İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

nohud

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
19
isabet
19 cümle/beyitte
7,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
32 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi197,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–19 / 19

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“nohud” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS III 96b … yeniçeri ve muhtesib dîvânı çârdağına gelüp anda hubûbâtdan pirinç ve bakla ve nohud ve mercimek ve kettân ve hınnâ ve şeker ve kahveye ve gayri eşyâlara narh-ı sul …
EÇS IV 251a … -yı azîmlerde arpa ve buğday ve darı ve çeltikli pirinç ve bakla ve mercimek ve nohud (---) (---) (---) sâ’ir hubûbât var kim hisâbın Hallâk-ı Ezel bilür.
EÇS V 59a … yigirmi pâre gemiyle üç bin pür-silâh yiğit ve yigirmi bin kile buğday ve un ve nohud ve sâ’ir zehâyirler geldi, ammâ ne çâre {gelen zahîreyi Özü kal‘asına komak muh …
EÇS V 131a … ek'den gelir, ammâ Sarây hâkinde darı ve kırah ve şa‘ir ve bakla ve mercimek ve nohud ve heldine nâm bir şey biter. Andan bir gûne bal gibi lezîz ekmek olur kim âdem …
EÇS V 133b … me’kûlât [u] meşrûbâtdan bir şey tenâvül etmeyüp illâ kimyâ altununda onar dâne nohud kadar habbe altunlar yudup aslâ ekmek su yemezdi. Anıniçün kemâl-i riyâzât ile …
EÇS VII 17b … lesi gösterüp dağlar gibi arpa ve buğday ve beksumat ve un ve firik ve bakla ve nohud ve mâş ve bal ve yağ bulundu kim asâkir-i İslâm me’kûlât [u] meşrûbâtlar ile mu …
EÇS VII 53a … ne teskîn olurdu. Mezkûr âteşler üzre bâğbânlar bir gûne daru gibi ve burçak ve nohud ve bakla gibi hubûbâtları âteş üzre dökünce havz kenârındaki temâşâ eden âdemle …
EÇS VII 155b Ve bal ve peynir ve bakla ve nohud ve pasta ta‘âmları var iken bıçak ile boğazlanmış hayvân eti yemezler. Meğer ga …
EÇS VIII 220b Der-ganîmet-i hubûbât-ı mahsûlât: Sahrâsında böğrülce ve bakla ve nohud ve mercimek ve (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 378a Ve ishâle hem-çünân aç karnına iki nohud dânesi kadar bu şabdan tenâvül edenin ishâl kanı bi-emri Hudâ kat‘ olur, ammâ k …
EÇS X Y57a … ın âsitânesine beher yevm beşer koyun ve birer erdeb pirinç ve iki kîle ades ve nohud ve on hamle odun ve iki vukiyye şem‘-i asel ve imâm ve mü’ezzinlerine vazîfe et …
EÇS X Y177a … alup vücûdun şeker ile ma‘cûn ederler. Bir âdem habs-i bevle mübtelâ olsa yarım nohud mikdârı yese mesânesin açar. Gâyet müdrirdir, çok isti‘mâl etmemek gerek, ibret …
EÇS X Y196a–Y196b … aşısına seksen bin kîle-i İslâmbolî pirinç ve yüz bin kîle mercimek ve yüz kîle nohud ve bakla ve altı yüz ferde kahve ve bin kantâr şeker ve bin kavanoz mu‘anberîn …
EÇS X Y214a … mî‘âdı ve üç yüz ferde kahve ve iki yüz bin erdeb mercimek ve iki yüz bin erdeb nohud ve yüz katma kınâ ve beş yüz zenbîl hûrmâ ve sâ’ir me’kûlât kısmından tahsîl ed …
EÇS X Y238b Habbü'l-lezîz: Nîl kenârlarında biter, nohud gibi olur, sarımtırak bir şeydir. Gâyet lezîz ve mukavvî nukuldur. Ve,
EÇS X Y239b … ahi bişirirler, gâyet lezîz ta‘âm olur. Ve Mısır'da buğday ve şa‘îr ve bakla ve nohud ve mercimek ve pembe ve pirinç ve susam cemî‘i diyârlardan çok olur. Revân Van …
EÇS X Y290b … Bedevî ya‘nî leblebi deyü diyâr diyâr hedâyâ götürürler. Niçe bin develer yükü nohud gelüp leblebi ederler.
EÇS X Y294b … h olduklarında teberrüken leblebi götürmeleri mukarrerdir. Zîrâ gâyet lezîzdir. Nohud üzre şırluğan yağı serpüp kızgın kum içinde bişirirler. Bir diyâra mahsûs değil …
EÇS X Y351a … a dâhil olup ertesi İslâmbol'da hânemize firâvân pirinç ve mercimek ve ketân ve nohud ve sâyir levâzımâtlar gönderüp ehl-i Dimyât'ın erbâb-ı devletleri ile vedâlaşdı …