… hâb-ı güzîn Kostantıniyye'yi muhâsara etdükleri inşâ’allâhu ale't-tafsîl mümkün
olduğu mertebe
tahrîr olunur. Ammâ hübût-ı Âdemden sonra ibtidâ bânîsin beyân eder.
"Âh fâtih-i Kostantıniyye biz olaydık" deyü fâtih-i Rûm olmağa sa‘y-i belîğ edüp niçe kerre ashâb-ı güzîn Kostantıniyye'yi muhâsara etdükleri inşâ’allâhu ale't-tafsîl mümkün olduğu mertebe tahrîr olunur. Ammâ hübût-ı Âdemden sonra ibtidâ bânîsin beyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a ·
metinde göster ·
… rete gelüp ceng [ü] cidâle âheng edüp kal‘a üzre hücûm edüp her tarafdan mümkün
olduğu mertebe
sarıca arı gibi kal‘a dîvârına sarılup bism-i İlâh ile metrise girüp subh [u] m …
Beri tarafdan asker-i İslâm--gayyûr gayrete gelüp ceng [ü] cidâle âheng edüp kal‘a üzre hücûm edüp her tarafdan mümkün olduğu mertebe sarıca arı gibi kal‘a dîvârına sarılup bism-i İlâh ile metrise girüp subh [u] mesâ cenge sa‘y-i belîğ ve ihtimâm-ı tâm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 25b ·
metinde göster ·
… i-sırrıhi'l-mübîn ista‘antü billâhi ve bihi'l-avnü'l-mübîn hazretlerinin mümkün
olduğu mertebe
ziyâretlerinin ve müte‘addid kümmelîn ve fuzalâü'd-dehrden olan şeyhülislâmları …
İki yüz otuz birinci fasılBelde-i Tayyibe'nin enderûn [u] bîrûnunda medfûn olan kibâr-ı evliyâü'l-ârifîn ve asfıyâü'l-vâsilîn, haccallâhu ale'l-âlemîn, radıyallâhu Ta‘âlâ anhüm ecma‘în ve kaddesenallâhu bi-sırrıhi'l-mübîn ista‘antü billâhi ve bihi'l-avnü'l-mübîn hazretlerinin mümkün olduğu mertebe ziyâretlerinin ve müte‘addid kümmelîn ve fuzalâü'd-dehrden olan şeyhülislâmları ve ulemâ ve sulehâları ve meşâhîr mollâları ve hâl sâhibi meşâyihleri ziyâret edüp târîhleri ve âsâr-ı binâları ve medfûn oldukları semtleri ile ayân u beyân olunurVe bihi nesta‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 106b ·
metinde göster ·
cemî‘i ehl-i hıref, kânûn-ı Süleymân Hân üzre pîr-perverleri ile ve pîrleri kan …
İnşâ’allâhu Ta‘âlâ ma‘lûmumuz olduğu mertebe cemî‘i ehl-i hıref, kânûn-ı Süleymân Hân üzre pîr-perverleri ile ve pîrleri kankı diyârda medfûn olduğuyla ve cümle esnâf ne kadar dükkândır ve ne kadar yüz bin kavm askerdir anı beyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 147a ·
metinde göster ·
… ğile anlara kol ta‘bîr ederler, temâşâgâh kavmdir. Eğer bunları dahi manzûrumuz
olduğu mertebe
vasf etsek sitâyişnâme-i mutrıbân nâmında bir dîvân olur. Bu esnâf-ı bâzbâzân-ı …
Evvelâ şehr-i İslâmbol'da selâtîn-i Âl-i Osmân'ın bir sûr-ı hümâyûnu yâ bir feth-i fütûh-ı şâdimânîlerinde ve destûr-ı şâhî 209a günlerinde ve gayrı a‘yân [u] eşrâfın sûr-ı hitânlarında iki üç yüz âdem hânendegân ve sâzendegân ve mutrıbân ve rakkâsân [ve] pîşekârân [ve] dâ’irezân [ve] mudhik u mukallidân-ı kaşmerân ve nebtîz rind-i cihân yetmiş tâsdan geçmiş semm-i helâhil-misâl şehir oğlanları bir yere cem‘ olup mezkûr sûrlarda bir gün bir gece iki gün beş gün oynayup her gecesine sâhib-i hâneden bir kîse guruş alırlar ve sûrda mevcûd bulunan yârân-ı bâ-safâdan her oyun esnâsında dâ’ire ile pârsâ edüp sabâha dek ba‘zı sûrda bin guruş tahsîl eder oyunkâr üstâd-ı kâmiller vardır. Anlar iki üç yüz kimse olmağile anlara kol ta‘bîr ederler, temâşâgâh kavmdir. Eğer bunları dahi manzûrumuz olduğu mertebe vasf etsek sitâyişnâme-i mutrıbân nâmında bir dîvân olur. Bu esnâf-ı bâzbâzân-ı pehlivânân on iki koldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 208b–209a ·
metinde göster ·
Eğer bu hânedânların cümlesin tarz-ı tarhıla ilmimiz lâhık
olduğu mertebe
tahrîr etsek başka bir sa‘âdetnâme olur. Ammâ bu şehr cümle yüz yetmiş altı mah …
Eğer bu hânedânların cümlesin tarz-ı tarhıla ilmimiz lâhık olduğu mertebe tahrîr etsek başka bir sa‘âdetnâme olur. Ammâ bu şehr cümle yüz yetmiş altı mahalle-i müslimîndir ve yedi mahalle Ermeni'dir ve tokuz mahalle Rûm keferesidir ve altı cemâ‘at Yahûdîlerdir ve bir mahalle Kıptîlerdir ve bir mahalle miskînler başka semtdir, Murâdiyye râhı üzredir. Bu aşağı şehr bir düz yerde vâkı‘ olup kal‘a-i bâlâ dâmenine vâkı‘ olan hâneler ve imâretler ve Ulu Câmi‘ semtleri mürtefi‘ yere vâkı‘ olmağıla bir sâ‘at ba‘îd şimâl tarafında Filedâr sahrâsından bu şehre nazar olunsa dâmen-i Cebel-i Ruhbân'da rasâs-ı nîl-gûn ile zeyn olmuş şems-i âteş-tâbın şu‘lesi bu şehre pertev urdukda hân ve hammâm ve mesâcid ve câmi‘-i selâtînlerin ve gayrı hayrat [u] hasenâtların ve yine kurşum örtülü sûk-ı sultânîlerin kat-ender-kat zeyn olduğun âdem görünce hayrân kalır. Zirâ bu şehr, Filedâr sahrâsından acâ’ib mehâbet üzre nümâyândır kim temâşâ etdiğimiz belde-i azîmlerin birine müşâbeheti yokdur ve üzerinde nûr şa‘şa‘a verir bir rûhâniyyetli şehr-i kadîmdir. Zirâ bunda olan kibâr-ı evliyâullah, müfessirîn ve muhaddisîn ve musannifîn gayrı diyâ[r]larda yokdur, illâ meğer Bağdâd-ı behişt-âbâd ola. Ve bu şehrin cânib-i cenûbunda cebel-i Ruhbân[da] kân-ı ma‘den-i âb-ı hayvân vâkı‘ olmağıla ol cebel-i âlîden bin altmış aded ism [u] resmiyle ma‘lûm âb-ı hayât, uyûn-ı câriyeler cereyân ederek bâlâda tahrîr olunan sarây-ı âlîlere kehrîz ve kana (?) ve kanavâtlar ile hâneden hâneye cereyân edüp cemî‘î imâretleri saky edüp uyûn-ı enhârları cârî ve revân bir şehrdir. Vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûre ve hadâyık [u] bostânı meşhûre nümûne-i behişt-i câvidânîdir. Ve eşcâr-ı müsmirrâtı ve gayrı müsmirresi ve ezhâr-ı bî-pâyânı, bâ-husus dıraht-ı şükûfe-i erguvânı firâvân olur kim senede bir kerre Emîr Sultân hazretlerinin "Erguvan Cem‘iyyeti" faslı olup cemî‘î diyârdan deryâ-misâl âdem cem‘ olup bir cem‘iyyet-i kübrâ olur kim meşhûr-ı âfâkdır, ta‘rîf ve tavsîfi mümkün değildir. Ancak ol cem‘iyyet-i azîm, rûhâniyyet-i Emîr Sultan ile olur. Böyle bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr, buk‘aları hûb ve halkı mahbûb u merğûb mezra‘aları vâfir ve berekâtları mütekâsir ve ni‘metleri firâvân ve mâ-i nâbları revân olmuş, hâneden hâneye suları cereyân etmiş şehr-i müzeyyendir kim Anadolu arzında bilâd-ı seb‘anın biri dahi bu Bursa şehridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223b ·
metinde göster ·
… p eydür: "Sultânım! Niksârda Erzurûm'a giderken ve gelirken hâneme konup mümkün
olduğu mertebe
ni‘metim yiyüp sultânıma hizmet etmişim. Evlâdın Mustafâ başiyçün olsun mâlımı …
Menzil-i karye-i Merece {ve sebeb-i katl-i Varvar Re’isi Halîl Efendi}: Beğpâzârı nâhiyesinde yüz hâneli kurâdır. Bunda bir çarıklı Etrâk gelüp "Müjde sultânım! İpşir Paşa bölükleri Varvar Alî Paşa'nın dîvân efendisi Halîl Efendi'yi kova kova bu mahalle getirdiler. İşte Sakarya suyu kenarına kaçıyor" deyü haber etdiklerinde müjde eden âdeme ihsânlar edüp "Alıkon şu gidiyi" deyüp yedi bayrak bölükbaşılar cümle atlanup haber eden herîfi kulağız edüp ol gün ılgar edüp ale's-seher Bahşılı nâm bir karye kurbuna vardıklarında köyden bir Etrâk gelüp "Bre ağalar! Şu köyde Varvar Alî Paşa'nın bozulmuş celâlî bayrakları vardır. İpşir Paşa haklarına nefir-i âm emirleri vermişdir. Hemân basın" deyince bizim bayraklar köyü ale'l-gafle basup ceng ederken anlar köy içinden feryâd edüp "Bre biz İpşir Paşa bayraklarıyuz" derler. Bizim bayraklar i‘timâd etmeyüp cenge âheng edüp niçesin tu‘me-i şimşîr ve niçesi firâr edüp cümlesinin atları ve katarların alup bu kadar mâl-ı ganâ’imle paşaya geldiler. Yine on bayrak asker seçilüp Varvar dîvân efendisi üzre gidüp nehr-i Sakarya kenarında yetişirler. Bir sa‘b yerde olmağıla ceng-i azîm edüp âhir Halîl Efendi kendüyi atıyla nehr-i Sakarya'ya ururken bir yiğit dahi ardı sıra suya at sürüp bir hışt ile Niksârlı Halîl Efendi atdan yıkup su içinden taşra çıkarup dest ber-kafa kayd-bend ederler. Ol mahalde yedi katar katır ve beş katar-ı deve mâl [u] erzâkı zabt [u] rabt etdükleri mahalde paşa ile iç ağaları yetişüp fakîr Halîl Efendi['yi] paşa huzûruna getirdiklerinde bî-tâb u tüvân gelüp eydür: "Sultânım! Niksârda Erzurûm'a giderken ve gelirken hâneme konup mümkün olduğu mertebe ni‘metim yiyüp sultânıma hizmet etmişim. Evlâdın Mustafâ başiyçün olsun mâlımı alup kuşça cânım âzâd eyle" dedikde dahi "Nerede mâlın vardır", "İşte bunda kırk üç bin altunum ve yedi kisem vardır ve Engürü'de Mütevellî Hasan Ağa'da on bin altun ve kırk kîse vardır ve bu kadar mâl [u] menâlim vardır" deyü hazînedârında olan pusulayı alup cellâd deyüp nehr-i Sakarya kenarında fakîr Halîl Efendi'nin ve Çıplak Alî Ağa'nın ve hazînedârının kelleleri kesilüp Emîr-i ahûr (---) Ağa ile der-i devlete ser-i bî-devletleri gönderilüp Alacaatlı Hasan Ağa ile hakîri Halîl Efendi kâ’imesi mûcebiyle Mütevellî Hasan Ağa'dan tahsîl olunmak kayd-bendine emirler tahrîr edüp üç yüz yiğit ile cânib-i kıbleye Sakarya nehri kenarından (---) sâ‘atde kasaba-i Ayaş nâhiyesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 366b ·
metinde göster ·
ziyâretler edüp Hüseyin Paşa'dan Murtezâ Paşa efendimizin on kîse malın alup pa …
Bu Gaze şehrinde on gün zevk [ü] safâ edüp mümkin olduğu mertebe ziyâretler edüp Hüseyin Paşa'dan Murtezâ Paşa efendimizin on kîse malın alup paşaya iki küheylân kısrak ihsân edüp hakîre bir kîse harc-râh ve bir at ve bir kat libâs 49b ve gulâmlarına onar sikke-i hasene ve birer çuka ve kumaş ve niçe Gazze makremeleri ihsân edüp elli hayyâl refîkler verüp cümle ehibbâ ile vedâlaşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 49a–49b ·
metinde göster ·
Eğer bu Tuna üzre sâkin olan şehbâzların evsâfların manzûrumuz
olduğu mertebe
tahrîr eylesek bir mücelled olur. Hakkâ ki Silisre gâzîlerinde zehredâr, şecî‘ …
Eğer bu Tuna üzre sâkin olan şehbâzların evsâfların manzûrumuz olduğu mertebe tahrîr eylesek bir mücelled olur. Hakkâ ki Silisre gâzîlerinde zehredâr, şecî‘ ve bahâdır erleri vardır. Cemî‘i halkının sağîr ü kebîri şiddet-i şîtâ nedir bilmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119a ·
metinde göster ·
bu gaytân-ı ravza-i rıdvânı medh eylesek bir mücelled kitâb olur. Hulâsa-i kelâ …
Eğer manzûrumuz olduğu mertebe bu gaytân-ı ravza-i rıdvânı medh eylesek bir mücelled kitâb olur. Hulâsa-i kelâm bir haftada, gicemiz Kadr, gündüzümüz ıyd-ı adhâ idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 171b ·
metinde göster ·
Ertesi ale's-sabâh bu arbedede bulunan Van ağalarına ağır hil‘at-i fâhireler giydirüp ve başlarına gümüş çelengler sokup sâ’ir akrânları mâbeynde serfirâz kılındı. Ve Paşa Kethudâsı Yûsuf Ağa'ya tenbîh edüp buyurdular kim "Ey Yûsuf cümle mîr-i livâlara ve sâ’ir Van ağalarına ve bölükbaşılara ve sâ’ir iş erlerine hüsn-i hulk ile kelimât ederek rûy-ı dil ile va‘deler ederek ve her birine mümkin olduğu mertebe ihsânlar eyleyüp tatyîb-i hâtırlarıyla mukayyed olup cümlesin cenge terğîb eyle" deyü niçe bunun emsâli va‘z u nasîhatlar eyledi. Hakkâ ki Yûsuf Kethudâ dahi mâlı ve cânı ve başıyla sağîr u kebîre ve cüvân u pîre bir mertebe dildârlık ve dilnüvâzlık ve hayrhâhlık ederdi kim ta‘bîr olunmazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 266b ·
metinde göster ·
… üseyin etrâfında hadd ü hisâbın Cenâb-ı Bârî bilir ziyâretgâhlar vardır. Mümkin
olduğu mertebe
mukaddemâ bin elli dokuz târîhinde Bağdâd'a gelüp ziyâret etdiğimiz mahallerde …
Netîce-i kelâm bu İmâm Hüseyin etrâfında hadd ü hisâbın Cenâb-ı Bârî bilir ziyâretgâhlar vardır. Mümkin olduğu mertebe mukaddemâ bin elli dokuz târîhinde Bağdâd'a gelüp ziyâret etdiğimiz mahallerde ekseriyyâ tahrîr olunmuşdur. Tekrârının tahrîrinde âlem yokdur. Rahmetullahı aleyhim ecma‘în ve kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-mübîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 351a ·
metinde göster ·
edüp ve şehrin niçe gün seyr ü temâşâsın edüp kânûn u kâ‘ide-i Ekrâdı ve âyîn-i …
Hamd-i Hudâ İmâdiyye ziyâretlerin mümkin olduğu mertebe edüp ve şehrin niçe gün seyr ü temâşâsın edüp kânûn u kâ‘ide-i Ekrâdı ve âyîn-i dîvân-ı Âl-i Abbâsiyân'ı ve niçe ibret-nümâ âsârları im‘ân-ı nazar ile temâşâ edüp gicemiz leyle-i kadr ü rûzumuz rûz-ı ıyd-ı nevrûz-ı Harzemşâhî olup âhir-ı kâr sene 1066 mâh-ı (---) günü İmâdiyye hânından Murtezâ Paşa kethudâsı refîkimiz beş kise harcırâh ve beş küheylân esb-i siyâh yeri aşkar sücâh ve bir katar-ı katır me’kûlât nân-ı lavaş ve omaş ve niçe gûne zî-kıymet tuhef ü âvânî harîr kumaş verdi. Ve bu hakîre bir kise guruş ve iki at ve üç re’s üştür yüküyle niçe akmişe-i fâhire ve bir Ma‘arravî zıvzık seyf-i Şeyhânî ve bir pençe-i âfitâb Gürcî gulâmı ihsân edüp Murtezâ Paşa kethudâsına mektûblar ve Melek Ahmed Paşa efendimiz içün hakîre mektûblar verüp hân ile vedâ‘ edüp bize üç bayrak müsellah tüfeng-endâz pür-silâh piyâde fetâlar verüp cümle ahibbâ ile vedâlaşup İmâdiyye'den,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 382a ·
metinde göster ·
… yyür olunmak iktizâ eder, ammâ çünki kendü sergüzeşt [ü] serencâmımızdır mümkün
olduğu mertebe
tahrîr edelim.
Evvelâ bu Özü kal‘ası istihlâsı cengini tahrîr etmeğe cür’et etsek tatvîl-i kesret-i kitâbet olup sâ’ir seyâhat etdiğimiz mahallerin tahrîrine mâni‘ olur, lâkin ba‘zı ahvâlleri alâ kadri'l-istitâ‘a tahrîr olunup belki icmâlen ayân u beyân olunsa birkaç varak dahi tatayyür olunmak iktizâ eder, ammâ çünki kendü sergüzeşt [ü] serencâmımızdır mümkün olduğu mertebe tahrîr edelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56b ·
metinde göster ·
… etdi. Ve her şeb [ü] rûz şeref-i sohbetleriyle müşerref olup bu hakîrin ma‘lûmu
olduğu mertebe
manzûrumuz olan kılâ‘-ı metîneler muhâsaraların ve ceng [u] cidâl harb [u] kıtâ …
"Hay Evliyâm, hoş geldin ve sefâ geldin" deyü cümle erbâb-ı dîvân mâbeyninde hakîre hayli i‘zâz ü ikrâm edüp dil-nüvâzlıklar etdi. Ol ân hakîre bir çetr-i mülamma‘ ve gayrı mukanna‘ olan me’kûlât [ü] meşrûbât makûlesi ta‘[y]înâtlarımız ihsân edüp bu hakîri ağavâtlar zümresine ilhâk etdi. Ve her şeb [ü] rûz şeref-i sohbetleriyle müşerref olup bu hakîrin ma‘lûmu olduğu mertebe manzûrumuz olan kılâ‘-ı metîneler muhâsaraların ve ceng [u] cidâl harb [u] kıtâl-i muhâtaraların su’âl ederlerdi ve her bâr kal‘a-i Vârat'a serhad re‘âyâlarından çaşıtlar göndermeden hâlî değillerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 123a ·
metinde göster ·
… u mahalle tahrîre cür’et etmişim. Ve her kolda rûz merre olan vekâyı‘âtı mümkin
olduğu mertebe
tahrîr etmişim. Ve cemî‘i mesârıfât-ı Âl-i Osmân'ı firâden firâdâ dilli defterl …
Yigirmi yedi yıldan berü bu Girid cezîresinde tokuz kerre yüz bin aded asâkir-i İslâm şehîd olduğu tevâtür üzre müsbetdir. Ammâ ancak sene 1077 Zilhiccesi'nin ikinci gün Kandiye altında meterise girilüp sene 1080 Cemâziye'l-evveli gurresi cum‘a gününe gelince bu otuz bir ayda olan ceng [ü] cidâl-i azîmde rûz merre şehîd olan şühedâların esâmeleri ve câmedânları Beytü'l-mâlci Süleymân Ağa defteriyle Sadrıa‘zama arz olunduğu tahkîki üzre hakîr sûret-i defterden istihrâc edüp bu mahalle tahrîre cür’et etmişim. Ve her kolda rûz merre olan vekâyı‘âtı mümkin olduğu mertebe tahrîr etmişim. Ve cemî‘i mesârıfât-ı Âl-i Osmân'ı firâden firâdâ dilli defterler ile ale't-tahkîk olmak üzre Vezîria‘zama verilen defterlerden nasb [ü] nakş edüp hakîr Evliyâ tahrîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308b ·
metinde göster ·
… sîn-i şerîfler ve gülbâng-ı Muhammedîler çekilüp ale's-sabâh iki şaykayı mümkün
olduğu mertebe
ta‘mîr ü termîm edüp birer trinketa ve birer mancana yelken ile âmâde olmada.
Beri cânibde ol gece gâzîler helvâsı tabh olunup şühedâların rûh-ı şerîfleri içün Yâsîn-i şerîfler ve gülbâng-ı Muhammedîler çekilüp ale's-sabâh iki şaykayı mümkün olduğu mertebe ta‘mîr ü termîm edüp birer trinketa ve birer mancana yelken ile âmâde olmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y112b ·
metinde göster ·
Ve bu haremin cânib-i erba‘asındaki âsâr-ı binâları ilmimiz lâhik
olduğu mertebe
evsâfın tahrîr eylesek bir müdevven olur. Ammâ bu harem-i kebîrde olan ziyâretl …
Ve bu haremin cânib-i erba‘asındaki âsâr-ı binâları ilmimiz lâhik olduğu mertebe evsâfın tahrîr eylesek bir müdevven olur. Ammâ bu harem-i kebîrde olan ziyâretleri ve makâmları beyân edelim. Savâbdan hâlî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216b ·
metinde göster ·
şâm-ı şerîfe bu gelişimizde on beş gün tamâm meks edüp mümkün
olduğu mertebe
evsâf-ı şerîfin tahrîr edüp hacca azîmet etme tedârüklerin görmeğe mübâşeret et …
şâm-ı şerîfe bu gelişimizde on beş gün tamâm meks edüp mümkün olduğu mertebe evsâf-ı şerîfin tahrîr edüp hacca azîmet etme tedârüklerin görmeğe mübâşeret etdik, Hudâ Y 257b âsân ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y257a–Y257b ·
metinde göster ·
… üzre birer ikişer satır İbrî ve Süryânî lisânı üzre târîhleri mastûrdur. Mümkin
olduğu mertebe
ol hatlara nazar eyleyüp nakş almışızdır. İnşâallâh bu müsevveddâtımız tas[h]îh …
Ve bu şehrin kapuları üzre birer ikişer satır İbrî ve Süryânî lisânı üzre târîhleri mastûrdur. Mümkin olduğu mertebe ol hatlara nazar eyleyüp nakş almışızdır. İnşâallâh bu müsevveddâtımız tas[h]îha geçdikde tahrîr olunur. Ve ba‘zı kapuların atebe-i âlîleri üzre mehîb iki cenâhlı kuş timsâlleri yâhûd ucbe-likâ dîv sûretleri tasvîr olunmuş. Ve'l-hâsıl her birinde birer ibret-nümâ âsârlar vardır. Eğer manzûrumuz olduğu mertebe tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272a ·
metinde göster ·
… lunmuş. Ve'l-hâsıl her birinde birer ibret-nümâ âsârlar vardır. Eğer manzûrumuz
olduğu mertebe
tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur.
Ve bu şehrin kapuları üzre birer ikişer satır İbrî ve Süryânî lisânı üzre târîhleri mastûrdur. Mümkin olduğu mertebe ol hatlara nazar eyleyüp nakş almışızdır. İnşâallâh bu müsevveddâtımız tas[h]îha geçdikde tahrîr olunur. Ve ba‘zı kapuların atebe-i âlîleri üzre mehîb iki cenâhlı kuş timsâlleri yâhûd ucbe-likâ dîv sûretleri tasvîr olunmuş. Ve'l-hâsıl her birinde birer ibret-nümâ âsârlar vardır. Eğer manzûrumuz olduğu mertebe tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272a ·
metinde göster ·
… Q 117b⟧ ve mübâhase-i edyân ederler. Eğer bu câmi‘-i şerîfin evsâfın ma‘lûmumuz
olduğu mertebe
tahrîr etsek bir mücelled kitâb olur.
Mısır'a ve (---)(---)(---) Mısır'da inşâ olunur. Cümle yedi bin kanâdîldir. Her şeb huddâmları yakup sabâha dek rûz-ı rûşen olup cemî‘i mücâvirîn ü müsâfirîn kırâ’at-i Kur’ân Q 117b ve mübâhase-i edyân ederler. Eğer bu câmi‘-i şerîfin evsâfın ma‘lûmumuz olduğu mertebe tahrîr etsek bir mücelled kitâb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283a ·
metinde göster ·
tahrîr olundu. (---)(---)(---)(---) olup ziyâret-i Resûl-i Hudâ'ya Y 292b …
Hulâsa-i kelâm kemâl-i mahabbet-i aşkımdan ilmimiz lâhik olduğu mertebe tahrîr olundu. (---)(---)(---)(---) olup ziyâret-i Resûl-i Hudâ'ya Y 292b mâni‘ olur, ammâ bu kesîrü't-taksîr ve kalîlü'l-bizâ‘a (---)(---)(---) müsevvedâta kâdir olup ve yine bu mâbeynde kırk kerre bu ravzatun min-riyâzı'l-cenne (---)(---)(---) Resûlullâh'da bulunup şefâ‘atların ricâ eyledim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y292a–Y292b ·
metinde göster ·
… ubâb-ı sağîr ü kebîrleri ve cemî‘i bedenleri ve cümle minârelerin evsâfı mümkin
olduğu mertebe
tahrîr olundu.
İmdi bu mahalde Harem-i şerîfin dâyiren-mâdâr cirmi ve cemî‘i ebvâb ve cümle sütûnlar ve tâklar ve kubâb-ı sağîr ü kebîrleri ve cemî‘i bedenleri ve cümle minârelerin evsâfı mümkin olduğu mertebe tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y338b ·
metinde göster ·
… n iki senesinde hacc-ı şerîf müyesser oldukda tavâf-ı Beytullâh edüp ma‘lûmumuz
olduğu mertebe
ve ba‘zı kütüb-i mu‘teberelerden evsâf-ı Mekke-i mükerremenin ahvâlâtını tahrîr …
Hikmet-i Hudâ bin seksen iki senesinde hacc-ı şerîf müyesser oldukda tavâf-ı Beytullâh edüp ma‘lûmumuz olduğu mertebe ve ba‘zı kütüb-i mu‘teberelerden evsâf-ı Mekke-i mükerremenin ahvâlâtını tahrîr etmeği iltizâm edüp tahrîre cür’et etdik. Ve billâhi't-tevfîk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y339a ·
metinde göster ·
Cemî‘i tevârîhlerde ve kütüb-i mu‘teberelerde ve niçe siyerlerde Ka‘be-i şerîfin esmâları vardır, zîrâ kân-ı fusahâ-yı bülegâdır. Ma‘lûmumuz olduğu mertebe ism-i şerîflerin beyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y344a ·
metinde göster ·
ziyâretler edüp yine Hazret-i Hamza'ya varup anda şeyhü'l-harem Dâvûd Ağa ziyâf …
Ale's-sabâh mümkün olduğu mertebe ziyâretler edüp yine Hazret-i Hamza'ya varup anda şeyhü'l-harem Dâvûd Ağa ziyâfetin Emîrü'l-hac Özbek Beğ ile tenâvül edüp yine Medîne'ye geldik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y368b ·
metinde göster ·
… sened olmak içün birer temessük alırlar. Eğer bu emîrü'l-hac ahvâlin ma‘lûmumuz
olduğu mertebe
tahrîr eylesek bir mücelled dîvân olur.
Evvelâ cemî‘i selâtîn evkâflarından ve vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı kibâr evkâflarından ve hayâtda olan hâs u âm sâhibü'l-hayrât ve'l-hasenât surrelerinden niçe kerre yüz bin altun olur. Ve niçe bin esvâb u eskâl ve serâvîl ü kamîs gider kim hadd [ü] hasrın Cenâb-ı İzzet bilür. Mısır'dan Mekke'ye giden iki hazîne dahi bu olur derler. Ammâ bu alay ile gitmez. Ancak evkâfât nâzırları emîrü'l-hacca teslîm etdiklerine ellerine sened olmak içün birer temessük alırlar. Eğer bu emîrü'l-hac ahvâlin ma‘lûmumuz olduğu mertebe tahrîr eylesek bir mücelled dîvân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y205a ·
metinde göster ·
… hakîr-i pür-taksîr-i kalîlü'l-bizâ‘a ve kesîrü's-seyâha alâ-kadri't-tâka mümkin
olduğu mertebe
kilk-i bî-zebânımız kâle getürüp küstâhâne deryâda katre ve güneşde zerre kadar …
Ve ahvâlâtlarına vâkıf olamaz diller. Ve bir vech ile tarz u tavrı ve âyîn ü kavânîni diller ile ta‘bîr ü tahrîr ü tavsîf olunmadan müberrâdır. Ancak bu hakîr-i pür-taksîr-i kalîlü'l-bizâ‘a ve kesîrü's-seyâha alâ-kadri't-tâka mümkin olduğu mertebe kilk-i bî-zebânımız kâle getürüp küstâhâne deryâda katre ve güneşde zerre kadar evsâfın tahrîr eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y217b ·
metinde göster ·
… ırımız erdüği üzre halkının reng-i rûyların ve kâr [u] kisblerine ilmimiz lâhik
olduğu mertebe
tahrîr edelim. Evvelâ bu bâlâda takrîr ü tavsîf etdiğimiz Mısır kadîm eyyâmda m …
İşbu Ümmü Dünyâ Mısır'ın ahvâlâtına akl-ı kâsırımız erdüği üzre halkının reng-i rûyların ve kâr [u] kisblerine ilmimiz lâhik olduğu mertebe tahrîr edelim. Evvelâ bu bâlâda takrîr ü tavsîf etdiğimiz Mısır kadîm eyyâmda ma‘mûr u âbâdân olan şehr-i Fustât ki Eski Mısır'dır hâlâ bu Yeni Mısır anın bir mahallesi değildir. Zîrâ müverrih-i âlem ve âlim ü âmiller eyle takrîr Y 227b/mük ü tastîr ederler kim Mısır'ın haddi Reşîd ve Dimyât ve İskenderiyye'den tâ İbrîm ve Sây kal‘ası hudûduna varınca üç aylık yol Nîl kenârınca eyle ma‘mûr âbâdân etmiş kim Reşîd'den bir mektûb bâğbân elinden bâğbân eliyle Sa‘îd-i âlî ve Minye'de ve İsne ve İsvân şehirlerine vâsıl olur imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227a/mük–Y227b/mük ·
metinde göster ·
seyr [ü] temâşâların ve cemî‘i ziyâretlerin edüp meşhûr-ı âfâk ve kutb-ı ale'l- …
Evvelâ Mısır-ı Kâhire'nin alâ-kadri't-tâka mümkin olduğu mertebe seyr [ü] temâşâların ve cemî‘i ziyâretlerin edüp meşhûr-ı âfâk ve kutb-ı ale'l-ıtlak olan Hazret-i Ebü'l-yetâmîn Sultân Seyyid Ahmed el-Bedevî'yi ziyâret kılup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y277b ·
metinde göster ·
… yedi gûne esnâf-ı pehlivânân-ı bâzbâzânın arz-ı ma‘rifet etdüklerin manzûrumuz
olduğu mertebe
tahrîr etsek bir müdevven olur.
Ve niçe âteşbâz ve perendebâz ve şebbâz ve resenbâz ve kûzebâz ve hayâlbâz ve kâsebâz ve hokkabâz ve mührebâz ve kumarbâz ve kayışbâz ve hımârbâz ve horosbâz ve tâsbâz ve maymunbâz ve kadehbâz ve sürâhîbâz ve zorbâz ve şîşebâz ve matrakbâz ve kumarbâz ve gürzbâz ve şemşîrbâz ve âyinebâz ve ilm-i simyâda aynbâz gayrbâz gayrîbâz ve kelbbâz ve keçibâz ve ayubâz ve benî âdembâz ve gâvbâz ve yılanbâz, ve'l-hâsıl yetmiş yedi gûne esnâf-ı pehlivânân-ı bâzbâzânın arz-ı ma‘rifet etdüklerin manzûrumuz olduğu mertebe tahrîr etsek bir müdevven olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y291a ·
metinde göster ·
vâlide ve hemşîrelerimizin isimleri bu vech üzredir. Ammâ bu avretlerin içinde …
Ma‘lûmumuz olduğu mertebe vâlide ve hemşîrelerimizin isimleri bu vech üzredir. Ammâ bu avretlerin içinde gâyet fakîreleri vardır. Bu avretler avret yerlerin koyun ve ceyrân ve keçi derisiyle setr edüp mezkûr derinin ucun dilim dilim edüp herbir püskülüne boncuk ile zeyn ederler. Gayrı vücûdları uryândır ve şiddet-i hârdan esbâb geyemezler; ve esvâbları dahi yokdur. Âbâ ve ecdâdlarından Nûh Nebî bed-du‘âsiyle eyle göregelmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416a ·
metinde göster ·