Gâyet bataklı ve çataklı handak san‘atlarıdır kim her köşe başında
olan evlerin
ve gayrı evlerin cümle bu handaklı yollara nâzır mazgal 66b delikleri ve saçm …
Gâyet bataklı ve çataklı handak san‘atlarıdır kim her köşe başında olan evlerin ve gayrı evlerin cümle bu handaklı yollara nâzır mazgal 66b delikleri ve saçma top delikleri ile ârâste olmuş sokak başlarında sa‘b kal‘a-misâl evler var kim eğer şehre düşman girirse bu evlerden düşmana top ve kurşum ve taşı bârân-ı la‘net gibi yağdırmak içün bu tasavvur-ı fikr-i fâsid ile tarh olunmuş bir kal‘a etmişler, ammâ "El-abdü yüdebbiru vallâhu yukaddiru". bu kal‘a böyle hiyel ü şeytanat ile binâ olunmuşken cümle binâ etdikleri hîle vü hud‘a hebâ olup bu kal‘ada aslâ ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl olunmadan Akkirmân kal‘ası feth oldukda bu kal‘anın miftâhları ve cümle mükemmel cebehânesiyle Sultân {Bâyezîd'e} bâ-sulh {kal‘ayı} teslîm edüp içine ibtidâ Gedik Ahmed Paşa girüp kabza-i tasarrufa aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66a–66b ·
metinde göster ·
cümle pençereleri ve şâhnişînleri suya nâzırdır. Ba‘zı hâne revzenlerinden hâne …
Ve cümle üç bin aded kiremitsiz Eflak tahtasıyla örtülü bâğ-ı İremli ve cümle avluları çam tahta dîvârlı hâne-i zîbâlardır. Kârgîr binâ dîvârlı evler ve taş binâ sarâylar katı nâdirdir. Ekseriyyâ tahta ile mebnî büyût-ı ra‘nâlardır, zîrâ dağları cümle dırahtistân olmak ile tahtası çokdur, ammâ ba‘zı mükellef hâneleri vardır, ammâ nehr-i Osma kenârında olan evlerin cümle pençereleri ve şâhnişînleri suya nâzırdır. Ba‘zı hâne revzenlerinden hâne sâhibleri balık sayd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55b ·
metinde göster ·
… iyyâ ceng edenlerimiz avretlerdir ve sizin toplarınız güllelerinden ve münhedim
olan evlerin
serpindisinden ve yağmur gibi yağan kurşumlar derdinden aslâ göz açamaz olduk" …
"Vallâhi kal‘ada zahîremiz çokdur, ammâ askerimiz çok yokdur. Ekseriyyâ ceng edenlerimiz avretlerdir ve sizin toplarınız güllelerinden ve münhedim olan evlerin serpindisinden ve yağmur gibi yağan kurşumlar derdinden aslâ göz açamaz olduk" deyü haber verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116b ·
metinde göster ·
… evlerün mâbeyni bir kat şarampavlı handak kenârı bir ulu yoldur kim bu mahalde
olan evlerin
arkaları handaka varmışdır. Ve cümle evlerin handaka nâzır mazgal delikleri var …
Ve bu kal‘anın cirmi kâmil üç bin adımdır ve cümle on tabyadır ve içinde evleri seyrekdir ve hân gibi uzun uzun kat-ender-kat soltat odaları vardır. Ve bir mu‘azzam binâ kenîsesi vardır. Ve kal‘a dîvârı ile iç yüzde olan evlerün mâbeyni bir kat şarampavlı handak kenârı bir ulu yoldur kim bu mahalde olan evlerin arkaları handaka varmışdır. Ve cümle evlerin handaka nâzır mazgal delikleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46a ·
metinde göster ·
Evvelâ mezkûr Fîl Meydânı'nda olan yerde bir âlî kemer altında bir tuç fîl vardır, kaddi mîl minâre kadar vardır. Dörd ayağı üzre durup gözleri ve kulakları ve hortumu dâ’imâ hareket etmededir. Kaçan kim öyle vakti oldukda hemân bir kerre fîl gıjgırup kulakların oynadup gözlerin devirüp hortumunu ber-hevâ kaldırup yolun karşu tarafında olan evlerin damlarına berâber hortumu kalkup bir kerre hortumun sîne-i pür-kînesine urdukda sînesi Husrevânî küp gibi güm güm ötüp sadâ verir. Meğer sînesi sâ‘at çanı imiş. Tamâm on iki kerre sînesine hortumuyla urup bilirler kim nısf-ı nehâr oldu. Bir garâ’ib mehîb ibret-nümâ fîl sâ‘atdir. Bu mahalle fîl sokağı derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58b ·
metinde göster ·
… erinin yüzleri cânib-i şarka nâzırdır ve derenin karşu tarafında çârsû-yı bâzâr
olan evlerin
dahi yüzleri şarka nâzırdır. Ve bu taraf evlerinin karşu kıble tarafı evc-i âsu …
Ve şehr-i Gedüs bir sengistân dar boğaz içinde bir dere kenârında vâki‘ olmuş dere ve depeleri zeyn etmiş kat-ender-kat ma‘mûr hâne-i zîbâlardır. Bu cânib hânelerinin yüzleri cânib-i şarka nâzırdır ve derenin karşu tarafında çârsû-yı bâzâr olan evlerin dahi yüzleri şarka nâzırdır. Ve bu taraf evlerinin karşu kıble tarafı evc-i âsumâna ser çekmiş kal‘a-i bâlânın kayasıdır kim aktâr-ı arzı geşt [ü] güzâr eden seyyâhân-ı berr ü bihâr cânbâz tâ’ifesi pehlivânları yigirmi otuz yılda bir kerre bir azîm cem‘iyyet-i kübrâ ile bu şehr-i Gedüs'e gelüp birbirlerin imtihânen bu kal‘a kayasına resen bağlayup gûnâ-gûn arz-ı mahâretler gösterüp Y 20b urûc eden post sâhibi ser-çeşme pehlivân olur. Niçesi pâre pâre olur. Hâlâ aşağı derk-i esfelde medfûndurlar. Ne‘ûzübillâh benî âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Bu kal‘anın bu kullesi kayalar üzre tâ bu mertebe eflâke ser çekmişdir kim efvâh-ı nâsda Cânbâz kullesi derler, meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y20a–Y20b ·
metinde göster ·