… âh olup İsâ Çelebi dahi Selânik câniblerinde bir alay eşirrâyı başına cem‘ edüp
o dahi
pâdişâhlık da‘vâsında idi. Âhir Koca Çelebi Mehemmed Hân üç birâderin bir sened …
Sene (---) târîhinde cülûsları Bursa'da vâki‘ oldu. Ammâ hemân ol sene Devlet-i Âl-i Osmân muhtell [u] müşevveş olup her tarafdan küffâr-ı dûzah-karâr İslâm üzre hücûm edüp devletinde birâderleri Süleymân Çelebi ve İsâ Çelebi ve Mûsâ Çelebiler Rûmeli'nde devletine rahne verüp feth [ü] fütûhâta mâni‘ oldu. Süleymân Çelebi iki sene ve yedi ay ve yigirmi gün pâdişâh olup Mûsâ Çelebi dahi Edirne'de pâdişâh olup İsâ Çelebi dahi Selânik câniblerinde bir alay eşirrâyı başına cem‘ edüp o dahi pâdişâhlık da‘vâsında idi. Âhir Koca Çelebi Mehemmed Hân üç birâderin bir senede civâr-ı rahmete gönderüp kendüsü müstakil pâdişâh olup cânib-i erba‘ada baş kaldıran küffârlara hücûm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 235b ·
metinde göster ·
… ir kal‘a-i münevverdir. Ancak handak kenârında bir Çevgân meydânı kasrı vardır,
o dahi
bir müfîd ü muhtasar bir kasr-ı Havernakdır. Gayri bir hâyil âsâr yokdur. Hemân …
Bu kal‘adan taşra aslâ imâret yokdur. Hemân sahrâ-yı Rûmiyye'de beyâz kuğu gibi durur bir kal‘a-i münevverdir. Ancak handak kenârında bir Çevgân meydânı kasrı vardır, o dahi bir müfîd ü muhtasar bir kasr-ı Havernakdır. Gayri bir hâyil âsâr yokdur. Hemân hâmûn-ı vâsi‘de bir kal‘a-i zîbâdır. Hakkâ ki kal‘a gözetmek Acem'e kalmışdır. Ana hayretim ki bu kal‘a türâbdan ola da der-i dîvârlarında ve zîr-i handakında nebâtât u giyâhâtdan bir haşîş bitmeye, âdem hayrân olur. Bu kal‘anın cânib-i cenûbîsi ve şarkîsi bir buhayre-i mâlihdir kim semm-i helâhildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 294a ·
metinde göster ·
… lâver'e ve Mustafâ Çelebi'ye {dahi} ma‘cûn verüp hokka ile taşra câmekâna çıkup
o dahi
geyindi. Ve bizler dahi gusl edüp taşra cümle câmekâna çıkup geyindik.
Hemân Nûruddehr, Monla Dilâver'e ve Mustafâ Çelebi'ye {dahi} ma‘cûn verüp hokka ile taşra câmekâna çıkup o dahi geyindi. Ve bizler dahi gusl edüp taşra cümle câmekâna çıkup geyindik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 12b ·
metinde göster ·
hakîre on tahta siyâh Dobra-Venedik kürkü kim kunduz siyâhı gibi kuzu bağanası …
Bu şehri üç gün tamâm temâşâ edüp bir gün konağımızda âsûde-hâl dururken ceneral-i dâll âmedânî konağımıza yigirmi aded tabla şükkeri ta‘âm-ı mümesseklerle gelüp, hakîr ayağa kalkup istikbâl edüp köşe-i vahdetimizde zânû-be-zânû olup ta‘âmlar tenâvül olundukda hakîr cenerale bir mutallâ dülbend ve iki dâne münakkaş sihr-i bukalemûn Kaya Sultân yağlıkları verdim. Cihân kadar hazz edüp yağlığın birin şapkası üzre kodu. O dahi hakîre on tahta siyâh Dobra-Venedik kürkü kim kunduz siyâhı gibi kuzu bağanası kürkleridir ve on donluk elvân çukalar ve on top Fireng atlas-ı gûnâ-gûnlar ve üç yüz Bundukanî uşkota nâm sırma gümüşünden onar dirhem gelir guruşlardır ve bir sâ‘at ve bir dûrbîn ve bir Papa Monta nâm dünyâ tasv[îr]i kitâb ve yüz mümessek yaldız altunu verüp taşra çıkdıkda, kırk yedi aded huddâmlarıma beşer altun ve birer çuka ve kumaş verüp Baba Ahmedzâde İsmâ‘îl Beğ ile hukûk-ı sâbıkaları olup hem-civârları olmağile anlardan havf etdiklerinden ana bir kîse guruş ve bir donluk çuka verüp babasına dahi yüz altun ve bir donluk çuka Baba Ahmed'e gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… fursat bulup Âl-i Osmân'ın Erdel'i nehb ü gâret etdiğine karşılık sulha muğâyir
o dahi
karşılık edüp barışıklığı bozup bu kal‘a-i Penteli'yi ıhrâk bi'n-nâr etdiğinden …
Ba‘dehu sene 1072 târîhinde bu hakîr Serdâr Ali Paşa ve Melek Ahmed Paşa efendilerimiz ile diyâr-ı Erdel gazâsında iken Nemse çâsârı fursat bulup Âl-i Osmân'ın Erdel'i nehb ü gâret etdiğine karşılık sulha muğâyir o dahi karşılık edüp barışıklığı bozup bu kal‘a-i Penteli'yi ıhrâk bi'n-nâr etdiğinden bu Yanık seferimiz zuhûr etmesine bâ‘is ü bâdî bu kal‘a-i Penteli ve gayri kal‘aların ıhrâk olunması sebeb olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
"Yâ şeyh! Sizin kânûn-ı pâdişâhî üzre surreniz yedi yüz guruş ve bir hil‘at-i fâhire. Ve sizlerden hâkime birer küheylân at hedâyâ verilir. Paşa sizlere kânûndan ziyâde vermeğe me’mûr değildir. O dahi hidmet etmeğe gelirseniz, müstahak olursuz" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y266a ·
metinde göster ·
Tarîk-ı âm üzre fevkânî bir câmi‘-i şâhânîdir kim binâsı mânend-i Kiyânî'dir. Ol kadar büyük değildir, ammâ katı şîrîndir, gûyâ bir kasr-ı İremezâtü'l-imâd'dır. Enderûn [u] bîrûnu sâfî münakkaşdır. Ve mihrâb [u] minberi dahi Fahrî oyması gibi hurde ruhâmdır. Minberi ahşâbdır, ammâ o dahi sihr-i mübîndir. Ve cümle pençereleri tarîk-ı âma nâzır tuc kafes pençerelerdir. Ve iki rakîk u musanna‘ minâre-i ibret-nümâsı var kim birbirlerine müşâbih sihr-i i‘câz minârelerdir. Ve bir kapusu var, şarka nâzır, gâyet musanna‘ kemerli ve zıhlı kapudur. Ve yanında tabhânesi var, Mısır'ın Y 139a ba‘zı a‘yânı anda istirâhat ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y138b–Y139a ·
metinde göster ·
… eniçeri ve azebân Y 183b ocakların bir yerden huzûruna çağırup bayramladılar,
o dahi
nezâketdir. Bu iki ocağın gâyet iştihârları olmak ile ziyâde ta‘zîm gerekdir.
Ardları sıra azebân ocağının başçavuşu paşadan izin alup cümle azebân ihtiyârları gelüp dest-bûs ederler. İbtidâ baş kethudâ ve ardı sıra ale't-tertîb meks edüp bunlara dahi bâlâda tahrîr olunduğu üzre bî-kusûr ri‘âyetler edüp bunlar dahi revâne olurlar. Ammâ Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa yeniçeri ve azebân Y 183b ocakların bir yerden huzûruna çağırup bayramladılar, o dahi nezâketdir. Bu iki ocağın gâyet iştihârları olmak ile ziyâde ta‘zîm gerekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y183a–Y183b ·
metinde göster ·