İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

oğuz

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
187
isabet
173 cümle/beyitte
69,3
milyonda
tüm derleme göre
7
eserde geçiyor
2
farklı biçim
32 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Dede Korkut Kitabı1223.760,8
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3514,3
Bilge Kagan Yazıtı114.460,7
Kül Tigin Yazıtı63.055,0
Şine Usu Yazıtı65.046,3
Tunyukuk Yazıtı54.101,7
Ongin Yazıtı28.097,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 187

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“oğuz” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
O 5 b[asa] Tabġaçda yırya At(ı)g Oġuz ara yėti eren yaġı bolmiş ḳaŋım…. Teŋriken ėyin anta yor(ı)miş işıġ küç(i)n [bė …
O 6 Teŋrikenke işıġ bėrtig tėyin yarlı(k)ḳamiş Şad atıġ anta bėrmiş boltuḳda Toḳuz Oġuz At(ı)g bedük ermiş Teŋrıḳen y[orımiş]…
KT D 14 … : t(a)bġ(a)ç : bod(u)n : y(a)ġı (e)rm(i)ş : yır(ı)ya : b(a)z ḳ(a)ġ(a)n : toḳuz oġ(u)z : bod(u)n : y(a)ġı (e)rm(i)ş : ḳıırḳ(ı)z : ḳuurıḳ(a)n : ot(u)z t(a)t(a)r : ḳııt …
KT D 22 türük : oġ(u)z : b(e)gl(e)ri : bod(u)n : (e)ş(i)d(i)ŋ :
KT D 28 bod(u)n(u)g : ig(i)d(e)yin : tėy(i)n : yır(ı)ġ(a)ru : oġ(u)z bod(u)n : t(a)pa : ėlg(e)rü : ḳııt(a)ń : t(a)t(a)bı : bod(u)n : t(a)pa : bir(i) …
KT K 7 beş(i)nç : (e)zg(e)nti : ḳ(a)d(i)zde : oġ(u)z : birle : süŋ(ü)şd(ü)m(i)z :
KT K 9 oġ(u)z y(a)ġı: ordug: b(a)sdı: kül tėġ(ı)n : ögs(ü)z (a)kin : bin(i)p : toḳuz (e)r(e)n …
KT K 13 on oḳ : ogl(u)m : türġ(ı)ş : ḳ(a)ġ(a)nta : m(a)ḳ(a)r(a)ç : t(a)mġ(a)çı : oġ(u)z : bilge : t(a)mġ(a)çı : k(e)lti : ḳıırḳ(ı)z : ḳ(a)ġ(a)nta : t(a)rduş : ın(a)nçu …
BK K 4 toḳuz oġ(u)z : bod(u)n : k(e)ntü : bod(u)n(u)m : (e)rti :
BK K 6 üç(ü)nç: bo[lçu]da : oġ(u)z birle : süŋ(ü)şd(ü)m(i)z :
BK D 1–2 … (ı)m : [k](a)ŋ(ı)m : türük bilg[e] [ḳ(a)g(a)n […..…………….(a)l]tı / sir : toḳ(u)z oġ(u)z : (e)ki (e)d(i)z k(e)r(e)kül(ü)g : b(e)gl(e)ri : bod(u)nı / [……………tü]rük: t[(e) …
BK D 12 … : t(a)bg(a)ç: bod(u)n : y(a)ġı (e)rm(i)ş : yır(ı)ya : b(a)z ḳ(a)g(a)n : toḳuz : oġ(u)z : bod(u)n: y(a)ġı (e)rm(i)ş : kıı[rḳ(ı)z : ḳuurıḳ(a)n : ot(u)z t(a)t(a)r : kııt …
BK D 18 türük : oġ(u)z : b(e)gl(e)ri : bo]d(u)n : (e)ş(i)d:
BK D 29 to[ḳ(u)z oġ](u)z : m(e)n(i)ŋ / : bod(u)n(u)m (e)rti:
BK D 32 y(a)z(ı)ŋa : oġ(u)z : t(a)pa : sül(e)d(i)m :
BK D 32 üç oġ(u)z : süsi : b(a)sa : k(e)lti :
BK D 33 [türük] b(e)gl(e)r [bod(u)n / (a)nç]a : s(a)ḳ(ı)n(ı)ŋ : (a)nça bil(i)ŋ : oġ(u)z : bo[d(u)n / ] d1: ıdm(a)yin : tėy(i)n : sül[(e)d(i)m]
BK D 35 toḳuz : oġ(u)z : bod(u)n : y(ė)r(i)n : subin : ıd(ı)p : t(a)bg(a)çg(a)ru : b(a)rdı :
BK D 38 ot(u)z (a)rtuḳı : tört : y(a)ş(ı)ma : oġ(u)z : t(e)z(i)p : / t(a)bg(a)çḳa : kirti :
T 11 kür(e)g s(a)bi (a)nt(a)ġ : toḳ(u)z oġ(u)z : bod(u)n üze : ḳ(a)ġ(a)n : ol(u)r- / tı tir : t(a)bġ(a)çġ(a)ru : ḳuunı s(e)ŋün …
T 14 … (a)nta ötrü : ḳ(a)ġ(a)nı)ma öt(ü)n- / t(ü)m : (a)nça öt(ü)nt(ü)m : t(a)bġ(a)ç : oġ(u)z : ḳııt(a)ny : buç(e)gü : ḳ(a)- / b(ı)ş(sa)r / ḳ(a)lt(a)çı b(i)z : öz (i)çi t(a) …
T 15 … )ru : / öt(ü)k(e)n yışġ(a)ru ud(u)zt(u)m : in(ı)ġ(e)k köl(e)ḳ(ı)n : togl(a)da : o- / ġ(u)z ḳ(a)lti:
T 15 … ı)m(ı)z : üg(ü)zḳa : tüşdi : y(a)nyduḳ / yolta: y(ė)me: ölti köök: (a)nta ötrü: oġ(u)z ḳop(ı)n : k(e)lti:
T 61 … k sir bod(u)n : yorıduḳı bu / türük bilge : ḳ(a)ġ(a)n : türük sir bod(u)n(u)ġ : oġ(u)z bod(u)n(u)ġ : iġ(ı)- / dü: ol(u)rur
ŞU K 3 su[b] .... anta ḳalmışı bodun on uyġur toḳuz oġuz üze yüz yı[l olurup] s(...) a/e orḳoon ügüz o/u
ŞU K 5 yana [tüşd]i toḳuz oġuz bodummın tėrü ḳubratı altım ḳaŋım köl bilg[e] [ḳaġan]
ŞU K 12 … batar erkli süŋüşdim anta sançdım kün ḳıb ... -miş tün tėrilmiş bü..gükde sekiz oġuz toḳuz tatar ḳalmaduḳ ėki yaŋıḳa kün toġuru süŋüşdim ḳulım küŋim bodunıg tan gri
ŞU D 3 … şdim sançdım yılḳısın barımın ḳızın / ḳoduzm kelürtim bişinç ay udu kelti sekiz oġuz loḳuz tatar ḳalmatı kelti seleŋe kidin yılun ḳol birdin sıŋar şıp başıŋa tegi ç …
ŞU D 10 yaratıtdım toḳuz oġuz (...) n beglari kelti o/u (...) o/uḳ/ḳo/u yėme yaramatm yaġıd[u bėr]miş ürüŋ be …
ŞU G 8 … ...) sançdım kentü ... bodun irtim irlünte talaḳımınta yėtdim aşnuḳı tabġaçdaḳı oġuz türük t[aş]k]mış anta ḳatılmış anta baglar (...)
EÇS I 105a … erlermiş" deyü bir gulgule-i azîm olup âhir bu bahâne ile ol mazlûm ve bî-günâh oğuz pâdişâhı hâh-nâ-hâh ol Sultân İbrâhîm Hân'ı sene (---) târîhinde mâh (---) günü …
EÇS II 258a … t mü’min ve muvahhid olurlar. Kitâbî değiller ve bir mezhebde değiller bir alay oğuz ve şehbâz dağî âdemlerdir kim ecdâdları kabâ’il-i Kureyş'den Arab Abazî'dir ve' …
EÇS II 278a … ız-ı Kelâmullahı vardır. Ulemâsı çokdur ve Muhammediyye kitâbı tilâvet ederler. Oğuz âdemleri vardır. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi çokdur. Ni …
EÇS II 311a–311b … tdiklerinde gûyâ bir sürü kavm-i Deccâl ubûr eder. Bir acîb ve garîb acebe-likâ oğuz tâ’ifelerdir. Cümle Gîlân ve Şirvân ve Şamâkî halkının masharalarıdır. Gâyet Oğ …
EÇS II 311a–311b … uz tâ’ifelerdir. Cümle Gîlân ve Şirvân ve Şamâkî halkının masharalarıdır. Gâyet Oğuz kavmdir.
EÇS II 363b–364a asrında (---) mansıbiyle ber-murâd olmuş Bosneviyyü'l-asl bir Oğuz âdem idi. Hîle ve hud‘adan berî, zemm ü nemm ve gıybet ü mesâvî ve kizb ü bühtâ …
EÇS II 367a–367b … enâneleri cümle muhayyer giyerler. Etrâk şehirlerinden olmağıla ekseriyyâ halkı Oğuz tâ’ifesidir. Ya‘nî Türk kavmi demenin hüsn-i ta‘bîridir. Ve cümle yedi aded hân …
EÇS III 20b … fzâ-yı cân-fezâ yaylağ u âb-ı zülâllerdir. Ve bu şehrin halkı; gâyet garîb-dost Oğuz tâ’ifesi vardır ve gâyet musallî ve mü’min ve muvahhid ve sâhib-i sülûk ve derv …
EÇS III 27b Evsâf-ı külliyât-ı şehr-i Hımıs: Ve cümle hallu bülh ya‘nî Oğuz tâ’ifedir. Kizb ü bühtân [ve] gıybet ü mesâvî [vü] isyân bilmezler,
EÇS III 52a–52b … nüdemâlarından niçe kimesneler eydür: "Yavaşça Mehemmed Ağa'yı biz biliriz. Bir Oğuz ve sâhib-i sülûk âdem idi. Ol altun anın helâl mâlı olmağıla buldu" dediler. He …
EÇS IV 194b Der-ayân-ı müstecâbü'd-da‘ve meşâyihân: Evvelâ Kürdistân olmağile bülüh ya‘nî Oğuz âdemleri çokdur. Evvelâ Kürd Atâ Dede, gündüz sâ’im ve gice [kaim]dir. Halkdan …
EÇS IV 238b Cemî‘i müverrihler bu şehr-i atîke Dâr-ı Büleh demişler. Ya‘nî Oğuz tâ’ifesi şehridir. Müverrihân-ı Acem bu şehr-i köhne-âbâda Erzen-i Ahlad demişl …
EÇS IV 303a Hakîr eyitdim: "Hânım Âl-i Osmân Oğuz tâ’ife vü minkaladır ve deryâ-misâl askere mâlik olduğundan hîle ve hud‘a nedir …
EÇS IV 363b … zır İskender ile bile olup bu şehri inşâ edüp ismine Dâr-ı Ebülhe derler, ya‘nî Oğuz şehri demek olur. Ammâ hâlâ elsine-i nâsda mâ-kablinde elifi zamme ile kırâet e …
EÇS IV 399a … esin Ahlat pâdişâhına gönderir. Ahlat pâdişâhı da bir alây-ı Dârü'l-Büleh ya‘nî Oğuz kavim kimesneler bir yire gelüp Musul içün bed-du‘â ederler. Bi-emri Hudâ ol gi …
EÇS V 146a Hakîr gördüm ki bir alay oğuz âdemler. Hemân kalkup, "Du‘âlar sizi gâzîler" deyüp gitdim.
EÇS V 172a–172b … lu Çelebi Efendi'nin o kadar aksi bir kelâma kâdir değil, gûyâ mecâzibûndan bir oğuz bülh çelebi idi. Melek Paşa ile görüşmek oldukda hemân samûd abdâlı gibi epsem …
EÇS VI 26b Temâşâ-yı acîbe: Hattâ bu şehrin kefereleri eyle oğuz ve bülühlerdir kim niçe sıbyân ve şebâbları asker-i İslâm'ın develerin görüp ha …
EÇS VI 30a … lin yed-i kudretiyle halk olunmuş mermerden mebnî minber ü kürsîdir, ammâ gören oğuz cânlar böyle nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn halk olunmuşdur der ve niçe heyûlâl …
EÇS VI 93a … dân ve cezbe-i kulûba mâlik sâhib-i hânedân bir alay halûk ve halîm ve selîm ve oğuz gâziyân, merd-i meydân dilâver ve server ve hünerver fetâlardır. Hattâ cümlesi …