Hemân yine azîz, "Beğim, neylersen eyle, Kızılbaş elinden İmâm-ı A‘zam'ımızı halâs eyle. Ba‘dehû Budin'ün muhâfazasına mukayyed olup dâ’imâ hâzır-bâş ol!", deyü niçe bu gûne rümûz-ı künûz-âmîz kelimâtlar ederek Diyârbekr'e gelüp azîze vâfir ihsân edüp bir şey kabûl etmeyüp Diyârbekr'ün hâne-i avârızından ve cizye malzemesinden tenzîl ricâ ederler. Ricâları hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup andan Murâd Hân Azîz'ün du‘â-ı hayriyle Bağdâd'a varup hikmet-i Hudâ şeyh hazretlerinin ta‘yîn etdikleri gün ki oldu Tayyâr Mehemmed Paşa şehîd olduğu ân Bağdâd sulh ile feth olup asker-i bî-pâyân derûn-ı kal‘aya girdikten sora Kızılbaş-ı kallâş Karanlıg kapu dibinde kapanup cenge âheng edüp içkal‘ada mütehassın olanlar dahi cebehâneye âteş edüp niçe bin guzât-ı müslimîn ve niçe bin mülâhidîn âteş-i Nemrûd'a göyünüp tayr-ı Ebâbîl kimi havâya tayerân edince hemân Murâd Hân gazaba gelüp "Bre vara vuran Kızılbaşları kılıçdan geçirsinler." deyince yedi sa‘atda kırk iki bin Kızılbaş'un başların şimşîr-i İslâm ile tırâş etdiklerinde Murâd Hân eydür: "Allahu Ekber, Diyârbekir'de Rûmiye şeyhi bu gâzânun böyle olacağın keşf etmiş idi. Hakkâ ki tehî er değil imiş. İnşâallah bu feth [ü] fütûhı tebşîr etdiğiyçün ana çok ihsân ederim." diyerek ba‘del-feth yine Diyârbekr'e gelüp azîz Hazretlerine belegân-mâ-belâğ ihsânlar etdikçe şeyh bir zerre kabûl etmeyüp du‘â ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 209a ·
metinde göster ·
"Pâdişâh-ı âlem-penâh vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ ve şeyhülislâm sizlere selâm etdiler. Benim gâzîlerim inşâallâhu ta‘âlâ on güne dek elli bin aded asâkir-i İslâm ile varup yetişirim. Dîn-i mübîn gayreti anlarındır. Hemân gayret ve cidd ü ihtimâm etsinler, neylerse eylesinler, zinhâr be-zinhâr kal‘ayı küffâra vermesinler, işte cemî‘i ser-i kârda olanların mektûbları" deyüp cümle mahsûr olan guzât-ı müslimîne tesellî-i hâtır verüp anlar dahi var makdûrların sarf edüp şeb [ü] rûz savaş-ı perhâşlar ederken hakîkatü'l-hâl on günde yetmiş seksen bin asker âmedânî kazâ vü kader gibi hemân cümle kâfirlere kal‘a altında girişüp küffâra bir sâtûr-ı Bâyezîdî çekerler kim hâlâ Müzakiyye sahrâsında firâr eden keferelerin üstühânları cüste cüste ve püşte püşte yığılup yatdığı nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 358a ·
metinde göster ·