… yet etmediğin görüp İslâmbol'dan bir konak ba‘îde Karadeniz kurbundaki dağlarda
olan suları
(---) günde havz-ı azîmlere cem‘ edüp andan Mi‘mâr Sinân hendesesi ve anın kârı …
Ba‘dehu Âl-i Osmân'dan Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân İslâmbol içre Kırkçeşme ve Ebü'l-feth ve Sultân Bâyezîd-i Velî suları kifâyet etmediğin görüp İslâmbol'dan bir konak ba‘îde Karadeniz kurbundaki dağlarda olan suları (---) günde havz-ı azîmlere cem‘ edüp andan Mi‘mâr Sinân hendesesi ve anın kârıyla İslâmbol içre gelince su kemerlerin kat-ender-kat binâ edüp Sultân Mehemmed câmi‘i haremi kurbundan kemerleri geçirüp mukaddemâ binâ olunan Yanko ibn Madyan'ın Kırkçeşme yanındaki alçak ve kara taşlı kâfirî binâ kemerler üzre birer kat kemerler binâ edüp tâ Bâb-ı hümâyûn önünde terâzû ile Yeni Sarây'a su girüp orta kapuda kuyulara dökülüp andan bostâncı ocağında dollâbcılar atlar ile ve sığırlar ile suları çeküp harem-i hâ[s] ve matbah-ı sultânîye ve helvâhâne ve ekmekhâne ve ıstabl-ı Antere ve iç gulâm-ı hâsda hammâm ve çeşmelere Süleymân Hân suları taksîm etdirüp hayrât-ı azîm edüp İslâmbol halkını saky eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97a ·
metinde göster ·
… ekiz yüz altmış aded sular mahlût olur. Ve cümlesi bu bizim geçdiğimiz yollarda
olan sulardır
. Cümlesi Abaza dağlarından gelir. Hamd-i Hudâ biz anların cümlesin içüp geçdik, …
Nehr-i Kuban-ı azîmin başı: Kûh-ı Elburz'un cenûbunda Gürcistân'ın Dâdyân vilâyeti dağlarından enüp bu mahalle dek gelir. Bunda gelince azdır, ammâ aşağı Karadeniz'e mahlût olunca nehr-i Kuban'a sağîr ü kebîr sekiz yüz altmış aded sular mahlût olur. Ve cümlesi bu bizim geçdiğimiz yollarda olan sulardır. Cümlesi Abaza dağlarından gelir. Hamd-i Hudâ biz anların cümlesin içüp geçdik, ammâ meşhûr olan büyük suları yazdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 157a ·
metinde göster ·
… kları iskele başında deryâ içre kaynayup çıkar. Selef pâdişâhları sahrâda gâyib
olan sulara
saman ve kömür döküp bu liman kaynaklarından hurûc edüp çıkdığı muhakkakdır.
Ve iki yüzden mütecâviz çeşmeleri var. Cümle suyu nehr-i Düden'den gelür. Nehr-i Düden bu şehrin yıldız ile şark mâbeyninde Donanma ta‘bîr etdikleri yollardan gelüp tâ Düden dağlarından tulû‘ edüp bu şehre gelince birkaç kol olmuşdur. Bir kolun selef pâdişâhları yalçın kayaları ve sa‘b yolları kesüp Adalya kal‘asına getirmişler. Bir kaç kolu dahi Manavgat nâhiyesine giderken taş binâ cisirler ile ubûr olunup ol mahalde deryâya mahlût olur. Ve bir kolu dahi Adalya kurbunda kayalar mâbeyninde gâyib olup Adalya kal‘asının limanı kenârlarında leb-i deryâda azîm kaynaklar vardır. Ve ba‘zı kaynakları iskele başında deryâ içre kaynayup çıkar. Selef pâdişâhları sahrâda gâyib olan sulara saman ve kömür döküp bu liman kaynaklarından hurûc edüp çıkdığı muhakkakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136a ·
metinde göster ·
‘Yâ İskender, bu âb-ı hayâtdan nûş ederek Musul'a var. şatt'a mahlût
olan sulardan
nûş ede ede git. Kankı suyun nef‘in müşâhede edüp istirâhat edersen ol nehrin k …
‘Yâ İskender, bu âb-ı hayâtdan nûş ederek Musul'a var. şatt'a mahlût olan sulardan nûş ede ede git. Kankı suyun nef‘in müşâhede edüp istirâhat edersen ol nehrin kenârınca gidüp tâ tulû‘-ı nehir mahalline dek varup kırk gün anda mukîm olup ol sudan nûş edüp bu karnların veca‘ından halâs olursun’ deyü vâkı‘asında böyle görünce cümle hukemâsın cem‘ edüp Musul cânibine azîmet edüp niçe nehirler ubûr edüp vilâyet-i Cezîretü'l-Ömer içinden gelen nehr-i Habûr'dan nûş edüp tâze cân bulup râhat olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y10b ·
metinde göster ·
… irlerine karîbdir, tüfeng menzilidir. Sevâkin cezîresinde su olmayup bu tarafda
olan suları
hıfz içün bu üç kıt‘a kulleleri binâ etmişlerdir. Ve gelen kârbân ve âyende vü …
Ve bu cezîrenin keşişleme cânibi karadır, beri tarafdan ezân sadâsı istimâ‘ olunur, ol tarafda leb-i deryâda üç aded kulle-i kadîmler vardır, birbirlerine karîbdir, tüfeng menzilidir. Sevâkin cezîresinde su olmayup bu tarafda olan suları hıfz içün bu üç kıt‘a kulleleri binâ etmişlerdir. Ve gelen kârbân ve âyende vü revendegân bu Sevâkin'e ubûr edince mutahassın olmağiçün bir cây-ı menâs kullelerdir. Bu kulleler olmasa Zengî kavmleri Sevâkinliye bir katra su vermezlerdi ve Sevâkinli susuzlukdan helâk olurlardı olmuşlardır olur. İlâ-yevminâ hâzâ gelen gemilerden Arz-ı Mukaddese suyu var mı deyü Yemen ve Cidde gemilerinden su isterler. Ol ecilden bu tarafdaki suların (---)(---) bu kuyuların dâ’imâ hıfz ederler. Ba‘zı hânelerde su sarnıcları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y436a ·
metinde göster ·