Andan makâm-ı Hazret-i Hızır: Tâ kubbenin ortasındaki altun top altında makâm-ı Hızır'dır. Zîrâ ol kubbe-i münevver Hazret-i Risâlet'in mübârek ağzı yarıyla nizâm [u] intizâm bulmuşdur. Niçe bin e‘izze-i kirâmdan kimesneler Hızır ile bu makâm-ı şerîfde müşerref oldukları kerrât ile müsbet olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
… r. Zîrâ benî Âdem binâsı değildir. Hazret-i Süleymân dîvlere yapdırmışdır. Zîrâ
ol kubbe-i
mu‘azzam-misâl taşları benî Âdem'den Âd [u] Semûd ve Hûd u Amâlika kavmi kaldır …
Elhâsıl bu hakîrin bu seyâhatinde im‘ân-nazar etdüğü kılâ‘larda böyle bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn görmedim. Meğer diyâr-ı acemde kal‘a-i Kahkahâ ve kal‘a-i Van ve Mardin ola. Ve niçe bin seyyâhân-ı berr ü bihâr felek-i atlas-ı bukalemûnda görmedik derler. Zîrâ benî Âdem binâsı değildir. Hazret-i Süleymân dîvlere yapdırmışdır. Zîrâ ol kubbe-i mu‘azzam-misâl taşları benî Âdem'den Âd [u] Semûd ve Hûd u Amâlika kavmi kaldırmağa kâdir değildir ve kavm-i Lût ve kavm-i İsrâ’îlî ve kavm-i Amalâk hod ilm-i cereskal ile bu kal‘anın bir taşın bir yerden bir yire vaz‘-ı hacer etmeğe kâdir değillerdir. Hattâ Ba‘albek kal‘asının hâricinde bir çemenzâr sahrâda çâr-kûşe dağ pâre bir sahrâ-i azîm vardır. Bir kûşesi zemînde üç kûşesi hevâya nâzır mücellâ bir seng-traşdır. Bir dîv karısı bu taşı Ba‘albek kal‘asına götürür imiş. Kal‘a tamâm oldu, bu taşı nereye götürürsün, dediklerinde taşı kitifinden bu çemenzâ[r] yire bırağup gider. Anınçün bu seng-i hârâ ol mahalde kalmış, tâ bu mertebe sahrâ-i azîmleri vardır. Bu kal‘a Hazret-i Süleymân'dan sonra niçe bin mülûk eline girüp Âl-i Emeviyyûn'da bu kal‘a-i Ba‘albek sahrâsı ol kadar imâr oldu kim bâğ-ı İremden nişân verirdi. Zîrâ Ba‘albek sahrâsı ve Bukâ‘ fezâsı bir vâdî-i mahsûldârdır kim gûyâ sahrâ-yı Busrâ ve vâdî-i Havrân'dır. Ba‘dehû Âl-i Ekrâd'dan Şâm Halîfesi Nûreddîn Şehîd hazretleri imâr etdi. Andan Şâm hilâfeti, Mısır'da kal‘a binâ eden Yûsuf Selâhaddîn eline girüp Ba‘albek kal‘asına kul koyup imâr edüp ba‘dehû sene 922 târîhinde Sultân Gavrî destinden Selîm Hân-ı Evvel feth edüp Şâm eyâletinde subaşılıkdır ve yüz elli akçe kazâdır ve nâhiyesi (---) pâre kurâdır. Kethüdâyeri ve serdârı yokdur. Kal‘asında dizdârı ve neferâtları (---) ve derûn-ı kal‘ada (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)36b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 36a–36b ·
metinde göster ·
… at Arslan Beğ azîz-i mûmâileyhi merkûm kestâne şeceri altında defn edüp üzerine
ol kubbe-i
pür-envârı binâ edüp mukâbelesine bir âsitâne-i Bektâşiyân inşâ eder kim bu atl …
Azîz hazretleri, Orhân Gâzî asrından tâ Murâd-ı Sânî ki Ebü'l-feth pederi Koca Murâd Hân'dır kim iki kerre pâdişâh olup anların zamânına dek azîz-i merkûm hayâtda olup anların mu‘tekidlerinden Gâzî Mihaloğullarından Arslan Beğ dâ’imâ azîzin hizmetinde çâker-i hâkister-i efkende-misâl gulâm-ı halka begûşu idi. Azîz-i merhûm hayâtında bir cânibe teveccüh etse mezkûr Arslan Beğ'e süvâr olup dağ u râğ u bâğ u deşt u sahrâ geşt ederek ba‘zı zamân gazâya gidermiş. Arslan Beğ'e ba‘zı fukarâlar su’âl ederlermiş kim "Sultânım azîz hazretleri sizi eğerleyüp süvâr oldukda bizler piyâde cenâb-ı şerîfinize yetişemeziz. Bu ne sırr-ı Hudâdır?" dediklerinde Arslan Beğ buyururlarmış kim "Vallahi ben de ana hayrânım ki Cenâb-ı Bârî bana bir kuvvet-i kâhire verir kim kendimi gayri gûne bulurum ve aslâ yorulmak nedir bilmem" derlermiş. Hâlâ azîzin süvâr olduğu Arslan Beğ'in arkasına urulan âdem eğeri rikâbları ile âsitânede zâhir ü bâhirdir. Niçe bin böyle keşf u kerâmetlerden sonra Akyazılı Sultân, Murâd Hân-ı Sânî asrında dâr-ı bâkîye irtihâl edüp mezkûr at Arslan Beğ azîz-i mûmâileyhi merkûm kestâne şeceri altında defn edüp üzerine ol kubbe-i pür-envârı binâ edüp mukâbelesine bir âsitâne-i Bektâşiyân inşâ eder kim bu atlas-ı gerdûnda lâ-nazîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 123a ·
metinde göster ·
… si havz u şadırvanlara nazar edüp haltiyyât-ı kalenderî kelimât ederler. Niçesi
ol kubbe-i
nüh tâkın etrâfında olan gül [ü] gülistân ve bâğ [u] bostân u reyhânistân içre …
Ve ba‘zı hücrelerde evvel-bahârda cünûn mevsiminde Edirne'nin aşk deryâsı ka‘rına düşmüş sevdâzede âşıkları çoğalup emr-i hâkim ile bu timaristâna getirüp altun ve gümüş yaldızlı zincirler ile gerdanlarına tavk-ı silsile-i kayd-bend edüp her arslan yatağında yatar gibi kükreyip yatarlar. Kimisi havz u şadırvanlara nazar edüp haltiyyât-ı kalenderî kelimât ederler. Niçesi ol kubbe-i nüh tâkın etrâfında olan gül [ü] gülistân ve bâğ [u] bostân u reyhânistân içre hezârân hezârın nağamât-ı savt-ı hazînin deli birâderler istimâ‘ edüp onlar dahi bî-perde ve bî-endâze asvât-ı bülend ile feryâd [u] nâlân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 165b ·
metinde göster ·
… edeleri Hüseyin Efendi bu tekye cenbinde bir kubbe-i âlî içinde âsûdedirler kim
ol kubbe-i
pür-envâr tekyenin sol tarafına vâki‘ olup hâlâ ziyâretgâh-ı hâs u âm erbâb-ı d …
Ve peder-i azîzleri Mehemmed Efendi ve dedeleri Hüseyin Efendi bu tekye cenbinde bir kubbe-i âlî içinde âsûdedirler kim ol kubbe-i pür-envâr tekyenin sol tarafına vâki‘ olup hâlâ ziyâretgâh-ı hâs u âm erbâb-ı dilândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
… n meşveret etdikleri kubbe-i âlîsinin tâk-i Kisrâsına top güllesi isâbet edince
ol kubbe-i
azîm münhedim olup müşâverede olan mel‘ûnların yetmiş üç aded belli başlıları y …
"İşte Türk askeri bize amân u zamân vermeyüp şeb [ü] rûz göz açdırmayup ceng ederek Kızıl tabyamız alup andan içeri bin âdem girüp bir kat Yeni dîvârımız dahi alup andan içeri yedi yüz âdem öbür yeni dîvâr dibinde meterise girüp dağlar gibi şehrimiz içre şehre havâle tabyalar yapup henüz cengî harbîler çalmağa başlayup elbette bir gün yürüyüş edüp cümlemizi evlâd [u] ıyâlimizle kırup elbette kal‘ayı alır, buna ne çâre ve ne ilâc ve hîle ve tedârik edelim" deyü cümle kapudanları ve ceneralleri ve sâ’ir ser-i kârda olan mel‘ûnları müşâvere-i bî-savâb ederlerken hikmet-i Kâdir [ü] Kayyûm Sadrıa‘zam kolunda karakatır nâmlı bir mefret azîm topumuza âteş edince bu mezkûrûn melâ‘înlerin meşveret etdikleri kubbe-i âlîsinin tâk-i Kisrâsına top güllesi isâbet edince ol kubbe-i azîm münhedim olup müşâverede olan mel‘ûnların yetmiş üç aded belli başlıları yam yassı basdırma-misâl taşlar altında basdırılup birkaç yüzü mecrûh olup kal‘a içre dibelik bir feza‘ u çeza‘ vâveylâ vâki‘ olup derhâl başpapasları cemî‘i ruhbânları başına cem‘ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 301b ·
metinde göster ·
… Y 203a bir bâb-ı sa‘âdeti vardır. Ve mübârek kabr-i şerîfleri bu kapudan içre
ol kubbe-i
pür-envârın kıble solunda bir gâr-ı pür-nûr içinde âsûdedirler. Sandûkaları zer …
Bu mahalde a‘yân-ı vilâyetden ba‘zı sulehâ-yı kibâr evliyâlar medfûnlardır. Andan yukaru mehbit-i nûr olan merkad-i münevverlerine yedi kademe taş nerdübân ile çıkılır. şarka nâzır Y 203a bir bâb-ı sa‘âdeti vardır. Ve mübârek kabr-i şerîfleri bu kapudan içre ol kubbe-i pür-envârın kıble solunda bir gâr-ı pür-nûr içinde âsûdedirler. Sandûkaları zer-ender-zer atlas-ı sebzgûn ile pûşîdedir. Ve Mısır ve şâm halîfeleri ve a‘yân [u] eşrâflar hedâyâlar getirüp gûnâ-gûn hâlîçeler ile mefrûşdur. Ve zî-kıymet âvîze-i musanna‘lar maslûbdur. Ve her züvvâra türbedârân gülâb ve buhûr ve amber-i hâm yakup i‘zâz u ikrâm ederler, zîrâ bu türbedârlar zürriyyet-i şu‘aybîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202b–Y203a ·
metinde göster ·
… lâ âsitâne-i Bektaşiyândır, dervîş olmağile anda bir kaç gece mihmân oldu. Hâlâ
ol kubbe-i
âlî-merâmın sağ tarafında maksûresi nümâyândır.
"Ben ki fâtih-i Mısır Hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeynim" deyü nâme-i mahabbetnâmeler gidüp Selîm Şâh Mısır'a müstakil pâdişâh olup Mısır'a elzem-i levâzımâtından ne ise ana meşgûl olup köşe-be-köşe sohbet ederken bir kerre Mısır sarâyı içinde kasr-ı Kayıtbay'da vakt-i sabâh bir hây hûy olup bir şey göremezler, ammâ kasrın bir tarafında Frengî ipler ile kırk elli kulac yerde bağlanmış kemendler buldular. Selîm Hân bunu görüp Mısır'dan nefret edüp Kasr-ı Ayn kubbesidir kim hâlâ âsitâne-i Bektaşiyândır, dervîş olmağile anda bir kaç gece mihmân oldu. Hâlâ ol kubbe-i âlî-merâmın sağ tarafında maksûresi nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y54a ·
metinde göster ·
… r. Ve mihrâb üstünde kubbe-i âlî on iki sommâkî cesîm amûdlar üzre mebnîdir kim
ol kubbe-i
nühtâk eflâke ser Q 193b çekmiştir. İçi serâpâ nakş-ı bûkalemûn müzehheb ve h …
Ve mihrâb tarafı cümle yüz yetmiş kırmızı sommâkî ve yerekânî ve zenbûrî ve beyâz mermer amûdlardır kim her biri birer Rûm harâcı değer. Ve mihrâb üstünde kubbe-i âlî on iki sommâkî cesîm amûdlar üzre mebnîdir kim ol kubbe-i nühtâk eflâke ser Q 193b çekmiştir. İçi serâpâ nakş-ı bûkalemûn müzehheb ve hurde münakkaş câmlar ile müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y93a ·
metinde göster ·