… elâ idi. Cümleden biri Cüvânkapucubaşıya Şâm'a bir pirinc mühür hedâyâ gönderüp
ol hafta
mühür kendüye varup sadrıa‘zam olup Dersa‘âdet'e geldikde Eskici Dede merhûm ol …
Ve Karaman'da Eskici (---) Dede: Ulu büdelâ idi. Cümleden biri Cüvânkapucubaşıya Şâm'a bir pirinc mühür hedâyâ gönderüp ol hafta mühür kendüye varup sadrıa‘zam olup Dersa‘âdet'e geldikde Eskici Dede merhûm olup yine Karaman'da sâkin olduğu mahalde defn olunup Mehemmed Paşa üzerine bir türbe-i pür-envâr inşâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114a ·
metinde göster ·
… r gûne vecd hâsıl olup mesrûr 242a olurdum. Andan hâne-i bî-minnetimize gelüp
ol hafta
bin elli Rebî‘ulevvelinin gurresinde akrabâlarımızdan Kuloğlu Mehemmed Re’îs'in …
Geşt ü güzâr etdiğin yerde iki yerden gayret kuşağın kemerine bend edüp kendüni dâima muhâfazada ol. Su uyur hizmetkâr u ağyâr u ayyâr düşmanları uyumaz. Kibâr-ı evliyâullah ziyâretleriyle meşgûl olup cümle ziyâretgâhları ve her diyârın menâzillerinde olan deşt [u] hâmûn ve kûh-ı bülend, ahcâr [u] eşcârâtları ve büleydelerin evsâfıyla tahrîr edüp âb [u] hevâsı ve ibret-nümâ âsârları ve kal‘aların fâtihi ve bânîsi ve dâiren-mâdâr cirmiyle tahrîr edüp Seyâhatnâme nâmıyla bir tomar te’lîf eyle. Âhirin ve âkıbetin hayr olup düşman şerrinden emîn olup Hak celle ve alâ mu‘în [u] zahîrin olup dünyada emn ü emân, âhir nefesde îmân müyesser edüp alem-i Resûlullah dibinde haşr olayız. Bu pendlerimi gûşına menkûş eyle" deyüp enseme bir sille-i pehlivânî urup kulağım burup "yürü âkıbetin hayr ola, el-Fâtiha" dedi. Hakîr sille sadmesinden seme olup gözüm açdım. Hânemiz içi pür-nûr olmuş. Hemân pederimin yine dest-i şerîfin bûs edüp hâmûş-bâş durdum. Derhâl anı gördüm, pederim bir heybe hurc içre bir Kitâb-ı Kâfiye ve bir Kitâb-ı Şâfiye ve bir Monla Câmî ve bir Kudûrî ve bir Mültekâ ve bir Kitâb-ı Kuhistânî ve bir Hidâye ve bir Gencîne-i Râz ve'l-hâsıl on iki kıt‘a kitâb-ı nefîs ihsân edüp iki yüz mümessek şerîfî altun harc-râh verüp "Yürü, ne cânibe gidersen sana destûrdur, ammâ diyâr-ı gurbetde sâhib-i tedârik olup merd ol ve ehl-i derde yâr ol" buyurup alnımdan bûs edüp Çihârşenbe Bâzârı'nda Abdülahad Efendi'ye götürüp anların hayr du‘âların aldık. Ve eş-Şeyh Mısrî Ömer Efendi'ye ve eş-Şeyh Gafûrî Efendi'ye ve eş-Şeyh Ehl-i Cennet Efendi'ye ve eş-Şeyh Bektâşî Hasan Efendi'ye ve'l-hâsıl on iki meşâyih-i ızâmın dest-i şerîflerin bûs edüp her biri "Yürü seyâhatin Hudâ mübârek ide" deyü himmet buyurdular. Bi-emri Hudâ hakîrin cân gözü açılup bu za‘îf kemtere bir gûne vecd hâsıl olup mesrûr 242a olurdum. Andan hâne-i bî-minnetimize gelüp ol hafta bin elli Rebî‘ulevvelinin gurresinde akrabâlarımızdan Kuloğlu Mehemmed Re’îs'in gemisiyle İzmid'e gitmeğe peder-i azîzin dest-i şerîfin bûs edüp Bismillah ile
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 241b–242a ·
metinde göster ·
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Civân-kapucubaşı Mehemmed Paşa'yı sadâretden ma‘zûl edüp cezîre-i Girid'e serdâr-ı mu‘azzam edüp Defterdâr Sâlih Paşa'yı sadrıa‘zam edüp anlar dahi ibtidâ karındaşı Murtazâ Paşa'ya vezâretle ve tuğrâ-yı garrâ ile Budin eyâletin ihsân eyledi. Ve ol hafta hazînedârlığından çıkma İbrâhîm Çelebi'ye eyâlet-i Bağdâd-ı behişt-âbâdı ihsân eyledi. Ve ol sene-i mezbûrun mah-ı Receb'inde Sâlih Paşa'nın efendisi oğlu Çelebi Mehemmed Paşa kim sinirinden maslûb Defterdârzâde Mehemmed Paşa'dır, niçe menâsıb-ı dîvân zabt edüp ve silâhdâr ağasıyken Sâlih Paşa vezâretle yeniçeri ağalığı ihsân edüp kabûl etmediğinden tuğrâ-yı garrâ ile serdâr-ı mu‘azzam olup eyâlet-i Erzurûm ihsân olundu. Bu hakîr Evliyâ Erzurûm gümrüğüne kâtib ve mü’ezzinbaşı ve musâhib olduk. Bir paşa-yı mekâdir-şinâs ve hulvu'l-lisân, halûk-ı nâs ve bir nîk u bahâdır ve her fünûnda mâhir ü sühan-perdâz ve şâ‘ir bir paşa-yı celîlü'ş-şân ve fasîhu'l-lisân ve bedî‘u'l-beyân ve sâhibü'l-kerem ve'l-himem ve şecî‘ ü dilîr paşa-yı sâhibü'r-re’y idi. Hamd-i Hudâ me’mûlümüzden ziyâde in‘âm [u] ihsânları ile behre-mend ve ber-murâd edüp hayme ve hargâhımızla Erzurûm seyâhatine âmâde olduk. Ol gün huzûr-ı Sultân İbrâhîm Hân'da hil‘at-i pâdişâhî ile şerefyâb oldukda zemîn-bûs etdikde İbrâhîm Hân buyurdılar kim "Lala bu hatt-ı şerîfime amel eyleyüp kızılbaş-ı bed-ma‘âşın ısyân [u] tuğyânı olursa tuğrâ-yı garrâ-keş-i düstûr-ı mükerremimsin. Tâ Revân altına varınca cümle Anadolu eyâletlerinin asker-i İslâm'ı senin fermân-berindir" deyü Paşa-yı âlî-tebârın eline pâdişâh-ı zî-şân dest-ber-dest hatt-ı şerîf verüp beş kîse altun harc-ı râh ve elli katar katır ve elli katar cemel-i rahmet ve bir otağ çetr-i mülemma‘ ile iki kat semmûr hil‘at-ı fâhire ihsân edüp İbrâhîm Hân'ın hayr du‘âsıyla Sarâyburnu'nda Üsküdar'[a] ubur olunup Ağaçayırı nâm mahalde hayme ve hargâhımızla meks olundu. Ol gün hünkâr silâhşorlarından Çerkez Terzi Mustafâ Ağa müsellem olup Erzurûm'a ılgar ile Malatiyyeli Silâhdâr Süleymân Paşa üzre gitdi. Paşa-yı sâhib-tedbîr Üsküdar'da meks ederken fermân-ı şerîfle hazînedârı olan Atlı Dilber nâm çelebiyi ma‘zûl edüp makâmına Paşa'nın akrabâlarından Alî Ağa hazinedâr oldu. Bir hafta-i kâmil Üsküdar'da tedârikimiz ve cümle levâzımâtlarımız görülüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276a ·
metinde göster ·
… a dahil olup efendimiz yine re‘âyâ vü berâyâlara adl [ü] adâlet etmeğe başladı.
Ol hafta
Köpürlü Mehemmed Paşa'dan bir ağasıyla bir mektûb gelüp mefhûm-ı kelâmı ol kim,
"Gazânız mübârek ola. Safâ geldiniz" deyü Paşa efendimize ve cemî‘i ağavâtlarımıza hayır du‘â ederek bir alay-ı azîm ile bin altmış sekiz saferinin yigirmisinde kal‘a-i Silisre sarâyına dahil olup efendimiz yine re‘âyâ vü berâyâlara adl [ü] adâlet etmeğe başladı. Ol hafta Köpürlü Mehemmed Paşa'dan bir ağasıyla bir mektûb gelüp mefhûm-ı kelâmı ol kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 68b ·
metinde göster ·
… tafâ Paşa Karaman ve Mar‘ayş ve Sivas ve Erzurûm'a serdâr olup Üsküdar'a geçdi.
Ol hafta
yedi yüz Hasan Paşalıyı kayd [u] bend ile Der-i Devlet'e gönderüp cümlesi kelle …
Hemân ol gün cemî‘i Memâlik-i Mahrûsa-i Âl-i Osmân'a nefîr-i âm emrleri Dergâh-ı 75b âlî kapucubaşıları ve sadrıa‘zam ağalarıyla evâmir-i şerîfler pârekende ve perîşân oldu. Ve yine ol gün Anadolu eyâletine İsmâ‘îl Paşa Hasan Paşalı katline ve Yanova gazâsında bulunmayup esâmesi Kâğızhâne ulûfesinde "Mim" işâreti olan sipâhîleri cümle kethüdâyerlerinden taleb etmeğe hatt-ı şerîf ile İsmâ‘îl Paşa serdâr olup Üsküdar'a çıkdı. Yine ol gün Kıbleli Mustafâ Paşa Karaman ve Mar‘ayş ve Sivas ve Erzurûm'a serdâr olup Üsküdar'a geçdi. Ol hafta yedi yüz Hasan Paşalıyı kayd [u] bend ile Der-i Devlet'e gönderüp cümlesi kelle perrân paça oldu, ammâ cemî‘i umûr-dîde âdemler bu Hasan Paşa'nın katl olmasın muhâldir derlerdi. Cümle paşalar Der-i Devlet'e gelüp Bâb-ı Hümâyûn önünde galtân olunca "Yâ baht [u] tâli‘-i meymûn Köpürlü" deyüp engüşt ber-dehen etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 75a–75b ·
metinde göster ·
… istimdâd taleb edüp yine akabe ve firkateler ile Mısır'a bir şâdumân ile gelüp
ol hafta
Ümmü'l-kıyâs'da Nîl kesimi edüp bir şâdumânî olmuş kim hâlâ Mısır tevârîhlerind …
Selîm Hân dahi İskenderiyye'de hayâtda olan kimesnelerin ziyâretine varup du‘â-i hayrların alup merhûmların ruhâniyetlerinden istimdâd taleb edüp yine akabe ve firkateler ile Mısır'a bir şâdumân ile gelüp ol hafta Ümmü'l-kıyâs'da Nîl kesimi edüp bir şâdumânî olmuş kim hâlâ Mısır tevârîhlerinde mastûrdur. Hattâ Selîm Hân ol sürûr [u] şâdumânı görüp Mısır'ı taht edinüp kalmak murâd edindi, cümle ulemâ ve a‘yân-ı devlet rızâ vermediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y56b ·
metinde göster ·
… ak kal‘asında Ak Mehemmed Paşa'ya vâsıl olup Q 341bP 335b ol dahi Azak'dan
ol hafta
ma‘zûl olup, andan Kırım'a dâhil olup, andan Ak Mehemmed Paşa ile Edirne'ye, an …
Bir mevhibe-i ilâhiyyedir kim yetmiş üç târîhinde Uyvar seferine gidüp ba‘de'l-feth sene-i âtiyede Yeni Kal‘a fethinde bulunup, andan nehr-i Rabe inhizâmında bulunup, andan Elçi Kara Mehemmed Paşa ile Alman diyârında Nemçe çâsârına, andan Donkarkız kralına, andan Danimarka kralına, andan Amıstırdam şehrinde Felemenk kralına, andan Çeh kralına, andan Danıska'da Leh kralına, andan Kırakov kralına, andan üç buçuk yılda Kırım sultânı Mehemmed Geray Hân'a; anda bir ay meks edüp âl-i Osmân Mehemmed Geray Hân'ı Kırım hanlığından ma‘zûl edüp Çoban Geray oğluna ihsân etdi, hakîr Mehemmed Geray Hân ile Çerkezistân'a, andan ubûr edüp Dağıstân pâdişâhının ülkesinde Kara Budak Hân diyârında Mehemmed Geray Hân kalup bu hakîr Dağıstân pâdişâhı Sultân Mahmûd'un yarlığ-ı belîği sâyesiyle Timür Kapu'dan bir Acem keştîsine süvâr olup Maskov vilâyetinde Terek kal‘asına çıkup, andan Maskov diyârında Kalmuk taysı şâhların ubûr edüp Maskov'da yetmiş altı pâre kal‘a ve kirmânlar temâşâ edüp rûz-ı erba‘înin şiddet-i şitâsında Azak kal‘asında Ak Mehemmed Paşa'ya vâsıl olup Q 341bP 335b ol dahi Azak'dan ol hafta ma‘zûl olup, andan Kırım'a dâhil olup, andan Ak Mehemmed Paşa ile Edirne'ye, andan hakîr vilâyet-i Mora'ya; anda Anabolı kal‘asında Kapudan Kaplan Paşa hakîri başdarda ile cezîre-i Girid'de kal‘a-i Hanya'ya, andan vezîr-i a‘zam Fâzıl Ahmed Paşa ile Kandiye kal‘asın üç yılda feth edüp ibtidâ feth ezânı bu hakîre müyesser olup, andan Kapudan Köse Alî Paşa ile Manya vilâyeti fethinde bulunup, andan Despot yaylasına, andan İslâmbol'a, andan Mekke-i mükerremeye, andan Mısır'a, Mısır vezîri nâmeleri ile Fûncistân'a, andan diyâr-ı Habeş'e gelüp bu İbrîm'e dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y443b ·
metinde göster ·