… erler. Ve zenâneleri çuka ferrâce ve başlarına ve dülbend izâr ve yüzlerine kıl
nikâb
ile selâmiyye dîbâ takya geyüp gâyet mü’eddebâne hareket ederler. Ve bu şehrin …
A‘yân [u] eşrâfı elbise-i fâhireler geyüp sâ’ir vasatü'l-hâl tüccâr ehl-i hırefleri kudretine göre siyâb-ı kasîrler geyerler. Ve zenâneleri çuka ferrâce ve başlarına ve dülbend izâr ve yüzlerine kıl nikâb ile selâmiyye dîbâ takya geyüp gâyet mü’eddebâne hareket ederler. Ve bu şehrin mahbûbu ve mahbûbesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134a ·
metinde göster ·
Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb ve mahbûbesi memdûh-ı cihân-ârâdır. A‘yânı akmişe-i fâhire ve semmûr kürk giyer. Beğleri ve paşaları ve iki yüzden mütecâviz menâsıb-ı âlî zabt etmiş kudât efendileri ve meşâyih-i izâmları ve sulehâ-yı ümmetden halûk ve halîm ü selîm âdemleri vardır. Gerçi Türkistân şehirlerindendir ammâ fârisü'l-hayl sipâhîleri ve erbâb-ı ma‘ârif yârânları çokdur. Vasatu'l-hâl olanları tüccâr ve ehl-i hirefdir. Çuka ferâce ve kontuş giyüp gûnâ-gûn akça ve gökçe ve pâkça esbâb giyerler. Zenâneleri katîfe çakşır üzre sarı çizme ve çuka ferâce ve beyâz ızâr ve nikâb burka‘ dutunup sivri dîbâ arakçîn zîbâ giyüp mü’eddebâne reftâr ederek hammâmdan ve ziyâretlerden gayrı bir cânibe gitmek ihtimâlleri yokdur. Gâyet mü’eddebe ve sâliha [ve] afîfe havâtînleri vardır kim giysû-yı müşk-bârların târ kıldıklarında uşşâk-ı dilfikârı bir vechile mu’âheze edüp akl-ı uşşâkı târumâr ederler. Zîrâ gâyet hüsn-i cemâlde ve lûtf-i i‘tidâlde olup kelimâtları mevzûn ve dür dişleri dürr-i meknûn ve her evzâ‘-ı cünbüşleri gûnâ-gûn işve ile söze gelseler bedî‘u'l-beyân ve fasîhu'l-lisân kelimât etdiklerinde âdem hayrân kalur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 345a ·
metinde göster ·
ve başlarında sivri altun ve gümüş tâkiye giyüp pâlarında elbette çizme giyerle …
Cümlesi beyâz çârşefe bürünüp yüzlerinde kıl nikâb ve başlarında sivri altun ve gümüş tâkiye giyüp pâlarında elbette çizme giyerler. Diyâr-ı bikr olmağile pâkîze bâkireleri dahi câr [u] îzâr ile zer ü zîvere müstağraklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 203b ·
metinde göster ·
Der-ayân-ı kaba-yı nisvân: Cümle havâtînleri ayağı sarı çizmeli ve başlarında altun ve gümüş ve dîbâ sivri tâc giyüp yüzlerine kıl nikâb ve beyâz burka‘ dutak koyup üzerlerinde cümle beyâz miskâli boğası câr bürünür mestûrelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258a ·
metinde göster ·
… vân: Cümle zenâneleri altun ve gümüş ve dibâ arakıyye giyüp yüzlerine burka‘ ve
nikâb
koyup beyâz lekfûrî boğası ızâr bürünüp ayaklarına katîfe çakşır ve sarı çizme …
Der-ayân-ı hil‘at-i nisvân: Cümle zenâneleri altun ve gümüş ve dibâ arakıyye giyüp yüzlerine burka‘ ve nikâb koyup beyâz lekfûrî boğası ızâr bürünüp ayaklarına katîfe çakşır ve sarı çizme giyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 342a ·
metinde göster ·
… mân Hân'ın başında yine âdet-i kadîmesi üzre destâr-ı Yûsufî üzre yüzünde siyâh
nikâb
ile vech-i şerîfi mestûr, ammâ mübârek lıhye-i şerîfi sarı olup burum burum ve …
"Pâdişâhımızı ayak dîvânında görmek dileriz" deyü kul gulû etdikde hemân Sokollu vezîr-i müdebbir bu re’y [ü] tedbîri edüp na‘ş-ı Süleymân Hân'ın tuzlanmış salamurasını emânet olan yerden çıkarup geydirüp kuşadup serâperde-i Süleymânî içre bir taht-ı âlîde na‘ş-ı Süleymân Hân'ın bol hil‘at-i fâhiresi ardına Kuzu Ali Ağa girüp Süleymân Hân'ın hil‘ati yenlerin za‘ferân sürülmüş elleriyle Ali Ağa geyüp Süleymân Hân'ın başında yine âdet-i kadîmesi üzre destâr-ı Yûsufî üzre yüzünde siyâh nikâb ile vech-i şerîfi mestûr, ammâ mübârek lıhye-i şerîfi sarı olup burum burum ve büklüm büklüm sarı sakalı nikâbsız olup bu re’y [ü] tedbîr ile Süleymân Hân'ın meyyitin taht üzre oturdup hil‘ati ardında Kuzu Ali Ağa Süleymân Hân'ı göğsüne alup kucaklayu durup Süleymân Hân önüne bir perde-i zenbûrî çeküp cümle erbâb-ı dîvân vüzerâ ve vükelâ cümle yerlü yeründe sâf ve sâf durup hemân bir kerre Sakallı Mehmed Paşa taht üzre olan pende-i zenbûrî küşâde kılup Süleymân Hân hayâtda gibi girde bâlişlere dayanup bir kerre ardından Ali Ağa vücûd-ı Süleymân Hân'ı alup cümle askere selâm şekilli etdirdikde cemî‘i kullar ve dîvân çavuşları,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 173b ·
metinde göster ·
… kasabaya girirken bir alay âdemler karşudan gelirler. Hakîrin ise yüzünde siyâh
nikâb
poşu ile giderdim.
"Âyâ şu vâkı‘amızda ve re’yen yaş gözüyle gördüğüm azîzin nutk-ı dürerbârlarından ne zuhûr ede" deyü ale's-sabâh endîşe-i fikr-i fâsid-i hâm ile giderken Sarı Şa‘bân nâm kasabaya girirken bir alay âdemler karşudan gelirler. Hakîrin ise yüzünde siyâh nikâb poşu ile giderdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 214a ·
metinde göster ·
Evvelâ niçe bin hânedân sâhib-i a‘yân-ı kibârı gûnâ-gûn çuka libâslar geyüp ferhâdhânî ve hezârî ve altunbaş ve hünkârî ve köse destâr-ı Muhammedî sar[ar] eşrâf-ı kibârı vardır. Vasatu'l-hâl olanlar ehl-i tüccâr ve ehl-i sanâyi‘i çuka kontoş ve çuka çakşır ve çuka semmûr ve zerdeva kalpak ve kopçalı çakşır ve bellerinde teybend kuşaklarında kortela bıçak ve varsak taşıyup Rûmeli gâzîleri gibi reftâr eder fetâları vardır. Ammâ ıstılâhât-ı lisânları Rûm lehçelerine yakın, varmısık, gelmısık ve onlar ile görismısık ve şöyle etmısık ve böyle etmısık, el-hâsıl sık lafzını sık sık isti‘mâl ederler. Zenâneleri dahi cümle çuka ferrâceler geyüp yassı başlarına beyâz dülbend ızâr bürünüp yüzlerine kıl nikâb dutuk edinüp mü’eddebâne gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 231a ·
metinde göster ·
… â ve dârâyî hil‘at-i fâhireler geyüp başlarında beyâz ızâr ve yüzlerinde kıldan
nikâb
ile mestûr olup gezerler. Ammâ ibret-i acîbe kefere re‘âyâlarının bir nev‘i üç …
Temâşâ-yı garîbe: Cümle zenâneleri 237a dahi kırmızı saya çukadan berata geyüp cevâhir ve incü püskülleri beratalarının depelerine zeyn edüp cümle Frengî atlâs ve kâmhâ ve hârâ ve dârâyî hil‘at-i fâhireler geyüp başlarında beyâz ızâr ve yüzlerinde kıldan nikâb ile mestûr olup gezerler. Ammâ ibret-i acîbe kefere re‘âyâlarının bir nev‘i üç kulaç beyâz sarık sararlar. Dörd kulaç olsa kefereleri tecrîm ederler. Aslâ müselmân destârından fark olmaz kefere re‘âyâlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236b–237a ·
metinde göster ·
… ncak on aded âdem pâsbân kalup şebrevânî esbâblar geyüp ve yüzlerin ve gözlerin
nikâb
burka‘lar ile sarup sarmalayup ve boğazlarına birer davul geçirüp tâ sabâha dek …
Cümle şehir halkı evlerinde cemî‘i hevâyicleri ve bisât evânîleri ile bırağup hânelerinin bâbların dahi küşâde bırağup bâğlara giderler. Hemân şehir içinde ancak on aded âdem pâsbân kalup şebrevânî esbâblar geyüp ve yüzlerin ve gözlerin nikâb burka‘lar ile sarup sarmalayup ve boğazlarına birer davul geçirüp tâ sabâha dek bu on aded âdemler tabıllara meçikler urup şehri muhâfaza edüp gezerler. Bir ân durmağa kâdir değillerdir. Ve davul berekâtiyle sivrisinekden halâs olurlar, zîrâ sivrisinek sazlıkda hâsıl olmağile neyzen-misâl sâzendedir. Her âdeme nîzesin darb etmeğe geldikde neyzenlik ederek fasıl ile gelir. Anıniçün Melemen halkı her şeb sivri sineğe davul çalarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y42a ·
metinde göster ·
… p ayaklarına kırmızı katîfe düğme çakşır geyüp başların çember ile yüzlerin kıl
nikâb
ile setr edüp gâyet mestûrelerdir. Bir avret hakkında bir yâve cevâb işitseler …
Ve mahbûb u mahbûbesi şöhre-i şehr olmuşdur. Ve cümle zenânesi ehl-i perdedir. gûyâ ki Râbi‘a-i Adeviyye'dir. Cümle çuka ferrâce geyüp ayaklarına kırmızı katîfe düğme çakşır geyüp başların çember ile yüzlerin kıl nikâb ile setr edüp gâyet mestûrelerdir. Bir avret hakkında bir yâve cevâb işitseler vâkıf-ı esrâr olup ol ân katl ederler, zîrâ halkı âr u gayret sâhibleridir ve gâyet garîb-dostlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y121b ·
metinde göster ·
… siyâh izâr örtünürler. Ve başlarına sarı ve kırmızı ve yeşil dârâyî harîr dutuk
nikâb
ederler. Bu nikâbdan mükehhal gözlerinden gayri endâmları mestûr gâyet mü’eddeb …
Bu beyt-i ra‘nâ bu Ravza-i Mutahhara'nın nûr-ı musavverleri hakkındadır kim her biri merâlî ve gazâlî âhû gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü cân pareleri vardır. Hattâ cümle zenânesi âsumânî iç edik ve âsumânî pâypûş geyüp siyâh izâr örtünürler. Ve başlarına sarı ve kırmızı ve yeşil dârâyî harîr dutuk nikâb ederler. Bu nikâbdan mükehhal gözlerinden gayri endâmları mestûr gâyet mü’eddebe havâtînleri vardır
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y294b ·
metinde göster ·
burka‘ı ve duduk ve saravuşı elvân reng harîr ile vech-i münevveri mestûr olup …
anların hakkında nâzil olmuş. Masdar-ı benî âdemdir. Gûnâ-gûn akmişe-i fâhire ile zer-ender-zere müstağrak olup serâpâ cevâhire gark olup serlerinde zer-i hâlisden ve sîmâbdan takye ile ve ba‘zılar zerdûz [u] zerbâf takyeler üzre siyâh izâr-ı harîr bürünüp yüzlerinde nikâb burka‘ı ve duduk ve saravuşı elvân reng harîr ile vech-i münevveri mestûr olup mükehhal çeşm-i gazâlinden gayri bir yerleri görünmez, gâyetü'l-gâye mestûre havâtînlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y359a ·
metinde göster ·
… ve gümüş tâs takye geyüp eyinlerine siyâh ve beyâz izâr bürünüp yüzlerine siyâh
nikâb
ve ayaklarına âsumânî babuc ve âsumânî iç edik geyüp mü’eddebâne reftâr ederler …
Ve a‘yânı çuka ve atlas semmûr kürk geyerler. Vasatü'l-hâl olanlar alaca buşt ve mâvî bediyye ve Dimyât alacası geyerler. Her sokağı âdem deryâsıdır. Ve zenânesi sivri altun ve gümüş tâs takye geyüp eyinlerine siyâh ve beyâz izâr bürünüp yüzlerine siyâh nikâb ve ayaklarına âsumânî babuc ve âsumânî iç edik geyüp mü’eddebâne reftâr ederler. Rûz-ı rûşende sokağa çıkan avreti ol ân her kim olursa katl ederler, meğer meyyitleri ardınca karîb akrabâ avretleri çıkar, destûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y347b ·
metinde göster ·
… na sivri takye ve eyinlerine beyâz ve alaca fûta bürünürler ve yüzlerine kıldan
nikâb
urunurlar.
Ve âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan dilârâm mahbûbeleri hûb-rûdur. Ve mahbûbları ahmerü'l-levndir. Emrâdı Mısır alacaları ve Siyût boğasıları geyerler. Ve askerî halkı gûnâ-gûn çukalar ve atlas kabâlar geyerler. Nisvân [u] bintânı başlarına sivri takye ve eyinlerine beyâz ve alaca fûta bürünürler ve yüzlerine kıldan nikâb urunurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y365a ·
metinde göster ·