İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

odun

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
96
isabet
77 cümle/beyitte
35,6
milyonda
tüm derleme göre
4
eserde geçiyor
1
farklı biçim
30 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi9338,0
Uigurica I-IV1158,4
TT I-X1392,5
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 96

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“odun” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
U II, T. II, Y., 48-11–19 … ınu yançtım erser .. az öpke biligsiz bilig küni kövenç körüm-em sizik-te ulatı odun nızvanı-lar oġrınta burḫan-ḳa nom-ḳa bursoŋ dintar-larḳa yazdım yaŋıltım erser …
TT T III D 2607.-123 … rüp öŋii . k / . . . olarḳa . olar barça ḳamıġun . ol körgüŋüznii körmiş-te [.] odun sansar emkekin-tin . ozḳalıı köŋül turḳurtıı . yalŋuḳlar-nıŋ oġlanıŋa [.] yraşı …
KB 6558 uzun tünle yatma iḍike tapın sen / odun yıġla tınma yazuḳḳa basıttım
EÇS I 4a 177. Odun anbârı emîni ve otluk anbârı emîni.
EÇS I 15b Andan Bâb-ı Odun dörd yüz hatvedir.
EÇS I 32a … helvâhâne ve matbahhâne ve habbâzhâne ve tîmârhâne ve cebehâne ve hasırhâne ve odun anbârı ve alef anbârı ve ıstabl-ı hâssa-i bîrûn ve ıstabl-ı hâssa-i enderûn ve …
EÇS I 129b {On ikinci hâkim, Karaköykapusu'nda İslâmbol ağasıdır kim odun cem‘ edüp pâdişâha verir, hizmet-i azîmdir}.
EÇS I 129b … araköykapusu taşrasında İslâmbol ağası ocağı cümle Acemiyân şâdîleri bunda mîrî odun taşımağa me’mûrlardır kim odabaşıları fes üzre bir gûne turfe destâr sarup neft …
EÇS I 129b … kırmızı pây-pûş geyüp kul kayıklarına süvâr olup tâ Karadeniz Boğazı'na varınca odun gemileri cem‘ edüp cümle gemilerden kul akçesi alup kayıklarında bir gûne ayak …
EÇS I 131a … u çam odunların niçe yüz üstâd kesüp iki ucun mekik gibi sivri birer kulaç ince odun edüp kurudurlar. Ba‘dehu top dökecekleri günde cümle halîfe ve üstâdlar ve dökü …
EÇS I 146b … dargıl ve gûnâ-gûn alaca sığırlar getirüp bu dağda komuşdur. Hâlâ Yeni Sarây'da odun çeken araba sığırları anlardandır. Niçe bin sığır olmuşdur, bunlara huddâm acem …
EÇS I 152b Ve odun anbârı 1
EÇS I 152b Ve emânet-i odun (---)
EÇS I 163a … lar idi. İkisinde hidâyet olmayup Ebû Leheb, âye[t]: Arapça âyeti üzre dağdan odun getirirken odun bağladuğı ip boğazına geçüp mürd oldu. Ve Ebû Cehil Bedr-i Hune …
EÇS I 163a … e hidâyet olmayup Ebû Leheb, âye[t]: Arapça âyeti üzre dağdan odun getirirken odun bağladuğı ip boğazına geçüp mürd oldu. Ve Ebû Cehil Bedr-i Huneyn gazâsında mür …
EÇS I 177b On sekinci, odun anbârı emîni: Ağaları ikidir, bir ma‘nâda üçdür ammâ dâ’imâ emîn ve bir oda ace …
EÇS I 177b … ı Hümâyûn'un iç yüzünde kal‘a dîvârı dâhilinde anbâr-ı azîmdir kim beş yüz gemi odun alır anbâr-ı azîmdir.
EÇS I 177b … mîleri dahi külâhların kec kılup omuzlarında birer mîşe odunları ile güzer edüp odun emîni ve odun çorbacısı ve İslâmbol ağası üçü at başı berâber ubûr ederler.
EÇS I 177b … lâhların kec kılup omuzlarında birer mîşe odunları ile güzer edüp odun emîni ve odun çorbacısı ve İslâmbol ağası üçü at başı berâber ubûr ederler.
EÇS I 177b Bir odun anbârı dahi Unkapanı'nın taşrasında Tüfenghâne'ye muttasıl bir meydândır. Bunda …
EÇS I 210b … gece niçe bin âdem ricâ eder, ricâları kabûl olmayup ulemâ yakmağa dağlar gibi odun yığılmada. Âhir mezkûr Kör Hasan tebdîl-i câme bir gorona kıyâfetli ve bir mitr …
EÇS II 242b … ne Âl-i Osmân murâd edinse Sabanca gölün İzmit körfezine mahlut etse bir kantar odun beş akçeye olup bir tahta iki akçeye olup cümle İzmit gemileri tâ Düzce bâzâra …
EÇS II 277b … ol'un gemileri tâ Bolu'ya yanaşup İslâmbol'da bir tahta üç akçeye ve bir kantar odun beş akçeye olup hayrat-ı azîm olurdu. Allahümme yessirü'l-hayr.
EÇS II 278b–279a … her gice mezkûr kütük su içinde yatar. Alan âdem ol kütüğü yakmak içün on akçe odun alır. Hattâ bir ârif yolcu bir kütüğe bir kevele enserisin mıhlayup Revân sefer …
EÇS II 288b … akçeye verirler. Paşanın odunun gümrüğe gelen cümle kârbân develeri birer sefer odun götürürler, kanûndur. Başka odun ağası vardır, ammâ re‘âyâlarının koyunları ve …
EÇS II 288b … ümrüğe gelen cümle kârbân develeri birer sefer odun götürürler, kanûndur. Başka odun ağası vardır, ammâ re‘âyâlarının koyunları ve sığırları çok olmağıla fukarâlar …
EÇS II 328a … Şehr-i Bâyburd'un cümle ummâl-ı re‘âyâları şehirden bir menzil bâlâda dağlarda odun kesüp dağlar gibi püşte püşte yığarlar. Herkes hîme-i hîzemlerine birer gûne ni …
EÇS II 328a … abların bu nehr-i Çoruğ'a ilkâ ederler. Şehr içre bir bend-i azîm vardır. Cümle odun ol bende gelip cem‘ oldukda herkes bend başına gelüp nişân-ı ma‘lûmlarıyla hîme …
EÇS II 332b dişke / odun
EÇS II 337a–337b … idi. Havar ol aşçının hâline kim at eğerleyüp at timar edüp çadır kurup boza ve odun pâreleye. Başka âteş-bâzları var idi. Ve ekseriyyâ aşbâzların elleri eldivanlı …
EÇS II 343b–344a … 44a⟧ Herîf-i zarîf eyitdi: "Vallahi oğlum! Bir gün bu ma‘sûmun vâlidesiyle dağa odun kesmeğe gitdiğimizde rücûliyyetdir, vecd-i hâlet-i merdân tokana gelüp ehlim il …
EÇS II 343b–344a … dik. Ehlim altımdan kalkup bir dıraht-ı müntehânın sâyesinde istirâhat edüp ben odun keserken hemân ehlim bir feryâd u feza‘ u ceza‘ ederek firâr edüp yanıma geldi. …
EÇS III 29a odun
EÇS III 40a odun
EÇS III 52b … şitâsında merhûm olsa ibtîdâ ol merhûmu defn edecekleri yire onbeş yigirmi yük odun yığup âteş-i Nemrûdlar yakup rûy-ı zemîn mülâyim oldukdan sonra lahdi güç ile F …
EÇS III 58a … hîm'i Nemrûd-ı la‘în âteşe atdıkda bu taş olan âdemler hırz-ı cân ile dağlardan odun getirirken Hazret-i İbrâhîm bed-du‘â edüp cümle mâllarıyla taş olmuşlardır. Ve …
EÇS III 65a … izdihâm bâzârdır ve dabbâhlar bâzârı pâkdir, Ahi Evran pîrleriyle ma‘mûrdur ve Odun bâzârı kal‘a kapusu önünde olmağıla Odunpâzârı kapusu derler ve Atpâzârı kapusu …
EÇS III 159a … lunup Balat Dede Polat kapusundan andan Ayas Dede Ayazma kapusundan Hatabî Dede Odun kapusundan bu Zindânî Dede hazretleri Zindân kapusundan feth edüp cedd-i ızâmı …
EÇS III 163a Andan Odun bâzârı ve Araba bâzârı ve At bâzârı ve Koyun bâzârı ve Sığır bâzârı ve Küçük bâ …
EÇS IV 204a … mmâmlardır. Değme âdem bir sâ‘at bu hammâmlarda durmağa tâkat getiremez. Rûm'da odun ile bu mertebede hammâm ısınmak ihtimâli yokdur. Bir haysiyyeti dahi oldur kim …
EÇS IV 227a kinâf,ı kûga gör göt vâr / hamur (?) kenarında ufak odun gibi
EÇS IV 243b … rûd-ı la‘în Hazret-i İbrâhîm'i Urfa şehrinde âteşe atdıkda katır hırz-ı cân ile odun taşıdığından Hazret-i İbrâhîm "Tenâsül bulmayasın", deyü katıra beddu‘â eylediğ …
EÇS IV 277b … zkûr üstâdların tüfenglerinden mâ‘adâ bin aded tüfenglerdir kim bunlardan gayrı odun yığını gibi yığılmış tüfengler var idi. Ve kâmil üç yüz aded kaplan ve arslan v …
EÇS IV 291b–292a … mber ve altı nefer üstâd-ı aşbâzlarıyla altı araba yükü zahîre ve on araba bârı odun ve altı araba hımlı müsmirrât-ı gûnâ-gûn geldi. Ve kapumıza bir dizçöken ağası …
EÇS V 129b–130a … nda nehr-i Milaçka üzre bir bend-i azîm binâ vardır kim 130a bu şehrin cemî‘i odun kesenleri nehr-i Milaçka başında olan kûh-ı bî-sütûnlardaki ormanlarda dıraht-ı …
EÇS V 129b–130a … ilaçka başında olan kûh-ı bî-sütûnlardaki ormanlarda dıraht-ı müntehâları kesüp odun ederler ve herkes kesdüğü odunlarına birer gûne kesik kertik kesüp kertikden ni …
EÇS V 129b–130a … ümle keraste ve hatablar su ile cereyân ederek mezkûr bend başında karâr edince odun sâhibleri gelüp birbirlerinin kertiklerine bakup odunlarına ipler takup evlerin …
EÇS V 185b … skeri yok ve her tarafda düşmanı çok. Bir sarıca kâfiri matbahda ucu yanmış bir odun ile Seydî'nin koluna bir odun nice urdu ise Seydî'nin destinden hançeri fırlayu …
EÇS V 185b … nı çok. Bir sarıca kâfiri matbahda ucu yanmış bir odun ile Seydî'nin koluna bir odun nice urdu ise Seydî'nin destinden hançeri fırlayup bir şâtırı ol ân paşaya bir …
EÇS V 185b … ddârlık edüp yâverlik etmeyüp eyle dilâverin serine mezkûr (---) (---) deli bir odun ile nice urduysa artık garîb Seydî serâsime olup cümle haşerâtlar başına üşüp d …