İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ocaklar*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
46
isabet
41 cümle/beyitte
17,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
10
farklı biçim
90 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4618,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–46 / 46

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ocaklar*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 63b Tîz ertesi kalebe dîvân fermân olunup ale'l-zor cümle ocaklara terakkîler ve in‘âm-ı cülûs ihsân olunup cümle bay [u] gedâ mesrûr [u] şâdân ol …
EÇS I 65a … n üzerine niçe kerre gulû-yı âmm edüp pâdişâh dahi anların etdiklerine kalmayup ocaklarına ayağıla varup dahl düştükde bu kadar itâle-i lisân ve bu kadar şütûm-ı fâhiş il …
EÇS I 65a ‘Bire Sultânım, hemân cümle ocaklara altun bezl eyleyüp sultân hazretlerinden olan Süleymân Beğ efendimiz olan şehzâ …
EÇS I 131a–131b Ba‘dehu kâlıb ocakları 131b kenârında iki tarafda kırkar ellişer koyun kurbânları âmâde olup cümle h …
EÇS I 169b … lir. Ve yine pâdişâh tarafından beher yevm yeniçeri ve bostâncı ve acemî oğlanı ocaklarına beher yevm yetmiş seyishâne yükü koyun, cümlesi beher yevm sekiz yüz koyun mezk …
EÇS I 171a … edüp arabalar ve tahtırevânlar üzre orta peşkinli beşer altışar tancere ta‘âmlı ocaklar binâ edüp her dükkânları zer [u] zîvere gark edüp pâk dilberân huddâmlar el kav …
EÇS II 222b–223a … emit ile sütûhları mestûrdır ve cemî‘î hânelerin birer gûne serv-misâl musanna‘ ocakları var kim, biri birinden mevzûn şeş-hâne ve müdevver dûd-keşleri vardır. Ve câ-be …
EÇS II 258a … rı verir. Bu Kotası kavminin dahi evleri cümle sazdan ve tahta örtülü evlerdir. Ocakları ortadadır. On eve bir kabak ta‘bîr edüp cânib-i erba‘aları kal‘a-misâl çit azba …
EÇS II 271a–272b … taşra rehne çıkup ol sâ‘at emân ile cümle yeniçeri ve sipâh ve cebeci ve topçu ocakları pür-silâh bedenler üzre zeyn olup cümle topları ve cebehâneleri kabza-i tasarru …
EÇS II 288b … ırları çok olmağıla fukarâlar sığır tezeği yakarlar. Fukarâ re‘âyâlarının cümle ocakları evlerinin ortasındadır. Cânib-i erba‘alarında hayvanları durup hâneleri hammâm …
EÇS II 337a–337b … Ba‘lbek-i Süleymân ederdi. Cümle der-i dîvârları ve bacaları ve kırk elli aded ocakları beyâz kireç ile sığayup dürr-i beyz-âsâ etdirirdi. Ve iki üç günde bir ale'l-ga …
EÇS II 364a–365a … dan ve sâ’ir karındaş [ve] yoldaşlarımdan ve cümle sipâhî ve yeniçeri ve cebeci ocaklarından gelen mektûbları cümle önüme koyup "Gör oğlum beni İslâmbol'a gel diye niçe ist …
EÇS II 371a … z bin hevâ-yı nefsine tâbi‘ haşerâtlar Atmeydânına cem‘ olup niçe kerre bunlara ocaklarından gayrı a‘yân [u] eşrâfdan "İtmen oğullar! Cem‘iyyet memnû‘dur. Pâdişâhâ âsî olur …
EÇS II 371a–371b … s oldu. Paşa sarâylı ve Galatasarâyı'nın zorba iç ağaları ve gayrı (---) sarâyı ocakları helvacı ve aşcı ve ekmekcileri cumhûr ile zorba zorba sarâylarından çıkup İslâm …
EÇS II 371b … zam telhîsiyle (---) (---) [katline hatt-ı şerîf sâdır olup] yeniçeri ve cebeci ocakları mâh-ı şevvâlin onuncu gün yevm-i selâse idi, orta Câmi‘de tekrâr meşveret edüp …
EÇS III 33a … iş erlerine ve cümle yeniçeri ve sipâh ve topçu ve cebeci ve bostâncı ve gayrı ocaklara irtifâ‘-ı kadrleriyçün ihsân [u] in‘âmlar olup Celâlîler üzre nefîr-i âm emirle …
EÇS III 177b–178b … l-i Osmân'a isyân eyleme. Eğer niçün Yeniçeri ocağı İslâmbol'a geçdiler, dersen ocaklarının kânûnlarına bakup Hâfız Ahmed Paşa ve Husrev Paşa ve Cüvânkapucubaşı Mehemmed P …
EÇS III 180a … la" deyü fermân edince Melek Paşa dest ber-zemîn edüp paşa sarâyına gelüp cümle ocaklara ve askerî tâ’ifelerine ağalar ile beyâz üzre buyurdular gönderüp kendüsü de cem …
EÇS III 185a–185b … emâ ü sulehâ ve vüzerâ vü vükelâlar ve Vâlide Sultân ve cümle sipâh ve yeniçeri ocakları paşamın katline İpşir'in hatt-ı şerîf istediğin cümle istimâ‘ edüp "Melek Ahmed …
EÇS V 75b … ezîria‘zam olup Devlet-i Âl-i Osmân'ın îrâd [u] masârıfına mukayyed olup cemî‘i ocaklarda ve evkâflarda nâ-müstehak âdemleri yoklama edüp isbât-ı vücûda da‘vet edüp dörd …
EÇS V 118b–119a … er-kat 119a evlerdir kim cümle tahta avlulu ve serâpâ şindire tahta örtülü ve ocakları sivri sivri bir gayrı gûne binâ olunmuş bâğsız ve bâğçesiz daracık havlısız hân …
EÇS V 118b–119a … rı gûne binâ olunmuş bâğsız ve bâğçesiz daracık havlısız hânelerdir. Bu şehirde ocaklarından gayrı kârgîr binâlar yokdur ve cümle büyûtları sobalıdır.
EÇS VI 22b … sarı ve yeşil ve la‘lî gûnâ-gûn kiremitler ile mestûr hâne-i ma‘mûrlar idi. Ve ocaklarının cümlesi sobalıdır ve bacalarının ağızları cümle ejder ağzı tasvîrinde serâmed b …
EÇS VI 30a … elâları ve mîr-i mîrânlara ve ümerâlara ve yeniçeri ve sipâh ve cebeci ve topçu ocaklarına cümle on bin koyun ve yüz bin sipov beyâz ekmek bezl edüp orduyu ganîmet edüp y …
EÇS VI 45a … hu kanûn-ı Âl-i Osmân üzre cemî‘i kula ulûfe çıkup du‘â vü senâdan sonra herkes ocaklarına revâne eden cümle vüzerâlar pâdişâha arza girecekleri mahalde Melek Paşa Sadrıa …
EÇS VI 65b–66a … l olmuş kim şimdi bu sene 1073 târîhinde bu sahrâda asâkir-i İslâm meks etdikde ocaklar ve kuyular ve helâ yerleri kazdıklarında sâfî küffâr-ı hâksâr kemikleri çıkardı …
EÇS VI 92a–92b … aşı yeniçeri ağası olmağile anın 92b eliyle yeniçeri ocağına on kîse ve sipâh ocaklarına def‘â on kîse ve gayri ocaklara beşer kîse ihsân edüp dildârlık ve dil-nüvâzlık …
EÇS VI 92a–92b … 92b⟧ eliyle yeniçeri ocağına on kîse ve sipâh ocaklarına def‘â on kîse ve gayri ocaklara beşer kîse ihsân edüp dildârlık ve dil-nüvâzlıklar ile gûnâ-gûn va‘de-i kerîmel …
EÇS VI 109b … girecek yerleri tecessüs edüp mâh-ı mezbûrda cümle yeniçeri ve topçu ve cebeci ocakları kol kol meterise girilmek fermân olundu, ammâ ne çâre gündüz meterise girmek ol …
EÇS VIII 197b … eri ağasına kırk kîse ve yeniçerilere on (...) kîse [ve] cebecilere ve topçular ocaklarına onar kîse ve kalgası ve vezîrin karadan getiren Silisre ve Nigebolı ve Vize ve …
EÇS VIII 304a … ermân edüp cümle yeniçeri ocağı ve cümle cebeciyân ve topçuyân ve gayri sipâhân ocakları derûn-ı kal‘aya girüp cemî‘i sokak başların zabt u rabt edüp cemî‘i miftâhları …
EÇS VIII 372a–372b … mahbûb olup 372b asilzâde olanları gılmân-ı hâssa edüp dahi fetâlarını bostân ocaklarına ve yeniçeri ocaklarına ve dahi zeber-destlerin tophâne ve cebehâne ocaklarına v …
EÇS VIII 372a–372b … zâde olanları gılmân-ı hâssa edüp dahi fetâlarını bostân ocaklarına ve yeniçeri ocaklarına ve dahi zeber-destlerin tophâne ve cebehâne ocaklarına verirler. Ammâ gayri kaz …
EÇS VIII 372a–372b … n ocaklarına ve yeniçeri ocaklarına ve dahi zeber-destlerin tophâne ve cebehâne ocaklarına verirler. Ammâ gayri kazâların değşirme gulâmların her ocaklara ve a‘yân-ı kibâ …
EÇS VIII 372a–372b … e ve cebehâne ocaklarına verirler. Ammâ gayri kazâların değşirme gulâmların her ocaklara ve a‘yân-ı kibârlara defterler ile verüp ilm ü kemâl-i ma‘rifet öğrendiklerinde …
EÇS X Y62a … ğından başçavuşları ve azebân ocağından başçavuşları beş dîvânda mevcûd bulunup ocaklarına müte‘allık bir yoldaşlarının da‘vâsı olsa bunların ma‘rifetiyle görülür. Yollar …
EÇS X Y123a … yılanları on iki kıt‘a kıt‘a sırçalı küplere koyup haremin bir köşesinde matbah ocakları üzre koyup altına santa ağacı âteşi germâ-germ verüp hekîmbaşının bir elinde as …
EÇS X Y169b … sb: Cümle iki bin yüz altmış değirmendir. Yüz ellisi muhtesibe tâbi‘dir, mâ‘adâ ocaklar ve ağavâtlar himâyesindedir, ammâ yine bu alaya gelirler. Cümle neferât üç bin …
EÇS X Y183a–Y183b … dahi revâne olurlar. Ammâ Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa yeniçeri ve azebân Y 183b ocakların bir yerden huzûruna çağırup bayramladılar, o dahi nezâketdir. Bu iki ocağın gây …
EÇS X Y190b … deb ihtiyâr çavuşlar ve her bölükden ihtiyârlar ve çavuşlar kethudâsı ve cemî‘i ocakların (---) (---) (---) ve paşa kethudâları ale'l-umûm gulû-yi âm ile ma‘zûl paşaya v …
EÇS X Y191b … ‘y ede. Ve deylem ve mahbûshâne-i medyûnda ve çavuşhânede ve'l-hâsıl yedi bölük ocaklarında mahbûs olup mâl matlûb olanları teftîş ü tefahhus edüp mâl taleb ede. İbtidâ el …
EÇS X Y195a … vâsıl edesin", deyü emr olunur. Ol gün yine alay-ı azîm olup cümle ocak ağaları ocaklarından sefere me’mûr olan serdârları Âdiliyye'ye çıkarırlar.
EÇS X Y195b–Y196a … atâr sâhibini paşa serdâr edüp Tatar ve deli ve gönüllü ve müteferrika ve gayrı ocaklardan pür-silâh mu‘temed yiğitlere ihsân [u] in‘âm edüp üç yüz âdem paşalıdan ve üç y …
EÇS X Y197a … lâh yiğide biner para verilir. Ammâ mîrîden terakkîleri yokdur, bu sefer anlara ocaklarından suhre hizmetdir. Ve paşa ağasına bir kîse harcırâh ihsân olunup dîvân-ı Mısır'd …
EÇS X Y205a Fasıl on dokuzuncu / Ocaklara mahsûs olan hacca me’mûr askerin alayların ve dârât [u] azametlerin beyân eder
EÇS X Y450b … dırdıkda herbiri avret üslûbuna girüp firâr edüp cânların halâs eylediler. Ammâ ocaklarından ağır ulûfelerin kat‘ edüp hazîne-i pâdişâhîye muzâf eyledi. Ve Mısır içre niçe …