kal‘a içinde olan küffâra kılıç urarak kal‘a kapusun kabza-i tasarrufa alup taş …
Menzil-i Zârçayırı: Batum sancağı ile Mikrilistân mâbeyninde bir çemenzâr [u] mahsûldârlı hâmûndır. Deryâ-misâl asker meks edüp cümle atların ol gice şikemleri tabl-ı semengâna dönüp istirâhat etdiler. Andan ale's-sabâh asker-i mûr, mâr-misâl ol menzilden kalkup Çoruğ nehri geçidinden Sefer Paşa Gürcîstân askeriyle geçüp Mikrilistân'ın Dadonya nâhiyesin nehb ü gârete başladı. Andan beri tarafda asker-i İslâm ejder-i heft-ser gibi Mikrilistân'a göz açdırmağa amân vermeyüp bu hâl-i pür-melâli Mikril-i la‘în ü racîm ve anîd-i pelîd ve cünd-i cünûb-ı Yezîd kâfirler dağıstân ve çengelistâna yüz dutup karârları firâra mübeddel olup dâğları giydiler. Hemân Defterdârzâde efendimizin baş bayrağı alem-i ejdehâ-peykerin yigirmi iki bölük başı bayraklarıyla iki bin iki yüz sarı sarıca arı, akûr-ı kelb-i sarîh gibi Mikrilin sarp çengelistân içre becenelerine sarılup bir yaylım kurguşunlar serpüp becene içre mütehassın olan Mikriller dahi kudurmuş yılanlar gibi gıjgırup anlar dahi derûn-ı beceneden kurşumlar serpüp tâ vakt-i zuhra dek tarafeynden ceng-i azîm olup âhir-i kâr becene feth olup içinden yedi yüz ma‘dûd esîr-i Mikril çıkup içinden pençe-i âfitâb bâkireler ve mahbûb-ı zamân gılmânlar ile ibtidâ sekbân ve sarıca askeri muğtenim oldular. Ancak guzâtdan yedi yiğit şehîd oldu. Ol gün bu mahalde ikâmet olunup dağlar içre sadâ-yı Allah Allah evce peyveste olup gûyâ Mikrilistân'da rûz-ı kıyâmet zemzemesi velvelesi olup rûz-ı kıyâmetden bir nişân oldu. Ve himmet-i Seydî Ahmed Paşa ile ol gün Bâkî Paşa dahi mâl-ı ganâ’imle bây olup rdu-yı İslâm'a dâhil olunca sâ’ir guzât-ı müslimîne dahi destûr olup gürûh gürûh olup vesîleler ile dağlara ve bellere ve becenelere düşdüler. Tâ kim kal‘a-i Marava altına asker-i İslâm varup hemân Mikril küffârı kal‘anın iki kanatlı kapusun küşâde kılup içerden pâ-bürehne ve ser-bürehne ve küffâr-ı hîlekâr-ı dûzah-karâr dal-tîğ-ı Dahhâk olup cünd-i şeyâtîn-i la‘în esnâf-ı hakkâk gibi asker-i İslâmın vücûdların zeyl-i hisârdan hakk etmeğe sa‘y-ı belîğ etmeğe cidd ü cehd edüp üç buçuk sâ‘at keşâkeş, yaka çâk, savaş-ı perhâş ederken Avnik kal‘ası Beği Alî Beğ ve Velî Beğ ve Nakışlı Bölükbaşı kal‘anın cânib-i garbîsi tarafı hâlî iken üç bayrak yiğitler birer takrîb ile ve kemend-i müstemendler ile ankebût-vâr resen-bâzânlar gibi taraf taraf şehbâzlar kal‘aya urûc edince kal‘anın burc [u] bârûları üzre ezânlar okutup kal‘a içinde olan küffâra kılıç urarak kal‘a kapusun kabza-i tasarrufa alup taşra çıkan küffâr içeri giremeyüp cümlesi guzât-ı müslimîn içre tu‘me-i şemşîr oldular. Bakiyyetü's-seyfi esîr-i kayd-bend oldular. Ve'l-hâsıl bu cengde kâmil yetmiş âdam şerbet-i şehâdeti nûş edüp üç yüz kâfir esîr ve yedi yüz fecere katl olunup cesed-i murdârları dâr-ı bevârları önünde 332a püşte püşte oldu. Ve cümle guzât-ı müslimîn belağan-mâ-belâğ mâl-ı ganâ’imle muğtenîm olup derûn-ı kal‘ada olan zî-kıymet esbâb u eskâli ve bakır-âvânî ve bisâtları kal‘adan ıhrâc edüp cümle der-i dîvâr-ı dârların harâb edüp sâ’ir binâların âteş ile tûrâb etdiler. Bu ceng-i zafer-me’serde yedi yüz kadar Aznavur gavur esîr ve beş yüz mikdârı nisvân-ı pür-isyan esîre ve iki yüz aded dûşîze-i nâçîze ve üç yüz kadar nâ-şüküfte duhter-i bed-ahter ve altı yüz mikdârı giysûdâr-ı murdâr-gulâmları serdâr-ı zafer-şi‘âra teslîm etdiler. Andan yine cânib-i şimâle 12 sâ‘at gidüp nehb [u] gâret ederek tâ Gürcîstân hudûdunun mutî‘ [u] münkâd olan yerlerine dek varup esîr alup geldiler. Andan kalkup yine ormanlık içre çimşirlik dırahtistânın seyr ederek 9 sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 331b–332a ·
metinde göster ·
Ve bunun mukâbelesinde yine bir bayır üzre kal‘a-misâl tekye-i Hazret-i şeyh şu‘le: Gündüz savma‘asında ibâdet edüp gece şeb-i zulmânîde cümle fukarâları cem‘ olup meş‘al ve çerâğ yoğ iken ders okutmağa şurû‘ etdikleri meclis-i şerîfleri sabâh olunca sohbet-i şerîfleri münevver olurmuş. Anıniçün şeyh şu‘le derler. Ulu sultân ve ma‘mûr âsitânedir. Y 206a Ziyâret edüp hayâtda olan evlâdlarından şeyh Sun‘ullâh hazretlerinin dest-i şerîflerin bûs edüp du‘â-yı hayrları ile şerefyâb olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y205b–Y206a ·
metinde göster ·
içün sâhib-i hayrâtlar gündüzden minâreleri makrama ve destâr ve kumâşlar ile m …
Ve bu ayda bu mevlûd geceleri mevlûd okutmak içün sâhib-i hayrâtlar gündüzden minâreleri makrama ve destâr ve kumâşlar ile minâreleri zeyn ederler, andan ma‘lûmdur ol gece ol câmi‘de mevlûd vardır, cemî‘i halk ol câmi‘de cem‘ olurlar. Ve ol gece ol mahallenin cümle sokakların evden eve ipler gerüp kanâdîller ile kahvehâneleri ve çârşû-yı bâzârı zeyn ederler. Bir diyâra mahsûs değildir, hakkâ ki Mısır-ı nâdire-i asırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y222a ·
metinde göster ·
kavmi ordumuz içre gelüp ülfet edüp darı ve ekmek, koyun ve kuzu ve bişmiş sığı …
Ba‘dehu bu meks etdiğimiz yerde Okut kavmi ordumuz içre gelüp ülfet edüp darı ve ekmek, koyun ve kuzu ve bişmiş sığın kebâbları ve Habeş tavukları ve yumurtalar getirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
Hâm evlâdlarından ahmerü'l-levn ve esmerü'l-vech yüz bin mikdârı sahrânişîn ve …
Ve bu kabîle-i Okut Hâm evlâdlarından ahmerü'l-levn ve esmerü'l-vech yüz bin mikdârı sahrânişîn ve kurâ-binişîn uryân kavmdir, yine avret yerleri deriler ile mestûrdur. Ammâ şütürleb Q 340b ve Zengîler gibi abûsü'l-vech değillerdir, bir hüsn-i sûretde güler cemâlli ve hulüvv-kelâmlı halûk âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
Ve ilm-i vefk ve ilm-i tılısmât hâlâ bu diyârda bu kavm-i
Okut'a
mahsûsdur. İlm-i vefk ile bu dağlardan cemî‘i kurdları ve maymunları kaçırmışla …
Ve ilm-i vefk ve ilm-i tılısmât hâlâ bu diyârda bu kavm-i Okut'a mahsûsdur. İlm-i vefk ile bu dağlardan cemî‘i kurdları ve maymunları kaçırmışlardır, zîrâ muzır hayvânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… ı vardır, ziyâretgâh-ı ünâsdır, kehfin içinde nûr berk urur bir makâmdır. Ve bu
Okut
ulemâsı kavillerince,
"Biz Hazret-i Şemu’îl'in evlâdlarındanız" derler. Zîrâ bir gârda makâmı vardır, ziyâretgâh-ı ünâsdır, kehfin içinde nûr berk urur bir makâmdır. Ve bu Okut ulemâsı kavillerince,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·