atlandırup Hazret-i Hüseyin'in ser-i sa‘âdetin getirenlerin cümlesin kılıçdan g …
Ba‘dehû cümle ser-i sa‘âdetler Şâm-ı dârü's-selâmda Yezîd'e vardıkda müjde etdiler. Meğer ol mahalde hammâmda imiş. Hemân ferâhından peştemâlsız uryânen hammâmdan taşra çıkup şallak u mallak İmâm Hüseyin başını temâşâya çıkdıkda bi-emrillahi Ta‘âlâ İmâm Hüseyin'in başı cıdâ üstünden gâ’ib olur. Hemân Yezîd "Hay siz beni müsahhariyyâta alup İmâm Hüseyin başı geldi deyü bana kizb edüp beni uryân hammâmdan çıkarup halka melâlet edersiz." deyü esbâbın giyüp cümle Şâm'da olan askerin atlandırup Hazret-i Hüseyin'in ser-i sa‘âdetin getirenlerin cümlesin kılıçdan geçirüp Kerbelâ'dan on günde cümle kelleler Şâm'a girdi ve Azîzü'z-üntikâm Allah on günde cümle kelleleri getirenleri yine Yezîd fermânıyla kılıçdan geçirdüp hûn-ı Hüseyn'i ve gayrı şehîdânın hûnların Kerbelâ'da dökenlerin hûnları da derûn-ı Şâm'da Yezîd hammâmı semtinde dökülüp hûn-ı Yezîdî Şâm içre seyl-i revân olduğu muhakkakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 350a ·
metinde göster ·
… nında bir akd-i sulh etmeden, Türk askeri gâfiller iken, Türk'ün beri tarafında
olan askerin
kıralım ve cümle vezîrlerin esîr edelim ve ka‘bemiz olan Ustolni-Belgradımız ve …
"Bire meded Tatar askeri gelmeden ve Tuna üzre Türk'ün köprüsü bitmeden ve büyük vezîrleri beri geçmeden ve elçimiz vezîr yanında bir akd-i sulh etmeden, Türk askeri gâfiller iken, Türk'ün beri tarafında olan askerin kıralım ve cümle vezîrlerin esîr edelim ve ka‘bemiz olan Ustolni-Belgradımız ve Kızılelma-yı Orta Macar olan kal‘a-i Üstürgonumuz ve Ungurus tahtı olan Budinimizi bu dînimiz gayretiyle ve Îsâ kuvvetiyle 101a ve Meryem Ana yardımıyla bu kal‘alarımız alalım ve cümle Türkleri kıralım, kalkın gidelim. Marya Kot ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola bizlere yardımcıdır" deyüp Uyvar altından otuz yedi bin kâfir-i hâsir-i fâcir domuz topu olup bizim üzerimize gelmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b–101a ·
metinde göster ·
El-hâsıl hakîr bu asıl şeylere gâyet münkir idim, ammâ bizimle
olan askerin
niçe bini görüp hayretde kaldılar. Ve mukaddemâ anlarda görmüş âdemler çok idi. …
El-hâsıl hakîr bu asıl şeylere gâyet münkir idim, ammâ bizimle olan askerin niçe bini görüp hayretde kaldılar. Ve mukaddemâ anlarda görmüş âdemler çok idi. Ammâ Çerkes kişileri yemîn edüp "Kırk elli yıldan berü bu mertebe vefret üzre oburların cenglerin görmemiş idik" [de]diler. Ammâ gayri zamân beş on dânesi birbirleriyle yerde arabalarıyla ve küpleriyle ceng ederken hevâya da çıkarlardı, ammâ bu gece aceb temâşâ oldu, dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152a ·
metinde göster ·
… Mısrî kîse olan hazîne zerre ve şemme ve bir nukra masârıfına varınca ve me’mûr
olan askerin
me’kûlât [u] meşrûbâtıyla ve hil‘at u ihsânları ve kirâ katârlarının masrûfları …
Ammâ şöyle ma‘lûm ola kim bu mezkûr bin iki yüz Mısrî kîse olan hazîne zerre ve şemme ve bir nukra masârıfına varınca ve me’mûr olan askerin me’kûlât [u] meşrûbâtıyla ve hil‘at u ihsânları ve kirâ katârlarının masrûfları ve katır üzre kilimleri ve askerîlere hayme vü hargâhlar ve bâr [u] büngâhlar ve masârıf-ı sandûklar ve bu askere edâ-yı hizmet edüp Mısır'a dâhil olduklarında beğlerine terakkî ve yedi bölük ağalarına ve üç odabaşıları ve çavuş ve bayrakdâr ve teberdârlarına, ve'l-hâsıl sekiz yüz âdeme birer akçe terakkî yetmiş hil‘atıyla ikişer akçe terakkîden kâmil bin akçe yevmiyye terakkî edüp selâmetle gelürlerse behremend ve hissedâr olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y195b ·
metinde göster ·