… mmâ bu câmi‘e bir evkâf-ı azîm lâzımdır" deyince hemân huzzâr-ı meclisde 274a
olanlardan
Evliyâ Efendi ve Üsküdarî Mahmûd Efendi buyururlar kim "Pâdişâhım niyyetü'l-gaz …
Evvelâ sene (---) târîhinde Sultan Ahmed Hân asrında sen vücûde geldiğin sene Atmeydânı'nda yedi aded vezîr ve a‘yân-ı kibâr sarâyların münhedim edüp yerlerine yeni câmi‘in esâsına şürû‘ olunup kırkar ellişer zirâ‘ melikî hafrlar kazılup ızkara temeline mübâşeret olunup bir senede kâmil esâs-ı binâ rûy-ı arza berâber oldukda cümle hâs u âm ve sulehâ-yı ümmetden kimesneler ve ilm-i eflâkden haberdâr müneccimler ilm-i mîkât ve kıble-nümâ ile ibtidâ du‘â ü senâ ile bin aded kurbânlar ile makâm-ı mihrâb vaz‘ olundu. Ve Kalender Paşa temele mu‘temed ve nâzır olup Kara Sünbül Alî Efendi temel kâtibi ve kadısı olup üstâdımız Evliyâ Efendi temel imâmı olup Üsküdarî eş-Şeyh Hazret-i kutbu'l-aktâb Mahmûd Efendi temel şeyhi ve Mahmûd Çelebi ve Kara Mahmûd Ağa ve gayrı kırk kimesne-i hoş-elhân temel mü’ezzinleri olup rûz-merre ale'd-devâm binânın itmâmına cidd u cehd, sa‘y [u] ihtimâm etmede. Bir gün merhûm Sultân Ahmed Hân, câmi‘in harem yeri ki, Koca Mehemmed Paşa'nın sarâyı yerinde ancak bir kasr-ı münakkaş kalmışdı, anda bir çetr-i mülemma‘ kurulup cümle vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyıh [u] sâdât ve a‘yân [u] eşrâf ve sığâr u kibâra bir ziyâfet-i âlî olmuşdur kim bu ni‘met-i uzmâ sûr-ı hümâyûn-ı hıtân-ı Ahmed Hân'da olmamışdır. Cümle ricâlullah ba‘de't-ta‘âm hayr du‘â edüp herkes vatanına gitdikde merhûm Sultân Ahmed Hân çetr-i mülemma‘ı içre Üsküdarî Mahmûd Efendi ve Evliyâ Efendi ve Kara Sünbül Alî Efendi ve Cerrâh Şeyhi İbrâhîm Efendi ve sultân-ı hânendegân Musâhib Dervîş Ömer Gülşenî ve biz hakîr huzûr-ı pâdişâhîde ber-zânû kalup Sultân Ahmed Hân bu cümleye hitâb edüp eydür "İnşâallahu Te‘âla bu câmi‘imiz itmâm bulup rûşen ma‘bedhâne olur. Hudâ itmâmın müyesser eyleye" buyururlar. "Ammâ bu câmi‘e bir evkâf-ı azîm lâzımdır" deyince hemân huzzâr-ı meclisde 274a olanlardan Evliyâ Efendi ve Üsküdarî Mahmûd Efendi buyururlar kim "Pâdişâhım niyyetü'l-gazâ deyüp bir diyârı feth edin. Andan cümle imârâtı ve mahsûlât-ı cizyesin bu câmi‘-i şerîfinize vakf edin. Gör e ecdâd-ı ızâmın Süleymân Hân tâbe serâha bizzât kendüleri cezîre-i Malta [ve] Rodos'u feth edüp ve cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Hereke ve cezîre-i İlyaki ve cezîre-i Sönbeki kal‘alarını feth edüp cümle câmi‘ine vakf eyleyüp, hâlâ tevliyet-i azîmdir, cümle ecdâdlarınızın evkâflarından Süleymân Hân evkâfından metîn ve kavî evkâf-ı azîm yokdur. Bolay kim Pâdişâhım, siz de Akdeniz'de cezîre-i Girid'i Venedik küffârı elinden feth edüp İslâmbol'dan Mısır'a giden tüccâr ve züvvâr-ı huccâc-ı müslimînin ma‘beri küffâr gemilerinden pâk olaydı" denildikde hemân Cerrâh Şeyhi İbrâhîm Efendi ve Üsküdarî Mahmûd Efendi bu niyyet-i hâlisa içün, Allah rızâsiçün Fâtiha denilüp cümle huzzâr-ı meclisin hâs u âmmı Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet edüp el yüze sürülüp cümle hâzırûn "İnşâallahu Te‘âlâ du‘âmız icâbet kurbunda vâkı‘ olmuşdur. Erde ve geçde ol cezîre feth olur. Lâkin hemân ol cezîrenin fethi esbâbına sa‘y-ı beliğ etmek gerekdir" dediklerinde hemân Sultân Ahmed Hân aleyhi'r-rahmeti ve'r-rıdvân eydür: "Ammâ efendiler! Bizim Venedik kâfiriyle sulh [u] salâhımız vardır. Sulha mugâyir bir iş işlemek şân-ı şehinşâhlara lâyık-ı Muhammedî değildir. Ne bahâne ile ahd-şikenlik idelim. Bâ-husûs hâlâ Anadolu eyâletlerinde Karayazıcı ve Sa‘îd Arab ve Kalenderoğlu ve Cennetoğlu nâmân celâlîler gibi hasm-ı kavîlerimiz derdinden bîzâr olup asker-i deryâ-misâlimiz ile Serdâr-ı mükerrem Murâd Paşa lalam anların def‘iyle mukayyeddir. Niçe sefer açup cezîre-i Girid'i feth idelim" dediklerinde Evliyâ Efendi eydür "Pâdişâhım üçüncü gün serdârın cümle celâlîyi katl edüp on ikinci gün pâdişâhıma müjde gelir. Ol celâlîlerin devâm [u] sebâtları yokdur. Seyl suyu gibi geçkincidir. Serdârın Murâd Paşa, anların leşini kuyulara doldurup nâmına Kuyucu Murâd Paşa deyü tevârîhlere tahrîr oluna" deyü keşf eder. Hakîkatü'l-hâl, Murâd Paşa cümle celâlîyi Haleb ve Aziz ve Kilis altında dendân-ı tîğdan geçirüp leşlerini kuyulara doldurduğu müjdesi Sultan Ahmed'e gelince pâdişâh-ı halûk, inşirâh-ı sadr [u] zevk-i derûn hâsıl eder. Hemân ol sâ‘at Üsküdarî Mahmûd Efendi eydür "Pâdişâhım! Gazân mübârek ola, Ammâ beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 273b–274a ·
metinde göster ·
kefere-i İsfeç ve Felemenk ve Donkarkıza ve Danimarka ve Nemse (---)(---) (--- …
Kavm-i kadîm-i melâ‘înlerdir kim gâyet muta‘assıbîn cuhûd Yahûdîlerdir. Yüz yigirmi dörd bin peygamberin dörd bini min muhabbetillahi Te‘âlâ câme-i hâb-ı râhatında merhûm olmamışlardır. Cümlesin bu Yahûd tâ’ifesi şehîd etmişlerdir. Eğer Yahyâ ve Zekeriyyâ ve Circîs (---)(---)(---)(---)(---) gibi niçe bin mürsel ve gayri mürsel nebîleri şehîd eyledikleri cemî‘i tefâsîr ve tevârîhlerde mastûrdur. Bir millete iki kitâb nâzil olmamışdır. Ammâ bunlar ibtidâ Dâvûdî olmağıla cenâb-ı Bârî Hazret-i Dâvûd'a kitâb-ı Zebûr'ı nâzil eyledi. Sûre-i (---)Arapça âyet-i delîl [u] bürhândır. İbtidâ Hazret-i Dâvûd vâ‘iz u nâsıh idi ve Dâvûdî bülend-âvâz ile Zebûr âyetlerin tilâvet edüp va‘z u nasîhat edüp kifâf-ı nefs içün cenk âletiyçün demirden zırh düzerdi. Sonra Cenâb-ı Bârî, Hazret-i Dâvûd'a emr edüp Câlût Melîk üzre sefere gidüp Tâlût Melik Hazret-i Dâvûd'a îmân getirüp Câlût ile Haleb eyâletinde Mercidâbık sahrâsında bir ceng-i azîm edüp Hazret-i Dâvûd, Câlût'un kellesine bir seng-i sapan-ı Dâvûdî ile urdu kim Câlût'un kellesi hurd olup ol ân mürd olup Cenâb-ı Bârî Hazret-i Dâvûd'a Câlût'un hilâfeti ve mülkin ihsân eyleyüp hem nebî ve hem pâdişâh olduğuna Sûre-i Bakara'da Arapça âyetin nâzil etmişdir. Ammâ Hazret-i Dâvûd'a nâzil olan kitâb-ı Zebûr'da va‘d u va‘îd ve kasas ve emr [u] nehy ve harâm u helâl yokdur, cümle du‘âdır. Hâlâ cemî‘i tâ’ife-i Yahûdâ'nın sinagolarında hahamların kayış üzre tilâvet etdikleri Zebûr'dur ve yemîn etdikleri kitâb Zebûr'dur. Ammâ Hazret-i Mûsâ'ya nâzil olan kitâb-ı Tevrât'da cümle va‘d u va‘îd ve emr [u] nehy ve kasas ve helâl ü harâm ve cennet ü cehennem ve a‘râf ü haşr u neşr Arapça âyeti Furkân'da olduğu gibi kitâb-ı Tevrât'da cümle hükm vardır. Ammâ kavm-i Yahûd'dan mâ‘ada millet-i Mesîhiyye'de olanlardan kefere-i İsfeç ve Felemenk ve Donkarkıza ve Danimarka ve Nemse (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) kefereleri cümle Tevrât ve Zebûr olmayup Yahûdânca kelimât ederler. Ammâ mezhebleri Mesîhiyye mezhebine muhâlif ü muğâyir bir alay dalâlet-âyîn kefere-i fecerelerdir kim lisân-ı Yahûdî budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 44b ·
metinde göster ·
… t etdiği ân kesâfetden ol kes halâs olup şâd u handân olur. Bu âsitânede medfûn
olanlardan
evvelâ,
Evvelâ Dâr-ı Ervâh nâm mekân-ı rûhânîde yedi bin güzîde-i kibâr-ı evliyâullâh âsûde olduğu tevâtürle müsbetdir. Zirâ niçe bin kerre leyle-i kadirlerde ve şeb-i mi‘râc-ı Nebî ve sâ’ir leyle-i mübârekelerde nûr-ı İlâhî nâzil olduğu zâhir ü bâhir olmuşdur ve bu cübbânda eyle rûhâniyyet var kim bir pür-mağmûm âdem bu gurâfeye gelüp ziyâret etdiği ân kesâfetden ol kes halâs olup şâd u handân olur. Bu âsitânede medfûn olanlardan evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 71b ·
metinde göster ·
istimâ‘ etdiğimiz üzre cümle zenâneleri beyâz çar bürünüp yüzlerinde burka‘ ve …
Der-ayân-ı kaba-yı nisvân: Ba‘zı birâder-i cân-berâberimiz olanlardan istimâ‘ etdiğimiz üzre cümle zenâneleri beyâz çar bürünüp yüzlerinde burka‘ ve serlerinde altun ve gümüş takye ve libâsları cümle harîr ile mülebbes havâtînleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225b ·
metinde göster ·
… emsi Paşa oğlu Mehemmed Emîn Paşa'nın Van'a kapanup isyân etmesine bâ‘is ü bâdî
olanlardan
bu firâr edenler imiş. Der-akab anları keşân-ber-keşân getirüp dîvân-ı pâdişâhî …
Cümle Kürdistân askeri ve a‘yân-ı Van bu ni‘met-i uzmâ ile def‘-i cîy‘ân eyleyüp "Ba‘de't-ta‘âm ve'd-du‘â vü senâ dîvân-ı pâdişâhîdir", deyü dokuzar kat 248b mehterhâneler çalınup ba‘dehû bin bir ayak bir ayak üzre kat-ender-kat durup çavuşlar alkışlayup, "Şikâyetçi var mı?", deyince netîce-i merâm yedi kimesnenin gûnâ-gûn da‘vâları dinlenüp şer‘ ile edâ-yı hak olunup yedi kimesnenin katillerine fermân-ı şehriyârî var iken anları kaldırdup kal‘aya fermân edince hemân dîvânda eli kavuşup duranlardan dörd âdem dîvândan firâr edüp üçü dîvânda tepesi üzre ser-nigûn olup sarı‘ dutdular. Meğer bunlar ve firâr edenler Van Paşası Şemsi Paşa oğlu Mehemmed Emîn Paşa'nın Van'a kapanup isyân etmesine bâ‘is ü bâdî olanlardan bu firâr edenler imiş. Der-akab anları keşân-ber-keşân getirüp dîvân-ı pâdişâhîde ba‘de's-subût huccet-i şer‘iyye ile kellelerin tenlerinden cüdâ olup öbir ser-nigûn olup düşen ihtiyârları kal‘aya fermân etdüğünden sonra kapucubaşı hatt-ı şerîfi dîvân-ı pâdişâhîde dîvân efendimiz Gınâyîzâde Alî Efendi destine verüp ol dahi savt-ı a‘lâ ile alâ mele’i'n-nâs kırâ’at edüp yetmiş aded âdemin kelle-i bî-devletleri Dârü's-saltanati'l-aliyyeye fermân olunup yetmiş âdemden kırk beşi anda mevcûd bulunup cümle huzûr-ı paşaya dest ber-kafa kayd [ü] bend ile gelüp cümlenin cürmleri su’âl olunup "Şehrimizi harâb u yebâb etdirüp top güllesiyle hânedânlarımız berbâd etdirüp bu kadar âdem kılıçdan geçmesine bu zorba ve aşkıyâlardır." deyü şehâdet eylediklerinde paşa eydür: "Bugünkü gün pâdişâhımın vekîl-i mutlakı ve serdâr-ı mu‘azzamıyım. Bu yedi âdemi vekâletim hasebiyle âzâd etdim, ammâ bu otuz sekiz âdemin haklarından gelirim. Tiz cellâdlar, kaldırın!" deyü sekban u sarıca bu mücrimleri kaldırup kal‘aya götürdüler. Biri giderken yolda cân verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248a–248b ·
metinde göster ·
… müşâbih kavm-i Çamapur-misâldir. Zîrâ cengde bizim tarafımızdan mecrûh u şehîd
olanlardan
niçe yüz âdemlerimizin başların bizim asker kesüp paşaya getirüp ihsânların alı …
Hân askeri ile Âl-i Osmân askeri ma‘lûm oldu. Zîrâ Hân askeri ve bizim Kürdistân askeri cümle başları Kızılbaş başları gibi ince serbendli ve ince şapik giymiş birbirine müşâbih kavm-i Çamapur-misâldir. Zîrâ cengde bizim tarafımızdan mecrûh u şehîd olanlardan niçe yüz âdemlerimizin başların bizim asker kesüp paşaya getirüp ihsânların alırlardı. Âhir böyle olmasın içün vezîr-i dilîr böyle ahsen-i tedbîr edüp asker henüz tâze cân bulup hakîr imdâd haberin getirdiği mahalde üç bin aded güzîde dilîrân-ı Ekrâd-ı şehbâz ve üç bin mikdârı asâkir-i Van-ı bî-dâd ile Melek Paşa Yûsuf Kethudâ'yı serdâr edüp "Yürü, yarıcın Allah ola!" deyüp gönderdikde Yûsuf Kethudâ Hazret-i Hızır gibi Ekrâd beğleri imdâdına yetişüp mezkûr meterislere kapanan hân askeri üzre göz karardup Allah Allah ile cânib-i erba‘adan kol kol sarılup kut-â-kut bu vech ile ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl olup savaş-ı perhâş oldu kim semâda 270a melâ’ike-i kerrûbiyân safâ-bâş u tahsîn ve sad-lek-i âferîn eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 269b–270a ·
metinde göster ·
bu hakîr istimâ‘ edüp bu mahalle tahrîr etdik, ammâ be-kavl-i kavm-i Cânkurtara …
Anların nakilleri üzre bu gazâda hâzır olanlardan bu hakîr istimâ‘ edüp bu mahalle tahrîr etdik, ammâ be-kavl-i kavm-i Cânkurtaran bu celâlî kavmi bu cezîreye geçdiklerinde Budin vezîrinden bize fermân gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72b ·
metinde göster ·
… cinân olup camadanları ve âlât-ı silâhların beytü'l-mâlcı zabt edüp ser-i kârda
olanlardan
bir merd-i nâmerd rahm etmeyüp ah vâh demeyüp ol şiddet-i şitâda Azak'dan Deli …
Hulâsa-i kelâm böyle iken hâlâ asrımız manzûrumuz olan gazâlarda evvelâ kal‘a-i Azak gazâsında sene (---) târîhinde Deli Hüseyin Paşa serdâ[r]ımız iken on iki bin aded mahlûk-ı Hudâ şehîd rütbesinde vâsıl-ı cinân olup camadanları ve âlât-ı silâhların beytü'l-mâlcı zabt edüp ser-i kârda olanlardan bir merd-i nâmerd rahm etmeyüp ah vâh demeyüp ol şiddet-i şitâda Azak'dan Deli Hüseyin Paşa bî-feth avdet etdikde Kazak-ı Âk elinde kal‘a-i Azak da on bin aded merd guzât-ı müslimînimizden esîrimiz kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184b ·
metinde göster ·
… n şark tarafında bir çemenzâr sahrâ-yı lâle‘ızârda Kâsım Voyvada cenginde şehîd
olanlardan
kırk yerde yığın yığın mezâristânları ziyâret etdik. Be-kavl-i kefere,
Bu kal‘anın şark tarafında bir çemenzâr sahrâ-yı lâle‘ızârda Kâsım Voyvada cenginde şehîd olanlardan kırk yerde yığın yığın mezâristânları ziyâret etdik. Be-kavl-i kefere,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 74a ·
metinde göster ·
… e bulup cümle ehl [ü] ıyâllerin dahi atlandırup şedd-i rihal etmeğe iktidârları
olanlardan
sağîr ü zarîr ve alîlleri cümle kendüleri kırup ba‘dehu vakt-i seherde kal‘a ka …
Sobotka dahi derler {ve Soboska dahi yazılır}, ammâ lugat-i sahîha Boçkay Hersek binâ etmek ile Soboçka derler. Sırf banlarından bir müdebbir hersek imiş. Hâlâ lisân-ı Sırf ve Hırvad ve Voynık ve Latin ve Bulgar ve Boşnak'da âvâz ile türkî yerine okunan "Davuri Davurimo Boçkay Marko bo Soboçkay" bâng türkîsidir. Ba‘dehu sene 932 târîhinde Gâzî Süleymân Şâh fethidir. Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında küffâr-ı füccâr-ı Macar ale'l-gafle bu kal‘ayı muhâsara edüp germâgerm cenge âheng ederler. Derûn-ı hisârda mahsûr olan ümmet-i Muhammed görseler kim bir tarafdan imdâd yok. Hemân bir gece fürce bulup cümle ehl [ü] ıyâllerin dahi atlandırup şedd-i rihal etmeğe iktidârları olanlardan sağîr ü zarîr ve alîlleri cümle kendüleri kırup ba‘dehu vakt-i seherde kal‘a kapuların açup küffâr-ı dûzah-karâr hınzîr gibi horlayup yatırlarken Allâh Allâh deyüp bu kadar guzât küffâra kılıç urup yollar açup Keçkemet sahrâlarına ceng eyleyerek niçe bin küffârı kırarak Budin kal‘ası önünde Peşte kal‘asına cümle guzât ehl [ü] ıyâlleriyle selâmet dâhil olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80b ·
metinde göster ·
… pertâbdan mürd olup pâymâl-i rimâl olup yatan lâşe-i murdârları ki sakar makar
olanlardan
yigirmi yedi bin aded küffârdan mütecâviz kefere ve fecereler kazâ-yı sehme hed …
Ammâ bu gece Tatar askerinin bahâdırânları tâ sabâha dak hâb-ı râhat görmeyüp küffârın fezâ-yı ma‘rekede dendân-ı tîğ-i âteş-tâbdan ve kavs-ı sehm-i pertâbdan mürd olup pâymâl-i rimâl olup yatan lâşe-i murdârları ki sakar makar olanlardan yigirmi yedi bin aded küffârdan mütecâviz kefere ve fecereler kazâ-yı sehme hedef olup râh-ı nîrâna revâne olup lâşe-i menhûs-ı necisleri telef oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114b ·
metinde göster ·
… icinde ümmet-i Muhammed ve gayri peygamberlere îmân getirüp ümmet-i peygamberân
olanlardan
ibtidâ şehrin cenûbunda nehr-i Edil'den ba‘îd bir püşte-i türâb üzre,
Evvelâ bu şehrin kıblesi hâricinde ümmet-i Muhammed ve gayri peygamberlere îmân getirüp ümmet-i peygamberân olanlardan ibtidâ şehrin cenûbunda nehr-i Edil'den ba‘îd bir püşte-i türâb üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
… Âl-i Benî Hafz ve Âl-i Abbâsiyân'dan sonra Mısır'a ve bu cezîre-i Girid'e mâlik
olanlardan
Âl-i Tâhiriyân ve Âl-i Benî Leys Safâriyân ve Âl-i Sâmâniyân ve Âl-i Benî Ziyâd …
Bu def‘ada olan gazâ-yı ekber, Hazret-i Risâlet-penâh hazretlerinin zamân-ı sa‘âdetlerinden berü sahâbe-i kirâm ve Çâryâr-ı güzîn rıdvânullâhi te‘âlâ aleyhim ecma‘înden sonra devlet-i Âl-i Emeviyyûn'da ve devlet-i Âl-i Abbâsiyân'da ve devlet-i Fâtımiyyîn ve Keyyâniyyân ve Sâsâniyân ve Âl-i benî Ukayl ve Âl-i Dânişmendiyân ve Âl-i Karakoyunlıyân ve Âl-i Akkoyunlıyân ve Âl-i Hâşimiyân ve Âl-i Şâhân ve Âl-i Derbendiyân ve Âl-i Zülkadriyye ve Âl-i Ramazâniyye ve Âl-i Cingiziyân-ı Moğol-ı Hulagu ve Âl-i Cingiziyân-ı Mâverâ’u'n-nehir ve Âl-i inculiyân ve Âl-i Muzafferân ve Âl-i Çobaniyân ve Âl-i Küretbayân(?) ve Âl-i Serâbdârân ve Âl-i Timur-ı Gürgân ve Âl-i Benî Katâdeyân-ı şürefâ-yı Mekke ve Âl-i Tebâbi‘a ve Âl-i Ekâsire ve Âl-i Benî Resûl ve Âl-i Edârise ve Âl-i Hamûd-ı memâlik-i Endülüs ve Âl-i Mülettemîn ve Âl-i Muvahhidîn ve Âl-i Benî Hazîn ve Âl-i Benî Tâs der-memâlik-i Fas ve Âl-i Şürefâ-yı Mağrib-zemîn ve Âl-i Ağleb hâkimân-ı Afrika ve Âl-i Benî Kelb der-hâkimân-ı cezîre-i Sakalaba ve Âl-i Benî Hafz ve Âl-i Abbâsiyân'dan sonra Mısır'a ve bu cezîre-i Girid'e mâlik olanlardan Âl-i Tâhiriyân ve Âl-i Benî Leys Safâriyân ve Âl-i Sâmâniyân ve Âl-i Benî Ziyâd ve Âl-i Bûye ve Âl-i Sebüktegin ve Âl-i Gûr ve Âl-i Hârezmiyân ve Âl-i Selçukiyân-ı Îrân [u] Tûrân ve Âl-i Selçukiyân-ı memâlik-i Yûnân ve Âl-i Tâcu'd-devle ve Âl-i Atabegiyân der-memâlik-i Şâm ve devlet-i Melâhide hâkimân-ı Kûhistân ve Âl-i Eyyûbiyân bin Şâdu'l-Kürdî der-hâkimân-ı Mısır Şâm İsne ve İsvân ve Âl-i Karahıtâniyân ve Âl-i Benî Artık der-memâlik-i Haleb ve Diyârbekir ve Âl-i Mervâniyân hâkim-i Diyârbekir ekrâd-ı Ardalân-ı Sûrân ve Âl-i Benî Firdâsi'l-Kilâbî der-hâkimân-ı Haleb, nefer 7 ve Âl-i Benî Esed hâkimân-ı Hılle nefer 7 ve Âl-i Benî Hemedân hükkâm-ı Musul-ı Atîk nefer 6 ve Âl-i Bektûniyân (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307b ·
metinde göster ·
şeyh Alî Abbâsî ve şeyh Ubeyd-i Tâ’ifî. Bunlar meşhûr-ı âfâk Sahâbe-i kirâmdand …
Ve bu kal‘a cenginde şehîd olanlardan şeyh Alî Abbâsî ve şeyh Ubeyd-i Tâ’ifî. Bunlar meşhûr-ı âfâk Sahâbe-i kirâmdandırlar. Birer kubbe içinde medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259a ·
metinde göster ·
Evvelâ Hazret-i Ömer fethinden sonra âl-i Osmâna gelince Mısır'a mutasarrıf
olanlardan
Emeviyyûn ve âl-i Abbâsiyân ve Eyyûbiyân ve İhşidiyyûn ve Fâtımiyyûn ve Ekrâd v …
Evvelâ Hazret-i Ömer fethinden sonra âl-i Osmâna gelince Mısır'a mutasarrıf olanlardan Emeviyyûn ve âl-i Abbâsiyân ve Eyyûbiyân ve İhşidiyyûn ve Fâtımiyyûn ve Ekrâd ve Türkmâniyân ve P 196a Çerâkese ve âl-i Osmâna gelince Mısır'a on yedi devlet-i selâtînde üç yüz kırk nefer pâdişâh Mısır'a mutasarrıf olup her biri birer medrese binâ etmişlerdir. Ve anların niçe yüz vüzerâ ve vükelâları ve a‘yân-ı kibârları Mısır'ı amâr edüp üç bin altı yüz medrese-i âbâdân var idi. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile evkâfları harâb olup medârisleri dahi harâb olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y106a ·
metinde göster ·
… e (---)(---)(---)(---)(---)Q 230bP 227b Ve'l-hâsıl bu hazîneye me’mûr
olanlardan
yetmiş iki nefer kimesneler hil‘at-ı pâdişâhî ile dilşâd olup âmâde olurlar. Tâ …
Ardı sıra yeniçeri ocağından kethudâlığa yolu gelmiş birin yeniçeri ağası (---)(---)(---) münâsib ve beş bölükden dahi birer yolu Y 194b gelmiş mün‘im ihtiyârları ve birer çavuşlar ve birer bayrakdârlar ile (---)(---)(---)(---)(---)Q 230bP 227b Ve'l-hâsıl bu hazîneye me’mûr olanlardan yetmiş iki nefer kimesneler hil‘at-ı pâdişâhî ile dilşâd olup âmâde olurlar. Tâ ki mâh-ı Recebü'l-müreccebin gurresi ki oldu bir azîm summât-ı dîvânî olup cemî‘-i erbâb-ı dîvân ve cümle ulemâ ve sulehâ ve kadıasker ve nâ’ib-i dîvân ve şâhidân, kâtibân, sicilhân meydân-ı mahabbete gelüp dîvânhânede dağlar gibi yığılan sandûkları paşa kethudâsı birer birer paşa ve ulemâ ve sulehâ ve hazîne beği huzûrunda ad edüp hazîne beğine ve yedi ocak serdârlarına teslîm ederler. Ol mahalde paşa hazîne beğine hitâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y194a–Y194b ·
metinde göster ·
… Risâlet'e nübüvvet geldükde Hazret-i Ebâ Bekrü's-Sıddîk ile İslâm ile müşerref
olanlardan
Sa‘d ibn Vakkâs ve Zeyd bin el-Hâris ve Abdullâh bin Mes‘ûd ve Osmân ve Abdurra …
Ve İskenderiyye'nin büyük kal‘ası Bâb-ı Ahzar'ının iç yüzünde deryâ-yı mînâs ve bahr-i dîn gavvâs Hazret-i Sa‘d İbn Ebî Vakkâs. İbtidâ Hazret-i Risâlet'e nübüvvet geldükde Hazret-i Ebâ Bekrü's-Sıddîk ile İslâm ile müşerref olanlardan Sa‘d ibn Vakkâs ve Zeyd bin el-Hâris ve Abdullâh bin Mes‘ûd ve Osmân ve Abdurrahmân ibnü'l-Avf ve Zübeyr ibnü'l-Avâm ve Bilâl-i Habeşî ve Suheyb-i Rûmî, bunlar îmâna gelmişlerdir. Ammâ Sa‘d ibn Ebî Vakkâs'a Cennet tebşîr olup Aşere-i Mübeşşere'den olmuşdur. Ba‘zı müverrih kavlince Amr ibnü'l-Âs İskenderiyye'yi feth etdikde Sa‘d bin Ebî Vakkâs ma‘an fetihde hâzır olup ishâlden bu İskenderiyye'nin Bâb-ı Ahzar'ındaki kubbe içinde medfûndur derler. Bir küçük âsitânedir, ancak türbedârı vardır. Ammâ merkad-i pür-envârı üzre ve cânib-i erba‘ada der-i dîvârları üzre niçe bin kemânkeş ve tîr-endâzın gûnâ-gûn musanna‘ât darbları ve zihgîrleri ve okları ve yayları ve her pehlivânın birer pesendîde darbları var kim akıl vâlih olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y327a ·
metinde göster ·
… e şeyhü'l-Arab ve şeyhü'l-beledlerden ve cemî‘i keşşâflardan ve sâyir serikârda
olanlardan
elbette bu hedâyâlar hâliyedir, her sene gelüp bî-hisâb mâl [ü] menâl olur.
Ve iki yüz tavâşî ve bin mikdârı gayrı siyâh memlûklar ve bî-hisâb gûnâ-gûn hedâyâlar bâlâda tahrîr olunan kabîle beğlerinden ve şeyhü'l-Arab ve şeyhü'l-beledlerden ve cemî‘i keşşâflardan ve sâyir serikârda olanlardan elbette bu hedâyâlar hâliyedir, her sene gelüp bî-hisâb mâl [ü] menâl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y373b ·
metinde göster ·
on âdem mahbûs Mısır'a göndermek içün heccânları ile hâzır edüp ahâlî-i vilâyet …
Ertesi ale's-sabâh paşa ağalarından ser-i kârda olanlardan on âdem mahbûs Mısır'a göndermek içün heccânları ile hâzır edüp ahâlî-i vilâyetin arz-ı mahzarlariyle hakîri ve kethudâsı Kara Mehemmed Ağa refîk-ı kadîmimiz ile üç yüz salt cürd atlı ve heccânlı âdemler me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız ile Kara Nâ’ib ile vedâlaşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bize bâkî kalan hedâyâlarımızın bize lâzım
olanlardan
on siyâh-çerde memlûk ve üç tavâşî ve iki cevârî Habeşe alıkoyup mâ‘adâsın bey‘ …
Ba‘dehu bize bâkî kalan hedâyâlarımızın bize lâzım olanlardan on siyâh-çerde memlûk ve üç tavâşî ve iki cevârî Habeşe alıkoyup mâ‘adâsın bey‘ edüp altı Mısrî kîse mâlımız oldu. Ve ale't-tahmîn altı kîselik mâl dahi Hacı Ni‘metullâh'ın kalyoniyle İslâmbol'a gönderdik. Murâd tahsîl-i mâl değil, seyâhat iken Cenâb-ı İzzet hem seyâhat ve hem ticâret ve hem niçe bin ziyâretleri müyesser etdi. El-hamdü lillâh, hâzâ min fazli Rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·