… urd ma‘sûmu kovarken seccâde-nişîn âdemin biri önündeki oku yayı alup kurda bir
ok urup
helâk eder. Ba‘dehu ma‘sûm bir köşede gâ’ib olur. Gülâbî Ağa şükr eder. Hemân k …
Andan yine bir âdem önünden bir oğlancık zâhir olup ardı sıra kurd ma‘sûmu kovarken seccâde-nişîn âdemin biri önündeki oku yayı alup kurda bir ok urup helâk eder. Ba‘dehu ma‘sûm bir köşede gâ’ib olur. Gülâbî Ağa şükr eder. Hemân karşu tarafdan üç âdem zâhir olup ikisini şeyhin izniyle salb edüp birin dahi salb ederken hemân Gülâbî Ağa'nın karârı kalmayup huzûr-ı şeyhe varup herîfi ricâ edüp afv ederler. Hemân yeniçeri Gülâbî Ağa'nın girîbânından yapışup yerinde oturdup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38a ·
metinde göster ·
… şa'nın bir gulâmı bu kayadan derûn-ı hisârda olan küffârın birisinin başına bir
ok urup
kâfiri depeledi. Tâ bu mertebe karîb bir ok menzili bir havâle dağdır, ammâ bu …
Bu kal‘anın cânib-i erba‘ası çep çevre birer top menzili ba‘îd havâleli dağlardır, ammâ Gırıblan dağı pek yakın havâledir kim Melek Ahmed Paşa'nın bir gulâmı bu kayadan derûn-ı hisârda olan küffârın birisinin başına bir ok urup kâfiri depeledi. Tâ bu mertebe karîb bir ok menzili bir havâle dağdır, ammâ bu dağlardan aşağı inerken gûyâ Gayyâ deresine ve Derk-i esfel deresine inilüp kal‘a bu derelerin ortasında vâki‘ olmuş evc-i âsumâna ser çekmiş gûnâ-gûn yalçın kayalar üzre şekl-i müseddes bir şeddadî seng-i tırâş ahcârât-ı mücellâlar ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Gerçi havâleleri çokdur, ammâ aşağı kal‘a dibine varıldıkda kal‘anın zirve-i a‘lâsı semâda kalır. Bir vecih ile bu kal‘aya yürüyüş olmayup zafer mümkün değildir. İllâ muhâsara ile yâhûd havf [u] haşyet-i Âl-i Osmân ile vere edüp feth ola, ammâ bu kal‘a gûyâ bir kâse içindedir. Etrâfları kâse kenârları havâlesi yerleridir. Kal‘anın kendisi kâse içinde bir sivri pilav depesidir. Ancak bir yolu ve bir kapusu var. İçinde küffâr mâl-â-mâl olup hamd-i Hudâ asker-i İslâma bir top atmayup etrâf [u] eknâfların guzât-ı müslimîn nehb u gâret edüp mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular, ammâ kal‘a döğülmedi ve bu Kilis'in cânib-i garbındaki dağ başlarından leb-i deryâda kâfirin İspilet kal‘ası nümâyân idi. Andan kalkup bir azîm dereler içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138a ·
metinde göster ·
… azılar ve zağar kelbler ile sayd [u] şikâr edüp gezerken bir yaban atına birkaç
ok urup
öldürmüş idim. Kırk yedi yıldan sonra rü’yâ-yı sâliham zuhûr edüp bu mahalde ik …
Bu sergüzeştden nakilden murâd oldur kim Hudâ'ya ayândır, âlem-i sabâvetimde vâkı‘amda görürüm ki bu Heyhât sahrâsı gibi bir çemenzâr fezâda tazılar ve zağar kelbler ile sayd [u] şikâr edüp gezerken bir yaban atına birkaç ok urup öldürmüş idim. Kırk yedi yıldan sonra rü’yâ-yı sâliham zuhûr edüp bu mahalde iki kerre yaban atları urdum, hikmet-i garîbedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 189b ·
metinde göster ·
… dest ber-kabza kemân edüp mâra mürd eyledi bir sehm [[(---) (---) (---) (---)]]
ok urup
mûra nafaka idi.
Bu mahalde [[(---) (---) (---) (---)]] Amr ibnü'l-Âs zamân-ı cehâletde idi, ammâ kavm-i Kureyş'in mâldâr ve mün‘im vak‘ [u] vakârlı bir kimesnesi idi. Her sene şâm'a ve şehr-i Busra'ya ve Kudüs-i şerîfe [[(---) (---) (---) (---)]] Kudüs'de bulunup bir dıraht sâyesinde istirâhat ederken bir ejderhâ-misâl bir yılan zâhir olup gayrı dıraht sâyesinde [[(---) (---) (---) (---)]] o yılan ejdere anın üzerine hücûm ederken derhâl Amr ibnü'l-Âs tîrkârlık edüp dest ber-kabza kemân edüp mâra mürd eyledi bir sehm [[(---) (---) (---) (---)]] ok urup mûra nafaka idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y12b ·
metinde göster ·