… a girüp "Dahl yâ aziz!" deyüp girince Hudâ âlim u dânâdır, bu abd-i kemtere bir
nevm
ârız olup hâb-âlûd olmuşum. Bir ândan sonra hâbden bîdâr olup vücûd-ı pür-gussa …
deyü bu ebyâtı terennüm edüp ser-i sa‘âdetleri tarafında vech-i dîvâra celî hatt ile tahrîre cür’et edüp ol ân sanduka-i şerîfinin yeşil sûf sütrinin altına girüp "Dahl yâ aziz!" deyüp girince Hudâ âlim u dânâdır, bu abd-i kemtere bir nevm ârız olup hâb-âlûd olmuşum. Bir ândan sonra hâbden bîdâr olup vücûd-ı pür-gussamı arak-âlûd buldum. Ammâ bir hayât-ı câvidân bulup endâmım kuvvet-i kuvâda bulup hamd-i Hudâ ol dem ısıtmadan halâs olup rûh-ı pîr içün bir hatm-i şerîfe mübâşeret etdim. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 123a ·
metinde göster ·
… inberde hutbe tilâvet ederken "ve ale'l-imâmeyni'l-hümâmeyn" mahalline geldükde
nevm
galebe edüp bir nefîr-i hâbda iken başından imâmesi minberden aşağı yuvarlanup …
Câmi‘-i atîk Koca Mahmûd Paşa: Tûlen ve arzen iki yüz ayakdır. Ve cümle on sekiz aded kubbeleri ve cümle (---) aded pâyeler üzre mebnî kıbâb-ı ser-nigûnlardır. Bu şehirde bundan büyük ma‘bedgâh-ı kadîm yokdur. İki bâb-ı sa‘âdeti var. Cânib-i yemîninde minâre dibinde bir bâbı var ve bir kıble kapusu var, biri mesdûddur. Ve bir mevzûn tula minâre-i serâmedi var, haremi hayli vâsi‘dir. Mihrâbı önünde bir bâğ-ı İremi var. Haremin cânib-i selâsı alçak divâr ve dörd kapusu var. Bu câmi‘-i pür-nûr sâfî rasâs-ı nîl-gûn ile mestûrdur. Kibâr-ı evliyâullahdan bir pîr-i fânî Şa‘bân Efendi nâm bir imâm-ı hümâmı var. Hattâ minberde hutbe tilâvet ederken "ve ale'l-imâmeyni'l-hümâmeyn" mahalline geldükde nevm galebe edüp bir nefîr-i hâbda iken başından imâmesi minberden aşağı yuvarlanup hâbdan bîdâr olunca "Alıverin şu imâmeynin imâmesin" deyüp "Kâzımîne's-sa‘îdeyni'ş-şehîdeyn" deyü hutbeyi tilâvet ederken bir âdem imâmın imâmesin minbere çıkarup hatîbe verirken harîf-i zarîf zarâfetiyle inemeyüp minberden aşağı tekerlenüp düştü. Ertesi gün imâm gayri câmi‘e gelmeyüp âhirete eşdi. Rahmettullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 139a ·
metinde göster ·
… sne bu azîzin ekl [ü] şürb ve teşelşül ü tegayyut etdiğin ve bir ân istirâhat-i
nevm
etdiğin ve bu köşeden kalkup hareket etdiğin ebeden görmemişlerdir. Hemân müdde …
Ve câmi‘-i Ömer'in ardında sol köşe dibinde câmi‘ dîvârına muttasıl bir küçücük kubbecik içinde âsûde olan eş-şeyh Muhammed el-Esâsî: Kırk sene bu köşede münzevî olup ferd-i âferîdeden bir kimesne bu azîzin ekl [ü] şürb ve teşelşül ü tegayyut etdiğin ve bir ân istirâhat-i nevm etdiğin ve bu köşeden kalkup hareket etdiğin ebeden görmemişlerdir. Hemân müddet-i ömürlerin summun bükmün ile geçirüp tâ‘ât [u] ibâdete meşgûl bir kimesne imiş. Karîbü'l-ahd olmağile bî-hisâb bilir âdemler ile görüşdük, anlar nakl etdiler. Dâ’imâ şikeste-hâtır olanlar ziyâret edüp bi-emrillâh şifâ bulurlar. Ve bu şehirde binden mütecâviz Sahâbe-i kirâmdan medfûn sultânlar vardır, ammâ ziyâret edüp yüz sürdüğümüz dergâhlar bunlardır, rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y381a ·
metinde göster ·