on iki asâ urup her delikden birer ırmak cereyân edüp bir ırmakdan asker-i merd …
Hazret-i Mûsâ, ol taşa on iki asâ urup her delikden birer ırmak cereyân edüp bir ırmakdan asker-i merd, birinden zenân, birinden at ve birinden deve ve birinden sığır ve birinden koyun ve birinden keçi, her uyûndan birer mahlûk âb-ı hayâtlar nûş edüp def‘-i atşân ederler. Ve asker-i Mûsâ'ya âsumândan helvâ ve tere ve kezengû helvâsı ve selvâ nâm pişmiş kuşlar nüzûl edüp tenâvül ederlerdi. Ve yine ol sekel taş Hazret-i Mûsâ gerdenine alup giderlerdi. İşte hikâyet-i sekel budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149b ·
metinde göster ·
… buz pâresi gibi sovukdur. Bu mahalde hammâm kubbesi gibi 230b bir taş vardır.
Ol taşa
bir âdem dokunsa ırğalanır, Lenduhâ atdı derler. Bu mahalde dahi sağîr ve kebîr …
Menzil-i Süleymân Hân Bınarı: Bir vâsi‘ öz içinde ferah-fezâ, cây-ı sefâ, ışretgâh yerdir kim âdemin aklı gider. Bir kayadan bir âb-ı hayât çıkup âdem içinden üç taş çıkarmağa kâdir değildir. Tâ bu mertebe buz pâresi gibi sovukdur. Bu mahalde hammâm kubbesi gibi 230b bir taş vardır. Ol taşa bir âdem dokunsa ırğalanır, Lenduhâ atdı derler. Bu mahalde dahi sağîr ve kebîr halîcler vardır. Alabalıkları olur kim birer vakiyye ve ikişer vakıyye gelir. Nakş-ı bukalemun mâhîleri olur kim mânend-i Mâide-i Yûnus'dur ve bunda olan büged yerlerde ve halîclerde vakt-i şitâda âb-ı hayâtlar müncemid olup Âsitâne tarafından iki üç yüz neferâtıyla karcıbaşı gelüp bu halîclerden buz keserler, her pâresi gûya billûr ve necef ü morandır. Elmas-pâre gibi şa‘şa‘ası çeşm-i insânı hıyrelendirir. Mâh-ı temmûzda karcıbaşı izniyle ahâlî-i Bursa, niçe bin ester yükü şehre yah pâreleri keçeler içre koyup taşıyup ahâlî-i Bursa andan def‘-i atşân ederler. Bundan mâ‘adâ beher yevm niçe yüz yük mîrî katar ile keçe torbalar ile kar ve buz taşıyup Mudanya İskelesin'de kar gemilerine tahmîl edüp Âsitâne-i Sa‘adet'de sa‘adetlü pâdişâhın matbahına ve helvahânesine ve harem-i hâssına ve gayrı hâssına ve sadrıa‘zama ve yedi vezîre ve şeyhülislâma ve kadı‘askerine ve'l-hâsıl kânûn-ı şehriyârî üzre ta‘ayyün olunan yerlere kar buzu bezl ederler. İlâ mâşâ-Allah her sene Keşiş dağından niçe kerre yüz bin yük kar ve buz gider, bir hazîne-i selh u yah-pâre-i rahmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230a–230b ·
metinde göster ·
… larlarsa meçikleri ve nâkûsların başlarına çalsın ve başların kankı taş pek ise
ol taşa
çalarak gitsinler. Hemân kal‘adan pek uzak olup tek dursunlar" deyü küffâra Sad …
"Ben anların bâr-ı sakîllerin kaldırmağa üç yüz araba ahd etmişken el-kerîmu izâ ahide vefâh kelâmı üzre ahde vefâ etdim. Anlar beş yüz araba dahi peydâ edüp tahmîl eylediler, söylemedim. Anlara gayri bir şey aslâ ve kat‘â bir zerre vermem. Cebehâneye müte‘allık havân top ve cümle re‘âyâ pâdişâhındır, anda benim dahi alâkam yokdur. Ve utanmadan ‘Cümle arabalarımız bayraklar ile zeyn edelim ve mehterhâne çalalım’ derler. Mehterhâne-i bed-âyînlerin çalarlarsa meçikleri ve nâkûsların başlarına çalsın ve başların kankı taş pek ise ol taşa çalarak gitsinler. Hemân kal‘adan pek uzak olup tek dursunlar" deyü küffâra Sadrıa‘zamdan böyle haber varınca küffâr n'eylesin ve ne çâre eylesin, kal‘adan dahi çıkmış oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 119a ·
metinde göster ·
… en bir su cereyân eder. Hikmet bu kim hayızlı avret ve hıyânet kefere-i sermest
ol taşa
varup su almağa mübâşeret etse hemân ol ân ol su kan revân olup cereyân eder, a …
Mâ-tekaddem Hazret-i Îsâ havâriyyûnlarından Şem‘ûn-ı Safâ'ya isnâd ederler. Bir taşa mübârek parmağıyla işâret edüp bir delik zâhir olur. Hikmet-i Bârî yârî kılup ol delikden bir su cereyân eder. Hikmet bu kim hayızlı avret ve hıyânet kefere-i sermest ol taşa varup su almağa mübâşeret etse hemân ol ân ol su kan revân olup cereyân eder, ammâ eğer pâk âdem alsa bir şû[r]luca ya‘nî sehel tuzluca şekilli su akar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373b ·
metinde göster ·
Cümle halk yavuz gümân etdiklerine peşimân oldular. Hazret-i Mûsâ
ol taşa
erüp üstünden hırka-i peşmînesin alup mübârek tenine geyüp elindeki asâ ile ol …
Cümle halk yavuz gümân etdiklerine peşimân oldular. Hazret-i Mûsâ ol taşa erüp üstünden hırka-i peşmînesin alup mübârek tenine geyüp elindeki asâ ile ol taşı on iki kerre urup on iki delik oldu. Derhâl ol taş bi-emrillâh lisâna gelüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y244a ·
metinde göster ·
bir asâ urup bi-emrillâh Q 103b ol taşın on iki yerinden on iki ayn cârî olup …
Hemem Hazret-i Mûsâ yine ol taşa bir asâ urup bi-emrillâh Q 103b ol taşın on iki yerinden on iki ayn cârî olup cemî‘i asâkir-i Mûsâ ve cemî‘i devâbbâtları def‘-i atşân ederlerdi. Hazret-i Mûsâ ol taşa işâret edüp dikerdi. Bu minvâl üzre Hazret-i Mûsâ deşt-i hâmûnda gezerdi. Bu taş hakkında Kur’ân-ı Azîm'de Cenâb-ı Bârî Resûlüne alâ-tarîku'l-hikâye âyet nâzil etmişdir: Âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y244b ·
metinde göster ·
işâret edüp dikerdi. Bu minvâl üzre Hazret-i Mûsâ deşt-i hâmûnda gezerdi. Bu ta …
Hemem Hazret-i Mûsâ yine ol taşa bir asâ urup bi-emrillâh Q 103b ol taşın on iki yerinden on iki ayn cârî olup cemî‘i asâkir-i Mûsâ ve cemî‘i devâbbâtları def‘-i atşân ederlerdi. Hazret-i Mûsâ ol taşa işâret edüp dikerdi. Bu minvâl üzre Hazret-i Mûsâ deşt-i hâmûnda gezerdi. Bu taş hakkında Kur’ân-ı Azîm'de Cenâb-ı Bârî Resûlüne alâ-tarîku'l-hikâye âyet nâzil etmişdir: Âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y244b ·
metinde göster ·
nazar etdiler. Gördüler kim bir celî kûfî hatt ile "Hâzâ kabrü Muhyiddîn" terkî …
"İşte hidmeti edâ etdim" dedükde ol taşa nazar etdiler. Gördüler kim bir celî kûfî hatt ile "Hâzâ kabrü Muhyiddîn" terkîm olunmuş. Meğer münkirînler şeyhin ba‘zı te’lîfât-ı tasavvufâtının gavrına ve mezâyâsına vâsıl olmayup tekfîr etmişler. Ve kabr-i şerîfi üzre hâk-i mezellet yığmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y248b ·
metinde göster ·
… dükkânı kurbunda bir dîvârda Hacer-i Selâm derler, bir boz taşdır. Cümle huccâc
ol taşa
istilâm edüp ziyâret ederler. Bir mücellâ ve münevver taşdır.
Ve Hazret-i Ebâ Bekr'in dükkânı kurbunda bir dîvârda Hacer-i Selâm derler, bir boz taşdır. Cümle huccâc ol taşa istilâm edüp ziyâret ederler. Bir mücellâ ve münevver taşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y350a ·
metinde göster ·
on iki kerre darb edüp on iki delik oldukda derhâl ol hacer-i rahnedâr bi-emril …
Bir gün Mûsâ aleyhisselâm Nîl sâhilinde uryân olup havâyicin bir küçük taş üzre koyup Nîl'e girüp gasl etdükde taşra çıkup esvâbın taş üstünden alam derken bi-emrillâh ol taş yerinden kopup Mûsâ'nın esvâbıyla Mısır içine taş gitmede. Mûsâ uryân kalmamak içün taşın ardına düşüp tâ Mısır içine uryânen Mûsâ girüp cümle ahâlî-i Mısır Hazret-i Mûsânın dürr-i beyz-âsâ vücûd-ı şerîfin ve yed-i beyzâsın görüp etdikleri Y 383a bed-gümâna peşîmân olup Hazret-i Mûsâ taşa erüp üstündeki hırka-i peşmînesin geyüp elindeki asâ ile ol taşa on iki kerre darb edüp on iki delik oldukda derhâl ol hacer-i rahnedâr bi-emrillâh lisâna gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y382b–Y383a ·
metinde göster ·