlar hânı ve İbrâhîm Efendi Hânı ve Taşhân (---)(---)(---)(---)(---). Meşhûr hânlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75b ·
metinde göster ·
… inde bâğsız ve bâğçesiz turâb ile mestûr bin hâneli müselmân ve Ermenîler sâkin
nev-binâ
bir şehr-i ra‘nâdır. Sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Bağdâd'a müt …
Bir düz vâdîde Sivas nâhiyesinde bâğsız ve bâğçesiz turâb ile mestûr bin hâneli müselmân ve Ermenîler sâkin nev-binâ bir şehr-i ra‘nâdır. Sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Bağdâd'a müteveccih oldukda vezîr-i sânî Kara Mustafâ Paşa binâsıdır. Bir câmi‘i ve bir hammâmı ve iki mesâcidi ve bir mekteb-i sıbyânı ve bir kârgîr binâ mu‘azzam hânı var. Cümle bu imâretler kiremit ile mestûrdur ve hânına yüz tavla at alır bir kârbânsarây-ı mu‘azzamdır ve hânın önündeki şâhrâhın yemîn [u] yesârında kırk elli aded esvâk-ı muhtasar vardır. Günden güne imâr olmadadır, zîrâ Sivas'dan Zile'ye ve Tokad'a giderken mâbeyninde elzem-i levâzımından menzilgâh-ı lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 90a ·
metinde göster ·
… ed hân-ı ma‘mûrları cümle la‘l-gûn kırmızı kiremit ile mestûrdur. Ammâ cümleden
nev-binâ
Kassâm Çelebi hânı ve çarsûsu ma‘mûr ve mükellef ve müzeyyen hândır. Kassâm Çel …
Ve cümle sağîr ü kebîr on altı aded hân-ı ma‘mûrları cümle la‘l-gûn kırmızı kiremit ile mestûrdur. Ammâ cümleden nev-binâ Kassâm Çelebi hânı ve çarsûsu ma‘mûr ve mükellef ve müzeyyen hândır. Kassâm Çelebi, ulu câmi‘ sâhibi Pîrî Paşa sulbündendir. Ve Kassâm Çelebi çârşûsuyla cümle dörd yüz dükkândır kim her hırefden mevcûddur. Ammâ memerr-i nâs olmağıle na‘lbendi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106a ·
metinde göster ·
… iki başı dervezeli ve kârgîr kiremit örtülü bir şâhrâh üzre yüz aded dekâkîn-i
nev-binâ
bir bezzâzistân inşâ edüp şehre şöhret vermiş. Hudâ âfet-i şöhretden emîn ede. …
Medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur. Ammâ on bir aded mekteb-i sıbyân-ı ebcedhânı ve üç aded hammâmı ve üç aded hânları ve iki yüz aded dükkânları var. Sene (---) târîhinde Köprülüzâde Ahmed Paşa Kethüdâsı Ebü'l-hayr İbrâhîm Ağa çârsû içinde iki başı dervezeli ve kârgîr kiremit örtülü bir şâhrâh üzre yüz aded dekâkîn-i nev-binâ bir bezzâzistân inşâ edüp şehre şöhret vermiş. Hudâ âfet-i şöhretden emîn ede. Ve kurbunda bir bezzâzistân hammâmı binâ etmiş kim bir bezek-ârâdır. Ve bu şehir susuzluk ile meşhûr idi. Cümle ahâlîsi çâh-ı mâ-i şûrelere muhtâclar idi. Hattâ Dervîş Mehemmed Paşa vâlî-i Özi iken bu şehirde muhâfaza beklerken bu Hacıoğlu kazâsından askerine kırk bir bin guruş su içirdiği kütüb-i sicillât-ı mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübînde mürakkâmdır. Bu mâl cümle re‘âyâ vü berâyâ kîsesinden çıkmışdır. Hâttâ efendimiz Melek Ahmed Paşa aslahu'z-zalame iken üç ayda askerine üç bin guruşluk su içirmemişdir. Böyle bir kaht mâlı şehirdir kim re‘âyâ paşalara arabalar ile fıçı fıçı su taşırlar. Bu zulm-i sarîh bir diyâra mahsûs değil iken yine Köprülüzâde kethüdâsı İbrâhîm Ağa bu şehre hasbeten-lillah yetmiş bin guruş masrûf edüp Rûznâmeci İbrâhîm Efendi çerâğı Babadağlı Bekir Ağa ilkâsı ve mübâşeretiyle iki konak yerden dağları ve deşt-i hâmûnları deşüp kehrîzler ile bir âsiyâb yürüdür âb-ı hayâtı bir senede şehr-i Hacıoğlu'na getirüp dokuz mahallede dokuz aded uyûn-ı câriye inşâ edüp ahâlî-i şehir harâret-i atşândan müstağnî olduklarından mâ‘adâ cemî‘i hayvânâtları ve bâğ u gaytânları Arapça le hayât bulup 122b cümle besâtîn ve hadîkaları ravza-i rıdvândan nişân verir oldu. Bu kerre ehl-i beled "Sâhibü'l-hayrât şehrimiz sele aldırup çamur olur oldu" deyü sâhib-i hayra teşekkî etdiler. Ol keremkâr dahi merdüm-kârlık edüp mâlından üç bin guruş dahi ifrâz edüp çeşme râhlarına ve gayri şâhrâhlara memerr-i nâs içün kaldırımlar yapup şehri tathîr eyledi. Mezkûr çeşmelerin târîhleridir ki tahrîr olundu:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 122a–122b ·
metinde göster ·
çâr-kûşe bir minâre binâ olundu. Netîce-i kelâm bu Diyârbekir içre böyle câmi‘- …
Bu haremün cânib-i selâsında üç kapudur. Ve nev-binâ çâr-kûşe bir minâre binâ olundu. Netîce-i kelâm bu Diyârbekir içre böyle câmi‘-i kebîr yokdur kim on bin âdem alur. Ve cümle âsâr-ı binâları ve kıbâb-ı ser-nigûnları serâpâ rasâs-ı hâs ile mestûrdur. Cum‘a hutbesinde hatîb Selîm Hân-ı fâtihi dahi yâd eder kim fâtih-i Âmid Selîm Hân'dır, be-dest-i Bıyıklı Mehemmed Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200b ·
metinde göster ·
câmi‘i ra‘nâdır ve Behrâmîye câmi‘i kurbündedir. Bu azîzün câmi‘inde olan tevhî …
Ve Rûmiye şeyhi Azîz Efendi câmi‘i: Nev-binâ câmi‘i ra‘nâdır ve Behrâmîye câmi‘i kurbündedir. Bu azîzün câmi‘inde olan tevhîd ü tezkîr-i hâcegân istimâ‘dan yârân-ı ihvânı mest ü hayrân [ve] vâlih [ü] ser-gerdân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 201a ·
metinde göster ·
Evvelâ kal‘a-misâl hân-ı Hasan Paşa: Gâyet metîn ü müstahkem ve
nev-binâ
demir kapulu kârgîr-binâ bir hân-ı ra‘nâdır. Cümle (---) aded hücredir. Haremin …
Evvelâ kal‘a-misâl hân-ı Hasan Paşa: Gâyet metîn ü müstahkem ve nev-binâ demir kapulu kârgîr-binâ bir hân-ı ra‘nâdır. Cümle (---) aded hücredir. Hareminde havz ve şadırvânlarında âb-ı hayâtları revândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 202b ·
metinde göster ·
bir câmi‘-i zîbâdır kim eğer ta‘bîr ve tavsîf etsek bir kerrâs-ı mecmu‘a-i mesâ …
Şeref Hân câmi‘i: Çevgân meydânında nev-binâ bir câmi‘-i zîbâdır kim eğer ta‘bîr ve tavsîf etsek bir kerrâs-ı mecmu‘a-i mesâcid olur. Gâyet musanna‘ u müferrih ü dilküşâ ma‘bedgâh-ı ra‘nâdır. Minâre-i bâlâsı gûyâ bir serv-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224a ·
metinde göster ·
Ve Tuna kenârında Melek Ahmed Paşa kullesi, müceddeden
nev-binâ
bir kulle-i ra‘nâ-yı azîmdir kim Özü kâfirlerinden alınan topların yigirmi aded …
Ve Tuna kenârında Melek Ahmed Paşa kullesi, müceddeden nev-binâ bir kulle-i ra‘nâ-yı azîmdir kim Özü kâfirlerinden alınan topların yigirmi aded topları ve cebehâneleri kulleye konup gûyâ semender kullesi olup topları Karadeniz'e ve Tuna'ya nâzırdır. Ve cümle kulleleri biri biri içinde gömlekli serâmed kullelerin cümlesi sivri sivri tahta örtülü külâh kubbe-i serâmedli kullelerdir kim cümlesin efendimiz Melek Ahmed Paşa şindire tahtalar ile örtüp amâr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66a ·
metinde göster ·
… opu gibi yetişmediğinden hemân Köpürlü Mehemmed Paşa derûn-ı dilden himmet edüp
Nev-binâ
temelinden bir mîl deryânın sığ yerlerine on dâne çürük kadırgaları cemî‘i dona …
Bu tabyalardan sekdirme toplar atılup gülleler bir tarafdan bir tarafa içeriki kal‘alar topu gibi yetişmediğinden hemân Köpürlü Mehemmed Paşa derûn-ı dilden himmet edüp Nev-binâ temelinden bir mîl deryânın sığ yerlerine on dâne çürük kadırgaları cemî‘i donanma forsalarına ve cümle Âl-i Osmân askerine "Koma kurdum" deyüp mezkûr kadırgaları taş ile doldurup kadırgaları deryâya batırup tâ yeni kal‘a önünden deryâyı bir mîl kadırgalara varınca bir hafta[da] dağlar gibi bir burun-misâl doldurup bir sedd-i İskender edüp ol gün üstüne azîm balyemez toplar koyup atdıklarında gülleleri bî-bâk karşu tarafa geçdikde sa‘âdetlü pâdişâh anda bir mendirek burcu yapmak fermân eyleyüp mübâşeret etdiler. Dahi bu kal‘a nâ-tamâm olmağile imârâtından bir şey yok idi. Ancak şekl-i murabba‘ bir şeddadî tîşeden çıkma taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâ olmada idi. Dâ’iren-mâdâr cürm-i esâsı bin yüz adım idi ve derûn-ı hisârda bir hünkâr câmi‘ine mübâşeret etmişler idi. Sa‘âdetlü pâdişâh bu kal‘ayı itmâm-ı sa‘y-ı tâm edüp gâhîce sayd [u] şikâra gider birkaç tazı ve zağar ve doğan haberin alup Çakırcıbaşı Cânpoladzâde hakîri fermân-ı pâdişâhîyle Bozcaada Muhâfızı Sührâb Mehemmed Paşa'ya gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 91b ·
metinde göster ·
… sûr-ı üstüvârının kaddi evc-i âsumâna berâber bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn
nev-binâ
bir hisâr-ı zîbâdır.
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Erdel hâkimi Betlen Gabor kral Süleymân Hân'ın izniyle 12b bu kal‘a-i Husvar'ı Kurs Macarı elinden kuvvet-i Âl-i Osmân ile alup bir kal‘a-i metîn etmişdir kim gece vâkı‘sında gören âdemin dudakları uçuklar. Hâlâ içinde cümle keferesi Nemse ve kapdanı ve ir[ş]ekleri ve şagları ve nemeşleri cümle Nemse'dir, lâkin Zolomioğlu milkidir. Kal‘ası Hasun yaylası dibinde dîvârları dolma rıhtım-ı Şeddâdî sedd-i İskender-misâl beyâz kuğu gibi kal‘adır kim sûr-ı üstüvârının kaddi evc-i âsumâna berâber bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn nev-binâ bir hisâr-ı zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 12a–12b ·
metinde göster ·
… aş tavanlı ve evkâfı metînli ve cemâ‘at-i kesîreli ve kârgîr minâre-i serâmedli
nev-binâ
bir câmi‘-i ra‘nâdır.
Ve cümle dörd mihrâbdır, ikisi cum‘adır ve ikisi mahalle mesâcidleridir. Evvelâ Öziçeli Hacı İbrâhîm câmi‘i, kurşum örtülü çatma münakkaş tavanlı ve evkâfı metînli ve cemâ‘at-i kesîreli ve kârgîr minâre-i serâmedli nev-binâ bir câmi‘-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
Andan aşağı câmi‘de nev-binâ mahfilimize urûc edüp devr-i şerîfe başlayup ba‘dehu hakîr devr-i şerîfi itmâmdan sonra ba‘de't-tarziye ve tasliye hatîb-i necîb belîğu'l-ayân ve'l-beyân elinde bir şemşîr-i âteş-tâb-ı uryân ile meşîh-vâr minber-i hûb-manzara urûc edüp seccâde-i Resûlullâh üzre karâr-dâde olup bu hakîr cümle tarîk-i Bilâliyân, ya‘nî zümre-i mü’ezzinânlar ile kıyâma gelüp yekgâh ve dügâh ve segâh ve çârgâh ve pençgâh-ı Muhammedî makâmlarında gûnâ-gûn şu‘abât ve terkîbâtlarda tahrîrât ederek Dâvûdî hoş-elhânlar ile kavl-i Edvâr kitâbı üzre rehâ buldurup 121b gülbâng-ı Muhammedîye müselsel âğâzeler edüp ezân-ı Muhammedî tamâm oldukda cümle cemâ‘at ve dükeli guzât-ı müslimîn ve a‘yân-ı kibâr u sığâr ve muvahhidîn âsûde-hâl oturup hutbe-i şerîfi gûş-ı hûşlarıyla istimâ‘ etmeğe sâmi‘înden olup andan imâm-ı âdil hutbeye bed' edüp ibtidâ hamd-i Hâlık-ı Bîçûn ve ba‘dehu Resûlü's-sakaleyn içün tasliye ve Çâryâr-ı bâ-safâlar içün tarziyelerden sonra nâm-ı hümâyûn-ı pâdişâh-ı zıllullâh hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn-i cem-cenâbın sefer-i meserretin yâd eyledikde cemî‘i guzât-ı müslimînin mürde dilleri şâd olup hayr du‘âda iken cümle cüyûş-ı muvahhidîn kâffe-i ümem, ki cemâ‘at-i kesîre idi, bu gürûh-ı müslimînin hadd [ü] hasrın Hudâ-yı Müte‘âl bilir kim bu câmi‘ derûnu değil bu evvel cum‘ada kal‘anın şâhrâhları ve der [ü] dîvârları ve sakafları üzre cemâ‘at-i kesîre hınc-â-hınç olup hisâbdan bîrûn idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 121a–121b ·
metinde göster ·
… ûrelerdir kim her biri reşk-i çâr-bâğ-ı Acem-misâl beyt-i ra‘nâlardır. Cümleden
nev-binâ
Âsitâne-i sa‘âdetde sipâhîler halîfesi olan Kadızâde Mustafâ Efendi sarâyı ve B …
Der-hakk-ı aded-i sarây-ı kibâr-ı a‘yân: Cümlesi iki bin yüz altmış aded hadîka-i cinînli mükellef ü mükemmel ve müzeyyen ve kiremitli ve kayağan ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrelerdir kim her biri reşk-i çâr-bâğ-ı Acem-misâl beyt-i ra‘nâlardır. Cümleden nev-binâ Âsitâne-i sa‘âdetde sipâhîler halîfesi olan Kadızâde Mustafâ Efendi sarâyı ve Beğko sarâyı ve Paşocık sarâyı ve Serdâr sarâyı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Bunlar meşhûr ve ma‘mûr hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 146a ·
metinde göster ·
… ır. Biri merhûme Fâtıma Sultân hammâmıdır. Biri dahi Bâyezîd Hân'dır, biri dahi
nev-binâ
sipâhîler halîfesi Mustafâ Efendi hammâmıdır. Bu hammâm kurbunda mahkeme dahi M …
Der-sitâyiş-i hammâm-ı rûşinâ-yı gâsılân: Cümle üç aded hammâm-ı râhat-ı cândır. Biri merhûme Fâtıma Sultân hammâmıdır. Biri dahi Bâyezîd Hân'dır, biri dahi nev-binâ sipâhîler halîfesi Mustafâ Efendi hammâmıdır. Bu hammâm kurbunda mahkeme dahi Mustafâ Efendi'nindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 147a ·
metinde göster ·
dahi zamîme eyleyüp henüz kal‘a-i Gabele sedd-i İskender'e mânend olmuş ve evve …
Ve bu mahal gâyetü'l-gâye intihâ-i serhad olup kal‘ası küçücük olmağile Bundukanî Venedik'inin ısyân [u] tuğyânı ziyâde olduğundan bu kal‘ayı dahi tevsî‘ etmek iktizâ etdikde sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm Hân, Çengîzâde (---) Paşa'ya Hersek sancağın sadaka edüp cümle Hersek ve Bosna eyâleti askerleri bu Gabele kasabası dibinde meks edüp Ebü'l-feth'in Gabele-i Atîk kal‘asına muttasıl bir kal‘a-i nev-binâ dahi zamîme eyleyüp henüz kal‘a-i Gabele sedd-i İskender'e mânend olmuş ve evvelkiden bin kat ziyâde sa‘b ve metîn olmuş ve bunun çâr-rüknünde olan ebrâcları kal‘a-i atîk kullelerinden büyük ve metîn olmuş, lâkin bu dahi yerli kaya üzre temeli olup ve etrâfı alçak kumsal yerler olmağile bunun dahi handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162b ·
metinde göster ·
… bir dereli ve vâsi‘ özlü bâğ u bâğçeli yüz yetmiş kadar ma‘mûr hâneli bir şîrîn
nev-binâ
kasaba-i ra‘nâcıkdır.
Menzil-i Yeni kasaba-i ibret-nümâ: Sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ vüzerâlarından Koca Mûsâ Paşa bu kasabayı inşâ edüp cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellem edüp Bosna eyâletinde hâs-ı hümâyûndur ve yüz elli akçe pâyesiyle olduğu kadar kazâcıkdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur. Ammâ bir dereli ve vâsi‘ özlü bâğ u bâğçeli yüz yetmiş kadar ma‘mûr hâneli bir şîrîn nev-binâ kasaba-i ra‘nâcıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168a ·
metinde göster ·
Ve bu varoşdan aşağı nehr-i Yadra üzre Bahşi alaybeği bir göz bir Şeddâdî
nev-binâ
bir kantara-i ra‘nâ etmiş kim hâzâ hayrât-ı azîmdir. Ve nehr-i Yadra bu cisre k …
Ve bu varoşdan aşağı nehr-i Yadra üzre Bahşi alaybeği bir göz bir Şeddâdî nev-binâ bir kantara-i ra‘nâ etmiş kim hâzâ hayrât-ı azîmdir. Ve nehr-i Yadra bu cisre karîb nehr-i Drin'e karışır. Andan nehr-i Drin kenârında kayaları oyup yollar edüp iki yanına korkuluklar etmişler. Ol muhâtara yolları 2 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
Ve bu sarâya muttasıl Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis'in kârgîr minâreli câmi‘i
nev-binâ
bir müzeyyen câmi‘-i ra‘nâdır. Ve bu câmi‘e muttasıl Sührâb Mehemmed Paşa'nın b …
Ve bu sarâya muttasıl Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis'in kârgîr minâreli câmi‘i nev-binâ bir müzeyyen câmi‘-i ra‘nâdır. Ve bu câmi‘e muttasıl Sührâb Mehemmed Paşa'nın bir latîf hammâmı var, ammâ küçükdür, zîrâ batak yerde olmağile büyük hammâm inşâ olunsa temel dutmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
… m dîvârdır kim gird-â-gird cirmi bin seksen aded germe adımdır, ammâ handakları
nev-binâ
olmak ile henüz tathîr olmamış alçak handakdır. Ve dahi Varat'a nâzır olan tara …
Mezkûr büyük varoşun poyraz cânibinde nehr-i Kiriş aşırı Ulesi derler bir varoş-ı azîmdir. Küffâr asrında bu dahi iremezâtdan nişân verir bir hasretü'l-mülûk bâğ-ı Merâm idi. Hâlâ yine amâr olmadadır. Dizdârı ve kal‘a neferâtları başkadır. Cümle altı aded ağalıkdır ve cümle üç yüz neferâtları ve martolosları vardır. Ve rabâtı şekl-i mukavvis nehr-i Kiriş kenârından dağlar eteğine vâki‘ olmuş dolma çit palanka rıhtım dîvârdır kim gird-â-gird cirmi bin seksen aded germe adımdır, ammâ handakları nev-binâ olmak ile henüz tathîr olmamış alçak handakdır. Ve dahi Varat'a nâzır olan tarafından nehr-i Kiriş cereyân etmek ile Kiriş kenârında palanka dîvârı yokdur ve lâzım da değildir. Lâkin ensesinde bayır ve çayır ve bâğlar tarafında palankası ve tabyaları vardır. Ve cümle etrâfında yedi aded tabya-i metînlerdir. Ve cümle iki kapusu var, biri kıble tarafına cisr başında nehr-i Kiriş kenârında büyük varoşa ve kal‘aya gider büyük kapudur. Biri poyraz cânibine nâzır Senköy kapusu. Bu dahi ağaç kanatlı kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87a ·
metinde göster ·
… r. Ve şehir henüz amâr olup ancak iki yüz kadar şindire tahta ile mestûr hâne-i
nev-binâ
ma‘mûrlardır. Cümle yigirmi aded nev-binâ dükkânlardır. Ve bir câmi‘i var, bu d …
Bu kal‘anın kıble cânibinde kal‘aya sehel havâle bir mürtefi‘ zemînde bir varoş-ı azîm imiş. Henüz birkaç ay mukaddem ihrâk olup niçe yerleri harâb u yebâb hâli üzre yatırdı. Ancak kal‘a önünde bir taş binâ hânı var, Tımışvarlı Cimcime Defterdâr'ın hayrâtıdır. Ve şehir henüz amâr olup ancak iki yüz kadar şindire tahta ile mestûr hâne-i nev-binâ ma‘mûrlardır. Cümle yigirmi aded nev-binâ dükkânlardır. Ve bir câmi‘i var, bu dahi henüz ihrâk olup cânib-i vakıfdan amâr olmada idi. Ve kal‘adan aşağı bir küçük hammâmı [var].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93b ·
metinde göster ·
… kadar şindire tahta ile mestûr hâne-i nev-binâ ma‘mûrlardır. Cümle yigirmi aded
nev-binâ
dükkânlardır. Ve bir câmi‘i var, bu dahi henüz ihrâk olup cânib-i vakıfdan amâr …
Bu kal‘anın kıble cânibinde kal‘aya sehel havâle bir mürtefi‘ zemînde bir varoş-ı azîm imiş. Henüz birkaç ay mukaddem ihrâk olup niçe yerleri harâb u yebâb hâli üzre yatırdı. Ancak kal‘a önünde bir taş binâ hânı var, Tımışvarlı Cimcime Defterdâr'ın hayrâtıdır. Ve şehir henüz amâr olup ancak iki yüz kadar şindire tahta ile mestûr hâne-i nev-binâ ma‘mûrlardır. Cümle yigirmi aded nev-binâ dükkânlardır. Ve bir câmi‘i var, bu dahi henüz ihrâk olup cânib-i vakıfdan amâr olmada idi. Ve kal‘adan aşağı bir küçük hammâmı [var].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93b ·
metinde göster ·
… etmededirler. Hâlâ cümle iki yüz aded kiremit ve saz örtülü bâğsız ve bâğçesiz
nev-binâ
hânelerdir. Ve bir câmi‘-i muhtasarı ve bir zâviyesi ve 2 aded nev-binâ kiremit …
Menzil-i kasaba-i Ahmedâbâd: Bu dahi Köpürlüzâde Fâzıl Vezîria‘zam Ahmed Paşa hayrâtı olmak ile ismine Ahmedâbâd deyü tesmiye etdiler. Ammâ henüz niçe bin aded ummâl ve bennâ ve üstâdânlar cem‘ olup amâr etmededirler. Hâlâ cümle iki yüz aded kiremit ve saz örtülü bâğsız ve bâğçesiz nev-binâ hânelerdir. Ve bir câmi‘-i muhtasarı ve bir zâviyesi ve 2 aded nev-binâ kiremitli hânları ve 25 aded çalaş ve malaşdan mebnî müfîd [u] muhtasar dükkâncıkları var, henüz amâr ol[ma]dadır. Hudâ-yı müte‘âl dahi ziyâde ma‘mûr edüp inkırâzu'd-devrân mü’ebbed ola. Bu rabta-i nev-binânın şimâlindeki püşte-i âlî üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 215b ·
metinde göster ·
… âğçesiz nev-binâ hânelerdir. Ve bir câmi‘-i muhtasarı ve bir zâviyesi ve 2 aded
nev-binâ
kiremitli hânları ve 25 aded çalaş ve malaşdan mebnî müfîd [u] muhtasar dükkânc …
Menzil-i kasaba-i Ahmedâbâd: Bu dahi Köpürlüzâde Fâzıl Vezîria‘zam Ahmed Paşa hayrâtı olmak ile ismine Ahmedâbâd deyü tesmiye etdiler. Ammâ henüz niçe bin aded ummâl ve bennâ ve üstâdânlar cem‘ olup amâr etmededirler. Hâlâ cümle iki yüz aded kiremit ve saz örtülü bâğsız ve bâğçesiz nev-binâ hânelerdir. Ve bir câmi‘-i muhtasarı ve bir zâviyesi ve 2 aded nev-binâ kiremitli hânları ve 25 aded çalaş ve malaşdan mebnî müfîd [u] muhtasar dükkâncıkları var, henüz amâr ol[ma]dadır. Hudâ-yı müte‘âl dahi ziyâde ma‘mûr edüp inkırâzu'd-devrân mü’ebbed ola. Bu rabta-i nev-binânın şimâlindeki püşte-i âlî üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 215b ·
metinde göster ·
… e Kâsım Beğ câmi‘i, musanna‘dır. Ve Dervîş Yazıcı câmi‘i. Ve çârsû içinde henüz
nev-binâ
Ağrıbozlu Köse Alî Paşa karındaşı Ahmed Paşa câmi‘idir, ammâ cümleden müferrih …
Ve bu şehrin cümlesi altı aded mihrâbdır. Üçü salât-ı Cum‘a edâ olunur âzînelerdir. Evvelâ Ya‘kûb Beğ câmi‘i, müferrihdir. Ve Kâsım Beğ câmi‘i, musanna‘dır. Ve Dervîş Yazıcı câmi‘i. Ve çârsû içinde henüz nev-binâ Ağrıbozlu Köse Alî Paşa karındaşı Ahmed Paşa câmi‘idir, ammâ cümleden müferrih ve musanna‘ ve şîrînkârlı câmi‘ budur. Kendüsi hareminde medfûndur. Ve cenbinde İbrâhîm Hânzâde İbrâhîm Beğ dahi haremde medfûn olup seng-i mezârının târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247a ·
metinde göster ·
… i bin elli aded adımdır. Kıbleye nâzır bir kapusu var ammâ üç kat metîn ve kavî
nev-binâ
hadîd kapulardır. 261a Ve iç kal‘ası ve başka handaklı ve asma makaralı tahta …
Bundukanî ya‘nî Venedik körfezi deryâsı kenârından bin adım alarka karada bir bayır burunda kıbleden garba şekl-i bâdemî akçe tahtası gibi bir Şeddâdî metîn taş kârgîr binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Dâ’iren-mâdâr handakı kenârınca girdâ-girdi bin beş yüz hatvedir, ammâ bedenler üzre etrâf cirmi bin elli aded adımdır. Kıbleye nâzır bir kapusu var ammâ üç kat metîn ve kavî nev-binâ hadîd kapulardır. 261a Ve iç kal‘ası ve başka handaklı ve asma makaralı tahta cisirli cânib-i cenûba nâzır bir demir kapulu kal‘acıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 260b–261a ·
metinde göster ·
tabya-i azîmi var kim kirpi tüğü gibi balyemez topları cümle deryâda limana nâz …
Ve bu kal‘anın deryâya nâzır köşesinde bir azîm nev-binâ tabya-i azîmi var kim kirpi tüğü gibi balyemez topları cümle deryâda limana nâzır olup murğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalmış bir binâ-yı Şeddâd-i Semûd bir tabya-i sedd-i İskender-cünûddur kim üçer kat toplar çeker burc-ı Kahkahâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261a ·
metinde göster ·
Şeyh Efendi câmi‘i; gâyet ma‘mûrdur, zîrâ henüz sâhibü'l-hayrâtı hayâtda olmağı …
Andan bu Kethudâ câmi‘ine karîb nev-binâ Şeyh Efendi câmi‘i; gâyet ma‘mûrdur, zîrâ henüz sâhibü'l-hayrâtı hayâtda olmağın gâyet mükellef ve müzeyyen mezkitgâh-ı amârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261a ·
metinde göster ·
alçak kaya üzre şekl-i tûlânî bir kârgîr binâ-yı âlî kal‘a-i zîbâdır kim içinde …
Eşkâl-i Büyük Kal‘a: Bu dahi [nev-]binâ alçak kaya üzre şekl-i tûlânî bir kârgîr binâ-yı âlî kal‘a-i zîbâdır kim içinde otuz aded kiremitli neferât evleri ve garba nâzır bir demir kapusu var. Cânib-i erba‘ası kesme yalçın kaya olmak ile bir tarafında aslâ handakı yokdur, ammâ dîvârlarında ebrâcları ve mazgal delikleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273a ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘in minâresi sol tarafında bir tabaka şerîfeli serâmed
nev-binâ
bir minâre-i musanna‘dır kim cümle yüz kırk ayak âlîdir. Mukaddemâ çâr-kûşe çan …
Ve bu câmi‘in minâresi sol tarafında bir tabaka şerîfeli serâmed nev-binâ bir minâre-i musanna‘dır kim cümle yüz kırk ayak âlîdir. Mukaddemâ çâr-kûşe çanhâne olan kullesini minâre etmek murâd etdiklerinde Göllük tarafından Kaplan Paşa ve Kethudâ İbrâhîm Paşa bu çanhâne kullesin sademât-ı top ile rahnedâr etdiklerinden bu minâre-i serâmedi kırk günde nev-binâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313a ·
metinde göster ·
… llesin sademât-ı top ile rahnedâr etdiklerinden bu minâre-i serâmedi kırk günde
nev-binâ
etdiler.
Ve bu câmi‘in minâresi sol tarafında bir tabaka şerîfeli serâmed nev-binâ bir minâre-i musanna‘dır kim cümle yüz kırk ayak âlîdir. Mukaddemâ çâr-kûşe çanhâne olan kullesini minâre etmek murâd etdiklerinde Göllük tarafından Kaplan Paşa ve Kethudâ İbrâhîm Paşa bu çanhâne kullesin sademât-ı top ile rahnedâr etdiklerinden bu minâre-i serâmedi kırk günde nev-binâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313a ·
metinde göster ·
… tûlu ve arzı yüz seksener ayakdır. Ve mihrâbı tarafı dörd aded amelî sütûn üzre
nev-binâ
toloz kemerlerdir. Gayri yerleri mâ-tekaddemden olageldüği üzre servi kirişler …
Çârsû-yı bâzâr kurbunda olmak ile cemâ‘at-i kesîreye mâlik olup tûlu ve arzı yüz seksener ayakdır. Ve mihrâbı tarafı dörd aded amelî sütûn üzre nev-binâ toloz kemerlerdir. Gayri yerleri mâ-tekaddemden olageldüği üzre servi kirişler üzre kurşum örtülü câmi‘dir, ammâ bunun dahi mihrâbı ve minberi ve cümle billûr ve necef ve moran câmları gâyet musanna‘ olup nûrun alâ nûr bir câmi‘-i pür-nûrdur. Ve mihrâbı önü şâhrâh sokakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313b ·
metinde göster ·
… ‘ kurşum örtülü şâzrevân kubbe-i serâmeddir kim üstâd-ı mi‘mâr mühendisîn henüz
nev-binâ
bir kubbe-i zîbâ îcâd etmişdir kim altı aded rakîk mermer sütûnlar üzre vaz‘-ı …
Ve sol tarafındaki bir kapu sol tarafdaki haremde havz u şâzrevân musluklarına nâzırdır. Ve bir musanna‘ kurşum örtülü şâzrevân kubbe-i serâmeddir kim üstâd-ı mi‘mâr mühendisîn henüz nev-binâ bir kubbe-i zîbâ îcâd etmişdir kim altı aded rakîk mermer sütûnlar üzre vaz‘-ı binâ olunmuşdur. Ve câmi‘in solunda olan cemâ‘at dehlîzi soffası amelî direkler üzre kirişlerin münakkaş tavanları üzre serâpâ kurşum örtülüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313b ·
metinde göster ·
… kârgîr toloz kemerler ile mebnî olup dahi vâsi‘ câmi‘-i metîn olmuşdur. Ve bir
nev-binâ
bir serâmed minâre-i ra‘nâsı var kim gûyâ bir serâmed servidir.
Bu câmi‘in dahi servi dırahtlarından kirişleri ve münakkaş tavan zerkârî ve halkârîleri cümle servi levhalarıdır. Ammâ bu câmi‘in sol tarafı nev binâ kârgîr toloz kemerler ile mebnî olup dahi vâsi‘ câmi‘-i metîn olmuşdur. Ve bir nev-binâ bir serâmed minâre-i ra‘nâsı var kim gûyâ bir serâmed servidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313b ·
metinde göster ·
… asında bir havz-ı azîmi var. Fevvâreleri kubbe-i câmekâna pertâb eder. El-hâsıl
nev-binâ
bir nakş-ı bûkalemûn hammâm-ı ibret-nümûndur.
Ammâ cümleden Defterdâr Ahmed Paşa hammâmı gâyet büyük ve pâk ü musanna‘ bir hammâm-ı azîm olmuşdur kim gayri cezîrelerde misli yokdur. Cânib-i etrâfında dörd aded halvetleri ve meydân soffası ve müte‘addid çâr-kûşesinde çâr aded yan soffalarında üçer aded ku[r]nalı vâsi‘ hammâm-ı hoş-hevâ ve hoş-binâ bir hammâm-ı ra‘nâdır kim cemî‘i bisâtları ve mahbûb dellâkleri pâk ü pâkîze bir hammâm-ı küşâdedir kim cemî‘i kubâblarında billûr ve necef ve moran câmlar ile rûşen-âbâd rûşenâ hammâm-ı dilküşâdır. Ve bir câmekânı var kim bin âdem alır. Ortasında bir havz-ı azîmi var. Fevvâreleri kubbe-i câmekâna pertâb eder. El-hâsıl nev-binâ bir nakş-ı bûkalemûn hammâm-ı ibret-nümûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315a ·
metinde göster ·
Der-temdîh-i mekteb-i tıflân-ı ebcedhân: Cümle tokuz aded henüz
nev-binâ
dâru'l-ulûm-ı ciğer-gûşe-i püserânlar vardır. Evvelâ Hünkâr mektebi ve Vâlide S …
Der-temdîh-i mekteb-i tıflân-ı ebcedhân: Cümle tokuz aded henüz nev-binâ dâru'l-ulûm-ı ciğer-gûşe-i püserânlar vardır. Evvelâ Hünkâr mektebi ve Vâlide Sultân mektebi ve Sadrıa‘zam mektebi ve Abdurrahmân Paşa mektebi ve Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa mektebi ve Defterdâr Mektebi ve Kethudâ İbrâhîm Paşa mektebi ve Melek İbrâhîm Paşa mektebi. Dahi niçe mektebler henüz binâ olunup bu şehr-i Kandiye amâr olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315b ·
metinde göster ·
sarây-ı ra‘nâdır. Hınkoğlu sarâyı ve (---) sarâyı. Bunlar cümle içli ve tışlı v …
Cümle sekiz yüz aded kat-ender-kat kârgîr binâlı ve cümle kiremitli ve serâpâ kâfirî binâlı mükellef ü mükemmel ve ma‘mûr u müzeyyen ve zîbâ sarâylardır. Her evde birer bâğçe-i iremler mukarrerdir. Cümleden Beğko Paşa sarâyı kal‘a-misâl kulle-i metînli nev-binâ sarây-ı ra‘nâdır. Hınkoğlu sarâyı ve (---) sarâyı. Bunlar cümle içli ve tışlı ve hammâmlı sarâylardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350a ·
metinde göster ·
… çeşmeleri gâyet lezîz ve cârî âb-ı zülâllerdir. Hakîr anda iken Gümüşsuyu'ndan
nev-binâ
bir çeşme-i ra‘nâ binâ olundukda bu hakîr bi'l-bedâhe bu gûne târîh demişim:
Andan cümle on yedi aded çeşme-i cân-perverler vardır kim sularını kumkumalar ile Venedik şehrine götürürler. Ammâ cümleden Gümüşsuyu çeşmeleri gâyet lezîz ve cârî âb-ı zülâllerdir. Hakîr anda iken Gümüşsuyu'ndan nev-binâ bir çeşme-i ra‘nâ binâ olundukda bu hakîr bi'l-bedâhe bu gûne târîh demişim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350b ·
metinde göster ·
… Atîk ve çârsû içinde Y 22a cemâ‘at-i kesîresi çok Câmi‘-i Cedîd fevkânî henüz
nev-binâ
bir câmi‘-i zîbâdır. Altı dekâkînlerdir. İki tarafından kıble kapusunda yigirmi …
Tabahâne kurbunda Câmi‘-i Atîk ve çârsû içinde Y 22a cemâ‘at-i kesîresi çok Câmi‘-i Cedîd fevkânî henüz nev-binâ bir câmi‘-i zîbâdır. Altı dekâkînlerdir. İki tarafından kıble kapusunda yigirmişer kademe taş nerdübân ile urûc olunur bir câmi‘-i rûşendir. Hakîr bu câmi‘e bu gûne târîh etmişdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y21b–Y22a ·
metinde göster ·