… edüp herkes halvethânesinde tâ‘at [u] ibâdâta meşgûl iken İslâmbol ve Galata'da
olan ümmet-i
Muhammed 22a içre bir gırîv [ü] feryâd-ı Allâh Allâh kopup herkes ahâlî-i mah …
"Bire Arab kavmi içre tefrika girüp Halîfe Osmân'ı şehîd etdiler. Ve Alî ile Â’işe anaları nehr-i Furâd kenârında Ca‘ber kal‘ası dibinde ceng-i azîm edüp tarafeynden yigirmi bin âdemleri şehîd oldu. Ve yakın zamânda Muhammed'in kızı oğlu imâm Hüseyin'i Kerbelâ'da Yezîd kırk elli bin âdem ile susuzlukdan ve açlıkdan ba‘zısın kılıç ile kırup şehîd etdiler. Hâlâ anların içine tefrika düşüp bu gûne fetretler vâkı‘ olup anların bugün de başların kaşımağa dermânları yokdur. Hemân fursat ganîmetdir Kostantıniyye'miz içre olan Arab-ı Urbân'ı kırup âsûde-hâl olalım" deyü bir alay müşrikin bu sû’-i tedbîri hüsn-i tedbîr görüp hicretin iki yüz elli altısında niçe kerre yüz bin küffâr-ı hâksâr ale'l-gafle gulû-yı âm edüp herkes halvethânesinde tâ‘at [u] ibâdâta meşgûl iken İslâmbol ve Galata'da olan ümmet-i Muhammed 22a içre bir gırîv [ü] feryâd-ı Allâh Allâh kopup herkes ahâlî-i mahallesiyle bir yere cem‘ olup ceng-i azîm edüp küffârı kırup şehîd olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b–22a ·
metinde göster ·
Muhammed cümle yigirmi üç bin bahâdır-ı nâmdâr asker idi. Var kuvveti bâzûya ge …
Ammâ Galata'da olan ümmet-i Muhammed cümle yigirmi üç bin bahâdır-ı nâmdâr asker idi. Var kuvveti bâzûya getirüp yedi gün yedi gece ceng-i Muhammed-i Arabî edüp yedi kerre küffâr üzre galebeler edüp şebhûnlar edüp âhir serdârları olan Muhammed Zü'l-hayâl bir sâhib-i şecî‘ nâmdâr serdâr iken şehîd olup cümle guzâtın perr ü bâlleri şikest olup bir yerden dahi imdâd gelmemek ile yedi gün dahi cenge tâkat getirüp sekizinci gün küffâr Galata kal‘asının câ-be-câ münhedim olan yerlerinden yürüyüşler edüp cümle ibâdullâhı şehd-i şehâdet ile şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22a ·
metinde göster ·
Muhammedi katl-i âm ederken bi-emrillâh ol cengde Alina Kıral'ı ümmet-i Muhamme …
Evvelâ sebeb-i binâ-yı şehr-i Üsküdar oldur kim şehr-i İslâmbol'u, Âl-i Emeviyyûn'dan ve gayrı pâdişâhlardan berren ve bahren yedi def‘a muhâsara edüp ba‘zı mahalde İslâmbol'un nısfın ve Galata'yı tamâmen feth edüp ve ba‘zı zamân harâca kesüp bu minvâl üzre bî-feth sulh [u] salâh ile avdet ederlerdi. Ammâ hicret-i nebeviyye'nin iki yüz kırk beş senesinde Hırkîl Kıral Kostantıniyye'de mürd olup oğlu Alina, kıral-ı dâll iken ol sene Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd yüz elli bin asker ile Üsküdar'dan geçüp İslâmbol'u muhâsara kılup âhir bilâ-feth avdet etmek nâmûsdur deyü bir sığır derisi cirminde Silivrikapusunun iç yüzünde Koca Mustafâ Paşa câmi‘i yerinde bir kal‘a ve bir mahalle-i müslimîn içre bin âdem muhâfazacı koyup beher sene küffârdan ellişer bin altun harâc almak üzre üç yıllık harâcı pîşin alup Bağdâd'a vardıklarında Alina Kıral isyân edüp İslâmbol içre olan ümmet-i Muhammedi katl-i âm ederken bi-emrillâh ol cengde Alina Kıral'ı ümmet-i Muhammed katl edüp niçe bin küffârı dahi katl edüp anlar dahi cümle şehîd olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 141a ·
metinde göster ·
… Siz Battâl Gâzî'nin vücûd-ı şerîfin âteşe yakarsız, ammâ Bağdâd ve Malâtiyye'de
olan ümmet-i
Muhammedler sizin anda olan üsârâlarınız ve kırk bin râhibleriniz katl edüp âte …
Ba‘dehû şebhûncu küffârlar Seyyid Battâl'ı ve duhter-i kattâli merhûm ve merhûme görünce "İkisini dahi âteşe yakalım" derler. Bu kerre esîr-bend olan Battâl Gâzî erleri "Siz Battâl Gâzî'nin vücûd-ı şerîfin âteşe yakarsız, ammâ Bağdâd ve Malâtiyye'de olan ümmet-i Muhammedler sizin anda olan üsârâlarınız ve kırk bin râhibleriniz katl edüp âteşe yakarlar" deyince küffâr-ı hâk-sâr-ı dûzah-karâr Seyyid Battâl'ın cesed-i pâkin bırağup esîr olan askerinden niçesin âzâd edüp dârü'l-bevârlarına giderler. Ba‘dehû Seyyid Battâl Gâzî'nin âşık-ı sâdıkları yüz bin bükâ ile cesed-i Ca‘fer Gâzî'yi bir mürtefi‘ püşte üzre defn edüp niçe âşıkları terk-i dünyâ edüp kabri üzre karâr ederler. Küffâr dahi bunlara Türk dervîşidir deyü iğmâz ederler. {Ammâ Battâl Gâzî'nin pederi Seyyid Hüseyin Gâzî Engürü kıblesi tarafında bir menzil ba‘îd Hüseyin Gâzî köyünde bir âsitâne-i azîm-i âlîde medfûndur. Radıyallahu anhümâ}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 7b ·
metinde göster ·
Hikâye-i udhiketü'l-acîbe, güfte-i Molla Yahyâ-yı Şâmî: Sene 1045 târîhinde Revân kal‘asında mahsûr olan Murtezâ Paşa'yı muhâfaza içün Tabanıyassı Mehemmed Paşa efendimizle kal‘a-i Erzurûm'da kırk bin asker ile meştâda iken kal‘a-i Revân'ı Şâh muhâsara etdüğü haberi gelince Erzurûm'dan elli bin asker ile Revân'da Murtezâ Paşa'nın istihlâsına gitdikde bir mızrak boyu karı sökerek yüz bin renc-i anâ çekerek Erzurûm'dan iki merhale olan Deveboynu nâm mahalle yedi günde gücile varup kar üzre hayme ü hargâhlarımız kurup ol gice anda dipi ve boran ve kızıl kıyâmet çekerek andan yatup ale's-sabâh cümle çadırları kar bürümüş ve cemî‘i ümmet-i Muhammed üşümüş ve üç bin gurebânın elleri ve pâları donmuş, çürümüş ve niçe yüz at ve deve donmuş. Çadırları bozmağa ve ne atları kardan taşra çıkarmağa imkân olmayup Tabanıyassı ba‘zı piyâde ağaların Hasankal‘ası'na ve gayri kurâ ve kasabâtlara âdemler gönderüp on binden mütecâviz eli kürekli ve çapalı ve kazmalı re‘âyâ vü berâyâlar Deveboynu mahallinde yol açdılar. Ol gice yine azîm vezni üzre berf-i rahmet hazînesi yağup dere ve depe beyâz şepe ile leb-ber-leb olmuş. Ale's-sabâh yine cemî‘i yolları re‘âyâ vü berâyâlar tathîr etdükçe dipi ve borandan yine "Ne reh ne râh pür-peydâ. mazmûnunca on iki gün bu mihnet-i şedâ’idi çekmeden cümle ibâdullah ve sâ’ir mahlûk-ı Hudâ bîzâr olup cümle asâkir-i mihnet-zede Tabanıyassı Mehemmed Paşa üzre guluvv-i âm edüp "Behey Paşa bizi kırır mısın? Revân kal‘asın şâh alırsa bahâr eyyâmında 52a yine hâh nâ-hâh şâh-ı bî-penâh-ı gümrâhdan alırız. Hemân kalk Erzurûm'a gidelim" dediklerinde âkıbet-endîş paşa eydür: "Yâ pâdişâha sonra ne cevâb verelim?" dedikde cümle asker: "Biz cümlemiz pâdişâha arz ederiz. Siz dahi telhîs edüp azîz başın içün bu ibâdullahı Erzurûm'un bu sovuk cehenneminden halâs eylen, hemân dönelim!" deyü cümle asker vâveylâ vü feryâd etdiler. Âhiru'l-emr Deveboynun aşamayup Revân imdâdına gidemeyüp cümle asker-i İslâma avdet fermân olunup bu kadar mâl-ı hazâ’in ve cebehâne ve hayme vü hargâh ve bâr-ı bengâh Deveboynu nâm mahalde kar içinde kalup Tabanıyassılı Yavaşça Mehemmed Ağa nâmında bir ağamız cânından bîzâr olup kemerinden iki bin sikke-i hasene altunu ol beyâbânı kar bürümüş çadırı mahallinde gökyüzüne nazar edüp bir gök bulut pâresin nişân edüp zemîni hançer ile kazup ol hafircik içre mezkûr kemeri iki bin altun ile zemîne defn edüp "İşte bu semâdaki bulut, altındaki altunuma nişândır" deyüp cümle deve ve katarın çeküp düşe kalka Erzurûm'a gelüp yedi ay meştâda iken Avnik kal‘ası ve Ziyâeddîn kal‘ası câniblerinden Ekrâd beğleri ayağı likanlı ve pâları paçılalı birkaç Kürd âdemleri gelüp "Revân kal‘asın Murâd Hân yedi günde aldı. Hâlâ şâh yedi ayda döğe döğe alalı yedi gündür ve Revân kal‘asında olan ümmet-i Muhammedi kılıçdan geçirdi ve kal‘a milk-i mevrûsumdur, deyü Revân'da karâr edüp derûn-ı Revân'a yetmiş bin asker muhâfazacı kodu" deyü bu gûne muvahhaş haberi getirdikde Tabanıyassı efendimiz eydür "Kal‘a-i Revân gitdiyse cehenneme ammâ ol serdar kara dînli Kara Murtezâ niçe oldu?" dedi. Haber getiren Kürd eydür "Murtezâ Paşa gördü kim kal‘a içindeki asker amân ile kal‘ayı şâha verdiler. Ol dahi haste-hâl idi. Hemân parmağındaki elmas mührini yudup ciğeri pâre pâre olup merhûm oldu" deyince Tabanıyassı eydür: "Bre mürd oldu ve hortladı desene" deyü Kürde hitâb edüp yanında olan nedîmlerine eydür: "Efendiler! Revân kal‘asının elden gitmesi bir Kara Murtezâ dünyâdan gitmesine değmez mi?" deyüp safâ ve sürûr edüp Kürde bî-hisâb mâl ihsân edüp şâh-ı Acem'in Revân'a istîlâ etdüğün Murâd Hân'a telhîs edüp ulaklar ile gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 51b–52a ·
metinde göster ·
… dâ ile Hazret-i Nûh gemisinde hınzîrın burnundan fare hâsıl olmuşdur. Gemi içre
olan ümmet-i
Nûh sıçandan müte’ezzî olup Hazret-i Nûh'a şikâyet etdiler. Hazret-i Nûh arslan …
Ammâ yine emr-i Hudâ ile Hazret-i Nûh gemisinde hınzîrın burnundan fare hâsıl olmuşdur. Gemi içre olan ümmet-i Nûh sıçandan müte’ezzî olup Hazret-i Nûh'a şikâyet etdiler. Hazret-i Nûh arslanın arkasın sığayup burnundan kedi çıkup niçe fareleri kedi tenâvül edüp ümmet-i Nûh fare şerrinden emîn oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 213a ·
metinde göster ·
… fâ etmeyüp on iki bin aded mahlûk-ı Sünniyânı kılıçdan geçirüp bakıyyetü's-seyf
olan ümmet-i
Muhammed'in kimi nehr-i Zengi'ye ve kimi nehr-i Araz'a gark-ı âb-ı rahmet olup …
O da Serdâr Murtezâ Paşa şehîd olması sebebiyle Revân'ı emân ile aldı ve asker-i İslâm piyâde ve uryân-ı bed-nâm ve her biri bir diyâra gidüp güm nâm olmağa gitmede iken şâh-ı gümrâh peymânına vefâ etmeyüp on iki bin aded mahlûk-ı Sünniyânı kılıçdan geçirüp bakıyyetü's-seyf olan ümmet-i Muhammed'in kimi nehr-i Zengi'ye ve kimi nehr-i Araz'a gark-ı âb-ı rahmet olup ancak selâmetle Ahıska ve Kars ve Erzurûm-ı kân-ı bûma iki bin âdem Tabanıyassı Mehemmed Paşa'ya geldiler. Gör azîz-i zü'ntikâm Allah'ın hikmetin. Mâbeynden üç sene ubûr edüp bu Bağdâd cengi olup {bu Acem'in} Revân'da kırdıkları ümmet-i Sünnî'ye karşılık seksen yedi bin Kızılbaş-ı kallâş-ı bed-ma‘âş [ve] ser-tıraş-ı evbâş kılıçdan geçüp başdan oldular. Hakkâ ki "Men dakka dukka" demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 337a ·
metinde göster ·
… e hükm-i hükûmât eder hatmanları bile mürd olup {mukaddemâ gemiler} içinde esîr
olan ümmet-i
Muhammedler dahi bizim gemiler sarıldığın göricek anlar dahi imdâd edüp bu vak‘ …
Hikmet-i Hudâ bu gûne zevk-i surûr-ı safâda iken deryâdan on pâre Urus şaykaları nümâyân olup kal‘a-i Varna deyüp gelmede. Meğer bunlar Kavarna iskelesi câniblerin nehb ü gârete gidüp bu Varna ahvâlin istimâ‘ edüp var kuvveti bâzûya getirüp imdâda gelirken hemân paşa-yı kâr-âzmûde küffârdan alınan yigirmi altı pâre Urus şaykalarına sekbân ve sarıcadan pür-silâh seksener {aded} fitoz ve bahâdır fetâlar koyup Varna kal‘ası limanında yatan yigirmi pâre şayka ve karamürsellerin sandallarına yigirmişer aded pür-silâh yiğitler koyup cümle Varna gemicilerin küreğe koyup limanlı havâ-yı latîfde Kazak firkateleri kal‘a altına gelirken bunlar dahi âmedânî kal‘a limanından kâfire kırk pâre gemi karşu çıkup bunlar anlara Kazaklar bunlara bir yaylım kurşum elbeştisi edüp sadâ-yı Allâh Allâh ile aslâ kâfire amân vermeyüp on pâre gemileri feth etdiler, zîrâ bu mel‘ûnlar Kavarna {şehri} altında ceng edüp içlerinde yaralı ve bereli kâfirleri olup cenge iktidârları olmayup keştîbânlık edecek ve âlât-ı levâzımât-ı bâdbânların ve cümle âlât-ı halatın kullanmağa ve içlerinde "orsa poca" demeğe hükm-i hükûmât eder hatmanları bile mürd olup {mukaddemâ gemiler} içinde esîr olan ümmet-i Muhammedler dahi bizim gemiler sarıldığın göricek anlar dahi imdâd edüp bu vak‘ada bizden bir âdem şehîd olmadan on pâre şaykalar feth olup azîm şâdumânlar edüp küffârın haçlı bayrakların ser-nigûn ederek dankiyolar çalup top u tüfeng şâdumânları edüp yine sâlimîn ü gânimîn on pâre şayka ile Varna limanına lenger 30a endâht olup şâdumân-ı top u tüfeng ve fişengden şehr-i Varna murg-i semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde {kalup} ba‘dehû paşanın serâperdesi gelüp cümle ordu-yı İslâm tınâb tınâba çıt-a-çıt kurulup ceng-i harbî tablları döğülüp dîvân-ı pâdişâhî oldukda ibtidâ Yûsuf Kethüdâ'ya bir semmûr hil‘at-i fâhire ve kapucular kethüdâsına ve sâ’ir kapucubaşılardan yigirmi ağaya ve yetmiş bayrak bölükbaşılarına birer hil‘at-i fâhire ve ihsân-ı vâfireler ile behremend [ü] behreyâb olup baş dil getiren garîb yiğitlere kırkar guruş ve birer gümüş çelenk ile ser-firâz etdiler ve sandalların imdâd veren yigirmi pâre şayka kapudanlarına birer hil‘at ve kürek çeken levendâtlarına onar guruş in‘âm olunup Kazak-ı Ak'ın şaykalarında {esîr} bulunan ümmet-i Muhammed esbâbların başka yığup esîr olan ibâdullâh halâs olduklarına hamd [ü] senâ ederken cümle ibâdullâha isbât etdiği mâlların verüp niçesine harçlık ihsân edüp herkes gemiler ile vatan-ı aslîlerine revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29b–30a ·
metinde göster ·
… gitdiklerinde yine küffâr-ı murdâr-ı bed-girdâr Bozcaada'ya istîlâ edüp içinde
olan ümmet-i
Muhammedler İslâmbol'da Galata'ya gitdiler. Tâ ki (---) Hân asrında be-dest-i ( …
İbtidâ bânîsi Rûm tevârîhlerinde Kaydefa kızı Mamaça nâm bir kralenin binâsıdır. Ba‘dehû cezîre-i Sakız sâhibi Ciniviz kralı eline girüp ba‘dehû Âl-i Emeviyyûn'dan Abdülmelik ibn Mervân İslâmbol üzre şâm-ı Trablus'dan bin pâre gemiyle Mesleme'yi ve Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ve Ömer ibn Abdülaziz ve niçe sahâbe-i kirâm ile berren ve bahren yetmiş bin âdem Kostantin üzre gönderdikde donanma-i İslâm ibtidâ bu cezîre-i Bozcaada'yı feth edüp içine asker koyup Kostantiniyye nısfı bâ-sulh feth olup Galata umûmen dest-i İslâm'da kalup kifâyet mikdârı asker koyup yine Bozcaada'ya geldiler. Andan diyâr-ı şâm'a gitdiklerinde yine küffâr-ı murdâr-ı bed-girdâr Bozcaada'ya istîlâ edüp içinde olan ümmet-i Muhammedler İslâmbol'da Galata'ya gitdiler. Tâ ki (---) Hân asrında be-dest-i (---) Paşa feth olup dest-i İslâm'da kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 91b ·
metinde göster ·
Muhammed Yenihisâr'ın hâlin görüp anlar dahi Siska kal‘asın âteşe urup selâmetl …
Andan Siska kal‘asında olan ümmet-i Muhammed Yenihisâr'ın hâlin görüp anlar dahi Siska kal‘asın âteşe urup selâmetle İslâm diyârına giderken mezkûr Zagrab kal‘asın dahi ıhrâk bi'n-nâr edüp kimi kal‘a-i Kinin'e ve kimi Odvina kal‘asına ve ba‘zılar Lika kal‘asına varırlar. Küffâr bu hâli istimâ‘ edüp Zagrab papasları yine mülk-i mevrûsumuzdur deyü Siska kal‘asın amâr etmeğe Ungurus kralı Makşimelyan yine papaslara ihsân edüp amâr edüp kemâkân cebehâne ve mühimmât [u] levâzımât ma‘ûnâtlarıyla müheyyâ oldukda (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 156a ·
metinde göster ·
… le ermiş çâh-ı gayyâdan nişân verir gâr-ı yetîmânlardır kim Allâh saklaya. Esîr
olan ümmet-i
Muhammed'i bu tuz ma‘denine korlar, aslâ halâs olmak yokdur. Ve bu mahalde tuz …
Erdel kralına tâbi‘dir, ammâ başka emânetdir kim bir Mısır hazînesi hâsıl olur. Cümle serhadlere ve gayrı vilâyetlere tuz bu şehirden gider. Cümle kefereleri tuzculardır. Ve bunda tuz çıkan mağâraları görmeyen dünyâda bir şey-i ibret-nümâ görmüş değildir, zîrâ gâyet mahûf u muhâtara ka‘r-ı zemîne varmış her bir ma‘deni derk-i esfele ermiş çâh-ı gayyâdan nişân verir gâr-ı yetîmânlardır kim Allâh saklaya. Esîr olan ümmet-i Muhammed'i bu tuz ma‘denine korlar, aslâ halâs olmak yokdur. Ve bu mahalde tuz kayaları dağlar gibi yığılmış idi. Cümle askerin atları ve katır ve develeri ve sığır ve koyunları bu tuzları yeyüp yalayup safâlar etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5b ·
metinde göster ·
… meğer bu kapdan-ı mel‘ûn gâyet cebbâr ve anîd mel‘ûn-ı pelîd imiş kim niçe esîr
olan ümmet-i
Muhammed'e böyle îzâ ve işkenceler edermiş. Herkes aleyhi mâ yestahık deyü mel‘ …
Ba‘dehu kapudanı meydân-ı siyâsetde en en doğrayup niçe kıt‘a lahmından kendüye yedirdiler ve kızgın tasları başına geydirdiler ve at dağlağılarıyla vücûdun dağladılar, derisin yüzüp kal‘a kapusuna çarmıha gerüp mıhladılar. Esîrlerin nakli üzre meğer bu kapdan-ı mel‘ûn gâyet cebbâr ve anîd mel‘ûn-ı pelîd imiş kim niçe esîr olan ümmet-i Muhammed'e böyle îzâ ve işkenceler edermiş. Herkes aleyhi mâ yestahık deyü mel‘ûna la‘net tekrâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b ·
metinde göster ·
Muhammed esîrlerimize bir zarar isâbet etdirmeyesiz. Eğer bir esîrimizin kılına …
Ve kal‘a içinde olan ümmet-i Muhammed esîrlerimize bir zarar isâbet etdirmeyesiz. Eğer bir esîrimizin kılına hatâ gelirse sizin cümleniz kırarız. Ve illâ bu nâmeme muhâlefet edüp yok derseniz kal‘anızın cânib-i erba‘asın kuşadup sademât-ı top-ı kûp ile cümle der [ü] dîvârların Hemedânî sürme edüp asâkir-i gulgule-i Rûm ile yürüyüş etdirüp cümlenizi dendân-ı tîğ-ı bürrândan geçirüp bakıyyetü's-seyf olanlarınızı pây-beste ve dil-haste etmemiz mukarrerdir, ve's-selâm" deyü bu gûne nâme Elçi Hasan Ağa ile kal‘a kapudanına varup vâsıl olunca mefhûm-ı kelâmı ma‘lûmları olunca cümle kefere vü fecereler bir yere cem‘ olup turvin ve müşâvere ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 122b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Bundukanî Venedik'i elinden sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân feth edüp ba‘dehu yine küffâr donanması gelüp Venedik kâfiri bu kal‘aya istîlâ edüp germâ-germ kâmil üç gün ceng-i azîm edüp andan dördüncü günde derûn-ı hisârda olan bir alay şerî‘at ve tarîkat u hakîkat ve ma‘rifetullâh bilmez ve hâkimlerine itâ‘at etmez bir alay azgın kavimler kal‘ayı Bundukanî kâfirine amân ile verüp küffâr kal‘aya duhûl edince derûn-ı hisârda mahsûr olan ümmet-i Muhammed'in amânlarına bakmayup cümle ibâdullâhı bi-esrihim katl eyleyüp kal‘a-i Nova'yı kabza-i teshîre alup ba‘dehu sene 946 târîhinde Sultân Süleymân Hân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân hazretlerinin mesmû‘-ı şerîfleri olunca hemân ol ân Rûmeli eyâletine mutasarrıf olan Dîvâne Husrev Paşa'yı cümle Rûmeli eyâleti askeriyle kal‘a-i Nova üzre serdâr edüp on balyemez ve kırk oda yeniçeri ve on oda cebeci ve on oda topçu ve cümle elli bin asker ile Nova üzre gidüp deryâdan dahi donanma-yı hümâyûn ile Koca Hayreddîn Paşa kal‘a-i Nova limanına lenger endâht olup berren ve bahren Nova kal‘asını dâ’iren-mâdâr çevirüp bi-avnillâh üçüncü günde küffâr amân ile kal‘ayı Dîvâne Husrev Paşa'ya verince mukaddemâ küffâr bu kal‘ayı aldıkda ümmet-i Muhammed'in amânına bakmayup kırdığı gibi bunlar dahi men dakka dukka deyüp küffâra bir sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim ilâ hâze'l-ân tevârîh-i Latin'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154a ·
metinde göster ·
Hâlâ Nemse çâsârı hükmünde bir bender-âbâd-ı ma‘mûredir kim hemân "Üç bin aded demirci ve bıçakçı ve usturacı dükkânları ve iki bin çukacı ve bin kadar kâğıdcı dükkânları ve gayri ehl-i sanâyi‘ dükkânlarının hisâbın Hudâ bilür" deyü esîrlerimiz ve esîr olan ümmet-i Muhammed kulağızlarımız nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3b ·
metinde göster ·
… üp çalışırlardı. Ammâ hakîri görünce Uyvar altında alınan ve Raba cenginde esîr
olan ümmet-i
Muhammedleri cümle kaldırup pinhân etdiler. Lâkin Uyvar yılı feth olan kal‘alar …
Ammâ kal‘ası nehr-i Pojon kenârında havâlesiz bir Şeddâdî tula binâ bir sûr-ı ra‘nâ kal‘a-i metîn-i bî-bedeldir, ammâ küçükdür. Ve şekl-i muhammes vâki‘ olup iki kapusunun biri cenûba ve biri şarka mekşûf olup beş köşesinde beş aded Kahkahâ-vâr metîn ve kavî tabyaları var, ammâ handakı ol kadar derin ve dîvârları ol kadar âlî değildir. Lâkin henüz Uyvar feth olalı Nemse çâsârının fermânıyla yigirmi bin aded Tot re‘âyâları bu kal‘aya üşüp evvelki tarzından ellişer adım her cânibinden kal‘a dîvârın enli ve bir kat handak dahi yapmağa mübâşeret etmişler. Ve varoşu etrâfların dahi beş Uyvar kal‘ası cirminden büyük ediyorlardı ve cümle re‘âyâ deryâ-misâl üşüntü edüp çalışırlardı. Ammâ hakîri görünce Uyvar altında alınan ve Raba cenginde esîr olan ümmet-i Muhammedleri cümle kaldırup pinhân etdiler. Lâkin Uyvar yılı feth olan kal‘aların kâfire dönen re‘âyâları ve Uyvar köyleri re‘âyâları ve niçe bin Tot vilâyeti re‘âyâları bu aşağı yeni Jebel varoşunda mütemekkin edüp bir kal‘ayı amâr etdiklerinden kal‘a-i Uyvar'a re‘âyâ az kaldı ve bu Jebel kal‘ası sahrâsı ol kadar bir bâğ ve bâğçeli yerdir kim hadîka-i müşebbek bostânları bir konak yeri zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
… bu kal‘ayı muhâsara edüp germâgerm cenge âheng ederler. Derûn-ı hisârda mahsûr
olan ümmet-i
Muhammed görseler kim bir tarafdan imdâd yok. Hemân bir gece fürce bulup cümle …
Sobotka dahi derler {ve Soboska dahi yazılır}, ammâ lugat-i sahîha Boçkay Hersek binâ etmek ile Soboçka derler. Sırf banlarından bir müdebbir hersek imiş. Hâlâ lisân-ı Sırf ve Hırvad ve Voynık ve Latin ve Bulgar ve Boşnak'da âvâz ile türkî yerine okunan "Davuri Davurimo Boçkay Marko bo Soboçkay" bâng türkîsidir. Ba‘dehu sene 932 târîhinde Gâzî Süleymân Şâh fethidir. Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında küffâr-ı füccâr-ı Macar ale'l-gafle bu kal‘ayı muhâsara edüp germâgerm cenge âheng ederler. Derûn-ı hisârda mahsûr olan ümmet-i Muhammed görseler kim bir tarafdan imdâd yok. Hemân bir gece fürce bulup cümle ehl [ü] ıyâllerin dahi atlandırup şedd-i rihal etmeğe iktidârları olanlardan sağîr ü zarîr ve alîlleri cümle kendüleri kırup ba‘dehu vakt-i seherde kal‘a kapuların açup küffâr-ı dûzah-karâr hınzîr gibi horlayup yatırlarken Allâh Allâh deyüp bu kadar guzât küffâra kılıç urup yollar açup Keçkemet sahrâlarına ceng eyleyerek niçe bin küffârı kırarak Budin kal‘ası önünde Peşte kal‘asına cümle guzât ehl [ü] ıyâlleriyle selâmet dâhil olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80b ·
metinde göster ·
Hemân ol gece bu haberi tabur içinde olan Maskov'a tâbi‘ Heşdek re‘âyâsı
olan ümmet-i
Muhammedlerden bir hayli müselmânlar taburdan taşra çıkup küffârın imdâdları ge …
Hemân ol gece bu haberi tabur içinde olan Maskov'a tâbi‘ Heşdek re‘âyâsı olan ümmet-i Muhammedlerden bir hayli müselmânlar taburdan taşra çıkup küffârın imdâdları geldiği haberi Hân'a getirüp tapşırdılar ve anlar artık tabura gitmeyüp Hân yanında kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114b ·
metinde göster ·
… ve Âzerbâycân ve Îrân u Tûrân ve Belh u Buhârâ ve niçe yüz bin diyârlarda sâkin
olan ümmet-i
Muhammedlere Acem tesmiye olunur. Anıniçün "Seyyidü'l-Arab ve'l-Acem" denildikd …
Andan kabâ’il-i memdûh Acem'dir kim ibtidâları kavm-i Tatar'dır kim bu iki kavimden edîm-i arz müzeyyen olup benî âdemle ma‘mûr olmuşdur. Anınçün Hazret-i Kevneyn'e "Seyyidü'l-Arab ve'l-Acem" derler, zîrâ ibtidâ Arab'dan mâ‘adâ Tatar ve Acem ve Türk-i Türkmân ve Moğol ve Boğol ve Dağıstân ve Kumuğ u Kozak ve Heşdek ve Yakayça ve Lıpka ve Özbek ve Çağatay ve Kılmah ve Fağfûr u Çîn ü Hıtâ ve Hoten ve Mâçîn ve Hind ü Sind ve Laristân ve Moltân ve Sultâniyye ve Semerkand ve Kâbilistân ve Zâvilistân ve Bâbil ve Ermenistân u Mâzenderân ve Fâris ü Horâsân ve Kâşkar ve Hârizm ve Taberistân [ve] Türkistân ve Gîlân ve Irâk-ı Arab ve Irâk-ı Acem ve Irâk-ı Dâdyân [ve] vilâyet-i Kirmân ve Gence ve Şirvân ve Şamâkî ve Mekrân ve Sîstân ve Bedahşân ve Âzerbâycân ve Îrân u Tûrân ve Belh u Buhârâ ve niçe yüz bin diyârlarda sâkin olan ümmet-i Muhammedlere Acem tesmiye olunur. Anıniçün "Seyyidü'l-Arab ve'l-Acem" denildikde cümleye şâmil bir kelâm-ı dürer-bârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148b ·
metinde göster ·
… m şeb [ü] rûz Kalmık Tatarlarıyla ceng-i azîm ederler. Lâkin bu Heşdek re‘âyâsı
olan ümmet-i
Muhammedlerin üzerlerine hâkimleri yine kendülerden Kazan Alp Baymirza'dır. A‘y …
"Âdem senin ne çok pâdişâh dostların var. Sen bir ma‘lûm âdemsin" deyü hakîre ta‘zîm edüp me’kûlât [ü] meşrûbâtılarımız ile bir sarâyı konak verdi. Ammâ bir söz anlar bir kapudandır kim yigirmi bin askere ve yigirmi bin Heşdek müselmânları re‘âyâ-yı ümmet-i Muhammed'e mâlikdir kim şeb [ü] rûz Kalmık Tatarlarıyla ceng-i azîm ederler. Lâkin bu Heşdek re‘âyâsı olan ümmet-i Muhammedlerin üzerlerine hâkimleri yine kendülerden Kazan Alp Baymirza'dır. A‘yânları şehir içre olurlar. Niçe bini şehir hâricinde nehr-i Edil kenârında obalarıyla sâkin olurlar. Bunların dahi aslı Tatar'dır. Hemân Noğay gibi obalarıyla konup göçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 168a ·
metinde göster ·
… yalar üzre küffârın topların zencîrler ile keşâkeşde iken hemân derûn-ı kal‘ada
olan ümmet-i
Muhammed esîrlerinden beş yüz on bir âdem ayaklarında demirleriyle Allâh Allâh …
Hikmet-i Bârî yârî kılup bu Göllük tarafında bizim asker tabyalar üzre küffârın topların zencîrler ile keşâkeşde iken hemân derûn-ı kal‘ada olan ümmet-i Muhammed esîrlerinden beş yüz on bir âdem ayaklarında demirleriyle Allâh Allâh deyüp taşra bizim asker üzre cümle 296b çıkup halâs olup anların sebebiyle küffâr-ı hâksâr münhezim olup Göllük tabyası dahi kabza-i tasarrufa alındı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296a–296b ·
metinde göster ·
… eden korutmuşlardı. Âhir-i kâr şimdi firkatelerin Malta'ya satup mukaddemâ esîr
olan ümmet-i
Muhammedleri Dib Frengistânlara satmışlar. Ammâ müselmân hâtûnları hâlâ câriyel …
Ve cümle iki bin beş yüz aded nâmdâr tüfeng-endâz kefereleri çıkar. Cümleden ziyâde eşbehi Yarakari ve Mihalaki ve Lefteraki ve Kiryaki ve Lemberaki nâmân kapudan kefereleri var idi kim Akdeniz'i bunlar firkateleriyle cümle korutmuşlardı ve Manya vilâyetin cümleden korutmuşlardı. Âhir-i kâr şimdi firkatelerin Malta'ya satup mukaddemâ esîr olan ümmet-i Muhammedleri Dib Frengistânlara satmışlar. Ammâ müselmân hâtûnları hâlâ câriyeleri olup dahi çokdur lâkin taşra çıkarmazlar. Hudâ-yı Bîçûn anları da azametiyle halâs ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334b ·
metinde göster ·
… id limanları ve üç kal‘a-i metîni var imiş ki her biri ibret-nümâdır" deyü esîr
olan ümmet-i
Muhammedler nakl ederler. Hudâ fethin müyesser Y 125b edüp görmek mukadder et …
Cezîre-i Malta: Cümle devri yüz mîldir. "Cümle rûzgârdan mahfûz kapulu müte‘addid limanları ve üç kal‘a-i metîni var imiş ki her biri ibret-nümâdır" deyü esîr olan ümmet-i Muhammedler nakl ederler. Hudâ fethin müyesser Y 125b edüp görmek mukadder etmiş ola. Ve Malta garbında yüz elli mîl ba‘îd,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y125a–Y125b ·
metinde göster ·
… ur. Zîrâ Mekke-i mükerremede ve ekâlîm-i seb‘ada ve cümle memâlik-i islâmiyyede
olan ümmet-i
Muhammed (---)(---)(---) Hudâ âlimdir, üç kerre yüz bin ibâdullâh-ı huccâc, m …
Hazret-i Fâtıma hayrâtlarına huddâmlarının vazâyiflerine sarf olunur bir deşt-i mahsûle (---)(---)(---) yokdur. Zîrâ Mekke-i mükerremede ve ekâlîm-i seb‘ada ve cümle memâlik-i islâmiyyede olan ümmet-i Muhammed (---)(---)(---) Hudâ âlimdir, üç kerre yüz bin ibâdullâh-ı huccâc, mahlûkullâh cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y309a ·
metinde göster ·
… Cûşî'nin zıllı karâr bulur. şehr-i Fustât ile cebel-i Mukattam zıllinde medfûn
olan ümmet-i
Muhammed ehl-i cennetdir deyü râvîleri ile niçe hadîs-i sahîh vardır. Cebelü'l- …
Evvelâ Mısır-ı Kâhire'nin cânib-i şarkîsinde şehre hâ’il Cebelü'l-Mukattam nâmıyla meşhûr-ı âfâk olan cebel ma‘bedhâne-i Hazret-i Mûsâ ve Hazret-i Hârûn ve Hazret-i Îsâ olmağile hakkında Hazret-i Risâlet-penâh'ın kelâm-ı dürer-bârlarından niçe hadîs-i sahîh vârid olup ümmetlerin Mısır fethine tergîb etmişlerdir. Ba‘de'l-feth Hazret-i Amr ibnü'l-Âs asrında on yedi bin Sahâbe-i kirâm Cebelü'l-Mukattam'ın zıllinde medfûn olunmuşlardır. Hâlâ efvâh-ı nâsda mezkûr cebel-i mübâreke Cûşî dağı derler. şems-i âlem-tâb kubbe-i felekden baş Q 254bP 251b gösterdikde mezkûr cebelin sâyesi tâ Nîl-i mübârek sâhilinde şehr-i Fustât ki hâlâ Mısır-ı Atîk'dir ol şehre cebel-i Cûşî'nin zıllı karâr bulur. şehr-i Fustât ile cebel-i Mukattam zıllinde medfûn olan ümmet-i Muhammed ehl-i cennetdir deyü râvîleri ile niçe hadîs-i sahîh vardır. Cebelü'l-Mukattam lafzı katm'dan me’hûzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y256b ·
metinde göster ·
… re pâre olup esîrler halâs olmuşdur. Ve her şem‘-i kâfûrîlerin yanlarında halâs
olan ümmet-i
Muhammed'in kırkar ve ellişer vukiyye gelir demir neybeler ve kadana ve pıranka …
Ve kubbe-i âlîsinin etrâfında maslûb olan âdem kaddi niçe yüz şem‘-i kâfûrlar kim herbiri üçer dörder kantâr gelür. Bu şem‘alar cümle kefere krallarından hedâyâ gelir. Zîrâ kefere dahi bu sultâna mu‘tekidlerdir. Zîrâ zindânlarından kerrâtile alâ-mele’i'n-nâs niçe bin üsârânın pâybend-i hadîdleri pâre pâre olup esîrler halâs olmuşdur. Ve her şem‘-i kâfûrîlerin yanlarında halâs olan ümmet-i Muhammed'in kırkar ve ellişer vukiyye gelir demir neybeler ve kadana ve pıranka hadîd bendler asılıdır kim herbirin ibâdullâhlar kırkar ellişer sene taşıyup kerâmât-ı Bedevî ile halâs olmuşlardır. Ammâ bu maslûb olan şem‘alar yanmaz, hemân ârâyiş içündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y285b ·
metinde göster ·