… menâl isteyen, ata, dona ve silâhına kâdir olan yiğitler gelsin" deyü dellâller
nidâ etdirüp
şehri seyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeni …
Hacı Yûsuf Ağa hânesinde mihmân olup Köprülü Mehemmed Paşa'ya ve sâ’ir a‘yâna mektûb-ı muhabbet-üslûblarımız verüp me’mûr olduğumuz bölükbaşılar cem‘ine mukayyed olup şehr içre "At ve don ve mâl u menâl isteyen, ata, dona ve silâhına kâdir olan yiğitler gelsin" deyü dellâller nidâ etdirüp şehri seyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bir nehrine Boğazköy suyu derler, şehrin dibinden cereyân eder. Ve bir nehri şehrden bir sâ‘at ba‘îd nehr-i Istavloz derler. Şehr-i Köprü bu iki nehrin ortasındadır. Bu nehirler taşdığı mahal, Köpr[ü] sahrâsın gark eder. Bu nehirler Deşan dağından gelüp nehr-i Istavloz'dan ağaç cisr-i azîmden ubûr olunduğiyçün şehr-i Köprü derler. Gâyet musanna‘ çam direklerden cisr-i garîbdir. Amâlika asrında bu şehre Şındır kal‘ası derlerdi. Lisân-ı Amâlika'da şınd yine köprüye derler. Cisri, Hazret-i Risâlet mütevellid oldukda münhedim olup sonra haşebden binâ etmişlerdir. Ba‘dehû bu cisrden ubûr eden iki nehir Köprü şehrinden aşağı cereyân ederek Çeltiklik nâm mahalde nehr-i azîm Bafra'ya rîzân olur. Ve bu kal‘anın ibtidâ bânisi Amâlika meliklerinin binâsıdır. Andan Tarabefzûn tekürı destinden Âl-i Dânişmendî'den Melik Gâzî feth edüp andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân muhâsara ile Koca kal‘asın feth edüp bu Şindir kal‘ası, ya‘nî Köprü kal‘ası emân ile feth olup hâlâ Amasiyye hâki hükmünde nısfı ze‘âmetdir ve nısfı Tokat hâkimi subaşılığıdır. Cümle cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti anın tasarrufundadır ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a ·
metinde göster ·
… r bir nakl etdiklerinde Sadrıa‘zam cemî‘i ordu-yı İslâm içinde kol kol nâdîlere
nidâ etdirüp
,
"Yigirmi yedi yıldır bu Kandiye kal‘ası gibi hasretü'l-mülûk altına sizin gibi niçe kerre yüz bin asker gelüp bu kal‘anın bir taşına niçe bin başlar verüp hâ’ib [ü] hâsir gitdiler. Ve niçe bin kahramân müdebbir vüzerâlar ve mîr-i mîrânlar ve ümerâlar bu kal‘a altında cân verdiler, handakın görmeğe kâdir olmadılar. Sizler dahi birez zamân çalışup gidersiz. Bir taşına yüz bin baş vermemiz mukarrerdir, değil ki size kal‘ayı verelim, bildiğinizden kalma." deyüp elçileri kal‘adan redd edüp Sadrıa‘zama gelüp kazıyye-i marzıyye-i kelâmı bir bir nakl etdiklerinde Sadrıa‘zam cemî‘i ordu-yı İslâm içinde kol kol nâdîlere nidâ etdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288a ·
metinde göster ·
… esîrü'l-mürüvvet âkıbet-endîş re’y-i tedbîr edüp ordu-yı İslâm içinde dellâllar
nidâ etdirüp
ne kadar kerre yüz bin at ve katır ve deve ve hımâr var ise kol kol tenbîh te’k …
Çün kim beri tarafda Sadrıa‘zama Kapudan Paşanın mektûblarıyla zahâ’ir defterleri ve imdâd gelen asâkir-i İslâm haberleri varınca hemân sâhib-i devlet ve kesîrü'l-mürüvvet âkıbet-endîş re’y-i tedbîr edüp ordu-yı İslâm içinde dellâllar nidâ etdirüp ne kadar kerre yüz bin at ve katır ve deve ve hımâr var ise kol kol tenbîh te’kîdler olunup bu kadar gılâl ve cebehânenin Çanak limanından ordu-yı İslâma nakl olunmasına mübâşir-i mu‘temedün aleyh âdemler ta‘yîn olunup ve cümle Girid adasındaki re‘âyâ vü berâyâlarda olan iki kerre yüz bin aded eşekleri 289b arhonda ve milotanın defterleriyle cümle hımârlar re‘âyâlarıyla gelüp bir hafta içinde Çanak limanından bu kadar me’kûlât [u] meşrûbât cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar bu kadar bin mahlûk-ı Hudâ taşıyup ordu-yı İslâm içine getirdikleri gibi cemî‘i asâkir-i İslâm içinde eyle ganîmet-i azîm oldu kim cümle guzât tâze cân bulup cân [u] gönülden cenge âheng edüp meterislere henüz girmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a–289b ·
metinde göster ·
… z ve cümle esvâblarımız bî-kusûr ve lâ-kesîr bulup Alî Paşa efendimiz dellâ[la]
nidâ etdirüp
her me’mûr olan sancaklara ve kılâ‘lara kapucubaşıların gönderüp Manya seferi m …
Mâ-tekaddem yetmiş yedide cezîre-i Girid'e geçerken bu kal‘a-i Anapoliye ta‘rîf ü tavsîf olunmuşdur. Hamd-i Hudâ üç yıldan berü beş aded atlarımız ve üç aded gulâmlarımız ve cümle esvâblarımız bî-kusûr ve lâ-kesîr bulup Alî Paşa efendimiz dellâ[la] nidâ etdirüp her me’mûr olan sancaklara ve kılâ‘lara kapucubaşıların gönderüp Manya seferi mühimmât [u] levâzımâtların görüp sâ’ir kadırgaları limana bağlayup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 331b ·
metinde göster ·
"Manya muhâfazasına me’mûr olanlar bir ân durmayalar" deyü dellâllar
nidâ etdirüp
bu şehir a‘yânlarından Koçı Beğ ve Murtazâ Beğ acâ’ib hânedân sâhibleridir. Anl …
"Manya muhâfazasına me’mûr olanlar bir ân durmayalar" deyü dellâllar nidâ etdirüp bu şehir a‘yânlarından Koçı Beğ ve Murtazâ Beğ acâ’ib hânedân sâhibleridir. Anlar hakîre ve Ohrîzâdelere azîm ziyâfetler edüp ertesi gün Manya seferine me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 372a ·
metinde göster ·
… ân emîr-i hac ile vedâlaşup herkes vatanına avdet ederler. Emîr-i hac dellâllar
nidâ etdirüp
üç gün Âdiliyye'de meks edüp levâzımâtların göreler, der. Bu tertîb üzre emîr-i …
Anıniçün mahmel-i şerîf sabâhdan Kara Meydân'dan çıkup vakt-i asırda Bâb-ı Nâsır'a gelüp ba‘dehu Âdiliyye'ye varup bir tevhîd [ü] tezkîr ederler kim Mısır'ın enderûn [u] bîrûnu tevhîd nûruyla pür-nûr olup kable'l-gurûb cümle fukarâ ile mahmel-i şerîfi emîr-i hacca teslîm edüp cümle meşâyihân emîr-i hac ile vedâlaşup herkes vatanına avdet ederler. Emîr-i hac dellâllar nidâ etdirüp üç gün Âdiliyye'de meks edüp levâzımâtların göreler, der. Bu tertîb üzre emîr-i hac alayı dahi tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y204a ·
metinde göster ·
cemî‘i Mısır halkı (---)(---)(---) eşrâfa dîvân hil‘atları geydirilir.
Andan paşa subaşıya hatt-ı şerîfde olduğu minvâl üzre kırk mehterhâne ile gün kırk gece destûr-ı şâhî ve sürûr [u] şâdumânîdir, dellâllar nidâ etsin, deyü fermân edince vâlî nidâ etdirüp cemî‘i Mısır halkı (---)(---)(---) eşrâfa dîvân hil‘atları geydirilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y213a ·
metinde göster ·