Andan Fâzıl Ahmed Paşa ibn Köpürlü Mehemmed Paşa vezîr-i a‘zam olup babası gibi hûnhâr olmayup âdil ve gâzî ve fâzıl ve mücâhidün fî-sebîlillâh bir müdebbir ve akl-ı Arasto vezîr-i sâhib-vakâr, âlî-tabâr vezîr idi. Sivas eyâletinde Köprü nâm kasabada mütevellid olup evvel tarîk-i mevleviyyetde idi. Bursa'da kendüye ibtidâ eyâlet-i Erzurûm andan Şâm andan Âsitâne'de kâ’immakâm andan vezîr-i a‘zam oldu. Babadan oğula ibtidâ mühür mîrâs değmesi bunlardan kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81b ·
metinde göster ·
… Kareb şâh oldular kim her biri birer pehlivân-ı cihân idiler. Bunlar cümle oğul
oğula
nebîrezâdeler İrân u Turan ve Semerkand u Luristân u Moltân diyârları sâhibi ol …
Ba‘dehû Ferîdûn Şâh'ın Hazret-i Hûd du‘âsıyla on bir aded oğlu bu şehr-i Musul'da vücûda geldi. Büyük oğlu Tûr'dur, anın oğlu Nâdîm'dir, anın oğlu Peşeng'dir ve anın zâdesi Efrâsiyâb'dır. Ferîdûn'un gemide bile olan evlâdı Ebrec Şâh'dır, anın oğlu Kûşeng'dir ve anın zâdesi Menûçehr'dir kim Hazret-i Mûsâ Nebî'ye îmân getirmişdir ve yüz yigirmi yıl pâdişâhlık edüp hükmünde olan kal‘aları âbâdân eyleyüp bu şehr-i Musul'un cânib-i etrâfına handaklar kazdırup nehr-i Şatt'ı handaklar içre ve çölistân-ı Irâk içre cereyân edüp hayli mu‘ammer oldu ve merhûm olup Deşt-i Kıpçak'da Kazan şehrinde Menûçehr Şâh medfûndur. Andan sonra bu Musul'a Ferîdûn'un Selem nâm bir oğlu şâh oldu ve anın zâdesi Gâv-ı Isfahânî hâkim oldu ammâ Isfahân'da tevellüd etdi. Anın oğlu Kareb şâh oldular kim her biri birer pehlivân-ı cihân idiler. Bunlar cümle oğul oğula nebîrezâdeler İrân u Turan ve Semerkand u Luristân u Moltân diyârları sâhibi olmuşlar iken devlet-i Mısr'a tama‘ edüp cebel-i Heremeyn'den mâl-ı defâyin-küşâlık idelim derken Mısır'da merhûm olup cebel-i Heremeyn'de medfûnlardır deyü müverrihân-ı Acem ve müverrih Mıkdısî-i Yarmenî böyle tahrîr etmişlerdir ve gerçi Me’mûn Halîfe mezkûr Ehrâm dağlarından İdrîs Nebî tevârîhleri âşikâre olunandan mukaddem Arab u Acem ve Kabâbıta ve Yunaniyân-ı Rûm ve İsrâîlî târîhleri var idi ammâ bu cebel-i Heremeyn'den Me’mûn'un ihrâc etdiği târîhler cihâna velvele-ârâ oldu. Ve bu şehr-i Musul Ferîdûn ve Menûçehr devletinden sonra Âl-i Ekâsire'den Enûşirvân-ı âdile intikâl edüp Hazret-i Risâlet'in vilâdeti gicesi Tâk-i Kisrâ ve âteşgede-i Nemrûd ve niçe mutalsamâtlar ve kıbâb-ı Ayasofya ve kubbe-i Kızılelma münhedim olup ol leyle-i mübârekede bu şehr-i Musul serâpâ münhedim olup ecinne pâdişâhlarından Melik Sırfeyâîl mâlik-i Musul olup benî Âdem varamaz oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 400b ·
metinde göster ·
ve nebîrezâdeler bir yerde kal‘a-i Balu Hân'da gûyâ Mısır'ın ehrâm dağları gibi …
Bunlar cümle oğul oğula ve nebîrezâdeler bir yerde kal‘a-i Balu Hân'da gûyâ Mısır'ın ehrâm dağları gibi kümler altlarında medfûnlardır. Ve selef pâdişâhları kabirlerinin seng-i mezârlarına cümle ahvâlâtlarıyla müddet-i medîde ömr-i girân-mâyeleri ve müddet-i saltanatları ve imâret etdikleri ve feth etdikleri dâr-ı diyârları cümle tahrîr etmişler. Hakîr dahi andan ahz edüp bu mecmû‘a-i müsevvedâtımıza tesvîd eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172b ·
metinde göster ·
ve oğul babaya bakmaduğu günlerde hakîrin bir küçük gurebâ tulumu var idi. Anı …
Hattâ ba‘zı zamân bu rûz-ı mahşer günlerinde baba oğula ve oğul babaya bakmaduğu günlerde hakîrin bir küçük gurebâ tulumu var idi. Anı âb-ı hayât ile toldurup eski meterisler içre bî-kes ve bî-dermân kalmış hastalar ve mecrûhlara su üleşdirüp şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ rûhlarını yâd ve mecrûhların dil-i gamnâklarin şâd ederdim. Cenâb-ı Kibriyâ riyâya yazmayup kabûl [ü] makbûl-ı dergâh ede, âmîn ve yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292b ·
metinde göster ·
… üğe ve anın isyânı zâhir olursa azl [ü] nasbları Âl-i Osmân elinde ola. Ve oğul
oğula
olmaya. İstikâmet sâhibi kankısı ise ol şerîf ola. Ve her sene tecdîd-i berât e …
Ammâ şart-ı evvel, biri merhûm oldukda hükûmet büyükden büyüğe ve anın isyânı zâhir olursa azl [ü] nasbları Âl-i Osmân elinde ola. Ve oğul oğula olmaya. İstikâmet sâhibi kankısı ise ol şerîf ola. Ve her sene tecdîd-i berât edeler. Ve dâ’imâ Mısır vüzerâsı ile hüsn-i ülfet edüp huccâc-ı müslimîne hidmet edeler. Bu kırk şart üzre şerîf olup Mekke'ye gider. Hâlâ cemî‘i İslâm pâdişâhlarının çelebileridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y332a ·
metinde göster ·
… İlâ-inkırâzı'd-devrân ırkları munkariz olmaya" deyü du‘â etmişlerdir. Hâlâ oğul
oğula
ol kadar tenâsül bulmuşlardır kim şehr-i Mekke'de İbn Bilâl ve İbn Şeybe'den ge …
Hazret-i Risâlet-penâh bunlara ve Bilâl-i Habeşî'ye "İlâ-inkırâzı'd-devrân ırkları munkariz olmaya" deyü du‘â etmişlerdir. Hâlâ oğul oğula ol kadar tenâsül bulmuşlardır kim şehr-i Mekke'de İbn Bilâl ve İbn Şeybe'den geçilmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y342b ·
metinde göster ·
… anın oğlu Gâv-ı İsfahânî'dir. Anın oğlu Kârb-ı Pehlivânî'dir. Bunlar cümle oğul
oğula
ve nebîrezâdelerdir. Kimi Irâk-ı Dâdyân'da yatır, kimi şehr-i Gazân'da yatır. D …
Ve Ferîdûn'un bir oğlu dahi Selm'dir. Ve anın oğlu Gâv-ı İsfahânî'dir. Anın oğlu Kârb-ı Pehlivânî'dir. Bunlar cümle oğul oğula ve nebîrezâdelerdir. Kimi Irâk-ı Dâdyân'da yatır, kimi şehr-i Gazân'da yatır. Dörd oğlu Menûçehr'den firâr edüp Nemse vilâyetlerine varup Eğre kal‘asının cânib-i şimâlinde hâlâ Türk Or'u derler toprakdan yığılı bir kal‘a bünyâd edüp anda sâkin olurlar. Y 373b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y373a–Y373b ·
metinde göster ·
… Vâveylâ gecesidir. Birbiriniz gözedüp gerü kalman, gâyib olursuz. Bu gece baba
oğula
oğul babaya bakmaz. Esbâblarınız ve develeriniz bir hoşca hıfz Q 154a edesiz. …
"Yâ huccâc! Bu gece Tîh sahrâsına girirsiz. Vâveylâ gecesidir. Birbiriniz gözedüp gerü kalman, gâyib olursuz. Bu gece baba oğula oğul babaya bakmaz. Esbâblarınız ve develeriniz bir hoşca hıfz Q 154a edesiz. Deryâ-misâl kum içinden Arab çıkup cânınıza kasd eder. Ve mâl [ü] menâliniz nehb [ü] gâret eder. Y 381b Ve bu ol kum deryâsıdır kim Hazret-i Mûsâ bu vâdî-i Tîh'de kırk yıl sergerdân gezmişdir", deyü dellâllar nidâ edüp huccâc bu nidâyı istimâ‘ edüp gözleri dörd olup yola müteveccih oldular. Ve herkes cevzelerinde ve mataralarında ve gırbalarında suların ve esbâbların hıfz etmeğe başlayup kat‘-ı menâzil ederek Hârnûb deresi nâm bir yeşil ağaçlı ve koyu gölgeli dere içre giderken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y381a–Y381b ·
metinde göster ·
… âre-i tavîle nâmıyla bir vakfullâhı toksan seneye bir herîfe bey‘ ederler. Oğul
oğula
milk-i mevrûsu olup cümle vakfullâhı bile böyle uğurlayup niçe bin dâr-ı kurrâ …
Ve'l-hâsıl cemî‘i nâ-şer‘î şey’e ulemâ-yı Mısır mürtekiblerdir. Hattâ icâre-i tavîle nâmıyla bir vakfullâhı toksan seneye bir herîfe bey‘ ederler. Oğul oğula milk-i mevrûsu olup cümle vakfullâhı bile böyle uğurlayup niçe bin dâr-ı kurrâ ve dârü'l-hadîs ve medârisleri hâneler eylemişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y29b ·
metinde göster ·