… azâb edüp cümle arpa ve buğday ve pirinçleri ve zeytûnları cümle taş olmuşdur.
Ol derenin
içi mâl-â-mâl hurda taş pirinçdir, hacerü'r-revz derler. Hukemâlar ishâl olmuş …
Karye-i Mağâr: Sıfet hâkinde yüz hâneli Timâni köyüdür. Bu mahallerde bir kayalı derelerde Benî İsrâ‘îl şehirlerinden şehr-i Hayyân nâm bir şehir var imiş. Lâkin cümle mağârlarda sâkinlermiş kim kat-ender-kat mağâra-i azîmlerdir. Hak Te‘âlâ bu kavme azâb edüp cümle arpa ve buğday ve pirinçleri ve zeytûnları cümle taş olmuşdur. Ol derenin içi mâl-â-mâl hurda taş pirinçdir, hacerü'r-revz derler. Hukemâlar ishâl olmuş kimesne ma‘cûnuna idhâl edüp zahîr marazından bile halâs olur. Ve taş olan zeytûnlarına zeytûnu'l-Yahûd ve haceru'l-Yahûd derler. Aynı zeytûn cirminde ve şeklinde bir sengîn taşdır. Mesâne marazına mübtelâ olanlara bu haceru'l-Yahûd gülâb ile bileğiye sürüp ezilir. Ol sudan aç karnına bir mesâne zahmına mübtelâ olan kimesne nûş etse mesânesi yolu açılup râhat ile tebevvül eyleye. Ammâ çok isti‘mâl ederse sidiğin dutamaz olup selisü'l-bevle mübtelâ olur. Gâyet ihtirâz lâzımdır. Bu haceru'l-Yahûd'u Rûm'a, Arab ve Acem'e ve diyâr-i Hindistân'a götürür başka tüccârları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 44a ·
metinde göster ·
… ayada çeşme vardır, ana tâli‘ çeşmesi derler. Varın anda tâli‘ dutun" deyü bizi
ol dere
içine götürdü.
Netîce-i merâm köşe köşe oba ber-oba Yürükân ve Çıtakân kavmi içre kırk gün tamâm zevk edüp yine Yürük tâ’ifeleri kulağız olup bu yayladan inerken bir ihtiyâr Yürük eydür: "Bunda bir kayada çeşme vardır, ana tâli‘ çeşmesi derler. Varın anda tâli‘ dutun" deyü bizi ol dere içine götürdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 142b ·
metinde göster ·
… 221b levâhıklarına giydirüp esb-i sâfinâtına süvâr olup mehterhânesin döğerek
ol dere
ve depeler üzre "Azm-i şehr-i Bitlîs" deyü giderken hânın cümle musâhibleri bir …
Paşa dahi kendi kemerinden Sultân Murâd Hân hançerlerinden bir hançer-i {şerîfi} kendi eliyle hânın beline bend eyledi ve bir semmûr hâna ve üç kürk dahi evlâdlarına ve yüz yetmiş aded kuşaklık zer-ender-zer hil‘at-i fâhireleri hânın cümle tevâbi‘ u 221b levâhıklarına giydirüp esb-i sâfinâtına süvâr olup mehterhânesin döğerek ol dere ve depeler üzre "Azm-i şehr-i Bitlîs" deyü giderken hânın cümle musâhibleri bir âdemin başına üşüp gülüşerek şaka ve müsahhariyyât ederek gitmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 221a–221b ·
metinde göster ·
kal‘aya handak olmuşdur. Cümle (---) aded kapusu var, biri şark cânibine nâzır …
Der-fasl-ı aded-i imâret-i hânedân: Yukarı iç kal‘ada ve aşağı varoş-ı kal‘ası içre on yedi mahalle ve tahrîr olunan on yedi dereler kenârında depeler üzre şehr-i Bitlîs'de cümle beş bin aded hâne-i zîbâlardır ve cümle hâk-i anber-i pâk ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır. Ammâ niçesi birbirine havâle evlerdir. Zîrâ ekser mürtefi‘ hevâdâr zemîn-i âlîye vâki‘ olmuş hevâdâr sarây-ı ra‘nâlardır ammâ bu aşağı varoş hânelerini aşağı kal‘a ihâta etmemişdir. Aşağı kal‘ada ancak çârsû-yı bâzâr-ı bezzâzistân ve niçe yüz hânedân vardır. Mâ‘adâ büyûtlar bâğ u bâğçesiyle cümle dere ve depeler üzre nümâyişli bir şehr-i ma‘mûrdur kim bu şehr-i Bitlîs Kürdistân diyârının âb-ı rûyı ve bâğ-ı İremidir ve aşağı kal‘a ol kadar metânet üzre mebnî değildir, Allahu a‘lem Âl-i Abbâsiyân binâsıdır kim der-i dîvârı yalın-katdır. Cânib-i cenûbu tarafı dîvârını nehr-i (---) döğer. Gûyâ ol dere kal‘aya handak olmuşdur. Cümle (---) aded kapusu var, biri şark cânibine nâzır biri garb tarafına mekşûfdur. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225a ·
metinde göster ·
… âğın cânib-i şimâlîsi ardında Ayn-ı Taklaban nâm bir uyûn-ı câriye var idi. Hân
ol derenin
aşağısına bir sedd-i İskender binâ edüp deryâ-misâl bir buhayre oldu. Ammâ eyle …
Manzara-i buhayre-i binâ-yı hân-ı âlîcâh: Bu mezkûr bâğın cânib-i şimâlîsi ardında Ayn-ı Taklaban nâm bir uyûn-ı câriye var idi. Hân ol derenin aşağısına bir sedd-i İskender binâ edüp deryâ-misâl bir buhayre oldu. Ammâ eyle sedd-i rasîf inşâ etmişdir kim gûyâ sedd-i Ye’cûc'dur. İçinde niçe kerre yüz bin elvân mâhîler şinâverlik eder. Hân bu buhayre içre münakkaş ve musanna‘ kayıklar inşâ edüp bizzât kendüsü kürek çekerek halvet edüp ehl ü evlâdların kayıklar ile gezdirüp deryâ arzusun bu yüzden def‘ ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229b ·
metinde göster ·
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Bârgîrî: Bir körfez dere-i dırâz nihâyetindedir kim
ol dere
nehr-i Döndürme'dir kim ana Bend-i Mâhî derler. Bu nehr-i sağîrenin cânib-i şar …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Bârgîrî: Bir körfez dere-i dırâz nihâyetindedir kim ol dere nehr-i Döndürme'dir kim ana Bend-i Mâhî derler. Bu nehr-i sağîrenin cânib-i şarkîsinde yalçın kara kayalar üzre hayli âlî sahrâ üzre şekl-i muhammes Şeddâdî-misâl seng-i kebîrler ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Cânib-i etrâfında asla handakı yokdur ve cânib-i şimâle bir demir kapusu vardır. Dâ’iren-mâdâr cirmi ma‘lûmum değildir. Zîrâ adımlamadım. Ve derûn-ı kal‘ada ne mikdâr hâne olduğu dahi ma‘lûmum değildir, ammâ eyle şehr-i müzeyyen değildir. Zîrâ kal‘ası ve rıbâtı Âl-i Osmân hükminde değildir, Ekrâd-ı Mahmûdî destindedir. Kal‘a dizdârı ve cümle neferâtları Ekrâd'dandır. Beğinin hâssı taraf-ı pâdişâhîden 300.000 akçedir. Erbâb-ı timârı 97 ve erbâb-ı zu‘amâsı 7 vardır. Alâybeğisi ve çeribaşısı vardır. Hîn-i gazâda üç bin Ekrâd askeri olup sefer eşerler. Ve Âl-i Osmân tarafından yüz elli akçe pâyesiyle kazâ-yı âsumânîdir, ammâ nâhiyeleri ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245b ·
metinde göster ·
… al‘ası kurbunda nehr-i azîm Moriş'e mahlût olur. Hele ol gece basîret üzre olup
ol derede
yatdık.
İki cânibi evc-i âsumâna berâber dağlar içinde nehr-i Şiçova akup iki konakda Deve kal‘ası kurbunda nehr-i azîm Moriş'e mahlût olur. Hele ol gece basîret üzre olup ol derede yatdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
içre akan nehr-i Şiçova'yı yüz on üç kerre ubûr ederek cânımızdan bîzâr olduk. …
Ba‘dehu ale's-sabâh ol dere içre akan nehr-i Şiçova'yı yüz on üç kerre ubûr ederek cânımızdan bîzâr olduk. Ve elli yerde samakov, ya‘nî demir ma‘denleri kârhâneleri geçdik. Ve eniş ve yokuş ve kaya ve sular geçmeden dahi niçe sığır ve koyunlar kaldı. Ve iki araba dağdan uçup pâre pâre oldu. Ve altı aded esîrlerimiz öldü. Ve mukaddemâ arabada olan şehîdimiz şişüp koktu. Ve bu derenin iki cânibi evce berâber kayalar üzre şâhin ve ispiri ve zağanos yuvaları var. Hudâ hakkıyçün bu âna gelince yigirmi bir yıl seyâhatimde böyle mahûf u muhâtara ve bî-amân dere görmedim. Hattâ bu dere içre kâmil on iki sâ‘at gitdik, aslâ selâmetden bir iz yok.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
… eryâ kenârındaki sarp taşlıklar içre üç bin kadar asâkir-i İslâmı ol kayalar ve
ol dereler
arasına pusuya koduk.
Evvelâ Bism-i İlâh ile Bileyke nâhiyesinden tarfetü'l-ayn içre Sührâb Paşa'nın üç bin asker ve emr-i şerîf götürüp yeni yazdığımız üç bin piyâde pandur yiğitleriyle Pıraçalı Mustafâ Paşa ve Dobra-Venedik'den gelen elçinin üç yüz tüfeng-endâzı ve cümle Hersek sancağının erbâb-ı tîmârları ve erbâb-ı zu‘amâları el-hâsıl cümle tokuz bin güzîde salt ve sebükbâr piyâde ve atlı asker-i İslâm ile cânib-i şarka (---) sâ‘at seğirdüp kâfirin Kotur kal‘ası kurbunda deryâ kenârındaki sarp taşlıklar içre üç bin kadar asâkir-i İslâmı ol kayalar ve ol dereler arasına pusuya koduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156b ·
metinde göster ·
… i kulağızlar ile arabalar alup 6 sâ‘at yine mezkûr Birlad deresi özü içre gidüp
ol dere
içre nehr-i Birlad sol tarafda dağlar içre kalup yine ol öz içre 4 sâ‘at gidüp
Der-manzara-i kasaba-i Birlad: Bunun dahi hâkimi Boğdan boyarıdır kim şehri bir sarp bayır üzre iki yüz tahta şindir[e] ve saz örtülü evlerdir. Cümle iki yüz dekâkînleri ve bir bayır eteğinde kal‘a-misâl manastır-ı musanna‘ı var, ammâ bâğları ve bâğçeleri yokdur. Bundan dahi kulağızlar ile arabalar alup 6 sâ‘at yine mezkûr Birlad deresi özü içre gidüp ol dere içre nehr-i Birlad sol tarafda dağlar içre kalup yine ol öz içre 4 sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104b ·
metinde göster ·
… sudur kim Leh dağlarından gelüp nehr-i Siret'e mahlût olur. Lâkin küçük sudur.
Ol dere
kenârınca giderek sol tarafımızda biz öz içre karye-i Porkalab'ı geçüp andan yi …
Nehr-i Nestorol: Küçük sudur kim Leh dağlarından gelüp nehr-i Siret'e mahlût olur. Lâkin küçük sudur. Ol dere kenârınca giderek sol tarafımızda biz öz içre karye-i Porkalab'ı geçüp andan yine (---) sâ‘at şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105a ·
metinde göster ·
… leye 2 sâ‘at gidüp Kurbağa kayasın ve Balık kayası derelerin geçüp 2 sâ‘at yine
ol dere
içre tâ kal‘a-i Sudağ'a varınca cümle bu dereler içre otuz bin bâğdır kim Kefe …
Andan yine cânib-i kıbleye 2 sâ‘at gidüp Kurbağa kayasın ve Balık kayası derelerin geçüp 2 sâ‘at yine ol dere içre tâ kal‘a-i Sudağ'a varınca cümle bu dereler içre otuz bin bâğdır kim Kefe vâlîlerine öşr-i sultânî verirler. Ve cümle bu bâğlar Kefelilerindir kim altı ay kâmil yay günlerin Kefe kavmi bu bâğlarda ederler kim Kırım cezîresinde bu Sudak bâğları gibi bâğ-ı Merâm yokdur. Gerçi Menkûb kurbunda ve Kaçı derelerinde ve Balbek bâğları vardır, ammâ bu Sudak bâğlarına mu‘âdil olamaz. Andan bu bâğ-ı Merâmlar içre gidü[p],
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a ·
metinde göster ·
Ve dahi leb-i deryâ tarafında bir azîm vâsi‘ kemer vardır.
Ol derelerden
akan sular bu kemerlerden geçüp niçe değirmenlere ve bâğ u bostânlara uğrayup d …
Ve dahi leb-i deryâ tarafında bir azîm vâsi‘ kemer vardır. Ol derelerden akan sular bu kemerlerden geçüp niçe değirmenlere ve bâğ u bostânlara uğrayup deryâya mahlût olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a ·
metinde göster ·
… a boğazı nâm muhâtara zıyk boğazın nihâyetin yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp
ol dere
içre hamd-i Hudâ atlarımıza süvâr olup yine garba beş sâ‘at gidüp,
Bir gece bunda mihmân olup sabâh kadıdan yigirmi tüfeng-endâz yiğit refîk alup ve bizimle gelen yigirmi Urum kızanları ile kırk kişi olup ale's-sabâh mütevekkilen alallâh deyüp dörd sâ‘atde el-iyazen billâhi ta‘âlâ atlar ile gitmek muhâl olup piyâde reviş ederek Çeşme'nin ulu yoluna çıkdık. Y 52b Turna boğazı nâm muhâtara zıyk boğazın nihâyetin yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp ol dere içre hamd-i Hudâ atlarımıza süvâr olup yine garba beş sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y52a–Y52b ·
metinde göster ·
… körfezin nihâyeti Söğüdcük nâm mahaldir. Eğer mülûk himmet etse bu Söğüdcük'den
ol dere
içre Sönbeki boğazına dak kesseler Dacca ve Poça ve Dârâhiyye kazâsı bir cezîre …
Ammâ bu yüz mîl körfezin nihâyeti Söğüdcük nâm mahaldir. Eğer mülûk himmet etse bu Söğüdcük'den ol dere içre Sönbeki boğazına dak kesseler Dacca ve Poça ve Dârâhiyye kazâsı bir cezîre olur, ammâ himmet-i azîm ister.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y110a ·
metinde göster ·
… u kim zehremiz çâk olup Allâh Allâh sadâsından ve tüfeng ve balta ra‘d-vârından
ol derelerin
içi sıyt ü sadâdan doldu. Bu hakîr mebhût oldu.
Ba‘de't-ta‘âm bir boğça don ve gömlek ve bir keçe seccâde ve iki ağır Türkmân kilimleri hedâyâ getirüp anda mihmân olup zevk u safâ etdik, der iken hikmet-i Hudâ ol gece bu hâne sâhibimizin iki ihtiyâr karındaşları var imiş. Anların evleri tarafında bir fezâ‘ ve bir çezâ‘ vâveylâ ve vâveledâ kopdu kim zehremiz çâk olup Allâh Allâh sadâsından ve tüfeng ve balta ra‘d-vârından ol derelerin içi sıyt ü sadâdan doldu. Bu hakîr mebhût oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y149b ·
metinde göster ·
… fer kimesneyi katl edüp bu kadar mâl-ı ganâyim alup evlerin âteşe urup Y 150a
ol dere
içi çerâğân oldu.
Meğer Karataşlık sûhteleri bu avretin Silifke'de iki oğulları katl olunduğun istimâ‘ edüp fırsat ganîmetdir deyü bu hâtûnun iki karındaşının hânelerin üç yüz suhte şebhûn edüp fî'l-hâl mezbûr avretin iki ihtiyâr karındaşların ve birer avretlerin ve dörd huddâmların cümle sekiz nefer kimesneyi katl edüp bu kadar mâl-ı ganâyim alup evlerin âteşe urup Y 150a ol dere içi çerâğân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y149b–Y150a ·
metinde göster ·
… bir sakar deresidir. Ve hakîkatü'l-hâl Cehennem deresi ismiyle müsemmâdır, zîrâ
ol dere
içre cemî‘i Yahûdîlerin gûrıdır ve ol bî-dinlerin meşâdlığıdır.
Andan şimâle hisâr dîvârı üzre makâm-ı Sırât köprüsü misâli kal‘a bedeninden taşra uzanmış bir müdevver ü mücellâ sommâkî sütûn-ı musaykaldır kim üstüne murg-ı hümâ pervâz edüp konamaz ve bir murg-ı hevâyî konup duramaz. Aşağısı ise bin arşın amîk derk-i esfelden ve gayyâ-yı hümezeden ve çâh-ı cahîmden nişân verir bir sakar deresidir. Ve hakîkatü'l-hâl Cehennem deresi ismiyle müsemmâdır, zîrâ ol dere içre cemî‘i Yahûdîlerin gûrıdır ve ol bî-dinlerin meşâdlığıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y217a ·
metinde göster ·
… zî-rûhdur. Bunları temâşâ edüp şark cânibine dere aşağı beş yüz adım gidüp yine
ol derede
,
Evvelâ Kudüs-i şerîf kal‘asının bâb-ı Meryem'den çıkup kal‘a Q 93b kapusu şarka mekşûfdur. Ve kapunun iki cânibinde üç âdem P 93b kaddi bâlâda siyâh taşlardan dörd arslan tasvîri var. İki esed kal‘a kapusunun sağında ve iki sebû‘ kapunun solundadır. Ammâ üstâd-ı kâmil bu seng-i hârâya eyle tîşe urmuş kim gûyâ Y 218a bu şîrler zî-rûhdur. Bunları temâşâ edüp şark cânibine dere aşağı beş yüz adım gidüp yine ol derede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y217b–Y218a ·
metinde göster ·
… eçileri vardır. Bu cibâlleri hayli mesâfe-i ba‘îdeden seyr [ü] temâşâ edüp yine
ol dereler
içre,
Cebel-i Arec derler bir cebeldir. Ol kadar âlî değildir. Hazret-i Risâlet'in Bedr-i Huneyn gazâsından ganîmet olan koyun ve keçileri bundaki gârlar içre yatup otlarlardı. Ol ganemler zürriyetinden beyâz örgüçlü koyunları ve münakkaş keçileri vardır. Bu cibâlleri hayli mesâfe-i ba‘îdeden seyr [ü] temâşâ edüp yine ol dereler içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y306a ·
metinde göster ·