… ayada çeşme vardır, ana tâli‘ çeşmesi derler. Varın anda tâli‘ dutun" deyü bizi
ol dere
içine götürdü.
Netîce-i merâm köşe köşe oba ber-oba Yürükân ve Çıtakân kavmi içre kırk gün tamâm zevk edüp yine Yürük tâ’ifeleri kulağız olup bu yayladan inerken bir ihtiyâr Yürük eydür: "Bunda bir kayada çeşme vardır, ana tâli‘ çeşmesi derler. Varın anda tâli‘ dutun" deyü bizi ol dere içine götürdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 142b ·
metinde göster ·
… 221b levâhıklarına giydirüp esb-i sâfinâtına süvâr olup mehterhânesin döğerek
ol dere
ve depeler üzre "Azm-i şehr-i Bitlîs" deyü giderken hânın cümle musâhibleri bir …
Paşa dahi kendi kemerinden Sultân Murâd Hân hançerlerinden bir hançer-i {şerîfi} kendi eliyle hânın beline bend eyledi ve bir semmûr hâna ve üç kürk dahi evlâdlarına ve yüz yetmiş aded kuşaklık zer-ender-zer hil‘at-i fâhireleri hânın cümle tevâbi‘ u 221b levâhıklarına giydirüp esb-i sâfinâtına süvâr olup mehterhânesin döğerek ol dere ve depeler üzre "Azm-i şehr-i Bitlîs" deyü giderken hânın cümle musâhibleri bir âdemin başına üşüp gülüşerek şaka ve müsahhariyyât ederek gitmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 221a–221b ·
metinde göster ·
kal‘aya handak olmuşdur. Cümle (---) aded kapusu var, biri şark cânibine nâzır …
Der-fasl-ı aded-i imâret-i hânedân: Yukarı iç kal‘ada ve aşağı varoş-ı kal‘ası içre on yedi mahalle ve tahrîr olunan on yedi dereler kenârında depeler üzre şehr-i Bitlîs'de cümle beş bin aded hâne-i zîbâlardır ve cümle hâk-i anber-i pâk ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır. Ammâ niçesi birbirine havâle evlerdir. Zîrâ ekser mürtefi‘ hevâdâr zemîn-i âlîye vâki‘ olmuş hevâdâr sarây-ı ra‘nâlardır ammâ bu aşağı varoş hânelerini aşağı kal‘a ihâta etmemişdir. Aşağı kal‘ada ancak çârsû-yı bâzâr-ı bezzâzistân ve niçe yüz hânedân vardır. Mâ‘adâ büyûtlar bâğ u bâğçesiyle cümle dere ve depeler üzre nümâyişli bir şehr-i ma‘mûrdur kim bu şehr-i Bitlîs Kürdistân diyârının âb-ı rûyı ve bâğ-ı İremidir ve aşağı kal‘a ol kadar metânet üzre mebnî değildir, Allahu a‘lem Âl-i Abbâsiyân binâsıdır kim der-i dîvârı yalın-katdır. Cânib-i cenûbu tarafı dîvârını nehr-i (---) döğer. Gûyâ ol dere kal‘aya handak olmuşdur. Cümle (---) aded kapusu var, biri şark cânibine nâzır biri garb tarafına mekşûfdur. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225a ·
metinde göster ·
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Bârgîrî: Bir körfez dere-i dırâz nihâyetindedir kim
ol dere
nehr-i Döndürme'dir kim ana Bend-i Mâhî derler. Bu nehr-i sağîrenin cânib-i şar …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Bârgîrî: Bir körfez dere-i dırâz nihâyetindedir kim ol dere nehr-i Döndürme'dir kim ana Bend-i Mâhî derler. Bu nehr-i sağîrenin cânib-i şarkîsinde yalçın kara kayalar üzre hayli âlî sahrâ üzre şekl-i muhammes Şeddâdî-misâl seng-i kebîrler ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Cânib-i etrâfında asla handakı yokdur ve cânib-i şimâle bir demir kapusu vardır. Dâ’iren-mâdâr cirmi ma‘lûmum değildir. Zîrâ adımlamadım. Ve derûn-ı kal‘ada ne mikdâr hâne olduğu dahi ma‘lûmum değildir, ammâ eyle şehr-i müzeyyen değildir. Zîrâ kal‘ası ve rıbâtı Âl-i Osmân hükminde değildir, Ekrâd-ı Mahmûdî destindedir. Kal‘a dizdârı ve cümle neferâtları Ekrâd'dandır. Beğinin hâssı taraf-ı pâdişâhîden 300.000 akçedir. Erbâb-ı timârı 97 ve erbâb-ı zu‘amâsı 7 vardır. Alâybeğisi ve çeribaşısı vardır. Hîn-i gazâda üç bin Ekrâd askeri olup sefer eşerler. Ve Âl-i Osmân tarafından yüz elli akçe pâyesiyle kazâ-yı âsumânîdir, ammâ nâhiyeleri ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245b ·
metinde göster ·
içre akan nehr-i Şiçova'yı yüz on üç kerre ubûr ederek cânımızdan bîzâr olduk. …
Ba‘dehu ale's-sabâh ol dere içre akan nehr-i Şiçova'yı yüz on üç kerre ubûr ederek cânımızdan bîzâr olduk. Ve elli yerde samakov, ya‘nî demir ma‘denleri kârhâneleri geçdik. Ve eniş ve yokuş ve kaya ve sular geçmeden dahi niçe sığır ve koyunlar kaldı. Ve iki araba dağdan uçup pâre pâre oldu. Ve altı aded esîrlerimiz öldü. Ve mukaddemâ arabada olan şehîdimiz şişüp koktu. Ve bu derenin iki cânibi evce berâber kayalar üzre şâhin ve ispiri ve zağanos yuvaları var. Hudâ hakkıyçün bu âna gelince yigirmi bir yıl seyâhatimde böyle mahûf u muhâtara ve bî-amân dere görmedim. Hattâ bu dere içre kâmil on iki sâ‘at gitdik, aslâ selâmetden bir iz yok.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
… i kulağızlar ile arabalar alup 6 sâ‘at yine mezkûr Birlad deresi özü içre gidüp
ol dere
içre nehr-i Birlad sol tarafda dağlar içre kalup yine ol öz içre 4 sâ‘at gidüp
Der-manzara-i kasaba-i Birlad: Bunun dahi hâkimi Boğdan boyarıdır kim şehri bir sarp bayır üzre iki yüz tahta şindir[e] ve saz örtülü evlerdir. Cümle iki yüz dekâkînleri ve bir bayır eteğinde kal‘a-misâl manastır-ı musanna‘ı var, ammâ bâğları ve bâğçeleri yokdur. Bundan dahi kulağızlar ile arabalar alup 6 sâ‘at yine mezkûr Birlad deresi özü içre gidüp ol dere içre nehr-i Birlad sol tarafda dağlar içre kalup yine ol öz içre 4 sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104b ·
metinde göster ·
… sudur kim Leh dağlarından gelüp nehr-i Siret'e mahlût olur. Lâkin küçük sudur.
Ol dere
kenârınca giderek sol tarafımızda biz öz içre karye-i Porkalab'ı geçüp andan yi …
Nehr-i Nestorol: Küçük sudur kim Leh dağlarından gelüp nehr-i Siret'e mahlût olur. Lâkin küçük sudur. Ol dere kenârınca giderek sol tarafımızda biz öz içre karye-i Porkalab'ı geçüp andan yine (---) sâ‘at şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105a ·
metinde göster ·
… leye 2 sâ‘at gidüp Kurbağa kayasın ve Balık kayası derelerin geçüp 2 sâ‘at yine
ol dere
içre tâ kal‘a-i Sudağ'a varınca cümle bu dereler içre otuz bin bâğdır kim Kefe …
Andan yine cânib-i kıbleye 2 sâ‘at gidüp Kurbağa kayasın ve Balık kayası derelerin geçüp 2 sâ‘at yine ol dere içre tâ kal‘a-i Sudağ'a varınca cümle bu dereler içre otuz bin bâğdır kim Kefe vâlîlerine öşr-i sultânî verirler. Ve cümle bu bâğlar Kefelilerindir kim altı ay kâmil yay günlerin Kefe kavmi bu bâğlarda ederler kim Kırım cezîresinde bu Sudak bâğları gibi bâğ-ı Merâm yokdur. Gerçi Menkûb kurbunda ve Kaçı derelerinde ve Balbek bâğları vardır, ammâ bu Sudak bâğlarına mu‘âdil olamaz. Andan bu bâğ-ı Merâmlar içre gidü[p],
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a ·
metinde göster ·
… a boğazı nâm muhâtara zıyk boğazın nihâyetin yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp
ol dere
içre hamd-i Hudâ atlarımıza süvâr olup yine garba beş sâ‘at gidüp,
Bir gece bunda mihmân olup sabâh kadıdan yigirmi tüfeng-endâz yiğit refîk alup ve bizimle gelen yigirmi Urum kızanları ile kırk kişi olup ale's-sabâh mütevekkilen alallâh deyüp dörd sâ‘atde el-iyazen billâhi ta‘âlâ atlar ile gitmek muhâl olup piyâde reviş ederek Çeşme'nin ulu yoluna çıkdık. Y 52b Turna boğazı nâm muhâtara zıyk boğazın nihâyetin yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp ol dere içre hamd-i Hudâ atlarımıza süvâr olup yine garba beş sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y52a–Y52b ·
metinde göster ·
… körfezin nihâyeti Söğüdcük nâm mahaldir. Eğer mülûk himmet etse bu Söğüdcük'den
ol dere
içre Sönbeki boğazına dak kesseler Dacca ve Poça ve Dârâhiyye kazâsı bir cezîre …
Ammâ bu yüz mîl körfezin nihâyeti Söğüdcük nâm mahaldir. Eğer mülûk himmet etse bu Söğüdcük'den ol dere içre Sönbeki boğazına dak kesseler Dacca ve Poça ve Dârâhiyye kazâsı bir cezîre olur, ammâ himmet-i azîm ister.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y110a ·
metinde göster ·
… fer kimesneyi katl edüp bu kadar mâl-ı ganâyim alup evlerin âteşe urup Y 150a
ol dere
içi çerâğân oldu.
Meğer Karataşlık sûhteleri bu avretin Silifke'de iki oğulları katl olunduğun istimâ‘ edüp fırsat ganîmetdir deyü bu hâtûnun iki karındaşının hânelerin üç yüz suhte şebhûn edüp fî'l-hâl mezbûr avretin iki ihtiyâr karındaşların ve birer avretlerin ve dörd huddâmların cümle sekiz nefer kimesneyi katl edüp bu kadar mâl-ı ganâyim alup evlerin âteşe urup Y 150a ol dere içi çerâğân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y149b–Y150a ·
metinde göster ·
… bir sakar deresidir. Ve hakîkatü'l-hâl Cehennem deresi ismiyle müsemmâdır, zîrâ
ol dere
içre cemî‘i Yahûdîlerin gûrıdır ve ol bî-dinlerin meşâdlığıdır.
Andan şimâle hisâr dîvârı üzre makâm-ı Sırât köprüsü misâli kal‘a bedeninden taşra uzanmış bir müdevver ü mücellâ sommâkî sütûn-ı musaykaldır kim üstüne murg-ı hümâ pervâz edüp konamaz ve bir murg-ı hevâyî konup duramaz. Aşağısı ise bin arşın amîk derk-i esfelden ve gayyâ-yı hümezeden ve çâh-ı cahîmden nişân verir bir sakar deresidir. Ve hakîkatü'l-hâl Cehennem deresi ismiyle müsemmâdır, zîrâ ol dere içre cemî‘i Yahûdîlerin gûrıdır ve ol bî-dinlerin meşâdlığıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y217a ·
metinde göster ·