… i Tûfân'da Hazret-i Nûh'un gemisi bu Hermas dağında dahi müstakarr olup iki gün
ol cebel
üzre ârâm edüp hâlâ anda ziyâretgâh-ı Câmi‘-i Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm var, …
Cümle (---) aded sebîl-i atşândır. Melik Sincâr ve Sencer Şâh asrında bu Nasîbîn içre cereyân eden nehr-i Nasîbîn Hermas şehrin 392a cümle sebîlleri ve cevâmi‘ ü hammâmları reyy etdikden sonra şehrini cânib-i şimâlinden ba‘îd sahrâlar cümle bâğ u besâtîn ve hadîka-i ravza-i Rıdvân misilli cinîn ü gaytânlar idi. Nehr-i Hermas tulû‘ etdüği kûh-ı bülende varınca bâğ-ı behişt birbirlerine çıt-a-çıt olup cümle mezra‘aları nehr-i Hermas'dan sulanır bir kûh-ı bâlâdan tulû‘ eder. Hatta be-kavl-i müverrihân mahall-i Tûfân'da Hazret-i Nûh'un gemisi bu Hermas dağında dahi müstakarr olup iki gün ol cebel üzre ârâm edüp hâlâ anda ziyâretgâh-ı Câmi‘-i Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm var, zamân-ı kadîmde gâyet ma‘mûr imiş. Hâlâ ol kadar imâr değildir. Ancak yayla zamânı Aşdı Ekrâdları ibâdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 391b–392a ·
metinde göster ·
… ir zurefâları Uc ibn Anûk bu kaya üzre binermiş, derler. Hakkâ ki eğer gibidir.
Ol cebel
bir minâre gibidir. Bi-emrillâh bir mâ-i zülâl var kim gûyâ buz pâresidir. Cüml …
Mesîregâh-ı Eğer kayası: şehrin {garbı} havâlesinde eğer-misâl bir çatal kayadır. Ba‘zı şehir zurefâları Uc ibn Anûk bu kaya üzre binermiş, derler. Hakkâ ki eğer gibidir. Ol cebel bir minâre gibidir. Bi-emrillâh bir mâ-i zülâl var kim gûyâ buz pâresidir. Cümle ıhvân-ı bâ-safâ anda gidüp teferrüc ederler ve ziyâretgâhdır ammâ ismi ma‘lûmum değildir. Andan şehre havâle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 24a ·
metinde göster ·
… undan mezkûr dağların sâyesi gûyâ serdâb olduğundan zamân-ı kadîmde Kıbtî kavmi
ol cebel
içre mağârâlar binâ edüp anda sâkin oldulardı.
Lâkin Mısır'ın cânib-i şarkîsindeki cebel-i Mukattam ve cebel-i Cûşî nâmıyla meşhûr olan cibâl-i Şarkî Mısır'a sabâ yeli gelmeğe mâni‘dir. Ve bu dağ şems ufukda olduğu vakit arz-ı Mısır üzre şemsin nûr-ı işrâfına mâni‘dir. Ol sebebden şehr-i Mısır üzre şems-i âteş-tâbın nûru ikinci sâ‘atde dokunduğundan mezkûr dağların sâyesi gûyâ serdâb olduğundan zamân-ı kadîmde Kıbtî kavmi ol cebel içre mağârâlar binâ edüp anda sâkin oldulardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y75b ·
metinde göster ·
… p mihmân olurlar. Ammâ laklak kuşundan ve sakkâ kuşundan ziyâde murglar yokdur.
Ol cebel
üzre ve deşt [ü] sahrâda bir kadem basacak arz-ı hâliye kalmaz. Ol gece cümle t …
{Cebel-i Taylîmûn dahi derler} Ve acîb ü garîb vâcibü's-seyr bir temâşâgâh ibret-nümâ cebel-i azîmdir kim temdîhinde lisân kâsırdır. Her sene fasl-ı rebî‘de cânib-i Rûm'dan niçe kerre yüz bin tuyûr-ı gûnâ-gûn gelüp bu cebel üzre meks edüp mihmân olurlar. Ammâ laklak kuşundan ve sakkâ kuşundan ziyâde murglar yokdur. Ol cebel üzre ve deşt [ü] sahrâda bir kadem basacak arz-ı hâliye kalmaz. Ol gece cümle tuyûrlar eyle sayha ururlar kim istimâ‘ edenlerin zehresi çâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y369b ·
metinde göster ·