Ba‘dehû yine Ermen küffârı istîlâ edüp yetmiş sene Âmid'e mâlik oldular. Âhir Kürdistân'da Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Evhadullah oğlu Sultân (---)(---) Diyârbekir üzre deryâ-misâl asker ile gelüp kâmil yedi ay muhâsara edüp derûn-ı kal‘ada mütehassın olan kefere vü fecere kaht-ı galâdan amân deyüp kal‘ayı (---)(---)(---) Sultân'a yedi şart üzre teslîm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 198b ·
metinde göster ·
… zeytun yağı, hatta şarâb-ı bî-hicâb dahi vardır kim müsâlaha içün yahûd mahsûr
olan kefere
re‘âyâ vü berâyâ içün hamr dahi vardır. Hatta bi-emrillah bir gârda neft yağı m …
Ve niçe yüz havzlarda sirke ve bal ve peynir ve zeytun ve zeytun yağı, hatta şarâb-ı bî-hicâb dahi vardır kim müsâlaha içün yahûd mahsûr olan kefere re‘âyâ vü berâyâ içün hamr dahi vardır. Hatta bi-emrillah bir gârda neft yağı ma‘deni vardır kim kayadan cereyân edüp bir havz-ı azîmin içine rîzân olup ol havz-ı azîm mâl-â-mâl oldukda taraf-ı mîrîden Van defterdârı tüccârlara fürûht eder, bi-emrillâh bir temâşâdır. Ammâ bu gâr dahi şeb [u] rûz mesdûd durur. Hatta bu gârın bir tarafında püşte püşte hâk-i pâk yığılmış durur. Allahümme âfinâ bu nefte bir âteş isâbet etse üzerine bu toprağı döküp söndürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 251a ·
metinde göster ·
"Derûn-ı kal‘ada yedi nâhiye askeri cümle on sekiz bin Hıristiyan askerdir ve sâ’ir re‘âyâ vü berâyâsı bî-hisâbdır. Ve bunda olan yat [u] yarağ ve cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtların vefreti ve içinde olan kefere vü fecerelerin kesreti hadd-i ihsâdan mütecâvizdir. Bu kal‘a fethinde su‘ûbet çekersiz belkim bir gece içerden küffâr şeb-hûn ede, zîrâ bir kerre Leh kralına eyle edüp Leh askerin kal‘a altından kaçırup kal‘ayı Leh elinden halâs etmişlerdir" deyü giriftâr olan diller böyle haber verdiklerinde dillerin dilleri bedenlerinden cüdâ, ba‘zısı bî-dinleri uğuruna fedâ olunup Seykel kal‘ası altına ol şiddet-i hârda cânib-i erba‘aya karavullar ta‘yîn olunup meks olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23a ·
metinde göster ·
… u kal‘ayı Vezîria‘zam Makbûl iken Maktûl İbrâhim Paşa vere ile feth edüp içinde
olan kefere
vü fecereler cibâl u beyâbânlar ve niçeleri gayri kılâ[‘]lara pârekende ve perî …
Ba‘dehu sene 932 târîhinin mâh-ı Şevval'inde Süleymân Hân Varadinpetre kal‘ası fethine giderken bu kal‘ayı Vezîria‘zam Makbûl iken Maktûl İbrâhim Paşa vere ile feth edüp içinde olan kefere vü fecereler cibâl u beyâbânlar ve niçeleri gayri kılâ[‘]lara pârekende ve perîşân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu küffâr mezkûr esîr ümmet-i Muhammedleri kırup cümle söz başı
olan kefere
kapudanları ve papasları ve irşekleri ve şagları ve birovları bir yere yüz elli …
Ba‘dehu küffâr mezkûr esîr ümmet-i Muhammedleri kırup cümle söz başı olan kefere kapudanları ve papasları ve irşekleri ve şagları ve birovları bir yere yüz elli nefer küffârlar gelüp ser-i kârda olanlarından ve gayri keferelerden cem‘ olup müşâvere ve turvin ederlerken bir küffâr-ı âkıbet-kâr ihtiyârı eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117b ·
metinde göster ·
… up cümle kefereleri hânelerinde dükkân gibi iş işlerlermiş. Ve bu kal‘a baş beğ
olan kefere
hükmündedir. Bir taş âhûru bir bî-hâsıl yerde olmak ile bu gece atlarımız otsuz …
Ammâ taşra varoşu ol kadar müzeyyen görünmez idi, ammâ yine bunun dahi cânib-i erba‘ası yalın kat handaklı taş kal‘a ve üç aded kapusu ve üç bin aded hâneler imiş, refîklerimiz nakl etdiler. Ve çârsû-yı bâzârı ol kadar müzeyyen olmayup cümle kefereleri hânelerinde dükkân gibi iş işlerlermiş. Ve bu kal‘a baş beğ olan kefere hükmündedir. Bir taş âhûru bir bî-hâsıl yerde olmak ile bu gece atlarımız otsuz ve yemsiz kalup açlıkdan öleyazdılar, zîrâ gâyet sengistân yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153b ·
metinde göster ·
… eli leşkeri vardır" derler, ammâ ma‘lûmum değildir. Ammâ bu vilâyet-i Maskov'da
olan kefere
askerinin ve gayri benî âdemlerinin hisâbın Hallâk-ı âlem bilür. Hele hakîr akl …
İmdi ihvân-ı vefâ, gerçi bu abd-i hakîr Hindistân'a varup ne mertebe askeri vardır, ma‘lûmum değildir. Kendülerinin nakilleri üzre "Hâkânımızın yetmiş lek ulûfeli leşkeri vardır" derler, ammâ ma‘lûmum değildir. Ammâ bu vilâyet-i Maskov'da olan kefere askerinin ve gayri benî âdemlerinin hisâbın Hallâk-ı âlem bilür. Hele hakîr akl-ı kâsırımla Cenâb-ı Allâh bu dünyâda ne kadar acâ’ibât u garâ’ibât ve ecnâs-ı mahlûkât halk etdi ise bu Mesköv vilâyetinin iki iklîminde beş ol kadar ziyâde kavm-i küffâr ve on ol kadar ecnâs-ı mahlûkât-ı lâ-yuhsâ vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182b ·
metinde göster ·
… hîlerinden kara sazanı ve turna balıkları çok olur. Bu buhayre etrâfında ma‘mûr
olan kefere
kurâları sayd edüp şehr-i Selânik'e ter ü tâze getirüp fürûht edüp kâr ederler …
Ve gûnâ-gûn mâ’ide mâhîlerinden kara sazanı ve turna balıkları çok olur. Bu buhayre etrâfında ma‘mûr olan kefere kurâları sayd edüp şehr-i Selânik'e ter ü tâze getirüp fürûht edüp kâr ederler ve öşr-i sultânîsin bu buhayre emînine verirler, zîrâ başka emânet ve zâbıtlıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 214a ·
metinde göster ·
avretler fisdânların gûna-gûn katîfelerden ederler. Lâkin koltukları altında ve …
Ammâ avretleri başlarına beyâz bezler örtüp Mora vilâyetinde Çakona keferesi avretleri gibi beyâz kâtib sarıklı kefere avretleri vardır, ammâ başka bir gûne saçların örüp başka bağ bağlarlar ve yine fisdânları elvân çukalardan ve gayri harîrlerden fisdânlar ederler, ammâ zengîne olan kefere avretler fisdânların gûna-gûn katîfelerden ederler. Lâkin koltukları altında ve önlerinde ve ardlarında hammâl semerleri gibi yumru fisdânları olup avretlerin kanbur şekilli gösterir, ammâ hîn-i cimâ‘da beli altında yumru fisdân durmak ile avretlerinin ferc-i kabîhaları yükseğe kalkup cimâ‘ etmeğe âsân olmak maslahatiyçün hukemâ-yı kudemâ eyle yumru fisdânlar te’lîf etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 326a ·
metinde göster ·
Bu mezkûr dere içre sekiz yerde la‘l-gûn kuyumcular şebi çıkar kim bir temâşâ-yı azîmdir. Bu derede olan kefere kurâları cümle şeb çıkarmağa me’mûr olup sâ’ir tekâlîf-i şâkkadan mu‘âf [u] müsellemlerdir, ammâ müselimler değillerdir. Cümle mîrî mâldır kim defterdâr tarafından başka emânetdir kim yedi yük akçe iltizâmdır. Her kim şeb serîka ederse tecrîm edüp haps-i ebed edüp ma‘dende pây-beste ve dil-haste beste-i zencîr olup esîr gibi hidmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378a ·
metinde göster ·